"Kurum Katkılı Sözleşmelerde Hak Kazanım Süresi"

İşveren, çalışanları adına katkı payı ödemesi yaptığı grup emeklilik sözleşmeleri kapsamında, çalışanların bu katkı paylarıyla oluşan birikimlere hak kazanımına sınırlamalar getirebilir mi? İşver...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Kurum Katkılı Sözleşmelerde Hak Kazanım Süresi

İşveren, çalışanları adına katkı payı ödemesi yaptığı grup emeklilik sözleşmeleri kapsamında, çalışanların bu katkı paylarıyla oluşan birikimlere hak kazanımına sınırlamalar getirebilir mi?

İşverenler tarafından çalışanları hesabına kısmen veya tamamen katkı payı ödenmesi halinde, bu katkı paylarıyla oluşan birikimlere hak kazanılabilmesi için katılımcının grup emeklilik sözleşmesine giriş tarihinden itibaren 5 yılı aşmayacak bir süre belirlenmesi mümkündür.

Birikimlerin tamamına hak kazanılması için, 5 yıl süre öngörülmesi durumunda katılımcı, her 1 yıllık sürede bireysel emeklilik hesabındaki birikimin yüzde 20’sine, 4 yıl süre öngörülmesi durumundaysa her 1 yıllık sürede birikimin yüzde 25’ine hak kazanacaktır. 3 yıl ve daha az süre öngörüldüğü durumlarda bu sınırlamalar uygulanmamaktadır.

Dolayısıyla, hak kazanım süresi belirleme olanağıyla çalışanın, işverenin kendisi adına yatırmış olduğu bireysel emeklilik katkı paylarına ve bu katkı paylarının getirilerine hak kazanabilmesi için, belirli bir süre o kurumda çalışması şartı getirilebilmektedir.

Kurumlar çalışanlarını işveren katkılı grup emeklilik planıyla bireysel emeklilik sistemine dahil etme gibi önemli bir karar verirken; nitelikli iş gücünü bünyelerine çekmeyi, çalışanlarının motivasyonunu ve kuruma bağlılığını artırmayı ve çalışan sirkülasyonunu en aza indirmeyi hedeflemektedir. Hak kazanım süresi uygulaması, kurumların ellerinde tutmak istediği nitelikli elemanları ile daha verimli ve uzun süreli bir ilişki kurmalarını sağlamada önemli bir şirket politikası haline gelmektedir.

İşveren katkısına ve işveren katkısıyla oluşan birikime hak kazanmak için gerekli sürenin başlangıcı katılımcının grup emeklilik planına giriş tarihi olabildiği gibi; kıdemli ve kuruma bağlılığını hali hazırda ispat etmiş olan çalışanların lehine bir uygulama olarak, kurum sürenin başlangıcını çalışanın o kurumda çalışmaya başladığı tarih olarak da belirleyebilmektedir.

Hak kazanmanın yeni yönetmelikte(*) açık olarak tanımlanmasıyla birlikte bireysel emeklilik sistemi mevzuatındaki belirsizlik açığa kavuşmuş ve bireysel emeklilik sistemine kurumsal katılım, belirli bir hak kazanım süresi uygulamayı düşünen işverenler açısından çok daha cazip hale gelmiştir. Bu düzenlemenin bireysel emeklilik sistemine kurumsal katılımı artıracak ve sistemin gerek katılımcı sayısı, gerekse fon büyüklüğü açısından çok daha iyi noktalara gelmesini sağlaması beklenmektedir.

(*)Yönetmelik, yayım tarihinden dört ay sonra (09.08.2008 tarihinde) yürürlüğe girecektir.

Rekabet Avantajı

Büyük bir şirkette insan kaynakları müdürüyüm. Çalışanlarımıza kurum katkılı bireysel emeklilik planı yaptırmayı düşünüyoruz. Bu şirketimize rekabet avantajı sağlar mı?

Yoğun rekabetin yaşandığı günümüzde, temel amacı kârlılık ve devamlılık olan kurumların faaliyet gösterdikleri sektörde başarıyı yakalayabilmeleri, rekabette üstünlük yaratacak kaynakları elde etmelerine ve bu kaynakları etkin ve verimli şekilde değerlendirebilmelerine bağlıdır. Kurumların rekabet gücü elde edebilmelerinde ve bunu sürdürebilmelerinde yatırım kapasiteleri, teknolojik altyapıları, pazarlama faaliyetleri ve insan kaynakları politikaları en önemli etkenlerdir. Günümüz piyasa koşullarında firmaların rekabet üstünlüğü sağlama aşamasında ise teknolojik ve finansal kaynakların yanı sıra insan kaynakları giderek daha belirleyici bir rol üstlenmektedir. Teknolojik altyapı ve finansal kaynak açısından rekabet, yerini fark yaratmada belirleyici etkisi olan insan kaynaklarına bırakmaktadır. Gerek kurumları geleceğe taşıyacak insan kaynağının seçimi, gerekse yetişmiş insan kaynağının kuruma bağlılığının sağlanması ve verimliliğinin arttırılmasında; çalışanlara ücret dışında sunulacak yan faydalar büyük önem kazanmaktadır. 

Türkiye’de sosyal güvenlik sistemindeki aksaklıklar ve belirsizlikler nedeniyle çalışanların geleceklerine ilişkin kaygıları artmakta ve aktif çalışma hayatı sona eren çalışanın gelirindeki azalma, mevcut hayat standardını sürdürmesini neredeyse imkansız kılmaktadır. Bu nedenle çalışanların geleceklerinin güvence altına alınması ve emeklilik dönemlerinde gelir kaybına uğramalarının engellenmesi, yan fayda paketi içerisinde yer alması gereken en önemli unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.  Tüm bu etkenlerin yanı sıra kurumların çalışanları adına ödedikleri katkı paylarını mevzuatta belirlenen limitler (**) dahilinde kurumlar vergisi matrahından doğrudan gider yazmak suretiyle düşebiliyor olmaları da, işverenlere önemli bir avantaj sağlamakta ve bireysel emeklilik sistemini kurumlar açısından vergi avantajına sahip ek bir sosyal fayda haline getirmektedir.

(**) İşverenin çalışanları adına ödediği katkı payı tutarları; çalışanın brüt maaşının yüzde 10’unu ve yıllık olarak her bir çalışan için brüt asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak üzere, doğrudan gider yazmak suretiyle kurumlar vergisi matrahından indirilebilir.

Kobi’ler İçin BES

50 çalışana sahip bir KOBİ’yim. Çalışanlarıma bireysel emeklilik yaptırmak istiyorum. Nasıl bir plan tercih etmeliyim?

Grup emeklilik planlarındaki uygulama, kurumun insan kaynakları uygulamalarına, bireysel emeklilik planından beklentisine ve kurum kültürüne göre değişiklik göstermektedir.

İşveren katkılı emeklilik planlarını katkı payını ödeyen tarafa göre, sadece işverenin çalışanı adına katkı payı ödediği planlar ve işverenin ve çalışanın belirli oranlar veya tutarlar dahilinde birlikte katkı payı ödediği planlar olmak üzere ikiye ayırabiliriz.

Genel eğilime baktığımızda; işverenin çalışanı adına katkı payı ödemesini, çalışanın da belli bir oranda veya tutarda katkı payı ödemesi önkoşuluna bağladığını görüyoruz. Bu yöntemle işverenler, çalışanların da sisteme katılmasını ve böylelikle hem sistemi daha çok benimsemelerini hem de daha yüksek birikim elde etmesini amaçlamaktadır.

Çalışanlarınız adına sabit bir tutarda katkı payı ödeyebileceğiniz gibi, ücrete, kıdeme veya çalışan profiline göre değişen oranlarda katkı payı ödemesi de yapabilirsiniz. Piyasa uygulamalarına baktığımızda, işverenin ve çalışanın birlikte katkı payı ödediği ve katkı payının ücretin belirli bir yüzdesi olarak belirlendiği grup emeklilik planlarının en çok kabul gören modeller olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin işverenin çalışanı adına, çalışanın da en az bu tutarda katkı payı ödemesi koşuluyla, brüt ücretin yüzde 5’i oranında katkı payı ödediği bir planda; işverenin ve çalışanın birlikte ödediği tutar çalışanın brüt ücretinin yüzde 10’una ulaşmaktadır.

Tüm bu uygulama çeşitliliği, kurumlara benimsemiş oldukları insan kaynakları politikalarının uygulanması ve kuruma en uygun modelin dizayn edilebilmesi konusunda esneklik sağlamakta ve kurumların talep ve ihtiyaçlarını tam olarak karşılayan planlar oluşturulabilmesine olanak tanımaktadır.

Vergi İndirimi

İşverenlerce çalışanları adına bireysel emeklilik şirketlerine ödenecek katkı payları gider olarak gösterilebilecek mi?

İşverenler çalışanları adına ödedikleri katkı paylarını Vergi Mevzuatı’nda belirlenen limitler çerçevesinde doğrudan gider yazmak suretiyle kurumlar vergisi matrahından indirilebilirler. 4697 sayılı Kanun’la, işverenlerce gider olarak dikkate alınacak tutar ile çalışan tarafından indirim konusu yapılan katkı payı tutarı toplamının, çalışanın, katkı paylarının ödendiği aydaki ücretinin yüzde 10’unu ve yıllık tutarının asgari ücretin yıllık tutarını geçemeyeceği hükme bağlanmıştır. Hem işveren hem de ücretli tarafından katkı payı ödenmesi ve toplam tutarın yukarıda belirtilen sınırı aşması halinde, indirimin öncelikli olarak ücret matrahının tespitinde mi yoksa ticari kazancın tespitinde mi yapılacağı konusu taraflarca serbestçe belirlenebilecektir

Aynı dönemde, işverenin çalışanı adına katkı payı ve şahıs sigortası primi ödemesi halinde, bunların işverenin ve çalışanın vergi matrahlarının hesabında gider ve indirim olarak dikkate alınması mümkün mü?

İşverenin, aynı dönemde çalışanı adına, hem bireysel emeklilik katkı payı ve hem de şahıs sigortası primi ödemesi halinde, bunların, işverenin ve çalışanın vergi matrahlarının hesaplanması sırasında gider ve indirim olarak dikkate alınması, belli şartlarla mümkün olabilecektir.

Örneğin bir işverenin brüt aylığı 1.800 YTL olan çalışanı adına, 120 YTL bireysel emeklilik katkı payı ve 80 YTL da şahıs sigortası primi ödediğini varsayalım.

Böyle bir durumda, işveren, çalışanı adına ödediği 120 YTL katkı payının tamamını (çalışanın brüt ücretinin yüzde 10’unu aşmıyor olması sebebiyle), çalışanın bordrosuyla ilişkilendirmeksizin, doğrudan gider olarak kaydedebilecektir. Ödenen 80 YTL'lik şahıs sigortası primini çalışanın bordrosunda gösterecek, ancak bu tutarın 60 YTL'lik kısmı ücretin vergi matrahının hesabında indirim olarak dikkate alınacaktır (brüt ücret tutarının 120 YTL'lik kısmının katkı payı ile kullanılmış olması sebebiyle). Geri alan 20 YTL tutarındaki şahıs sigortası primi ise net ücret ödemesi kabul edilerek ve çalışanın vergi dilimi dikkate alınarak brütleştirilecek ve işverence ücret ödemesi olarak gider yazılabilecektir.

Emekliliğimde anlamlı bir birikime sahip olmak için, en az ne kadar katkı payı ödemeliyim?

Gelirinin yüzde 10’uyla sisteme giren bir katılımcının emeklilik dönemi için ideal birikim sağlayacağını öngörmekteyiz. Tavsiye edilen bu oranın üzerinde katkı payı yatırılması kuşkusuz daha fazla birikim demektir. Emeklilik döneminde bugünkü hayat standardını sürdürmek isteyen bir katılımcının şu hususlara dikkat etmesini öneriyoruz:
1- ne kadar erken yaşta sisteme girerse o kadar iyi birikim sağlanabilir.
2- düzenli katkı payı ödenmesi ve mümkünse ara ödemeler yapılması birikimi artırır
3- fon seçimi iyi birikim sağlamanın önemli bir unsurudur.

Kendime birden fazla emeklilik planı satın alabilir miyim?
Her katılımcı birden fazla emeklilik planına sahip olabilir. Bu konuda bir sınırlama bulunmamaktadır. Farklı zamanlarda, değişik tutarlarda ya da aynı meblağda katkı payının farklı fonlarda değerlendirilmesi isteyen katılımcı birden fazla hesap açtırarak kıyaslama ve farklı kazançlar sağlamak imkanına sahip olabilir.

Hayat sigortası poliçemi bireysel emeklilik sistemine aktardım. 5 yıl sonra emekli olacağım. Birikimimi toplu mu almak zorundayım, yoksa maaşa bağlatabilir miyim?
Emeklilik hakkı kazanan katılımcı, hesabındaki birikimin tamamının veya bir kısmının;
• katkı payı ödeyerek emeklilik yatırım fonlarında değerlendirilmeye devam etmesini,
• toplu olarak ödenmesini,
• emeklilik yatırım fonlarında değerlendirilmeye devam ederken hazırlanacak bir ‘’programlı geri ödeme planı’’ çerçevesinde aylık, 3 aylık, 6 aylık veya yıllık dönemlerde düzenli olarak ödenmesini veya
• yapacağı yıllık gelir sigortası sözleşmesine aktarılması ve bu sözleşme çerçevesinde kendisine maaş bağlanmasını talep edebilir.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz