“3 yılda 10 milyar dolarlık hacme ulaşırız”

Leasing sektörü 2025’i yaklaşık 6 milyar dolarlık yeni iş hacmiyle kapatmaya hazırlanıyor. İlk dokuz ayda dolar bazında yüzde 40 büyüyen sektör, işlem adedi ve müşteri sayısında da çift haneli artış yakaladı.

24.02.2026 15:05:300
Paylaş Tweet Paylaş
“3 yılda 10 milyar dolarlık hacme ulaşırız”

2025 yılında leasing sektöründe hem işlem hacmi hem müşteri sayısında güçlü bir ivme yakalandı.

Nil Dumansızoğlu / [email protected]
Fotoğraflar: Gökhan Çelebi
Capital Dergisi / Ocak 2026

Finansal Kurumlar Birliği verilerine göre sektör, yılın ilk dokuz ayında dolar bazında yüzde 40 büyüyerek 5,3 milyar dolarlık yeni iş hacmine ulaştı. İşlem adedi yüzde 16 artarken müşteri sayısı 51 binin üzerine çıktı. Vakıf Leasing Genel Müdürü Metin Özetci, özellikle sat-geri kirala işlemleri, enerji yatırımları ve teknoloji projelerinin talep tarafında belirleyici hale geldiğini vurguluyor. Düşen finansman maliyetlerinin ertelenmiş yatırımların devreye girmesini hızlandıracağını belirten Özetci, “2025 sonunda sektörün yaklaşık 6 milyar dolarlık yeni iş hacmini yakalamasını öngörüyorum” diyor.

Metin Özetci’yle leasing sektörünün 2025 performansını ve trendleri konuştuk:

2025’te en güncel verilerle leasing sektöründeki tablo nedir?

Leasing sektörü bu yıl büyüme yönünde olumlu bir performans sergiliyor. Finansal Kurumlar Birliği verilerine göre 2025 yılı 9 aylık işlem adedinde yüzde 16, işlem hacminde ise dolar bazında yüzde 40’lık ciddi bir büyüme olduğunu görüyoruz. Yılın ilk 9 ayında sektörün müşteri sayısı da yüzde 31,9 artışla 51 bin 319 olarak gerçekleşti.

Yeni iş hacmi ne kadar büyüdü?

Sektör 3’üncü çeyrekte toplamda yüzde 40 büyümeyle 5,3 milyar dolarlık yeni iş hacmine ulaşmış durumda. Bu rakamın son yılların en iyi performanslarından biri olduğunu söyleyebilirim. Geçen yıl sonu işlem hacmini ilk 9 ayda yakalamış durumdayız.

2025’i ne kadarlık iş hacmiyle kapatmayı öngörüyorsunuz?

Sektörün bu yıl 6 milyar dolarlık işlem hacmini gerçekleştirmesini bekliyoruz. Geçen yılki 5,5 milyar dolarlık yıllık sözleşme tutarıyla kıyasladığımızda dolar bazlı yüzde 10’luk bir büyüme tahmininden bahsedebiliriz.

2025 boyunca TL’yle yapılan işlemlerle döviz cinsi işlemler arasındaki denge nasıl değişti?

BDDK’nın konsolide sektör bilanço verilerine göre Net Finansal Alacaklar 2024 yıl sonunda yüzde 67’lik bir yabancı para ağırlığına işaret ediyor. Bu yıl içinde yapılan işlemlerde YP ağırlığının arttığı ve sektör bilançosunda Net Finansal Alacaklar içindeki YP payının yüzde 77’ye kadar çıktığını görüyoruz.

2026’da bu oran ne olur?

Enflasyondaki düşüşe paralel olarak yurt içi borçlanma maliyetlerinde de bir düşüş olacağından TL leasing işlem payında artış olacağını ve dengenin YP yüzde 60, TL yüzde 40 ekseninde oluşacağını düşünüyorum.

Leasing sektörünün büyümesinin arkasındaki temel dinamikleri nasıl özetlersiniz?

Büyümenin temelinde, leasing şirketlerine yönelen talep artışı olmakla birlikte esas belirleyici unsurun sektörün uluslararası finansal kuruluşlar dan sağladığı dış kaynaklı kredilerdeki artış olduğunu düşünüyorum. Yapılan sektörel bir anket çalışmasına göre 2024 ile 2025 üçüncü çeyrek verilerini karşılaştırdığımızda, sektörün yurt dışından temin ettiği fon miktarında yüzde 133’lük bir büyüme gerçekleşti ve 3,5 milyar dolar kredi temin edildi. Finansman kaynağı ne kadar genişlerse sektör de o ölçüde işlem yapabilir hale geliyor. Bu nedenle uluslararası piyasalardan sağlanan fonların hacminin artması, sektörün genişlemesini doğrudan tetikledi.

Yurt içi banka kredileri, yurt dışı kaynaklar ve menkul kıymet ihraçları arasında 2025’te nasıl bir denge oluştu?

Sektör, ağırlıklı yatırım malı finansmanı yaptığı için uzun vadeli ve yabancı para ağırlıklı bir fonlama mekanizması kurmuş durumda. Bu nedenle öncelikli olarak yurt dışından sağlanan uzun vadeli kaynaklarla borçlanma yapılıyor. BDDK’nın Eylül 2025 verilerine göre 488 milyar TL olan aktif toplamın yüzde 63,4’ü banka kredileri, yüzde17,9’u özkaynaklar, yüzde13,3’ü diğer yabancı kaynaklar ve yüzde 5,4’ü de menkul kıymetlerden oluşuyor. Kredilerde yabancı para payı ise yüzde 89 seviyesinde.

Sektör kırılımlarında paylar nasıl değişti?

2025 yılı 3’üncü çeyrek verilerine bakarsak yüzde 30,7’yle en büyük paya sahip sektör, iş ve inşaat makineleri. Bu sektör, geçen yılın aynı döneminde de yüzde 30,4’lük payla leasing sektörünü domine etti. İkinci sırada gelen karayolu taşıtları geçen yıl aynı döneme göre yüzde 24,7’den yüzde 17’ye gerilerken imalat sanayine dönük makine mal gruplarının toplam leasing işlem hacmi içindeki payının yüzde 20,7’den yüzde 22,9’a doğru bir artış eğiliminde olduğunu görüyoruz. Sektörümüzde yine sıkça kullanılan sat-geri kirala ürünü daha çok gayrimenkul işlemlerinde kullanılıyor. Leasinge konu gayrimenkul işlemlerinin payı bir önceki döneme göre yüzde 15,8’den yüzde 16,3’e yükseldi. Yenilenebilir enerjiye dönük leasing mal grupları da işlem hacmindeki payını gittikçe artıyor. 2024’ün aynı dönemine göre bu ürünün payı yüzde 5’ten yüzde 6,8’e çıktı. Bu yılın 3’üncü çeyreğinin sonunda diğer sektörlerin payı da yüzde 6,3 olarak gerçekleşti.

Deprem bölgesi ve kentsel dönüşüm kaynaklı yatırımların, iş ve inşaat makineleri tarafındaki payını nasıl görüyorsunuz?

İş ve inşaat makineleri sektörü, zaten en büyük paya sahip. Bu büyüklüğe doğal olarak deprem bölgesindeki ya da kentsel dönüşüme dönük yeni inşaatlardan kaynaklı yatırımlar güç veriyor. 2026 yılında iş ve inşaat sektörünün payının daha da artacağını öngörüyorum.

Talep artışı en çok hangi ürünlerde? Sat geri kirala tarafında bir hareketlilik var mı?

Evet, bu alanda belirgin bir talep artışı görüyoruz. Şirketler sahip oldukları varlıkları bize satarak yeniden kiralama yoluna gidiyor ve işletme sermayesi için önemli bir likidite yaratıyor. Bu mekanizma özellikle yatırımını tamamlamış ancak nakit ihtiyacı bulunan şirketler için son derece akılcı ve stratejik bir finansman yöntemine dönüştü. Üstelik bu model sadece hızlı bir nakit yaratma aracı değil büyüme hızını, rekabet gücünü ve hatta ihracat kapasitesini artıran bir çözüm olarak öne çıkıyor.

Yenilenebilir enerji ve özellikle GES projeleri için leasing kullanımında durum nedir?

Yenilenebilir enerjiye dönük leasing talepleri artarak devam ediyor. Özellikle öz tüketime dayalı yatırımlar enerji güvenliğini sağlamaya çalışan şirketler için çok önemli. Çünkü enerjide üçüncü taraflara bağımlı olmak istemiyorlar. Demir çelik, seramik gibi üretimdeki elektrik sarfiyatları yüksek sektörler öz tüketime dayalı yenilenebilir enerji yatırımı yapmak istiyorlar. Ayrıca 5G ihaleleri sonrası GSM şirketlerinin veri merkezleri de çok daha önemli ve öncelikli hale geldi ve çok yoğun bir enerji talepleri var. Tüm bunların yeni yatırımları tetikleyeceğini ve leasing içerisindeki yenilenebilir enerji payının daha da artacağını düşünüyorum.

5G’nin etkisi ne olacak?

5G’yi yalnızca bir telekom projesi olarak görmek doğru olmaz. Bu, baştan sona bir ekosistem dönüşümü. 5G’nin yaygınlaşması enerji altyapısından veri merkezlerine, endüstriyel otomasyondan haberleşme teknolojilerine kadar çok geniş bir alanda yeni yatırımları tetikleyecektir. Bu teknolojilerin tümü yüksek enerji kapasitesi, kesintisiz güç kaynakları, ileri teknoloji cihazlar ve güçlü altyapı gerektiriyor. Dolayısıyla orta vadede veri merkezleri, enerji altyapısı ve haberleşme teknolojileri tarafında ciddi bir yatırım döngüsünün başlaması bekleniyor. Bu yatırım ivmesi de doğal olarak leasing sektörü için yeni, güçlü ve uzun vadeli bir büyüme alanı yaratacak.

Hangi sektörlerde potansiyel görüyorsunuz?

Özellikle üç stratejik dönüşüm alanı var. Birincisi temiz enerji ve enerji verimliliği teknolojileri. Yeşil dönüşümün gereklilikleri, bu alanı uzun vadede en güçlü büyüme başlıklarından biri haline getiriyor. İkincisi savunma sanayi. Devlet politikalarıyla güçlü uyum, yerli tedarik zincirinin hızla gelişmesi gibi etkenlerle bu alanın potansiyeli yüksek. Savunma sanayi artık yüksek katma değerli teknoloji ihracı yapıyor ve bu durum yatırım iştahını artırıyor. Üçüncüsüyse yüksek teknoloji yatırımları. Sanayi tesislerinin verimlilik, kalite ve sürdürülebilirlik açısından kendini yeniden inşa ettiği bir döneme giriyoruz. Türkiye artık yüksek katma değerli sanayi ekonomisine geçiş yapan bir ülke konumunda. Leasing sektörü ise bu dönüşümün finansal motoru olarak kritik bir rol üstleniyor.

Sorunlu alacaklarda eğilim nasıl?

Sorunlu alacaklar tarafında, konkordato alan şirket sayısındaki artışa rağmen yeni sözleşme artışına paralel olarak sektör aktiflerini daha çok büyüttüğünden takipteki alacaklar rasyosu yüzde 3’ün altında kalmaya devam ediyor. 2026 için de yüzde 2,5-3 bandının devam edeceğini düşünüyorum.

Sektörün kârlılığı ve özkaynak kârlılığı açısından 2025 performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?

BDDK verilerine göre leasing sektörü 2024’ü yüzde 33,4 özkaynak kârlılığıyla kapatırken Eylül 2025’te bu oran yüzde 25,3’e geriledi. Faiz maliyetlerindeki artış ve piyasadaki rekabetten dolayı kâr marjlarında düşüşten bahsedebiliriz. Sektörümüz aktif kalitesini koruduğu müddetçe sağlıklı büyüme trendini sürdürecek ve kârlılığını koruyacaktır.

2026’da kârlılıkta iyileşme olur mu?

Ucuz maliyetli, yenilenebilir enerji finansmanı gibi tematik kredi kaynaklarına ulaşmamızın kârlılığımıza olumlu etki yapacağını düşünüyorum. Sektör olarak sürdürülebilirliğe dönük ödevlerimizi yerine getirdiğimizde bu fonlardan daha çok pay alabileceğiz. Ayrıca aktif kalitesi sektörün kârlılığına direkt etki yaptığı için nakit akışı kuvvetli, katma değer artırıcı yatırımlara finansman sağlanması önem taşıyacak.

2026’ya girerken leasing sektörü için büyüme, risk ve rekabet başlıklarında nasıl bir senaryo var?

İşlem hacmi büyüyen, kâr marjlarında bir miktar gerileme olan ancak öz kaynaklarını artıran, bu doğrultuda borçlanma kabiliyeti artan bir senaryoyu daha öncelikli buluyorum. 2026 yılında piyasalar açısından makro iyileşmelerin etkisi büyük olacak. Düşen enflasyon ve faiz oranları, ihracat ve turizm gelirlerindeki istikrarlı büyümenin yeni yatırımların önünü açmasını bekliyoruz. Yenilenebilir enerjiye dönük, öz tüketime dayalı yeni yatırımlar da bize ilave bir büyüme ivmesi katacak. Fonlama imkanlarımızın da genişlemesiyle sektörün önümüzdeki 3 yıl içinde 10 milyar dolara ulaşmasını muhtemel buluyorum.

“ÖNCELİĞİMİZ, TALEBİN GÜÇLÜ OLDUĞU SEKTÖRLER”

2026 GÜNDEMİ

Ülke ekonomisine katkı sağlayacak başta savunma sanayimiz olmak üzere imalat sektörü, iş makinesi ve yenilenebilir enerjiye dönük GES ve RES projelerine ağırlık vermeyi planlıyoruz. Gündemimiz aktif kalitesi yüksek, sağlıklı, sürdürülebilir ve kârlı bir büyüme içeren bilanço için tüm ekip arkadaşlarımla birlikte var gücümüzle çalışmak olacaktır.

HEDEFTE NE VAR?

Talebin güçlü olduğu üretim odaklı sektörler 2026’da da önceliğimiz olacak. Bu çerçevede, özellikle savunma sanayi bizim için stratejik bir alan haline geldi. Kısacası, 2026’da odağımız, hem uygun maliyetli ve uzun vadeli fonlara erişim sağlamak hem bu kaynakları ülke ekonomisine değer katacak sektörlerde kullanmak olacak. Bu çerçevede, savunma sanayi başta olmak üzere üreten sektörlere destek vermeye devam edeceğiz.

“KÂR ODAKLI BÜYÜYORUZ”

2025 PERFORMANSI

Şirket olarak 2025 yılını oldukça iyi geçirdik. Özellikle yılın son çeyreğinde yüksek miktarda sözleşmeler yaptığımızı söyleyebilirim. Gerek Körfez Bölgesi’nden gerekse Avrupa piyasalarından yeni borçlanmalar yapıyoruz. Hem işlem hacmi hem kârlılık yönüyle sektörün önde gelen şirketlerinden biri olarak aktif kalitemize önem veriyor, sürdürülebilir, kontrollü ve kâr odaklı bir büyüme politikası izliyoruz.

SAVUNMA ADIMI

Yabancı para kullandırımları piyasaya ve sektöre paralel olarak şirketimizde de artış gösterdi. Net finansal alacaklarımız Eylül 2025’te yüzde 60 YP, yüzde 40 TL olarak gerçekleşti. Müşterilerimizin kredi taleplerine uygun vadelerde, proje kredilerinde daha esnek ve uzun vadelerde destek veriyoruz. Şirketimiz, ağırlıklı olarak ülkenin büyümesine katkı sağlayacak ve sanayi üretimine dönük kredi destekleri veriyor. 25 Şubat’ta Savunma Sanayi Başkanlığımız ile şirketimiz arasında, ülkemiz ve sektörümüz adına çok önemli bir iş birliği hayata geçirildi ve Finansal Kiralama Destek Paketi imzalandı. Bu programla savunma sanayimizin yerli ve milli üretim vizyonuna destek olup üreticilerimize uygun ödeme koşulları ve vadelerde kredi imkanları sunduk.

Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz