"Ekonomide Bir Devrim Olacak"

Meral Ak Egemen / Ak Emeklilik Genel Müdürü       Merak Ak Egemen, Ak Emeklilik’in genel müdürü… Bireysel emeklilik sistemine en iddialı hazırlığı yapan şirketlerden. Bunu, dönü...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Ekonomide Bir Devrim Olacak
Meral Ak Egemen / Ak Emeklilik Genel Müdürü     
 
Merak Ak Egemen, Ak Emeklilik’in genel müdürü… Bireysel emeklilik sistemine en iddialı hazırlığı yapan şirketlerden. Bunu, dönüşüm ve ruhsata başvuruda “ilk” olmakla ortaya koydu. Fon kuruluşu için gerekli işlemlere gerçekleştirdiklerini, eylül ayında ise satışa başlayabileceklerini söylüyor. Ardından da Türkiye için devrim yaratacak döneme girileceğine dikkat çekiyor ve ekliyor: “Hazine 2008, 2009, 2011 vadeli tahviller çıkarıyor. Ancak, yarını görmeyen birey ya da kurumlar bu tahvilleri almak istemiyor. Oysa biz 10 yıl ile 30 yıl arasında değişen fonlar toplayacağız. Yani 21 yıl boyunca sisteme düzenli olarak ve artan miktarlarda kaynak akacak. Sonuçta bu da piyasalarda istikrar yaratacak”.  
 
Bireysel emeklilik sistemini başlamasına yönelik son izin geldi ve Hazine Müsteşarlığı, 6 şirkete ruhsat izni verdi. Ruhsat izni alan şirketler, müşterilerine sunacakları emeklilik planları için yatırım fonu kurma çalışmalarını hızlandırdı.  
 
Ruhsat izni alan ve fon kurma çalışmalarını başlatan şirketlerden biri de Ak Emeklilik oldu. Ruhsat başvurusunu yapan ilk şirket olan Ak Emeklilik Genel Müdürü Meral Ak Egemen, fon kuruluşlarının Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) onayından sonra, ilk emeklilik planlarının pazarlanacağını söylüyor. Bunun için tarih olarak da “Eylül” ayını ortaya atıyor.  
 
Meral Ak Egemen’e göre, bireysel emeklilik sistemindeki gecikmenin en büyük nedeni Hazine’nin ince eleyip sık dokuması. Egemen, Hazine tarafından yaka kartlarının renklerinden, sözleşmelerdeki imza yerine kadar denetim yapıldığını söylüyor. Bunun da sağlıklı bir sistem olması için şart olduğu görüşünde.  
 
Meral Ak Egemen, bireysel emeklilik sisteminde gelinen son noktayı, sektörün ve şirketinin gelecek planlarını Capital’e anlattı:    
 
Emeklilik şirketleri işlem yapmaya hazır olduklarını söylüyor. Ancak, bireysel emeklilik sözleşmeleri henüz devreye girmedi ve ruhsat izinleri yeni verildi. Şu anda gelinen son nokta nedir?  
 
Aslına bakılırsa, çalışmalar Ekim 2001’den bu yana devam ediyor. İşe, kanun ve yönetmeliklerin çıkmasıyla başlandı. Şirketler hazırlıklarını yaptı ve emeklilik şirketine dönüşüm izinler alındı.  
 
Şu anda da dönüşüm izni alan şirketlerin bir bölümüne ruhsat izni verildi. Bu izni alabilmek için yazılı ve sözlü aşamadan oluşan iki sınavdan geçtik. Yazılı bir dosya hazırladık ve yılbaşında Hazine yönetimine sunduk. Ardından, sözlü sınav dediğimiz, yerinde inceleme aşamasında geçildi. Müşteriye verilecek hizmette söylenenlerin yapılıp yapılmayacağı denetlendi. Şu anda da sınav sonuçları asıldı ve bu sınavı ilk aşamada 6 şirket geçti. Şimdi de fonların kurulmasıyla ilgili SPK’dan izin alma süreci başladı.  
 
Peki bu süreç neden bu kadar uzun sürdü?  
 
Hazine her şeyi ince eleyip sık dokuyor, sistemin sorunsuz çalışmasını istiyor. Sistem başladığında, “Bu gözden kaçmış, yeni bir tebliğ çıkaralım” demek istemiyor. O kadar titiz çalışıyorlar ki, aracıların yaka kartlarının renkleri, sözleşme formunun imza yeri bile denetimden geçti. Öngörebildikleri tüm olumsuz gelişmelere karşı önlem alıyorlar.  
 
Bu hem birey hem de kurum iyi. Çünkü, kurum sağlıklı işleyecek, sürekli denetlenecek. Birey de huzur içinde parasını gönül rahatlığıyla emanet edip bu sistemin içine girecek.  
 
Burada önemli olan bu sistemi iyi anlatmak. Çünkü, bireyler hala, “Birileri paramı alıp kaçarsa, ne yaparım” diye bakıyor. Bu sistemde kimse para alıp kaçamayacak. Çünkü, müşterinin parası, kendi istediği şekilde yönlendirilecek. Bu ürünler, müşteri adına Takasbank’ta saklanacak. Kısacası, sistem bireyi her türlü riskten korumak amacıyla, çok iyi dizayn edildi. Gecikmenin nedeni de bu titiz yaklaşım.  
 
Ruhsat izinleri çıktığına ve fon kurma hazırlıkları başladığına göre, ilk bireysel emeklilik sözleşmesi size göre ne zaman imzalanacak?  
 
Ağustos sonu, eylül başı gibi ilk sözleşmelerin düzenlenmeye başlanacağını düşünüyorum. Zaten bireysel emeklilik arka tarafta başlamış durumda. Simülasyonla bireysel emeklilik operasyonu yapılıyor. Bu nedenle düğmeye basın dendiği anda, biz de düğmeye basmış olacağız.  
 
Bireysel emeklilik sisteminin ekonomiye nasıl bir katkısı olacak?  
 
Ekonomide bir devrim olacak. Geçmişte yaşanan finansal krizlerin olmadığı bir ortam olacak. Hazine 2008, 2009, 2011 vadeli tahviller çıkarıyor. Ancak, yarını görmeyen birey ya da kurumlar bu tahvilleri almak istemiyor. Dolayısıyla, sermaye ve mali piyasaların istikrarlı olması için gerekli koşullar bir türlü oluşamıyor. Oysa biz artık 10 yıl ile 30 yıl arasında değişecek fonlar toplayacağız. Çünkü, bir bireyin emeklilik süresinden söz ettiğinizde bu en azından 10 yıl veya 56 yaş sınırı olacak. Bugün 35 yaşında olan bir bireyden söz ediyorsak, 56 yaş için önünde 21 yıl olduğunu görürüz. Yani 21 yıl boyunca sisteme düzenli olarak ve artan miktarlarda kaynak akacak.  
 
Sonuçta bu da piyasalarda istikrar yaratacak. Bugün giren, yarın çıkan yabancı ya da spekülatör borsacılardan değil, gerçek anlamda birikimleriyle, yatırım yapacak bireylerden söz ediyoruz. Sonuçta risk dağılacak.  
 
Sistem kendi dengelerini kendisi yaratacak orta ve uzun vadeli fonlar akmaya başlayacak. Hazine uzun vadeli borçlanmaya başlayacak, borsa gerçek yatırımcıların girmesiyle, temel göstergelere göre sağlam adımlarla gelişmeye başlayacak. Bu bir kartopu etkisi gibi, sistemi tetikleyen en büyük faktör olacak. Bu nedenle sistemin başlaması bireyin, kurumun, aracı şirketin, portföy yönetim şirketinin SPK’nın, İMKB’nin, Hazine’nin lehine olacak. Bundan da tüm ekonomi yararlanacak.  
 
Bireysel emeklilik sistemi, hayat sigortası ile çok karıştırılıyor. Aradaki farkı müşterilere nasıl anlatacaksınız?  
 
Gerçekten de ilk başta fark yokmuş gibi geliyor. Ancak, temel olarak baktığınızda düz cam ile bardakla kristal bardağı karşılaştırmaya benziyor. İkisi de belli bir vadede biriktirilen paranın vade sonunda geri alınması. Ama hayat sigortacılığında havuzun içerisinde hangi ürünlerin olacağını, paranın nasıl değerlendirileceğini bilmiyorsunuz.  
 
Bireysel emeklilikte ise planları seçme, gerekirse değiştirme, arzu ediliyorsanız şirketi değiştirme şansınız var. Dolayısıyla, açık ve şeffaf bir sistem. Vergi avantajları daha farklı. Örneğin, emeklilikte vergi avantajları biraz daha bireyin lehinde. Bireysel emeklilikte denetim çok daha etkin olacak. Müşteri 7 gün 24 saat, bağlı olduğu şirket, Takasbank, EGM’den tüm bilgilerine ulaşma şansına sahip olacak. Tüm bunlar da hizmet kalitesini artıracak. Herkes yeni bir müşteri bulmanın maliyetinin ne kadar yüksek olduğunu bildiği için, müşteriyi tutmak için en iyi hizmete vermek için çalışacak.  
 
Peki hayat poliçelerini, bireysel emeklilik sözleşmesine dönüştürmek hangi durumlarda daha uygun?  
 
Her müşterinin portföy büyüklüğü, kendi birikim süresi, getirileri hepsi birer kriter. Örneğin, Ekim 2001’den önce girenlerin çıkıştaki stopaj avantajları, daha sonra girenlere göre daha fazla. Dolayısıyla, Ekim 2001’den önce girenlere “Orada kalın, orada getirilerinizi maksimize etmeye çalışın” diyeceğiz. Tabii, o kişinin bugüne kadar ne kadar komisyon ödediği, şirketin gelecek için ne vaat ettiği de önemli. Bu nedenle bireylerin gidip şirketlerle tek tek konuşması gerekiyor.  
 
Aylık ödemeler konusunda bir limit var mı?  
 
Şu anda belirlenmiş bir limit yok. Kanun minimum bir limit belirlenebileceğini söylüyor. Düşük riskli bir plan için düşük riskli bir limit konurken, yüksek riskli bir plan için yüksek riskli bir limit konulabilir. Türkiye ortalamasına baktığımızda 50-75 dolar arasında bir miktar görünüyor.  
 
Size göre 10 yıl sonra sektörün büyüklüğü ve toplam müşteri sayısı nereye ulaşacak?  
 
Konservatif yaklaşımlarla 15-20 milyar dolar arasında bir rakamdan söz ediliyor. İlk yıllar düşük başlamakla birlikte daha sonraki yıllarda çok hızlı büyüyor. Tabii burada GSMH’nin büyüklüğü, Türkiye’nin büyüme hızı, enflasyon-devalüasyon farklılıkları, işsizlik oranı ve vergi avantajları da rol oynayacak.  
 
Vergi istisnaları şu anda asgari ücretle ödenen katkı paylarıyla sınırlı kalıyor. Ama bu iki katına çıkarılırsa ya da daha farklı vergi avantajları sağlanırsa hem daha fazla katılımcı sayısına ulaşma şansı olacak, hem de her katılımcının katılım payı artması sağlanacak. Sonuçta 10 yıl sonunda 2 milyon katılımcı ve 15-20 milyar dolarlık bir sektör büyüklüğü öngörüyoruz.  
 
Sistemin gönüllü ve zorunlu olması da sistemin gelişmesi açısından son derece önemli. Tabii zaman içerisinde SSK ve Bağ-Kur’un yerini alacak şekilde gelişme olanağı sağlanırsa, o zaman sektörde daha hızlı büyür.  
 
Sektörün sözleşme imzalamak için işaret beklediğini söylüyorsunuz. Şu anda Ak Emeklilik’te durum nedir? Emeklilik şirketine dönüşle birlikte neler değişti?  
 
Ak Emeklilik büyük bir değişim projesi yaşadı. Bu Harvard Business School’un “bir case olabilir” düşüncesiyle uzaktan izlediği bir değişim projesi. Çünkü, Türkiye’de yeni başlayan bir sektörde, bir şirket kabuk değiştirerek, yönetici kadrosunun yüzde 90’ını değiştirerek, organizasyonunun tamamını, fiziksel olarak yerini ve ortaklık yapısını değiştirerek bambaşka bir kimliğe büründü. Fiziksel yapıyla birlikte de işe bakışını ve iş yapış biçimini değiştirdi.  
 
İşe bakışınız nasıl değişti?  
 
Hepimiz de müşterinin etrafında ve onun sonsuz memnuniyetini sağlamak için 7 gün 24 saat görev yapıyoruz. Mesai saatleri içinde de müşteri ilişkileri diye ayrı bir departman kurduk. Müşteriden gelen her soruya cevap veriliyor.  
 
Yeni ürün geliştirme konusunda sektörde bir çok ilke imza attık diyebilirim. İlk dönüşüm izni, ilk ruhsata başvuru bize ait. Muhtemelen ilk ruhsat alan grup içinde olacağız. Bu ilklerin arkasında mutfaktaki değişim müşteriye yansıyacak. Mevcut müşterilerin, istediği anda portföyüne ulaşabilme, getirilerinin sonuçlarını öğrenebilme, ürün değişikliği yapabilme, yeni ürün istiyorsa onu alabilme gibi opsiyonları olacak.  
 
Yeni müşteriler ise, primini alacağımız, sonra unutacağımız bir müşteri değil, gerçekten 10 yıl boyunca birlikte olacağımız, birlikte yaşayacağımız, belki birlikte büyüyeceğimiz müşteriler olacak. Çünkü bir yaşam evresini birlikte geçireceğimiz bir kitleden bahsediyoruz.  
Dolayısıyla, böyle bir müşteriyi sonuna kadar el üstünde tutup, müşteri memnuniyetini maksimum seviyeye çekmek gerektiğini düşünüyoruz. Elimizdeki tüm kaynakları bu amaçla çalıştırıyoruz.  
 
İnsan kaynaklarında nasıl bir değişim oldu?  
 
Bireysel emeklilikte aracılar olarak geçen, hayat sigortacığında finansal danışman olarak geçen ekiplerde ilk MT programını başlattık. Bu sektör için de bir ilkti. Sektörde çok fazla görmediğimiz pazarlama ve satış ayırımını gerçekleştirdik.  
 
Pazarlama, mutfak fonksiyonlarını yerine getirmek üzere pazar araştırmaları yapan, müşteri ihtiyaçlarını belirleyen hedef müşteri kitlelerinin amaçlarını, ihtiyaçlarını doğru saptamaya yönelik CRM çalışmaları yapan bir ekip. Bu ekip, yurtdışında bu işi yapmış kişilerinde içinde bulunduğu konularında uzman bir ekip. Bunların yaratacakları yeni ürünler, yeni hizmetler sektörde yeni ilkler olmaya devam edecek.  
 
Kaç kişilik bir ekibi bünyenize kattınız? Bu ekip nasıl bir eğitim sürecinden geçti?  
 
20 kişilik bir MT ekibiyle başladık. Aracı sayısı ise şu anda 200 kişiye yaklaştı. Ekip liderleri ve bölge müdürlükleri ile birlikte yıl sonuna kadar 250-300 kişiye ulaşmasını bekliyoruz. Çok yoğun bir şekilde aracı eğitimlerimiz var. Yaklaşık 30 iş gününe denk geliyor. Bunun üzerine de 24 ay devam eden bir eğitim programı var. Bu eğitim programı e-learning’le de desteleniyor. Bütün bunların sonuçlarının hep pozitif olduğunu görüyoruz.  
 
Dünya ortalaması ve Türkiye ortalamasına baktığımızda aracıların performans ve verimlilikleri her ortalamanın üzerinde.burada Akbank’ın çok önemli desteği var. Dünyada bu işe, banka sigortacılığı deniyor. Zira her 100 projeden sadece bir tanesi başarılı oluyor. O yüzden parmakla sayılacak sayıda. Belki bu büyüklükteki ve bu yapısal reformu kendi içinde yapan iki şirketin bir araya gelip yarattığı sinerjiden ortaya çıkan sonuçlar açısından da dünyada örnek gösterilecek ender projelerden biri olacak.  
 
Ak Emeklilik olarak hedefleriniz neler? 10 yıl sonunda ulaşmak istediğiniz nokta neresi?  
 
Şirket olarak hedefimiz 10 yılın sonunda lider olmak. Bu şirketin iki büyük ortağı var. Akbank ve Aksigorta. İkisi de sektöründe lider olan kuruluşlar. Banka, hem büyüklüğü hem şube yapısı, hem de aktif yapısı bilanço büyüklüğü ve iş hacmiyle birinci. Sigorta tarafı da iş hacmi ve yarattığı primlerle ilk iki ya da üç şirket arasında. Bu iki şirketin ortak olduğu şirketin 10’uncu olması kabullenebilir bir şey değil.  
 
Bu nedenle hedefimizi en azından ortaklarımız kadar, ortaklarımızın kendi sektörlerindeki yerleri kadar iyi yerlere ulaşmak üzerine koyduk. Şimdilik ilk üç içinde yer almak gibi gözüküyor. Daha pazar şartları netleşip renkler belli olduktan sonra ilk üç içindeki esas yerimizi de daha net açıklıyor olacağız.  
 
“SEKTÖR 15 BİN KİŞİYE İSTİHDAM YARATACAK”  
 
Şu ana kadar sektör genelinde kaç kişilik bir istihdam yaratıldı? Bundan sonra neler olacak?
 
 
Şu anda 10 şirket var. Bu şirketler minimum 250-300 kişiyle işe başlayacak. Dolayısıyla, şu ana kadar en az 3 bin kişilik bir istihdam sağlandı diyebilirim. En az bir bu kadar daha istihdam sağlanacak. Bu rakam sadece finansal danışman ya da bireysel emeklilik sistemindeki adıyla aracılardan oluşan kadrolar için geçerli.  
 
Bunların arkasındaki mutfağı derleyip toplayacak insanlar da olduğu düşünüldüğünde rakam iyice büyüyor. Böyle baktığınızda, bu sistemin toplam 5 ile 8 bin kişiye istihdam sağlayacağını söyleyebilirim. Bunun yanı sıra bizim birlikte çalıştığımız şirketler de büyüme yoluna gidiyor. Dolaylı katılımları da sayınca toplam olarak 10-15 bin kişiye istihdam yaratacağımızı söylemek sanıyorum yanlış olmaz.  
 
“KOMİSYONLARI YÜZDE 7’YE DÜŞÜRDÜK”  
 
Acenteler, bu değişim programından nasıl etkilendi?
 
 
Acentelerin komisyonlarını değiştirdik. Eskiden üç yılda yüzde 80’e varan komisyon sistemiyle çalışan sektörde, komisyon oranını yüzde 7’ye indirdik. Bu sektör için büyük bir aşama. Sektörde henüz böyle bir uygulama yok. Bunu yapmamızın nedeni ise bireysel emeklilik sisteminde komisyonların maksimum yüzde 8 ile sınırlı olması. Kanun hayat sigortacılığı sistemindekilere, bireysel emekliliğe geçme hakkı tanıyor. İstiyorsa ve şartları uygunsa geçebilir kapısı açıkken, yüzde 45 komisyonla bu kapıyı kapamak istemedik. Çünkü, ilk yıl 100 dolardan 45 komisyon alırsanız elinde 55 dolar kalır. 55 dolardan da 10 yıl boyunca yüzde 7 komisyon alacağız dediğimizde burada orta ve uzun vadeli müşteri memnuniyetinden söz etmek mümkün olmuyor.  
 
Tabii burada şirket olarak çok ciddi bir gelir kaybımız var. Ama kısa vadedeki bu gelir kaybını biz bir yatırım mantığıyla bağdaştırdık ve yapılacak yatırımın orta vadede şirket için çok kazançlı olacağını düşündük. Kalıcı ve uzun vadeli memnun müşterilerin olmasının sektör açısından önemli olacağını düşünüyorum.  
 
“ARTIK KARINCA OLMA ZAMANI GELDİ”  
 
Peki müşteriye nasıl ulaşmayı planlıyorsunuz? Sistemi müşteriye nasıl anlatacaksınız?
 
 
“Her şey daha güzel olacak” diyeceğiz. Türkiye geneline baktığınızda hemen herkesin bugüne kadar ağustos böceği gibi yaşadığını görüyorsunuz. En azından ben öyleydim. Çok iyi para kazandığım dönemde, yarını hiç düşünmeden o paraları har vurup harman savurdum. Kimsede benim önüme gelip de “Yarın işini kaybedebilirsin. Emekli olduğunda alacağın maksimum maaşın 420 milyonla sınırlı olduğunu biliyor musun?” demedi. Çünkü, Türkiye’de böyle bir anlayış yok. Hep önümüzdeki altı ay için plan yapıyoruz. Dolayısıyla emeklilik fikrine pek alışık değiliz.  
 
Bu benim için de benim gibi yaşayan ağustos böcekleri için de böyle. Amerikalı karıncalarla tanıştığımızda da, devletin kesintileri ve ödedikleri yüksek vergiler nedeniyle onlara acıdık.  Bu da gemilerle Kuşadası’na gelen yaşlı turistlerin nasıl gelip gittiğini araştırana kadar devam etti. Gördük ki onlar bireysel emeklilikle 30 yıl önce tanışmışlar. Şimdi onlar karınca gibi rahatlar, bizse yarın ne olacağımızı düşünmeye başladık.  
 
Dolayısıyla, müşteriye de buradan gideceğiz. Çünkü, artık yeni nesli böyle bir şansı var ve karınca olma zamanı geldi. Kendi seçtiği fonlarla gelişimini takip edebileceği bir yatırım var. “Böyle bir sistem mi, yoksa yastık altında 100 dolarları saklayarak mı yaşamak istersiniz” diye soracağız. Çünkü bu sistem herkes için gelecek garantisi.  
 
 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz