Ilımlı bir büyüme bekliyoruz

İş Leasing Genel Müdürü Şafak Öğün ile sektörün 2023 performansını ve bu yıl için beklentilerini konuştuk...

29.04.2024 09:49:530
Paylaş Tweet Paylaş
Ilımlı bir büyüme bekliyoruz

Hande Yavuz

[email protected]

Leasing sektörü 2023’ü işlem hacminde dolar bazında yüzde 20 artışla kapattı. İş Leasing’in genel müdürü ŞAFAK ÖĞÜN’e göre, yeni bir trend olarak 2023’te işlemlerin yarısından fazlası TL olarak gerçekleşti. Öğün, 2024 için daha ılımlı bakarak işlem hacminde dolar bazında yüzde 10 büyüme öngörüyor. Kârlılıkta da zorlu bir yıl olacağını düşünüyor ve “Tıpkı bankacılık kesiminde olduğu gibi leasing şirketleri de özkaynak kârlılığında enflasyonu yakalamakta zorlanacaktır” diyor.

Leasing, 2023’te hareketli bir yıl yaşadı. Enflasyonist ortamda maliyetleri artacağı için yatırımlarını öne çeken şirketler, bankaların kredi verme kapasitesinin daralmasıyla rotayı leasinge çevirdi. Sektör, 2023’ü dolar bazında yüzde 20’lik bir artışla kapattı. İşlem hacminde TL’ye yönelik artış da dikkat çekti. İşlemlerin yarısı TL cinsinden gerçekleşti. Katılım bankalarının işlem hacmi ise leasing sektörü oyuncularının işlem hacmini yakaladı. Kiralama alacakları alanında en büyük ikinci oyuncu olan İş Leasing’in genel müdürü Şafak Öğün, 2024 yılında daha ılımlı bir büyüme bekliyor. Sektörün dolar bazında işlem hacminde ve sayısında yüzde 10 büyüme yaşayabileceğini dile getiren Öğün, kârlılık beklentisini de şöyle ortaya koyuyor: “Yine tıpkı bankacılık kesiminde olduğu gibi finansal şirketler arasında leasing şirketleri de özkaynak kârlılığında enflasyonu yakalamakta zorlanacaktır.” İş Leasing Genel Müdürü Şafak Öğün ile sektörün 2023 performansını ve bu yıl için beklentilerini konuştuk: 

2023 sonu leasing sektörü işlem hacmi ne kadar arttı? 

Finansal Kurumlar Birliği (FKB) verilerine göre, 2023 yılında yaklaşık 5 milyar dolarlık yeni imzalanan işlem hacmi oldu. Bu, 2022 rakamlarına göre dolar bazında yüzde 20’lik bir artışa denk geliyor. 

TL bazında büyüme ne oldu? 

TL bazı bizim sektörde işlenmiyor, herkes kendini dolar bazında hizalıyor. Ama şöyle bakabiliriz: 2023 yılında yeni gerçekleşen işlemlerin yarısı, hatta belki fazlası TL bazında gerçekleşti. 

Sektör açısından bu farklı bir durum, öyle değil mi?

Evet, çünkü önceki yıllarda işlemlerin ağırlıklı kısmı, yaklaşık yüzde 65-70’i döviz üzerinden gerçekleşiyordu. Bu durum 2022’den itibaren değişti. Geçen yıl da TL lehine döndü. 

Peki neden böyle bir değişim oldu? 

Finansmana erişim, maliyet koşulları düşünüldüğünde TL, özellikle döviz geliri olmayan yatırımcı için kurdaki artıştan dolayı daha cazip hale gelmeye başladı. Sektör de buna uyum sağlayınca işlemler TL üzerinden dönmeye başladı. TL işlem hacmi devamlılık arz eder şekilde artış gösteriyor. 

BDDK’ya göre 2023’te finansal kiralama alacakları 188,9 milyar TL oldu. Bu, yüzde 60,2 büyüme demek. Bunu nasıl yorumluyorsunuz? 

Nominal olarak çok ciddi bir büyüme görülüyor. Ama haliyle enflasyonist ortamda TL bazındaki işlemler, tam olarak o büyümeyi temsil etmiyor. Döviz kurlarındaki hareket sebebiyle sektörümüzde döviz üzerinden çok işlem olduğu için hem enflasyon hem döviz açısından baktığımızda buradaki büyüme o kadar yüksek değil. Büyümenin daha ziyade makul ölçülerde olduğunu söyleyebilirim. Bu nedenle bizi yanıltmasın diye büyümeyi döviz bazında izlemeye çalışıyoruz. 

2023’te yeni yaratılan işlem hacmi ne kadar oldu? 

2023’te FKB tarafında tescil edilen sözleşmelerin toplam tutarı yaklaşık 5 milyar dolar. 2022 sonunda bu, 4 milyar 200 milyon dolardı. Bu da kabaca yüzde 20 artışa tekabül ediyor. Esas itibarıyla yılı da kendi içinde ayırmak gerekiyor. Geçen yıl finansal kiralama yani leasing sektöründe ilginin yüksek olduğu bir yıldı. En azından 2023, öyle başladı. Her ne kadar yurt dışında 2023’te gerileme eğilimine girilmiş olsa da devam eden enflasyon ortamı, yatırımcıları makine ekipman fiyatlarının daha yukarı gideceği düşüncesiyle yatırımlarını erkene almaya sevk etti. Bir de bir seçim süreci vardı. O yüzden 2023 başında hakikaten hareketli bir dönem yaşandı. Buna özellikle 2022 ve 2023’te de bankalar tarafındaki makro ihtiyati tedbirler kapsamındaki regülasyonları da katarsak, bankaların kredi verme kapasitesi daraldı. Böyle olunca yatırımın finansmanı daha çok leasinge döndü. Böylece yılın ilk yarısından seçime kadar son derece hareketli bir devre yaşadık. İşler mayıs-haziran aylarında biraz daha yavaş ilerledi. Yılın ikinci yarısı ekonomi yönetiminin değişimi ve birtakım politikaların da ortaya konmasıyla daha dengeli akan bir seyir oldu. 

Faizlerin artması sektörü nasıl etkiliyor?

Muhakkak suretle etkiliyor. Burada bankaların kredi verme imkanını değerlendirmeliyiz. Çünkü bankaların kredi verme imkanı azaldığında, leasing şirketlerinin de bir noktadan sonra talebi karşılama etkinliği de azal��yor. O yüzden de faizlerin artıp azalmasından ziyade faizlerin beklenen ve bilinen bir dengede olması bizim için daha önemli. 2023 başında daha ziyade TL üzerinden işlem yapılıyordu. Yılın ikinci yarısından itibaren tekrar döviz bazlı işlemler konuşulmaya başlandı. Ama talepte öyle belirgin bir daralma veya belirgin bir dövize kayış yok. Stabil olarak devam ediyor. Tabii leasing, yatırıma finansman sağlayan bir sektör; yani kısa vadeli fonlama yapan ya da işletme sermayesi fonlayan bir sektör değil. Haliyle bizim burada etkin olabilmemiz için ülkede yatırım ortamının, iştahının belli bir dengede ve düzeyde kalması lazım. Ani hareketler, belirsizlikler, öngörü eksiklikleri yatırımcıyı karar almaktan alıkoyuyor ve talebi azaltıyor. Ne kadar öngörü sahibi olabilirseniz veya beklentiler daha anlamlı hale gelebilirse o kadar talep normal yerine çekilebiliyor. Geçen yıl bunun farklı örnekleri de yaşandı. Özellikle bir nevi enflasyona karşı koruma olacağı düşüncesiyle otomobil alımında olduğu gibi iş makineleri ya da makine ekipman alımlarına yönlenme oldu. Talebin ihtiyaçla değil biraz daha korunma amaçlı arttığı dönemleri deneyimledik. 

2024’ün ilk ayları sektör için nasıl başladı? Şirketiniz ve sektör gözlemlerinize göre leasingde talep nasıl gidiyor? 

2024’ün ilk ayını tam olarak görmüş durumdayız. Geçen yılın son dönemine benzer bir durum var. Hatta ocak ayı tescil edilen sözleşme tutarı 427 milyon dolar oldu. Bu da geçen yılın ikinci yarısına benzer bir akışı gösteriyor. Uygulanan para ve ekonomi politikalarının devamlılığı ve bu devamlılığa olan inanç devam ettiği müddetçe bunun çok bozulacağını düşünmüyorum. 

Bugünlerde hangi iş alanlarından daha iyi talep görüyorsunuz? 

Esas itibarıyla yıllara dayalı istatistiklere baktığımızda belli mal grupları, ürün grupları var. Bunlar genellikle iş makineleri, tekstil makineleri, metal kesim makineleri diye kendi içinde ayrılan ama makine ekipman diye tek başlıkta toplayabileceğimiz mal grupları. Özellikle 2022 ve 2023 yılında yüksek artış gösteren alan, ulaşım araçları oldu. Araç kiralama, filo kiralama yapan şirketlerin leasing sektörüyle kesişmesi biraz daha yüksek hacimli oldu. 2 yıl içinde ciddi artış kaydedildi. 2024’te de yıllar içinde çok değişmeyen ürün alanlarında çok ayrıştırmadan büyümeye devam edeceğiz. Araç kiralama faaliyet döngüsüne paralel yine sektörümüzün müşterisi olacaktır ama 2023’teki kadar hızlı olmayacaktır. Orada beklentiyi doğru konumlandırmak lazım. Bir diğer taraf, tüm sektör oyuncularının yöneldiği enerji sektörü. Burası bizim 2024’te daha atik olmak istediğimiz bir alan. Yenilenebilir enerji ekipmanlarının sektördeki payı oldukça düşük, yüzde 3’lerde… Biz kendi kırılımımızda bunun üzerinde paya sahibiz, artırarak devam etmek istiyoruz. Enerji tarafı, geçen yıl enerji fiyatlarından dolayı ivme kaybetti, faiz oranlarının da yükselmesiyle fizibiliteler ilk cazibesini korumadı. Ama şimdi yavaş yavaş yerine geliyor. Yakın dönemde AB’de de karbon emisyonuyla ilgili sınırlamalar gelecek. Haliyle bu yatırımların yapılması elzem görünüyor. 

2024 sonunda işlem hacminde ne kadar büyüme bekliyorsunuz?

Şu andaki gidişatı dengeli görüyoruz. Yerel seçimler sonrasına piyasada beklenen bir ilave sıkılaştırma olgusu var. Bunun ne şekilde olacağını da dikkate alarak, belki bir miktar daha sınırlamalar olsa da yine de 2023’e nazaran ılımlı bir büyüme olacağını düşünüyoruz. Dolar bazında işlem hacminde yüzde 10 büyüme ve yüzde 10’luk yeni işlem artışı olur diye düşünüyoruz. Yurt dışında küresel pek çok jeopolitik gerilim var. Bunların ticarete, ekonomiye, ülkeye nasıl yansıyacağını görmek gerekiyor. Bir diğer taraftan özellikle Amerika başta olmak üzere gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının yılın en azından ikinci yarısından itibaren faiz indirimlerine başlayacağı konuşuluyor. Buralarda olabilecek iyileşme de özellikle yılın 3’üncü ve 4’üncü çeyreğinde ülkeye fon akışını sağlayabilir. Buna göre faiz oranları da daha aşağıda olabilir. Bu da yatırımcının, işin maliyet tarafını gözeterek iştahının artmasını sağlayabilir. 

2023’te net kâr 14,5 milyar TL. 2022 sonuna göre yüzde 271 artış var. Bu artış nasıl yakalandı? 

Ana unsur olmasa da alacaklardan bir kısmı, döviz olduğu için haliyle kurlardaki artış, bu alacakları ve dolayısıyla döviz gelirlerini yukarı çıkarıyor. Ancak ana unsur bu değil. Netice itibarıyla enflasyonist bir ortamdan geçiyoruz. TL olarak bakıldığında çok büyük artış var ama gerçekten reel artıştan bahsetmek mümkün değil. Enflasyon muhasebesine bizler de bir yıl sonra intikal edeceğiz, 2025’te gerçek resim biraz daha netleşecek. 

Kârlılık anlamında 2024 nasıl geçecek? 

Yine tıpkı bankacılık kesiminde olduğu gibi leasing şirketleri de özkaynak kârlılığında enflasyonu yakalamakta zorlanacaktır. 

Leasingde bugün sorunlu alacak oranı ne kadar? Bu yıl artış bekleniyor mu? 

Sorunlu alacak oranı yaklaşık yüzde 3. Burada 2024 için dramatik bir bozulma öngörmüyoruz.


“KÂRLILIKLA GELEN BÜYÜMEYİ HEDEFLİYORUZ”

ODAK İŞLER
İş Leasing olarak 2023’ü leasing alacakları büyüklüğü olarak kiralama alacakları alanında en büyük ikinci pozisyonumuzu koruyarak kapattık. 2022’ye göre yüzde 35 artışla net leasing alacaklarımız 23,3 milyar TL’ye ulaştı. Konsolide net kârımız da 1,8 milyar TL oldu. Özkaynak kârlılığının eşlik etmediği bir büyümeyi hedeflemiyoruz, doğru da bulmuyoruz. Bu da belli alanlara konsantre olmamız anlamına geliyor. KOBİ’lerin ekipman yatırımları, enerji verimliliği tarafındaki yatırımlar ve imalat sanayi tarafındaki ihracatçı şirketleri hedeflemiş durumdayız. Özellikle son 2 yılda çok hızlı büyüyen ulaşım araçları alanında beklentileri karşılayacağız. Tarım tarafında etkin olma yönünde çabamız var.

YENİLERİ GELECEK 2023’ün son aylarında Fransız Kalkınma Ajansı kuruluşu Proparco’dan 40 milyon Euro kredi aldık. Bu kaynak tamamen yenilenebilir enerji tarafında kullanmak üzere alındı. Hedefimiz, 2024’te bunun tamamını yatırımın finansmanında kullandırmak. 2024’te yüksek ihtimalle yenileri de gelecek. Müşteri memnuniyeti ve operasyonel verimliliği artırmak için yeni bir proje başlattık. Sürdürülebilirlik tarafındaki hassasiyetimizi de devam ettireceğiz. BİST’in sürdürülebilirlik endeksindeki tek leasing şirketiyiz. 2024’te sektör büyüme oranının üstünde büyüme hedefimiz var. Kârlılıkla, aktif kalitesiyle desteklenen bir büyüme hedefliyoruz.



“REKABETTE HANDİKAP OLUŞTU”

VADELER KISALDI 
Sıkışan ekonomik koşullardan dolayı yatırımın finansmanında vadeler kısaldı. Yurt dışındaki kreditörlerden Türkiye’ye olan teveccüh azaldığı ya da bekleme dönemine geçtiği için haliyle vadeler biraz gerilemeye başladı. Daha önceki dönemlerde ortalama 48-60 aydan bahsetmek çok olağandı. 2023’teki yapılan sözleşmelerin ortalamasıysa 30 aylarda kaldı, bu da bize azami olarak 24-36 ayların ötesine geçilemediğini gösteriyor.

KATILIMIN ETKİSİ Leasing sektöründe işlem adetlerinden ziyade müşteri tabanını artırmak önemli. 2023’te burada artış sağlandı; 34-35 binlerde seyreden müşteri sayısı 38 bine geldi. Bu yıl müşteri sayısında 40 bini yakalarız. Burada bir olgu daha var; katılım bankaları da finansal kiralama işlemleri yapabiliyor. Katılım bankaları ilk defa leasing şirketlerini işlem hacmi olarak yakaladı. İşlem hacminde ilk defa yarı yarıya geldik. Bir önceki yıl, bu oran yüzde 65-35 oranındaydı. Bu, rekabette handikaplı hale dönüştüğümüz bir yapı. Katılım bankaları, bizden farklı olarak tasarruf sahiplerinden fon toplayabiliyor. Bu da ister istemez maliyet tabanında daha farklı bir yer oluşturuyor. Leasing şirketleriyse tamamen kendi özkaynakları, yurt içindeki finans kurumlarından, bankalardan ve yurt dışındaki kreditörlerden kaynak buluyor. Haliyle rekabet tarafında biraz handikap oluştuğu açık.


Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz