Seyahatten beslenenler

Pek çok patron ve CEO sık sık yaptıkları yurt dışı seyahatlerini inovatif fikir ve farklı projeleri keşfetme fırsatı olarak değerlendiriyor...

17 EKİM, 20180
Paylaş Tweet Paylaş
Seyahatten beslenenler

Hande Yavuz

hyavuz@capital.com.tr

Pek çok patron ve CEO sık sık yaptıkları yurt dışı seyahatlerini inovatif fikir ve farklı projeleri keşfetme fırsatı olarak değerlendiriyor. Keşfetmekle de kalmayıp bu yenilikleri kendi şirketlerinde hayata geçiriyorlar. Örneğin GittiGidiyor Genel Müdürü Öget Kantarcı da Gittigidiyor’da satıcıların kullandıkları reklam araçlarını Güney Kore’deki uygulamalardan esinlenerek oluşturdu. Doğtaş Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, mağaza dekorasyonunda gerçek çiçeklerden yapılmış separatörler kullanılması fikrini bir seyahatte yakaladı. Onlar gibi son dönemde çok sayıda lider, yenilik ve iş fikrini seyahatlerinden şirketine taşıyor.

İşleri gereği çok sık seyahat eden iş insanları, bu yolculukları aynı zamanda yenilikleri yerinde ve yakından takip edebilme fırsatı olarak da değerlendiriyor. Farklı kültürlerde farklı iş yapış şekillerini inceliyor, çoğu zaman da kendilerine ilham veren yenilikleri Türkiye’de kendi işlerine uyarlıyorlar. Örneğin Doğtaş Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, bugüne kadar en çok Avrupa’daki mobilya mağazalarındaki iç dekorasyondan etkilendiğini söylüyor. Doğtaş’ın mağazalarını yeşillendirme fikrinin de bu seyahatlerde ortaya çıktığına dikkat çeken Doğan, bu fikri nasıl uyguladıklarını şöyle paylaşıyor: “Şu anda mağazalarımızdaki separatörlerde gerçek çiçekler kullanıyoruz. Böylelikle mağazalarımız doğal bir görünümde ve çok cazip bir dekorasyona sahip oldu. Bu fikri seyahatlerimden getirdim.” Sodexo Avantaj ve Ödüllendirme Hizmetleri Türkiye İcra Kurulu Başkanı Burçin Ressamoğlu, katıldığı global toplantıların yeni fikir ve projeler için kendisine farklı şekillerde fayda sağladığını söylüyor. “Toplantılarda farklı uygulamaları görmek ve ‘Bunları nasıl kullanırız ya da nasıl uyarlarız’ diye düşünmek bana büyük enerji veriyor” diyen Ressamoğlu, son dönemde kendisine ilham veren gelişmeleri de şöyle paylaşıyor: “Yakın dönemde gerçekleştirdiğim bir iş seyahatinde, Sodexo’nun basit dijital araçları kullanarak pazarda müşteri ve kullanıcı deneyiminde önemli farklar yarattığını gözlemledim ve bu beni çok heyecanlandırdı. Seyahatlerim sonrası dönüş uçuşlarım çok verimli geçiyor. Fikirleri, gördüklerimi ve bunları bizim nasıl uygulayabileceğimizi değerlendirip, hepsini yazıya dökerim. Genelde ofise ulaşmadan fikirlerimi e-posta yoluyla ekiple paylaşırım. Ekibim de bu tarz seyahatlerden birçok fikirle döndüğümü bilir ve bunları nasıl uygulayacağımızla ilgili heyecanlanır.” Sadece bu iki lider değil, iş dünyasında birçok isim yurt dışında tanık olduğu yenilikleri kendi işine taşıdı. İşte o iş insanları ve onları en çok etkileyen ve yeniliklere imza atmalarına neden olan yenilikler… 

KANTARCI, KORE’Yİ TAKİP EDİYOR

GittiGidiyor Genel Müdürü ve eBay MENA Bölge Direktörü Öget Kantarcı, özellikle Güney Kore pazarını yakından takip ediyor. Ülkenin e-ticarette çok gelişmiş bir pazar olmasıyla dikkat çektiğini söyleyen Kantarcı, “Dijitale çok hızlı adapte olduğu için e-ticaret alanında da pek çok yeniliği bizden önce deneyimlediklerini görüyoruz. Dolayısıyla birçok yaratıcı-yenilikçi fikrin veya iş yapış şekillerinin Güney Kore’den çıktığını gözlemliyorum. Bu ülkede gözlemlediğimiz yenilikler hep bize ilham kaynağı oluyor” diyor. Kantarcı, son dönemde bu ülkeden ilham alarak yaptığı bir uygulamayı da şöyle anlatıyor: “GittiGidiyor, 100 bin satıcıya ve her an 15 milyonun üzerinde aktif listeli ürüne ev sahipliği yapıyor. Platformumuzdaki satıcıların, ürünlerinin bu milyonlarca ürün arasından sıyrılmasını sağlamaları çok kolay olmuyor. Bu noktada satıcıların, ürünlerini potansiyel alıcılarla buluşturabilmeleri için bazı reklam araçlarına ihtiyaç duyduklarını saptadık. Güney Kore’de karşılaştığım örnekler, bana bu konuda bazı fikirler verdi. Bu fikirleri ekibimle paylaştım ve onlar da fikrin geliştirilme aşamasında özenle çalıştı. Bu sayede şu anda GittiGidiyor’daki satıcıların, ürünlerini ön plana çıkarmak için kullanabildikleri reklam araçları var. Satıcılar, bu hizmet karşılığında ücret ödüyor ve geri dönüşünü alıyorlar.” 

CASPER’A, İSTASYONDAN GELEN İLHAM 

Casper CEO’su Charlotte Lamprecht, iş seyahatlerini yenilikleri ve farklı uygulamaları izlemek için kullanmayı alışkanlık haline getirmiş liderlerden biri… Son dönemde insanların mağazalara gitmek yerine online alışveriş sitelerini tercih etmeye başladığını belirten Lamprecht, Amerika’da dikkatini çeken bir gelişmeyi de şöyle paylaşıyor: “Hatta Amerika’da yeni bir uygulamayla artık benzin istasyonları insanların evlerine servis vermeye başladı. Biz de şu anda servis hizmetimizi bir kademe daha üste taşımak için tıpkı Amerika’daki benzin istasyonlarının eve servis vermesi örneğinde olduğu gibi Jet Servis adında yeni bir projenin pilot aşamasındayız. Casper Jet Servisi çerçevesinde Casper müşterisi bizimle bağlantıya geçerek arızalı ürününü ne şekilde göndermek istediğini söylüyor. Ardından biz onu en yakındaki kargo servisine yönlendiriyoruz veya evine ya da ofisine kargo gönderiyoruz. Cihazın tamir işlemi bittikten sonra tekrar kargoyla ürününü müşterimize ulaştırıyoruz. Yine pilot aşamasındaki “Jet Turbo Servis” hizmetinde ise İstanbul’daki belirli semtlerde acil hizmet almak isteyen müşterimize motor kurye yollayarak cihazını bulunduğu yerden alıyoruz ve aynı günde geri gönderiyoruz.” Lamprecht, ölçülebilir kaliteye ulaşan servis hizmetlerinden memnuniyet oranının yüzde 90’ı geçtiğini söylüyor. “Ayrıca onarım başarı oranını son iki yılda 2,5 kat artırarak, sektörün en düşük geri dönüş oranlarıyla çalışmaya başladık” diyor. 

İSVEÇ OFİSİ’NDEN ADAPTASYON 

Verifone Güney Doğu Avrupa, Türkiye ve Türki Cumhuriyetler’den sorumlu Başkan Yardımcısı Onur Altınbaş’ın, yurt dışı seyahatlerinde etkilenip Türkiye’ye uyarladığı son proje çalışan memnuniyeti üzerine oldu. Bir seyahatte Verifone’un İsveç ofisinin uyguladığı bir projenin dikkatini çektiğini belirten Altınbaş, projenin detaylarını ve Türkiye’de nasıl uyguladığını şöyle anlatıyor: “Verifone İsveç ofisi, çalışan memnuniyetini artırmak ve çalışanlar arasındaki bağları kuvvetlendirmek için küçük aktiviteler düzenliyordu. Türkiye Ofisi için de hızlıca bu uygulamanın adaptasyonunu yaparak, Verifone Fun Club adı altında bir kulüp kurduk. Verifone Fun Club kapsamında etkinlikler organize ediyor, özel günlerde çalışanlarımıza hediyeler dağıtıyor ve eğitimler düzenliyoruz. Çalışanlarınımın talepleri doğrultusunda şekillendirdiğimiz ‘Ortak Akıl’ workshopları ve her ay bir üst düzey yöneticiyle bir araya gelerek düzenlenen ‘Yönetimle Yemek’ etkinliği, çalışma arkadaşlarımızla doğrudan iletişimde olmamıza imkan tanıyor.” 

İTALYA’DAKİ YAPILANMAYI UYARLADI

 Euler Hermes Türkiye CEO’su Özlem Özüner, alacak sigortasının geliştiği ülkelerdeki fikirleri, bu alanda henüz yeni büyümeye başlayan Türkiye pazarına uyarlamanın rekabette öne çıkmak için önemli olduğunu düşünüyor. “Özellikle dijital devrim yapan Çin, Amerika ve bazı Avrupa ülkelerindeki gelişmeleri mutlaka izlemek ve şirketimizdeki ekipleri de bu yöndeki seyahatlere özendirmemiz lazım” diyen Özüner, kendilerinin de Euler Hermes’te “dijital acente” temalı bir ekip kurduklarını belirtiyor. “Bu ekipteki genç arkadaşlarımız Fransa’daki dijital acente ekibimizle sürekli temas halinde ve yenilikleri takip ediyor, hackhaton’lara katılıyorlar ve yeni fikirleri şirketimize uyarlamak için çalışıyorlar” diye konuşuyor. Yönetici olarak Özüner de sıklıkla yurt dışına çıkıyor. Onun için Euler Hermes Uluslararası Yöneticiler Toplantısı’na katılmanın da ayrı bir önemi var. Bu toplantılarda tüm ülkelerin yeni uygulamalarını paylaştıklarını belirten Özüner, kendisinin de bunlardan bazılarını fikir olarak alıp Türkiye’de uygulamaya koyma şansı olduğunu söylüyor ve şöyle konuşuyor: “İtalya’da başarılı sonuçlar veren acente kanalı yapılanmasını aynen Türkiye’de de uyguladık ve bizim en başarılı dağıtım kanallarımızdan biri oldu. Yine benzer şekilde Almanya’da uygulanan teminat mektubu ürünümüzü Türkiye’ye getirerek bu alanda lisans alan ilk sigorta şirketi olduk. 2017’de Portekiz’de yapılan toplantımızda bana ilham veren yeni bir fikir daha oldu; halihazırda Türkiye’de yerleşik bir bankaya bu yeni ürünü sunmak için görüşmelere başladık.” 

DİLİM SALAMIN HİKAYESİ 

Polonez Genel Müdürü Andaç Günsoy’a göre gıda şirketlerinin yurt dışını takip etmesi önemli. Özellikle gezilen fabrikalarda görülen teknoloji, Ar-Ge ve inovatif çözümlerin altın değerinde fikirler olduğunu ifade ediyor. Bulunduğu pozisyonda Günsoy da sıklıkla yurt dışına çıkıyor. Bu seyahatlerde de özellikle marketlerin şarküteri bölümlerini ve fuarları ziyaret ediyor. “Elbette bu ziyaretlerimizde gördüğümüz güzel fikirleri alabiliyoruz” diyen Günsoy, bunların da özellikle ambalaj ve ürün çeşitliliği konularında olduğunu söylüyor ve şunları paylaşıyor: “Dilimli salam henüz Türkiye’de yoktu. O zamanlar salam her yerde iki ucu klipsli balon şeklinde paketlenip satılıyordu. Çok uzun yıllar önce gerçekleştirdiğimiz bir yurt dışı seyahatimizde salamın soyulmuş ve verevine kesilmiş olarak daha düşük gramajda paketlendiğini gördük. Bu uygulamayı hemen başlattık ve çok tuttu.” Gıda restoran işletmeciliğinde de yurt dışına çıkarak fikir sahibi olmak önemli. Grill Polonez’i açmadan önce çok fazla seyahat ettiğini anlatan Günsoy, dünyadaki birçok ünlü et restoranını ziyaret ederek incelediğini ve gö zlemler yaptığını dile getiriyor. “Sonunda Türkiye’de uygulayabileceğimiz fikirleri sentezleyerek farklı bir et restoranı konsepti ortaya çıkardık” diyor.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz