Dijitalleşmiş yolcu deneyimi yaratacağız

İGA Havalimanı İşletmesi İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Keskin ile yeni havalimanının ne kadar dijital olacağını konuştuk…

2 KASIM, 20170
Paylaş Tweet Paylaş
Dijitalleşmiş yolcu deneyimi yaratacağız

Hüseyin Keskin, havacılık sektörünün deneyimli isimlerinden biri. İstanbul’un 3’üncü havalimanının inşaatını ve 25 yıl süreyle işletmeciliğini üstlenen İGA Havalimanı İşletmesi İcra Kurulu Başkanı olarak görev yapıyor. İhale bedeli 22 milyar 152 milyon Euro olan İstanbul Yeni Havalimanı (İYH), Türkiye Cumhuriyeti tarihinin kapsamı açısından en büyük projesi olma özelliğine sahip. Havalimanının hizmete girmesiyle yılda 90 milyon yolcu havalimanını kullanacak. Günde 600 bin kişinin içinde bulunacağı yeni havalimanı Türkiye’de 41 ilden daha büyük bir popülasyona sahip olacak. Dört fazda tamamlanacak olan havalimanının ilk fazı Şubat 2018’de devreye alınacak. İGA Havalimanı İşletmesi İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Keskin, yeni havalimanının dijital bir havalimanı olacağını belirtiyor. İstanbul Yeni Havalimanı’nın farkı ise bir dijitalleşme stratejisine sahip olması. Keskin şöyle anlatıyor: “Havalimanımızda gerçekleşecek operasyonların tümünde yeni nesil teknolojileri ve sistemleri birbirlerine entegre olacak şekilde kullanacağız. Havacılık sektörünün dijitale dönüşümünde dönüm noktası oluşturmayı hedefliyoruz.” İGA Havalimanı İşletmesi İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Keskin ile yeni havalimanının ne kadar dijital olacağını konuştuk…

  • İstanbul Yeni Havalimanı’nın yapım aşaması ne kadar sürecek? İlk ünitesi ne zaman açılacak? Tamamı ne zaman bitmiş olacak?

 İYH projesi kapsamında Faz-1A olarak adlandırılan ilk aşamada ana terminal binası, 2 adet kuzeygüney doğrultulu bağımsız paralel pist, taksi yolları, apron, hava trafik kontrol kulesi, haberleşme ve meteoroloji sistemleriyle diğer hizmet binalarını yaparak, hedeflediğimiz zamanda havalimanını devreye almayı planlıyoruz. Ardından 2020 Faz-1B’de kuzey-güney doğrultusunda üçüncü bağımsız pist ve ilgili taksi yolları devreye alınacak. Faz 2’de doğu-batı doğrultusunda bir pist, ilgili taksi yolları ve gerekli destek tesisleri yapılacak. Yıllık yolcu kapasitesi 80 milyona ulaştığında terminal-2 binası, kuzey-güney doğrultusunda bir pist, ilgili taksi yolları ve gerekli destek tesislerinin bulunduğu faz 3’ün yatırımına başlanacak. 110 milyon yolcu kapasitesine ulaşıldığında ise terminal-3 (uydu terminali) binası ve kuzey-güney doğrultusunda bir pist, ilgili taksi yollarının bulunacağı faz 4’ün yatırımına başlayacağız. Tüm fazlar tamamlandığında toplam 6 bağımsız pistimizle tam kapasite hizmet sunacağız. Havalimanımızın hizmete girmesiyle 100 bin çalışanın yanı sıra yılda 90 milyon yolcu havalimanımızı kullanacak. Dört fazda tamamlanacak olan havalimanımızın ilk fazını Şubat 2018’de devreye almayı hedefliyoruz. 

  •  Havacılık sektöründe dünyada dijitalleşmede nasıl bir eğilim var? 

 Pek çok araştırma, günümüzde şirketlerin, dijitalleşme stratejisinden yoksun olduğunu gösteriyor. Örneğin; Alman Dijital Şirketi Bitkom’un bir araştırması dünya çapında havayollarının yüzde 30’unun şu an dijital bir stratejisi olmadığına dikkat çekiyor. Genel olarak havalimanı işletmelerine baktığımızda da mevcut tablonun değişmediğini görüyoruz. İstanbul Yeni Havalimanı’nın farkı ise bir dijitalleşme stratejisine sahip olması. Stratejimizi oluşturmaya ise havacılık sektörünün dijitalleşmede hangi aşamada olduğunu tespit ederek başladık. Stratejimizi; mevcut yeni fırsatlara, zorluklara ve risklere karşı yetkinliklerle donattık. Nihai hedefimiz ise havalimanımızda gerçekleşecek operasyonların tümünde yeni nesil teknolojileri ve sistemleri entegre olacak şekilde kullanmak ve havacılık sektörünün dijitale dönüşümünde dönüm noktası oluşturmak. Bunu yapmak için şu an 57 kişilik bir bilişim teknolojileri ekibiyle çalışıyoruz. Bu sayı giderek artıyor. 

  •  Nasıl bir plan dahilinde dijitalleşme yol haritanızı çıkardınız? 

 Dijitalleşme, önce yolcuların havayollarıyla bağlantı kurmasında ve uçuş operasyonlarında kendini gösterdi. Yolcular, diledikleri zaman havayoluyla irtibata geçebiliyor, biletini alıyor, değiştiriyor veya üzerinde değişiklik yapıyor. Aynı zamanda hem yolcular hem uçuş görevlileri hem de havalimanı yetkilileri operasyona ilişkin bilgilere eş zamanlı ulaşabiliyor. Dijital bir botla sohbet ederek bilet alacağımız ya da telefonumuza indirdiğimiz uygulamanın, cam kenarı koltuk tercihimizi bilerek kendi kendine, online check-in yapacağı uygulamaları görmek ise hiç de uzakta değil. Burada en önemli nokta, büyük veri ve bu büyük veriyi nasıl kullanacağımız sorusu. 

  •  Siz büyük veriyi nasıl kullanmayı planlıyorsunuz? 

 Birbiriyle iletişim kurabilen nesneler beraberinde o kadar büyük bir veri yumağı getiriyor ki akıllı veri madenciliği yapmazsanız bunun üstesinden ne yazık ki gelemiyorsunuz. Bu nedenle havalimanımızda elde ettiğimiz verileri; yapay zeka ile veri madenciliği yapabilen, aynı zamanda gelişmiş veri işleme kapasitesine sahip güçlü ve dağıtık yapıda donanımlar ile analiz edeceğiz. Yolcularımızdan ve sahadan gelen milyonlarca veriyi hızlı ve verimli şekilde işleyen, sonuçlar üreten merkezi fiziksel altyapıları modelliyoruz. Yolcularımızdan gelen tüm veriyi birkaç dakikada işleyip yolcumuza özel birer fırsat halinde sunacağız. Zamanı kısıtlı bir yolcumuza kendisine özel bir rota ile selfservis otomasyonlarla otomatik geçişler sağlayacağız. Onu uçağına yetiştirebildiğimiz bir veri madenciliği ile donatacağımız havalimanımızı bu modellerle kurgulayacağız. 

  •  Yeni havalimanı ne kadar dijital olacak? Ne gibi çalışmalar söz konusu? 

 Dünyada yeni bir akım var. Havalimanları, yazarlarla anlaşıyor ve yolcu deneyimi, mimari, operasyonlar gibi alanlara ışık tutsun diye sıfırdan yolcu deneyim hikayeleri yazdırıyorlar. Örneğin; otelde genç evli bir çift konaklayacak, akabinde transfer uçuşunu yakalayacak. Buna göre senaryo çalışılıyor ve bu senaryolar üzerinden operasyonlar tanzim ediliyor. İstanbul Yeni Havalimanı da yolcu deneyimi açısından kurgulanan, tasarlanan ve operasyonu şimdiden çeşitli senaryolarla zenginleştirilen bir havalimanı olacak. Misafirlerimiz için havalimanımızı akıllı sistem, beacon, kablosuz internet, telsiz ve yeni nesil GSM altyapısı ile LTE, sensör ve konuşan nesnelerle donatacağız. Örneğin İGA uygulamasıyla evden havalimanına olan seyahat süreciniz optimize edilecek. Şehir trafiğinden aldığımız verilerle yolcuların, evlerinden boarding kapılarına kadar tüm deneyimlerini planlayarak zaman yönetimi yapabilmelerini sağlayacağız. Örneğin Üsküdar’da oturuyorsunuz ve köprüde bakım var ya da hava yağışlı. Sizin uçuşunuza belli bir süre kala, yüklediğiniz uygulamamız sayesinde bir mesaj alacaksınız. Yolculuğunuza 10 saat kaldığını, İstanbul’un yağışlı olduğunu ve köprü bakımı nedeniyle karayolu önermediğini, bunun yerine Marmaray ile gitmenin daha hızlı olabileceğini iletecek. Ya da aracıyla havalimanına gelen yolculara check-in kontuarınıza yakın olan park yeri önerebilecek. Havalimanı girişlerimizde ağır güvenlik üniteleri ve korkutucu geçişler göstermek yerine akıllı, insanları gruplar halinde tarayabilen, tehlikeli yüz ifadelerini belirli bir merkezden izleyen ancak görünürde olmadan insana ulaşan, güvenlik ekiplerinin bulunduğu birimlerimiz olacak. Gerekirse detaylı kontroller yapılacak. 

  • Dijitali pazarlamada nasıl kullanacaksınız?

 Cinsiyetine, yaşına, demografik bilgisine, ihtiyaçlarına ve zevklerine, gelir düzeyine, rahatlık veya acelesine, hatta o anki moraline göre dahi fırsatlar sunabilecek, her bir yolcumuza odaklanabileceğimiz bir havalimanı oluşturacağız. Mobil işaret, yüz ve ses tanıma ya da diğer kişisel bilgilerle işlem yapabilecek makinelerin, check-in ya da bagaj teslim noktalarında kullanımı İstanbul Yeni Havalimanı’nda da mümkün olacak. Açıkça görünür işlemler, dinamik oluşturulan yolcu rotaları ve kolaylaştırılmış yürüme mesafeleriyle yolcu akışları basitleştirilecek. Yolcularımızı bunaltacak kalabalıkları ortadan kaldıracağız. Havalimanı uygulamamızla birlikte örneğin yolcuların uçuş kapısına yürüme süresi ölçülecek, yeterli vakit varsa yolcunun ilgilenebileceği bir ürünün olduğu dükkana ya da tercih edebileceği bir restorana yönlendirme yapılabilecek. Yapay zekâ ve görüntü işleme sistemleriyle birlikte tüm yolcularımızdan hem anlık hem geriye dönük bilgileri toplayabilecek LTE ve WiFi, BlueTooth gibi mobil iletişim teknolojileri sayesinde, kişisel teklifler oluşturacak, yolcumuz ile anlık paylaşabileceğiz.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz