"Dünyanın En Mükemmel Performanslı CEO’ları"

Harvard Business Review'dan Seçme Makale Yoğun ateş altındaki kısa-vadeli kurumsal performans sorununa odaklanıldığı bugünlerde şirket liderliğine uzun-vadeli yaklaşmak gereği hiç bu kadar önem ka...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Dünyanın En Mükemmel Performanslı CEO’ları

Harvard Business Review'dan Seçme Makale

Yoğun ateş altındaki kısa-vadeli kurumsal performans sorununa odaklanıldığı bugünlerde şirket liderliğine uzun-vadeli yaklaşmak gereği hiç bu kadar önem kazanmamıştı. Bu CEO’ların hepsi kamuoyunda pek de fazla öne çıkmamış isimler olabilirler ancak okumakta olduğunuz makalede bu çerçevede kimlerin uzun-vadede mükemmel sonuçlar elde ettiklerine dair gerçekten objektif ve şeffaf bir analiz sunuluyor.
 
Chief Executive Officers
Bir CEO’nun performansını değerlendirmek için ne türden bir zaman penceresinin kullanılması gerektiğine dair şiddetli bir tartışmanın başlamasına neden olan mevcut ekonomik sıkıntıların baş sorumlusu olarak kısa vadeli düşünmeyi görenlerin sayısı bir hayli fazla. Bugün artık direktörler kurulları da üst düzey yöneticiler de ve yatırımcılar da CEO’ların uzun bir zaman diliminde işlerin iyi ve kötü taraflarıyla nasıl baş ettiklerini bilmek istiyor.

Yönetici prim planlarının çoğu “uzun vade”yi üç yıllık bir zaman dilimi olarak tanımlar ancak gerçek hayatta bir CEO’nun liderliğinin sınanması için onun tüm görev süresi boyunca şirketinin nasıl performans gösterdiğine bakılması gerekir.

Halka açık büyük şirketlerde çalışan ve 30 Eylül 2009 tarihine kadar halen işlerinin başında olan veya ayrılmış CEO’lardan hangilerinin en mükemmel performansı gösterdiğini araştıran bu sıralama kendi alanında bir ilktir. Bulgularımızı netleştirmek için dünya genelinde 2.000’e yakın CEO hakkında veriler topladık.

Apple’ın Steve Jobs’unun bu sıralamada üst sıralarda yer alması kimseye şaşırtıcı gelmeyebilir ancak bu listede herkesi gerçekten şok edecek birkaç isim de mevcut. Üst basamaklarda kimsenin adını sanını bile duymadığı bazı isimler göreceksiniz. Elbette tersi de doğru: Bu dergi baskıya girerken anlı şanlı bazı yüzler bırakın ilk 50’yi, ilk 100’e hatta ilk 200’e bile giremiyordu. (Top 100 listesini incelemek ve Top 200 listesine bir göz atmak için hbr.org/top-ceos adresine bakabilirsiniz.) Gerçekten de bizim sıralamamız, en çok beğenilen veya en yüksek maaşı alan CEO’lar sıralamalarıyla hiç örtüşmüyordu.  

Bir yöneticinin sıralamada üst seviyelerde yer alma ihtimalini artıran faktörleri bulmak için verileri analiz ettiğimizde birkaç tane sürpriz gelişmeyle karşılaştık. Her ne kadar içinde bulunulan şartların önemli bir etkisi olabileceği düşünülse de, biz en mükemmel performanslıların birbirine taban tabana zıt ülkeler ve endüstrilerden çıktıklarına şahit olduk. CEO’ların geçmişteki deneyimleri kuşkusuz önemliydi ancak kendilerinin miras aldıkları veya bıraktıkları koşullar da çok önemliydi.

Elimizdeki veriler, endüstriden, ülkeden ve ekonomik dalgalanmalardan kaynaklananların da ötesinde CEO’ların şirketlerin performansında büyük rol oynadıklarını gösteriyordu. Bu da bize CEO’ların değerlendirilmesinde, seçiminde ve veliaht planlaması sürecinde, objektif ve uzun vadeli ölçümlerin kullanılmasının ne kadar önemli olduğunu anlatıyordu.

hed

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Performansı Nasıl Yargıladık?
Sıralamamızı oluşturmadan önce 1997’den bu yana Standard & Poor’s Global 1200 ve BRIC 40 endekslerine dahil edilen tüm halka açık şirketlerin CEO’larını tanımladık. Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin gibi BRIC ülkelerinden şirketlerin de araştırmamıza dahil edilmesi çok önemliydi zira gelişmekte olan ülkelerin büyüme hızları fevkalade yüksekti. Bir CEO’nun sıralamamıza dahil olabilmesi için göreve 1995 Ocak ayından önce veya 2007 Aralık ayından sonra başlamamış olması gerekiyordu. (“Bu Sıralama Nasıl Yapıldı” kutucuğuna bakın.) İşte zaten Jack Welch, Warren Buffet, Larry Ellison ve Bill Gates gibi CEO’ları burada bulamamanızın nedeni de bu kuraldır. Sıralamaya dahil edilmiş olsalardı muhtemelen üst basamaklarda yer alacak bu karakterlerin hepsi de göreve 1995’ten önce başlamıştı.

Sonuçta araştırmamızı bitirdiğimiz gün elimizde 731’i halen görevinin başında olan 1.999 CEO ile baş başa kalmıştık. Bu grubun içinde 33 farklı ülkeden ve farklı şirketten gelmiş 48 farklı milletten insan vardı. Bu yöneticilerin ortalama CEO olma yaşları 52’ydi ve halen görevlerinin başında olanların ortalama görevde kalma süreleri de 6 yıldı. Ayrıca CEO’lardan sadece %1,5 kadarı kadındı ve %15 kadarı da kendi ülkelerinden farklı ülkelere ait şirketlerde görev yapıyordu. Yani CEO’lar açısından global bir iş piyasasından bahsetmek için henüz çok erken.
 
Sonra önümüzdeki 1.999’lar listesinin bulunduğu sıralamaya baktık ve aynı ülkeden ve aynı endüstriden olmak kaydıyla diğer firmaları hisse senedi getirisi bakımından geride bırakanlara kimler liderlik yapmış diye sorduk. Sıralamamızda üç tane ölçümü birleştiriyorduk: ülke bazında getiriler, endüstri bazında getiriler ve görev süresi boyunca şirketin piyasa değerindeki değişim. Hissedar getirisinin tek bir performans ölçümü olmadığına ve şirketlerin hissedarlarına sunduğu geniş bir yelpazedeki, diğer katkıları göz ardı ettiğine elbette hiç kuşku yok. Ancak o halka açık şirketlerin CEO’larının ellerindeki çok güçlü bir kozdur. Ve bu aynı koz herkes için de geçerlidir.

Top CEO’lar Ne Kadar İyiydiler?
Bir lider olarak ilk 50 sıralamamıza girebilmeniz için dikkate değer bir performans sergilemiş olmanız gerekiyordu. Bu CEO’lar görevde kaldıkları süre içinde hissedar getirisini ortalama %997 arttırmışlardı. Bunun anlamı ise yıllık bazda %32’lik gibi muhteşem bir getiri artışı demektir. Bu rakam endüstriyel etkiler çıkarıldıktan sonra %30’a düşerken, ülkesel etkiler çıkarıldıktan sonra da sadece %29’a inmektedir. Top 50’ye girebilenler ortalamada kendi şirketlerinin hissedarlarının zenginliğini 48,2 milyar $ arttırabilmişti (enflasyon, kar payı ödemeleri, hisse geri alımları, ve hisse ihraçlarının değerleri güncellendikten sonra.)
 
Top 50 CEO’ları kendi hissedarlarının zenginliğini ortalamada 48,2 milyar $ arttırdılar.

Şimdi gelin bu rakamları 1.999 lider sıralamasının en altlarında yer alan, ve toplam görev süreleri boyunca ortalama toplam hissedar getirisi -%70 olan ve yıllık getiri bazında -%20’ye tekabül eden ölçümlere sahip diğer liderlerle karşılaştıralım. Bu kırık karneli yöneticiler ortalamada hissedar değerine 18,3 milyar $ tutarında bir hasar vermiştir.

Listedeki No.1 CEO olan Steve Jobs, 1997 yılında fevkalade sıkıntılı bir dönem geçiren Apple’a tekrar CEO olduktan sonra bu şirkete %3,188 gibi (yıllık bazda bileşik %34) göz kamaştırıcı bir getiri artışı sağlamıştı. O günden 2009 Eylül’ünün sonuna kadar Apple’ın piyasa değeri 150 milyar $ daha arttı.

No.2 CEO olan Yun Jong-Yong, Güney Koreli Samsung Electronics’e 1996 ile 2008 yılları arasında liderlik yaptı.
 
Amerika’da en yüksek maaşı alan CEO’lar sıralamasına baktığımızda bizim Top 50 listemizle çok az örtüştüğünü görüyoruz.Yun sahne arkasında durmasını en iyi bilen liderlerden biridir. Görev süresi boyunca Samsung’u sıradan bir çip ve basmakalıp bilgisayar donanımı üreticisi olmaktan çıkartmış ve pahalı cep telefonları gibi dijital ürünler satan bir inovasyoncuya dönüştürmüştü. Yun döneminde hissedarların zenginliği 127 milyar $ daha artmış ve endüstri-bazındaki toplam getiri de %1.458’e ulaşmıştı.

Yun aynı zamanda görev süresini tamamlamış yöneticiler arasında en mükemmel perfomansı gösteren CEO’ydu da. Bu grupta alınan sonuçlar asla tekrar tartışılamaz. Ancak görev süreleri devam eden CEO’larda aksine çok temkinli olmalıyız zira sıralama her an değişebilir.

Bir diğer top performansçı da 1996 yılından bu yana California merkezli bir biyo-ilaç firması olan Gilead Sciences’ın başında olan John Martin’dir. (No.6)  Görevde olduğu süre sonunda endüstri-bazında %2.054’lük ve yıllık bazda da %26’lık  bir getiri sağlamıştır. “Sessiz Lider” olarak tanımlanan Martin, hayat kurtaran ilaçların gelişmekte olan ülkelere nasıl ulaştırılabileceği üzerine kafa yoruyor. Kendisi bizzat Gilead’ın günde bir dozluk AIDS ilacının ve antivirütik Tamiflu ilacının geliştirilmesi sürecine liderlik yapmıştı.

Yıldız CEO’lar Çakıştılar mı?
Kendi sıralamamızı diğerlerinin yaptığı CEO derecelendirmeleriyle karşılaştırdığımızda dikkatimizi çeken en önemli noktalardan biri de bizim listemizde kimlerin yer almadığıydı. Örneğin bir grup editörün, yatırımcılar, analistler ve yöneticilerle yaptıkları görüşmelerden sonra oluşturdukları ve dünyanın en saygı duyulan 30 CEO’sunu belirleyen Barren’s 2009 sıralamasına bir bakalım. Hem Barren’ın sıralamasına hem de bizim Top 30 sıralamamıza giren beş yönetici var: Apple’dan Steve Jobs, Cisco’dan John Chambers, Amazon’dan Jeff Bezos, Monsanto’dan Hugh Grant, ve Tesco’dan Terry Leahy. Ancak JPMorgan Chase’den Jamie Dimon, Nintendo’dan Satoru Iwata, IBM’den Sam Palmisano, ve Exxon Mobil’den Rex Tillerson gibi Barren’a göre “en saygın CEO”lardan bazıları bizim Top 50 sıralamamızın yanına bile yaklaşamamış ve Top 200 listemize bile girememişlerdi.

Aralarında Renault-Nissan’dan Carlos Ghosn’un, Fiat’tan Sergio Marchionne’nin, Morgan Stanley’den John Mack’ın, General Electric’den Jeffrey Immelt’in, Novartis’den Daniel Vasella’nın, ve Walt Disney’den Robert Iger’in de olduğu diğer pek çok meşhur CEO bizim kategorimize girme başarısını gösteremedi. Herkesin tanıdığı bu CEO’lardan bazıları belki çok da kötü performans göstermemişlerdi ancak bugüne değin sergiledikleri toplam hissedar getirisi kriterine göre top performansçılar arasına girememişlerdi.

Amerika’da en yüksek maaşı alan CEO’lar sıralamasına baktığımızda da bizim Top 50’mizle çakışan çok az sayıda CEO görüyoruz. Bazı sıralamalarda sadece yıllık ödenekler dikkate alındığından ve biz CEO’ların uzun-vadeli performanslarını kaale aldığımızdan, bunun nedeni farklı zaman çerçeveleri olabilir. Ancak her şeye rağmen, Associated Press’in yayınladığı 2008 yılında halka açık şirketlerde en yüksek maaşları alan ilk 10 yöneticinin bizim Top 50 sıralamasına girememiş olmaları oldukça enteresandı. Ancak prim zaman çerçeveleri biraz daha uzun zaman dilimine yayıldığında bu sıralamalardaki çakışma oranı daha da artıyordu.  Forbes dergisinin 2003-2008 dönemi en yüksek gelirli CEO’lar sıralamasında yer alan ilk 50 CEO’dan beşi bizim Top 50 sıralamamıza girebiliyordu. Bu beş CEO’dan biri bu listede en yüksek maaşı alan üçüncü kişi olan Steve Jobs olurken, diğeri de bize göre No.4 performansçı olan ve en yüksek maaş alanlar arasında altıncı sırada olan John Chambers’di. Ancak en-hayran olunan ve en-yüksek paraların ödendiği CEO’lar sıralamasıyla bizim uzun-vadeli performanslara göre oluşturduğumuz Top 50 sıralaması arasında neden bu kadar az örtüşme bulunduğu hala ciddi bir soru işareti.  

Bir CEO’nun Performansına Neler Katkıda Bulunur?
Eğer yeni atanmış bir CEO iseniz size kalan miras veya sizin kendi özgeçmişiniz bu sıralamadaki yerinizi nasıl belirler? Analizimizde bazı faktörler üzerinde gerçekten etkili olan birtakım öngörüler didik didik ediliyor. Her ne kadar çok da kapsamlı olmasalar da bu öngörüler günümüzdeki tartışmalara ışık tutabilirler.

Ülke ve Endüstri
Bu listeye hızlı bir bakış güçlü performansın nasıl coğrafyasal anlamda yaygın olmadığını gösteriyor; bu listede hiç bir ülkenin ağırlığı yoktu. Top 50 sıralamamızdaki 19 CEO yani %38’i, ABD-merkezli şirketlerdendi ancak araştırmamızdaki 1.999 şirketten zaten %42’si ABD’li şirketler olduğundan bu sonuç hiç de şaşırtıcı değildi.
 
Top 50 sıralamasında 16 ülke Top 200 sıralamasında ise 25 ülke temsil ediliyor. CEO performansı ne serbest piyasa-ağırlıklı ülkelerde ne de gelişmekte olan piyasalarda bariz bir kümelenme göstermiyor. Aslında analizimiz listemizdeki CEO performansı farklılıklarının sadece %8’inin ülke bazındaki farklılıklardan kaynaklandığını ortaya koyuyor.

Her ne kadar endüstri bazında birtakım performans kümelenmeleri olduğunu fark etsek de analizimiz performans farklılıklarının sadece %11’inin CEO’ların geldikleri endüstrilere atfedilebileceğini gösteriyor.

Perakende gibi bazı düşük-büyümeli endüstriler halen Top CEO performansı gösterebiliyor.
 
Enerji, telekomünikasyon, sağlık-bakım teçhizatları, tedarikçiler, ve perakende gibi bazı endüstriler Top 200 sıralamasında dikkat çekici bir şekilde aşırı temsil ediliyorlar. Araştırdığımız tüm grup içinde enerji endüstrisinin payı sadece %4 iken Top 200 basamaklarında kendilerine yer bulan enerji şirketleri CEO’larının oranı ise %12’ydi. Gerçi perakende gibi düşük büyümeli bazı endüstrilerin de kendilerini gayet mükemmel temsil edebildikleri göz önüne alınırsa enerji sektörünün aşırı temsil edilmiş olması hiç de şaşırtıcı gelmemelidir. Bu durum bize CEO’ların hızlı büyüyen endüstrilerden gelemeseler bile eşsiz birer performans gösterebileceklerini söylüyor.

Her ne kadar Top 10 CEO’dan 6’sı BT veya internet-tabanlı (Apple, Samsung, Cisco, Amazon, eBay, ve Google) endüstrilerdeki şirketlerden geliyor olsalar da bu tip ileri teknoloji şirketleri Top 200 içinde aşırı bir şekilde temsil edilmiyorlar. Araştırma grubunun dip sıralarında otomotiv, otomotiv parçaları, ve medya endüstrilerinden gelen şirketlerin CEO’larının çokluğu hiç de şaşırtıcı değil. Ancak otomobil sektöründen gelen az sayıda CEO gerçekten müthiş başarılı işler çıkartmıştı. Örneğin listemize 29’uncu sıradan giren Hyundai CEO’su Chung Mong-Koo gibi. (Ancak tüm itibarını 2007 yılında zimmetine para geçirme suçlamasıyla aldığı sonradan ertelenen hapis cezası yüzünden kaybetmişti.)

İçeriden Olmak
İçeriden CEO’ların mı yoksa dışarıdan CEO’ların mı daha başarılı olacağı bitip tükenmek bilmeyen bir tartışma konusudur. Konvansiyonel bakış açılarından bir kısmı, dışarıdan CEO’ların dahili paydaşlara ve imtiyazlı kurumlara karşı daha tarafsız olmaları ve minnet borcuyla hareket etmedikleri için bilhassa başının çaresine bakamayan şirketlerde değişimi benimsetmekte ve alınan sonuçları iyileştirmede bir hayli başarılı olduklarını ileri sürer. Dışarıdan CEO’lara iyi bir örnek olarak listemize 19’uncu sıradan giren John Thompson gösterilebilir. John, 1999 yılında sönük bir performans gösteren Symantec’e CEO olmak için IBM’deki işinden istifa etmiş ve 10 yıllık görev süresinin sonunda da bu şirketi pırıl pırıl parlayan seçkin bir konuma getirmişti.

Harvard Business School’dan Joseph Bower ile Rakesh Khurana ve diğer işletmecilik araştırmacılarınca benimsenen alternatif bakış açısı ise CEO odasına içeriden yetiştirilmiş bir yeteneğin oturtulmasının daha iyi bir tercih olduğunu ileri sürüyor. Onlar dışarıdan CEO’ların hem pahalıya patladıklarını hem de uzun vadeli büyüme için gerekli endüstri ve firma bazındaki kritik bilgilere sahip olmadıklarını iddia ediyorlar. Sıralamamızın üst sıralarındaki liderler arasında üniversiteyi bitirir bitirmez Samsung’a giren ve burada otuz yıl çalıştıktan sonra CEO olan Yun Jong-Yong ile 1981 yılında babası tarafından işletilen ve o dönem sadece bir tekstil firması olan Reliance Industries’e giren Mukesh Ambani (No.5) bulunuyor.

Ancak 1.999 kişiyi kapsayan analizimizde biz de içeriden CEO’ların genellikle daha iyi işler çıkardıklarını tespit ettik. Onlar listenin tamamında dışarıdan CEO’lara göre ortalama 57 basamak daha yukarıdaydılar. Diğer şirketlere kıyasla başı dertte olan firmalar dışarıdan CEO getirmeye daha eğilimli oluyorlar. Yeni bir CEO atanmadan önceki iki yılları boyunca -%46 veya daha kötü toplam getirisi olan şirketlerin % 37’si bu iş için dışarıdan CEO getirmişken bu yola başvuranların toplam şirketler arasındaki oranı %21’de kalmış. Ancak başı beladaki şirketlere getirilen CEO’ların aldıkları sonuçları kıyasladığımızda dışarıdan gelenlerin içerden gelenlere karşı bir üstünlük kurduğunu göremedik.

MBA Sahibi Olmak
İş dünyasının guruları, finansal krizin ardından yaptıkları yorumlarda, işletmecilik okullarının yıkıcı açgözlülük davranış tarzını yücelttiğini ve yöneticilere yanlış işletmecilik modellerini öğrettiğini bahane ederek MBA’li yöneticileri eleştiri yağmuruna tutmuşlardı. Bu yüzden biz de MBA’li CEO’ların daha iyi mi yoksa daha kötü mü sonuçlar aldıklarını öğrenmek istedik.
 
Almanya, İngiltere, Fransa ve Birleşik Devletler gibi üniversite dereceleri hakkında güvenilir bilgiye sahip ülkelerin şirketlerinden CEO’lara baktığımızda (ki 1.109 CEO Master’lıydı), MBA derecesine sahip CEO’ların %32’sinin MBA derecesi olmayan CEO’lara kıyasla ortalama 40 basamak daha yukarda yerler aldıklarını gördük. Şu anda etrafı kuşatılmış finans sektöründe bile listedeki MBA’liler, MBA’sizlerden çok daha iyi yerlerdeler. Bu bulgudan bazı eleştirmenlerin iddia ettiği gibi MBA’li CEO’ların değerleri harap etmediği sonucu rahatlıkla çıkarılabilir.

Bir Performans Pisti
Bir CEO olarak eğer bu görevi sıkıntılı bir şirketin vasat bir CEO’sundan devraldıysanız anlı şanlı bir performans gösterme ihtimaliniz oldukça yüksek mi demektir? Yoksa bu görevi güçlü bir şirketteki başarılı bir seleften devraldıysanız mı başarı şansınız daha yüksektir? Bu soruya pek çok insan cevap olarak üstün sonuçlar elde etmenin en iyi yolunun güçlü bir şirkette çalışmaktan geçtiğini söyleyecektir. Biz ise durumun hiç de öyle olmadığını bulduk. İşe başladıklarından önce iki yıl boyunca berbat performans gösteren şirketlerin başına geçen CEO’ların sıralamamızda aldıklar ortalama yerlerin, müthiş güçlü performans gösteren şirketlerin başına geçen CEO’ların aldıkları ortalama yerlere kıyasla 96 basamak yukarda olduğunu tespit ettik.

Haleflerin görev sürelerinin tamamına baktığımızda sıralamadaki bu fark daha da açılmaktadır. Hem selef hem de halefi hakkında verilere sahip olduğumuz 790 şirket üzerinde yaptığımız analizde, yıldız bir selefin genellikle halefine mükemmel bir pist bırakmadığına şahit olduk. 1.999’lar grubunun tamamındaki top %50 seleften görevi devralan halef CEO’ların ortalamada aksini yapanlardan 583 basamak daha aşağıda yer aldıklarını bulduk. Örneğin, Adecco’nun 1996 ile 2002 yılları arasında son derece başarılı bir şekilde CEO’luğunu yapan John Browner’ın (listemizde No.143) ardından CEO yapılan Jerome Caille, üç yıl sonunda aldığı hayal kırıklığı yaratan sonuçlar yüzünden işten kovulmuştu. Caille’in yönetimi altındaki Adecco’nun performansı da sıralamada fevkalade aşağılara inmişti. Genel olarak görevi başarılı bir CEO’dan devralarak sıralamada üst basamaklara tırmanabilen çok az CEO gördük. Yıldız gibi parlayacak bir CEO performansı şansı yakalamak için görevi, düşük profilli bir şirkette vasat bir CEO’dan devralmak çok daha mantıklı görünüyor.

Altın Standardı
Başarının sürdürülebilmesi zaten yeterince zor bir iş olduğundan belki de CEO performansının en iyi ölçümü onun ofisi terk ettiği günden sonrasına bakılmasıdır. Ancak bizimki de dahil olmak üzere performans ölçümlerinin çoğu bir CEO’nun arkasında güçlü mü yoksa zayıf mı bir şirket bıraktığına bakmaz. Asıl altın standardındaki bir sıralamanın sadece kendi görev süreleri boyunca değil ama şirketten ayrıldıktan sonra da başarılı performans göstermeye devam eden şirketlerin CEO’larını kapsaması gerekir. Bu tipte bir sıralama oluşturmak için veritabanımızdan üç ya da daha fazla yıl önce görevlerinden emekli olan yöneticileri çıkartarak 803 CEO’luk bir liste yarattık ve sonra bu CEO’ların şirketlerinin kendi görev süreleri boyunca ki ve ayrılmalarından sonraki üç yıl içindeki performanslarını sıraladık.  ("Kimlerin Şirketleri Onlar Ayrıldıktan Sonra da Başarılı Oldu?" kutucuğuna bakın.)

Her ne kadar günümüzde CEO sıralamaları mefruşat sanayii gibi her yere saçılmış durumda olsa da kısa vadeli performansa takılıp kalınmasından ve ABD dışındaki CEO’larla ilgili verilerin yetersizliği yüzünden CEO başarısının ardında aslında nelerin yattığına dair bilgilerimizi çok da fazla geliştiremediler. Bu listeyi hazırlarken çok önemli bu iki engelin üstesinden gelmeye çalıştık. Biz CEO’ların katkılarının uzun vadeli gözlüklerle incelenmesinin bizlere çok daha net bir bakış açısı ve çok daha mükemmel öngörüler sunacağına inanıyoruz.

Elinizdeki Top 50 sıralaması, hiç bir ülkenin veya endüstrinin performans konusunda tekele sahip olmadığını gösteriyor. Ancak uzun vadeli bir perspektifle, kapak hikayelerinin ve makyajlı iş vakası araştırmalarının cafcaflı parıltısından uzak duran ama ardı ardına her yıl muazzam başarılara imza atan “sessiz” CEO’lar gibi bir dizi “gizli mücevher”in gün ışığına çıkartılabileceğini de ispatlıyor. Onların bu başarıları, CEO’ların değerlendirilmesinde yeni bir yaklaşımın geliştirilmesi için ikna edici bir argüman olabilir. Bizler mükemmel liderliğin doğasını ancak onların çalıştıkları şirketlerin görev süreleri boyunca ve görevden ayrıldıktan sonraki performanslarını analiz edip karşılaştırarak anlamaya başlayabiliriz.

Bu Sıralama Nasıl Yapıldı?
 
Top 100 ve 200 listeleri için, hbr.org/top-ceos adresine bakabilirsiniz
 
İzleyeceğimiz CEO’ları S&P Global 1200 ve S&P BRIC 40’tan seçtik; bu endekslerde ardı ardına en az dört yıl kalabilmiş şirketlerin CEO’larını dikkate aldık. Verilerin güvenilirliğini ve yeterliliğini garanti altına almak için 1995’ten önce veya 2007’den sonra görevlerine başlayan CEO’ları dışarıda bıraktık. Finansal performansları ise görevdeki son günleri itibariyle veya halen görevdeler ise 30 Eylül 2009 itibariyle ölçtük. Sonuçta elimizde 1.205 şirketten 1.999 CEO kaldı.
 
Ölçümler
Finansal verileri Datastream ile Worldscope’tan edindik ve her bir CEO’nun görevde kaldığı süre boyunca (veya CEO hala görevdeyse 30 Eylül 2009 itibariyle) günlük bazda şirket getirilerini hesapladık. Ayrıca CEO’nun görev süresinin ardından gelen üç yıl için de günlük getirileri hesapladık (mümkün durumlarda). Burada üç tane ölçüm kullandık:
 
Ülke-Bazında Şirket Getirileri (TSR)
Bir şirketin herhangi bir CEO’nun görev dönemindeki toplam hissedar getirilerini (yeniden yatırıma dönüşen kar payları da dahil) hesapladık. Sonra aynı ülkedeki firmaların aynı dönemdeki ortalama getirisini hesapladık ve bu rakamı şirketin getirisinden çıkarttık. Hisse senedi piyasalarındaki genel bir artıştan kaynaklanabilecek her türden hisse senedi fiyatı artışını dışarıda bıraktık.

Bu sıralamanın oluşturulmasında ve analizinde meslektaşlarımız Nana von Bernuth ve Cristina Escallon ile birlikte çalıştık.

Endüstri-Bazında Şirket Getirileri (TSR)
Ayrıca endüstri bazında işlerin iyi gitmesinden kaynaklanan getiri artışlarını dikkate almamak için endüstrinin ortalama getirisini de hesaptan düştük.

Piyasa Değeri Değişimi
CEO’ların tüm görev süreleri boyunca şirketlerinin hisse senetlerinin değerinden kaynaklanan piyasa değerlerini ölçtük; her bir ülkedeki enflasyon oranlarından faydalanarak bu ölçümleri uyarladık ve 2006 yılı döviz kurlarını kullanarak her birini ABD dolarına çevirdik. Bu rakamın üzerine kar payı ödemelerinin ve geri satın alınan hisselerin enflasyon ve döviz kuru değişikliklerine göre güncellenmiş son halini ekledik ve sonra ihraç edilen hisse senetlerinin güncellenmiş değerini bu rakamdan çıkarttık.

Sonra tüm CEO’ları bu üç ölçüm bazında 1’den (en iyisi) 1,999’a kadar sıraladık ve nihai sıralamaya ulaşmak için bu üç sıralamanın ortalamasını aldık. İlk iki ölçüm küçük şirketler lehine bir sapma ve üçüncü ölçüm ise büyük şirketler lehine bir sapma yarattığından üç ölçümün birden kullanılması dengeli bir yaklaşım olmuştur.

Analiz
1.999 CEO’ya ait veri seti üzerinde regresyon analizleri yaptık. Bu sayede bazı faktörleri kontrol altına alabildik ve bir CEO’nun sıralamadaki yerini etkileyebilecek tek bir faktörün (MBA yapmış olmak gibi) etkisini izole edebildik. Bu makalede bu etkilere de yer verilmektedir.

Kimlerin Şirketleri Onlar Ayrıldıktan Sonra da Başarılı Oldu?
Belki de en etkili performans ölçümü bir CEO’nun şirketinden ayrıldıktan sonra onu başarılı olmaya ne kadar hazır bıraktığıdır. İşte size görevlerinden ayrıldıktan sonra üç yıl içinde hissedar getirilerinde yaşanan değişikliklerin de dahil edildiği ve şirketleri mükemmel performans gösteren CEO’lar.

Not: Bu sıralama ikisi burada gösterilen üç ölçüme dayandırılmıştır.

Kimlerin Şirketleri Onlar Ayrıldıktan Sonra da Başarılı Oldu?
 
1Tim Koogle
Yahoo
1995-2001
Endüstri-bazlı TSR
Görevdeyken %559 Sonra %163
Piyasa Değeri Değişimi
Görevdeyken 13 M $ Sonra 21 M $

2 Theodora Karatzas
National Bank of Greece
1996-2004
Endüstri-bazlı TSR
Görevdeyken %414 Sonra %169
Piyasa Değeri Değişimi
Görevdeyken 8M$ Sonra 11M$
 
3 David Thompson
Teck Cominco
2001-2005
Endüstri-bazlı TSR
Görevdeyken %321 Sonra %133
Piyasa Değeri Değişimi
Görevdeyken 6M$ Sonra 11M$

4 Wei Liucheng
CNOOC Ltd.
1999-2OO3
Endüstri-bazlı TSR
Görevdeyken %115 Sonra %103
Piyasa Değeri Değişimi
Görevdeyken 8M$ Sonra 24M$
 
5 Wang Xlaochu
China Mobile
1999-2004
Endüstri-bazlı TSR
Görevdeyken %88 Sonra %491
Piyasa Değeri Değişimi
Görevdeyken 36M$ Sonra 319M$

6 Jim Forbes
Scottish and Southern Energy
1996-2002
Endüstri-bazlı TSR
Görevdeyken %229 Sonra %67
Piyasa Değeri Değişimi
Görevdeyken 12M$ Sonra 7M$
 
7 Thomas J. Englbous
Texas Instrument*
1996-2004
Endüstri-bazlı TSR
Görevdeyken %110 Sonra %59
Piyasa Değeri Değişimi
Görevdeyken 38M$ Sonra 16M$

8 James R. Houghton
Corning
2002-2005
Endüstri-bazlı TSR
Görevdeyken %82 Sonra %71
Piyasa Değeri Değişimi
Görevdeyken 12M$ Sonra 19M$
 
9 Kunlo Suzuki
Mitsui OSK Lines
2000-2004
Endüstri-bazlı TSR
Görevdeyken %119 Sonra %92
Piyasa Değeri Değişimi
Görevdeyken 4M$ Sonra 8M$

10 Tony Palmer
Newcrest Mining
2OO1-2OO6
Endüstri-bazlı TSR
Görevdeyken %558 Sonra %70
Piyasa Değeri Değişimi
Görevdeyken 5M$ Sonra 3M$

Top Kadın CEO’lar
Halka açık şirketlerde sadece son birkaç yıldır kadın CEO’lara görev verildiğinden kadınların kendilerini ispatlamak için pek az zamanları oldu. Bu yüzden 1.999 kişilik listemize sadece 29 kadın girebildi. Top 50 sıralamamıza girebilen tek kadın CEO ise görev süresi boyunca eBay’in piyasa değerini 37 milyar $ arttıran Meg Whitman’dı.  
 
1 Margaret C. Whitman
eBay
1998-2008
Ülke Bazında TSR %1,434
Endüstri Bazında TSR %1,368
Piyasa Değeri Değişimi 37Milyar$
 
2 Andrea Jung
Avon Products
1999-
Ülke Bazında TSR    %162
Endüstri Bazında TSR %39
Piyasa Değeri Değişimi 9Milyar$
 
3 Carol Meyrowitz
TJX
2007-
Ülke Bazında TSR      %52
Endüstri Bazında TSR %51
Piyasa Değeri Değişimi 3Milyar$

4 Susan M. Ivey
Reynolds American
2oo4-
Ülke Bazında TSR %108
Endüstri Bazında TSR -%16
Piyasa Değeri Değişimi 11Milyar$

5 Kate Swann
WH Smith
2oo3-
Ülke Bazında TSR %70
Endüstri Bazında TSR %105
Piyasa Değeri Değişimi 0.1Milyar$

Dünyanın En Mükemmel Performanslı Ceo’ları
Top 10 Gelişmekte Olan Piyasa CEO’su

Gelişmekte olan ülkelerdeki 10 Top CEO

1 Alexey B. Miller
Gazprom
Rusya, 2oo1-
Endüstri-Bazında TSR  %2,427
Piyasa Değeri Değişimi 101 Milyar$

2 Mukesh D. Ambani
Reliance Industries
Hindistan, 2OO2-
Endüstri-Bazında TSR  %1,430
Piyasa Değeri Değişimi 72 Milyar$
 
3 Benjamin Steinbruch
Companhia Siderurgica
Nacional
Brezilya, 2OO2-
Endüstri-Bazında TSR  %3,360
Piyasa Değeri Değişimi 18Milyar$

4 Mikhail Prokhorov
Norilsk Nickel
Rusya, 2001-2007
Endüstri-Bazında TSR  %739
Piyasa Değeri Değişimi 30Milyar$
 
5 Mauricio Novis Botelho
Embraer
Brezilya, 1995-2007
Endüstri-Bazında TSR  %2,943
Piyasa Değeri Değişimi 9Milyar$

6 Daniel Hajj Aboumrad
America Movil
Meksika, 2ooo-
Endüstri-Bazında TSR  %701
Piyasa Değeri Değişimi 36Milyar$
 
7 Jaime Chico Pardo
Telefonos de Mexico
Meksika, 1995-2006
Endüstri-Bazında TSR  %429
Piyasa Değeri Değişimi  22Milyar$

8 Jose Antonio Fernandez Carbajal
FEMSA
Meksika, 1995-
Endüstri-Bazında TSR  %475
Piyasa Değeri Değişimi  7Milyar$
 
9 Kundapur v. Kamath
ICICI Bank
Hindistan, 1996-2009
Endüstri-Bazında TSR  %765
Piyasa Değeri Değişimi 4Milyar$

10 WangTianpu Sinopec
Çin, 2005-
Endüstri-Bazında TSR  %204
Piyasa Değeri Değişimi  58Milyar$

Not: Bu sıralamada burada ikisi belirtilmiş üç ölçüm kullanılmıştır.

Morten. T. Hansen, Herminia Ibarra, ve Urs Peyer

 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz