Tabana yayılıyoruz

QNB Finansleasing Genel Müdürü Metin Karabiber, leasing alanının bu yıl için görünümünü şöyle çiziyor...

19.05.2022 12:35:000
Paylaş Tweet Paylaş
Tabana yayılıyoruz

Elçin Cirik

ecirik@capital.com.tr

Leasing sektörü, 2020’yi 3,8 milyar dolarla kapattı. 2021’de bu rakam 4,7 milyar dolara ulaştı. QNB Finansleasing Genel Müdürü METİN KARABIBER, “Bu yılın ilk iki ayında hacim olarak geçen yılın yüzde 15 altında başladık” dese de yıl sonu için yüzde 6-7 büyümeyle 5 milyon dolarlık hacme ulaşılmasını bekliyor. Yönetici, işlem başına ortalama büyüklüğün 2020’de 275 bin dolardan 2021 sonunda 237 bin dolara düştüğüne dikkat çekiyor. “İşlem başına boyutlar küçüldü, bu da işlerin küçük ve orta boy şirketlere doğru gittiğini gösteriyor. İş tabana doğru yayılıyor, sektör için iyi bir gösterge” diyor.

Leasing sektöründe 2020 sonrası büyüme trendine geçildi. 2020’yi 3,8 milyar dolar hacimle kapatan sektör, 2021 sonunda 4,7 milyar dolara ulaştı. QNB Finansleasing’in genel müdürü Metin Karabiber, bu trendin bu yıl da süreceğini düşünüyor. “İlk iki ayda imzalanan yeni sözleşme tutarı toplamı 572 milyon dolar. Geçen yılın aynı döneminde bu tutar, 670 milyon dolardı. Geçen yılın yüzde 15 altında bir tempoyla başladık” diyen Karabiber, yine de yıl sonunda yüzde 6-7 büyümeyle 5 milyon dolar hacme erişileceğini öngörüyor. Karabiber, leasingde en önemli değişimin enerji alanının yükselişi olduğuna dikkat çekiyor. “Sektör yenilenebilir enerjide büyük finansmanlar yapmaya başladı. Özellikle elektrik fiyatlarının geldiği bu nokta da alanı önceliklendiriyor” yorumunu yapan Karabiber’e göre son 3 yılda sıfırdan yüzde 6 paya ulaşan enerji leasingi, 5 yıl içinde en büyük üç alandan biri olarak yüzde 15 pay alacak. QNB Finansleasing Genel Müdürü Metin Karabiber, leasing alanının bu yıl için görünümünü şöyle çiziyor: 

 Leasingde bu yıl yeni işlem hacmi nasıl gidiyor? 

 İlk iki ayda imzalanan yeni sözleşme tutarı, toplamı 572 milyon dolar. Geçen yılın aynı döneminde bu tutar, 670 milyon dolardı. Geçen yılın yüzde 15 altında bir tempoyla başladık. Ama tabii yılın bitimine kadar önümüzde 10 ay var ve bu yılı 5 milyon dolar hacimle kapatacağımızı tahmin ediyoruz. 2021 yılında sektörün toplam hacmi 4,7 milyar dolar oldu. Dolayısıyla bu yıl kötü başladı diyemeyiz. Genel trende baktığımızda 2020 yılında hacim 3,8 milyar dolar olmuştu ve 2021 yılında yüzde 24 ile iyi bir büyüme yaptık. Bu büyümenin üzerine bu yıl tempoyu düşürmeden büyümeye devam edebilirsek 2022 de iyi bir yıl olacak. 

Bu iki ayda imzalanan sözleşmelere baktığınızda öne çıkan alanlar neler?

 Aslında hala sektörde yaptığımız işlerin ağırlığı, iş ve inşaat makinelerinde yoğunlaşıyor. 2021 sonunda iş ve inşaat makinelerinin sektörde hacmi yüzde 18, ardından yüzde 14 ile tekstil ve yüzde 7,5 ile toptan/perakende alanı geliyor. Dağılım, aynı şekilde gidiyor. Ancak buradaki önemli değişim, son 3 yıldır enerji sektörü hacimden ciddi pay almaya başladı. Sektör yenilenebilir enerjide büyük finansmanlar yapmaya başladı. Özellikle elektrik fiyatlarının geldiği bu nokta da alanı önceliklendiriyor. Tesislerin, evlerin üzerinde çatı güneş enerjisi sistemleri yatırımları yapıyoruz. Önümüzdeki 5 yıl içinde işimizin en büyük kısmı, enerji ve özellikle yenilenebilir enerji olacak. 

 Peki enerji sektörünün aldığı pay bugün ne kadar? Bu pay nereye taşınır? 

 Enerji yatırımlarının çok büyük bir kısmı güneş, çatı güneş, rüzgar, biyokütle gibi yenilenebilir enerji. Sektör hacminden yüzde 6 pay alıyor. Son 3 yılda sıfırdan bu noktaya geldi. Enerjinin 5 yıl içinde sektör iş hacminde en büyük üç alandan biri olacağını tahmin ediyoruz. Aldığı pay da yüzde 15’lere doğru gelir. Bugünlerde Avrupa Birliği, Rusya’ya enerji bağımlılığını düşürmek için bu alanlarda yeni teşvikler de verecek. Enerji pompaları, biyokütle, biyometan yatırımları gibi alanlara teşvikler gelecek. Biz de önümüzdeki dönemde Türkiye’de örneğin enerji pompası finanse etmeye başlarız. Ama tabii Türkiye’nin güneş haritası çok iyi olduğu için güneş yatırımları ön planda olacak. Özellikle yeni yapılan düzenlemeyle meskenlerde güneş enerjisi kurulumlarında güç sınırı 10 kW’dan 25 kW’a çıktı. Böylece konut ve sitelerin de güneş enerjisi yatırımları yapabilmeleri söz konusu, bu alan cazip hale geliyor. Bu tür uygulamalarla da yaygınlaşacak. Şu anda sektörün Avrupa Birliği’nden aldığı uzun vadeli fonların ana konu başlıkları, enerji yatırımları ve küçük/orta boy işletmeler. Dolayısıyla Türk şirketleri bu fonlara ulaşabilmek için bu alanlarda finansmana yönelecek. Ayrıca Birleşmiş Milletler’in 2030 Sürdürülebilirlik Kalkınma Amaçları’na, biz şirket olarak imza attık, aynı konulara odaklanmak gerekiyor. Tüm sektörün odağı, enerji olacak. 

 Sektör işlem adetlerinde nasıl bir görünüm izliyor?

2021 sonunda işlem adetlerinde de yüzde 43 ile iyi bir büyüme var. 2021’de 19 bin 750 adet yeni işlem yaptık, 2020’de bu sayı 13 bin 800’dü. Müşteri sayıları 36 binde devam ediyor. Leasing işlemlerinin vadeleri uzun olduğu için havuz büyümüyor. Burada işlem adetleri daha önemli. Aynı şekilde işlem başına büyüklüklerde de 2020 sonunda 275 bin dolar olan ortalama büyüklük, 2021 sonunda 237 bin dolara düştü. İşlem başına boyutlar küçüldü, bu da işlerin küçük ve orta boy şirketlere doğru kaydığını gösteriyor. İş tabana doğru yayılıyor. Bu durum sektör için iyi bir gösterge. Dijitalleşme yatırımlarıyla imza sözleşme prosedürleri regülasyonlarla düzenlenirse daha küçük işletmelere, bireylere gidebiliriz. Bireylere de leasing yapabiliriz, tekne leasingini zaten yapıyoruz. Bireyler, cep telefonu, fotoğraf makinesi, beyaz eşyayı da leasingle alabilir. Örneğin telekom şirketleriyle anlaşıp cep telefonu aldığınızda 3 yıl kullandıktan sonra şirkete geri vereceksiniz, biz cep telefonunuzun yenilemesini yapacağız. Bu iş modellerini konuşur hale geleceğiz. Bugün de konuşmaya başladık zaten. Ancak bu modellerin ete kemiğe bürünmesi zaman alır. Çünkü leasing tarafında dijitalleşmenin tamamlanması, daha önemlisi regülasyonların da beraberinde gelmesi gerekiyor. Önümüzdeki 5 yıl içinde tüm bu gelişmeleri hep birlikte göreceğiz. 

 Bu yıl sonunda işlem adetlerinde büyüme trendi devam eder mi? 

 2021’deki yüzde 40 artış trendinin devam edebileceğini tahmin etmiyorum. Yıl sonunda 21-22 bin civarında işlem adedine ulaşırız. Böylece sözleşme başına ortalama büyüklükler de 210-215 bin dolara kadar gelir. Müşteri sayılarındaysa önemli bir değişim beklemiyorum. 

 Enerji dışında bu yıl iyi büyüyecek alanlar hangileri olur? 

 İş ve inşaat makineleri ilk sırada kalmaya devam edecek. Leasing sektörü, yollar ve büyük taahhüt projelerinde kullanılan iş ve inşaat makinelerine finansman sağladığı için burada daralma olmaz. Tekstil de ihracatın etkisiyle iyi gidiyor, bu yıl da ikinci sırada yerini korur. Değişim olarak enerji sekt��rü, üçüncü sıraya gelir. Kağıt ve sağlık sektörleri 2021 yılında paylarını büyüttü. 2021’de sektörden alınan paylarda kağıtta 2,5 ve sağlıkta 3 puan büyüme mevcut. Bu yıl da bu iki alanın iyi büyüyeceğini tahmin ediyorum. 

 Şubat ayında başlayan savaşın, sektörünüze etkisi nasıl olur? 

 Şirketimizin portföyüne baktığımızda, ki sektörde portföyler birbirine yakın, çok büyük bir etki olmayacak. Bazı müşterilerimizin Rusya ve Ukrayna’da fabrikaları var ya da bu ülkeler ağırlıklı satış pazarlarını oluşturuyor. Ama genel tabloda sektörün çok büyük bir problemi olacak gibi görünmüyor. 

 BDDK verilerine göre sektör, 2021 sonunda yüzde 36 artışla 2 milyar TL kâr açıkladı. Bu yıl kârlılık sürer mi? 

 Bizim kârı ölçme kriterimiz, sermaye getirisi. Mutlak değer olarak baktığınızda kâr iyi artmış görünüyor ama hissedar koyduğu özkaynakla ne kadar para kazanıldığına bakıyor. Bu açıdan iyi bir kâr yok. Türkiye’de enflasyon yüzde 50’ler düzeyinde, sektörün sermaye getirisi yüzde 16. Bu yıl henüz ilk çeyrek sonuçları açıklanmadı ama ilk göstergelere göre kârlılık iyi gidiyor. Bu yıl sonunda daha yüksek sermaye getiri oranı çıkacak gibi duruyor. İşlem hacminin büyümesi, sorunlu alacak oranındaki düşüş trendi ve Merkez Bankası’nın sağladığı kaynakla genel ortalamada maliyetlerin düşmesiyle kârlılık daha iyi gidecek.


“BİREYSEL LEASİNG ÖNE ÇIKACAK”

HEDEF
2021 yılında toplam 600 milyon dolar sözleşme imzaladık. Bu, yeni imzalanan sözleşmelerde sektörün yüzde 13’üne tekabül ediyor. 2020 yılında da 570 milyon dolar hacme ulaşmıştık. Müşteri sayımızı 3 bin 500’ten 4 bine çıkardık. 2022 yılı sonunda da 600 milyon dolar hacim hedefliyoruz. Bunun yüzde 20’sini yeşil, yenilenebilir enerji işlerinin finansmanından yapacağız. Bu yıl sonunda sektördeki pazar payımızı da korumayı hedefliyoruz. Türkiye’nin risk pirimi yükseldiği için fonlama bulmada zorlanacağız. Uygun fiyatlı fonlama bulabilirsek daha yüksek bir hacme de ulaşabiliriz.

ENERJİ Birleşmiş Milletlerle imzaladığımız Küresel İlkeler Sözleşmesi kapsamında odak alanlarımız, yeşil enerji finansmanı, küçükorta boy işletmeler ve dijitalleşme olacak. Bugüne kadar 4 yılda toplam 250 milyon dolarlık yeşil, yenilenebilir enerji finansmanı yaptık. Her yıl 100 milyon dolarlık yeşil enerji ve enerji tasarrufu finansmanı gerçekleştirmek istiyoruz. Şirket portföy dağılımımızda enerji, bu yıl sonunda yüzde 20 ile ikinci sıraya gelecek. 2023 yılında regülasyonların da tamamlanmasıyla dijital üzerinden işlerimizi akıtmaya başlarız. Bu gelişmeyle stratejimizi bireylere ve küçük işlemelere yönelik yapacağız. Enerji pompası, otomobil, çatı güneş enerjisi, cep telefonu, fotoğraf makinesi, beyaz eşya gibi farklı alanların bireysel leasingini de yapacağız.



“TL’NİN AĞIRLIĞI ARTIYOR”

“İKİYE KATLANDI” 
Sektörde yeni yapılan işlemlerin yüzde 55’i TL olmaya başladı. Yakın geçmişte bu oran yüzde 20-25’lerdeydi, ikiye katladı. Ama sektörde eskiden taşıdığımız sözleşmeler ve kur farkı nedeniyle bilançolar içinde TL’nin payı yüzde 30’larda kalıyor. Kurlarda yukarı doğru hızlı bir hareket olmazsa iki yıl içinde sektör bilançoları içinde de dengenin, TL ağırlıklı hale geleceğini tahmin ediyorum. Sektörde son dönemde vadelerde değişiklik görünmüyor. TL işlemlerin vade ortalaması 21-22 ay ve yabancı para işlemlerin ortalamaları 24-25 aylarla devam ediyor.

SORUNLUDA DÜŞÜŞ Leasing sektöründe sorunlu alacak oranı, 2019’da yüzde 8,5’le en yüksek noktaya gelmişti. 2021 sonundaysa bu oran, yüzde 5,8’e düştü. Bunun en önemli nedenlerinden biri, işlem hacmi büyüdükçe sorunlu kredilerin toplamda oranı azalıyor. Ayrıca son iki yıldır Merkez Bankası’nın bankalar üzerinden sisteme verdiği para miktarı büyüdüğü için likidite sorunu yok, geri ödemeleri rahatlıkla alıyoruz. Tabii sektörde büyük oyuncular yılda bir sorunlu kredi portföylerinin satışlarını da yapıyor, temizleniyor. Bu yıl sonunda sektör işlem hacmi, tahmin ettiğimiz gibi 5 milyar dolara ulaşırsa sorunlu alacak oranı da yüzde 5’e doğru iner.




İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz