Yapay zeka e-ticarette bariyerleri kaldırıyor

Ana sponsorluğunu Tera Finans Grubu’nun üstlendiği zirvenin ikinci gününün ikinci paneli “Teknoloji Çağında Yeni Tüketici ve Trendler” başlığıyla düzenlendi.

11.04.2026 15:17:510
Paylaş Tweet Paylaş
Yapay zeka e-ticarette bariyerleri kaldırıyor

Uluslararası Ekonomi Zirvesi'nde Trendyol’un sponsorluğunda yapılan panelin moderatörlüğünü Simon-Kucher Global Ortağı & Türkiye Ofisi Yönetici Ortağı Cem Balıkçıoğlu üstlendi.

35 ülkeye ürün gönderiyor


Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan panelde küresel operasyonlarında yapay zekâ ve ileri veri teknolojilerinin belirleyici rol oynadığını vurguladı. Trendyol’un bugün itibarıyla 35 ülkeye günlük 200 binden fazla ürün gönderdiğini belirten İnan, bu ölçeğin arkasında güçlü bir teknoloji altyapısının bulunduğunu ifade etti.

Yapay zekânın e-ticarette birçok bariyeri ortadan kaldıran kritik bir kaldıraç olduğunu ve geliştirilen dil modellerinin yalnızca ürün çevirisiyle sınırlı kalmadığını belirterek, “Müşterilerden gelen sorulara anlık yanıt verebilen, farklı coğrafyalara uygun içerik üretebilen bir yapı kurduk. Videoları ve görselleri farklı pazarlara göre yeniden kurgulayabiliyoruz. Bu da kitlesel ölçekte kişiselleştirme imkânı sağlıyor.” ifadelerini kullandı.

Lojistik tarafında da yapay zekanın kritik rol oynadığını vurgulayan İnan, “40 milyon ürünü 35 ülkeye kara, deniz ve hava yolu olmak üzere üç farklı modelle ulaştırıyoruz. Müşterinin zaman ve fiyat hassasiyetine göre en doğru lojistik çözümü anlık olarak optimize edebiliyoruz.” diye konuştu.

İç süreçlerde başlatılan yapay zekâ dönüşümünün satıcı tarafına da yansıtıldığını belirten İnan, “Satıcılarımızın haftalık 50-60 saatlik operasyon yükünü azaltmak için yapay zekâ destekli agent iş akışları geliştirdik. Bugün 20 binden fazla satıcı bu sistemi aktif kullanıyor. Yaklaşık yüzde 35’e varan zaman tasarrufu sağladıklarını ve satışlarını artırabildiklerini gözlemliyoruz.” dedi.

“Modern, organize ve dijitalleşmiş bir bakkalız”


Migros Genel Müdürü Mustafa Murat Bartın ise perakendenin özüne vurgu yaparak, şirketin dönüşümünü veri ve teknoloji ekseninde ele aldı.

Perakendeciliğin temelinin değişmediğini belirten Bartın, “Biz hâlâ peynir, domates, ekmek ve deterjan satan bir şirketiz. Aslında bir bakkalız. Ancak modern, organize ve dijitalleşmiş bir bakkalız.” ifadelerini kullandı.

Migros’un dijitalleşme yolculuğunun erken başladığını hatırlatan Bartın, “1997 yılında Migros Sanal Market’i hayata geçirdik. Bu, dünyada fiziksel perakendenin başlattığı ilk dijital market uygulamalarından biriydi.” dedi.

Bugün gelinen noktada odağın ekosistem kurmaya kaydığını belirten Bartın, Migros’un servis modeli bankacılığı lisansı alan ilk fiziksel perakendeci olduğuna dikkat çekerek, “Çok yakında bu alandaki uygulamalarımızı da devreye alacağız.” dedi.

Tüm bu dönüşümün temelinde verinin bulunduğunu vurgulayan Bartın, “1997’de sadakat programı kurmasaydık ve o veriyi doğru şekilde işlemeseydik bugün geldiğimiz nokta mümkün olmazdı.” ifadelerini kullandı.

Tüketici promosyondan vazgeçmiyor

Unilever Türkiye Ülke Başkanı Ali Fuat Orhanoğlu, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“En çok kullanılan kavramlardan yapay zeka var. İkinci önemli olan kelime ise dayanıklılık. Bu bize yapışmış bir kavram gibi diyebiliriz. Türk tüketicisi dayanıklılık ve adaptasyon kabiliyeti ile alışverişe yön verebiliyor. En rasyonel ve doğru kararı veriyor genel olarak. Bu refleksi gösteriyoruz alışveriş yaparken. Şu anda faizlerin biraz daha yüksek seyretmesi, enflasyonun düşüş trendinde olması nedeniyle alışveriş sıklığı arttı, sepet tutarı biraz düştü. Stok yapmayı azaltıyor. Ama bununla beraber promosyon duyarlılığı çok arttı. Eskiden promosyon aramak için mağaza değiştirerek alanların oranı yüzde 21'ken şimdi yüzde 42'ye çıktı. Türk insanında bu refleks devam edecektir. Biz de kendimizi buna adapte etmeye çalışıyoruz. Dijital ortamda nasıl talep yaratıp var olacağız, buna bakıyoruz. Bunları yapan şirketler kazanıyor.”

Demografik yapı tüketici profilini değiştiriyor

Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik, dünyada demografik bir değişim yaşandığını ifade etti. Bunun çok önemli ve konuşmaya değer bir konu olduğunu anlatan Gedik, sözlerine şöyle devam etti:

“Oyunun kurallarını etkileyen bir değişimden söz ediyoruz. Bunun arkasındaki en önemli unsur da dünya nüfusu hızla yaşlanıyor. BM’nin 2030 öngörüsü dünyadaki her 6 kişiden biri 60 yaşının üzerinde olacak. Türkiye’ye baktığımız zaman şu an 65 yaş üstü nüfusunun oranı yüzde 15’i geçmiş durumda. DSÖ’nün yüzde 10 sınırının üzerinde bir oran. Bu yaşlanma aynı zamanda hane yapısının değişimini de beraberinde getiriyor. Şu anda Türkiye’de 5,5 milyon kişi tek başına yaşıyor. Tüm bunlar tüketicinin nasıl değiştiğini ortaya koyuyor. Demografi sadece yaştan da ibaret değil. Göç de bunda etkili. Dünyada yaklaşık 300 milyon kişi göçmen statüsünde. Savaşlar etkili bunda ancak göçün esas motivasyonu ekonomi. Göç, önümüzdeki dönemde talep edilen bir durum olacak. Finansal sürdürülebilirlik açısından Avrupa’da bir risk var. Ya çalışma yaşını daha da uzatacaklar, zaten uzun, ya çocuk yapmayı daha fazla teşvik edecekler, ya da göçmen kabul edecekler. Önümüzdeki on yıllarda güney yarım küreden kuzeye göç edeceğini göreceğiz. Tüketici profillerine daha yaşlı, daha yalnız, o ülkede doğmamış bir insan olduğunu hesaba katarak bakmamız lazım.”



Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz