"Risk artıyor dengeli portföy oluşturun."

Yapı Kredi Yatırım Genel Müdürü AHMET YILDIRIM Euro bölgesindeki olumsuzluğun etkileri üzerine tavsiyelerde bulundu.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
"Risk artıyor dengeli portföy oluşturun."
Global krizle birlikte merkez bankaları küresel çapta “reflasyon çabaları” diye tabir edilen tarihin en büyük parasal gevşeme operasyonlarını gerçekleştirdi. Hükümetlerin de mali tedbirlerle desteklediği canlandırma tedbirleri, ekonomileri ve piyasaları ciddi anlamda destekledi. Hem bütçe imkanları hem de para politikasının olanakları sonuna kadar kullanıldı. Sonrasında özellikle 2010 ikinci çeyrekten itibaren bütçe açıklarının borç dinamikleri üzerinde yarattığı etki, piyasaların ana gündem maddesi olmaya başladı. Yunanistan’a yapılan 110 milyar Euro’luk yardım paketinin üzerine yeni krizleri önlemek için kurulan 750 milyar Euro’luk güvenlik fonu bile piyasada oluşmaya başlayan endişeleri gidermede yeterli olmadı.
Bu piyasa şartlarında Türkiye’ye bakıldığında yılbaşından bu yana en iyi performansı, altın ve borsanın gösterdiğini söyleyen Yapı Kredi Yatırım Genel Müdürü Ahmet Yıldırım, “Altın dolar bazında yüzde 12,4 artarken İMKB 100 Endeksi yine dolar bazında yüzde 4,5 arttı” diyor. 2010 ikinci yarının piyasalar açısından sıkıntılı geçmeye devam edeceğini söyleyen Ahmet Yıldırım’ın 10 soruda piyasa beklentileri ve yatırımcılara tavsiyeleri şöyle:
 ÖNEMLİ GÜNDEM MADDELERİ
Maalesef borç dinamikleri konusu, yılın ikinci yarısında daha da fazla yer tutabilir. Avrupa’da yaşanan sıkıntıların, 2008 yılındaki gibi ciddi bir krizle sonuçlanmasının kaçınılmaz olduğu şeklinde bazı yerlerde moda olmaya başlamış görüşlere de kesinlikle katılmıyoruz. Ayrıca Avrupa bankalar arası finansmanında güven sorunu olduğuna dair sinyallerden daha önce bahsetmiş olmamıza rağmen bu konunun da son zamanlarda biraz abartıldığını düşünüyoruz. Şu anki ortam, bazı açılardan 2007 ilkbahar/yazına benziyor. Yani subprime mortgage konusunun ilk defa biraz daha ciddiye alınmaya başlandığı zamanlara. Buna benzer bir görüşün BIS (BIS Quarterly Review June 2010 International banking and financial market developments) tarafından son yayınlanan raporda da dile getirildiğini not ediyoruz.
“W SENARYOSU” MÜMKÜN MÜ?
Avrupa’da özellikle Yunanistan, İspanya, Portekiz, Macaristan gibi ülkelerin mali sektör gelişmeleri yakından izlenmeli. Buradaki gelişmeleri oldukça önemsiyoruz. Zamanında yeterli önlemlerin alınmaması durumunda, ekonomi ve finansal sistem arasında fasit daireler oluşturma potansiyeli olasılığını da ciddiye alıyoruz. Bütün bu söylediklerimizden ise Avrupa kaynaklı sorunların, kesinlikle 2008 benzeri küresel bir kriz ile sonuçlanacağı gibi bir yorum çıkarmak doğru olmaz.
ABD’DE CİDDİ SORUN YAŞANIR MI?
ABD tarafında başka olumsuz gelişmelerin olması mümkün. Özellikle ABD belediye borçları piyasası ve ABD ticari konut sektörlerinin tüm dünya için risk teşkil ettiğini düşünüyorum. Şu an itibarıyla dünya için bazı öncü büyüme göstergelerinin gerilemeye başladığını görüyoruz. İkinci dip şeklinde tahminde bulunmak için erken, fakat risklerin de arttığı bir gerçek.
Bu bağlamda, 5 Haziran’daki G-20 maliye bakanları toplantısında, büyümenin desteklenmeye devam edilmesi gerektiği söylendi. Ancak ciddi mali risklerle karşı karşıya olan ülkelerin daha hızlı mali konsolidasyona gitmesi gerektiğinin altının çizildiğini de belirtmek gerekiyor. Hızlı mali konsolidasyonun büyüme üzerinde ekstra bir baskı yaratması da olası.
İKİNCİ YARIDA SİYASET
FİYATLANIR MI?

Anayasa Mahkemesi’nin Meclis’te onaylanan Anayasa paketi konusunda vereceği karar ile birlikte erken seçim ihtimali artabilir. Erken seçim kararının alınması durumunda, piyasaların bunu yılın ikinci yarısında fiyatlaması olası bir durum.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz