Türk un sanayisi küresel gücünü 3 milyon tonla büyütecek

Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF), “İklim Dayanıklılığı ve Ticaretin Geleceği” temasıyla düzenlediği 20. Uluslararası Kongre ve Sergisi’nde sektörün 2026 yol haritasını açıkladı.

16.02.2026 13:04:140
Paylaş Tweet Paylaş
Türk un sanayisi küresel gücünü 3 milyon tonla büyütecek

Un sektöründe hizmet veren kuruluşları tek çatı altında toplayan Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF), her yıl uluslararası boyutta düzenlediği kongre ve sergisinin 20’ncisini, bu yıl 12-15 Şubat 2026 tarihleri arasında “İklim Dayanıklılığı ve Ticaretin Geleceği” temasıyla Antalya’da gerçekleştirdi. 

Nilüfer Gözütok / [email protected]

1.400’ü aşkın ulusal ve uluslararası delege ile 500’den fazla firmayı bir araya getiren organizasyonda; küresel ekonomide son gelişmeler, dünya ve Türkiye tahıl piyasalarına genel bakış, iklim dayanıklılığı ve tarımsal üretim, ticaretin geleceği ve yeni pazar dinamikleri, tedarik zinciri yönetimi, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik başlıkları ele alındı.

2025’te 873 milyon dolarlık ihracat

Tarım politikalarındaki dönüşüme ve iklim krizinin üretim üzerindeki etkilerine dikkat çeken TUSAF Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mesut Çakmak, küresel ticarette yaşanan daralma, finansmana erişimdeki zorluklar ve bölgesel jeopolitik gelişmelere rağmen sektörün üretim ve ihracat kapasitesini koruduğunu vurguladı.

Çakmak; “2025 yılında 2 milyon 344 bin 528 ton ihracat gerçekleştirdik. İç piyasada arz güvenliğini kesintisiz sağlarken dış pazarlardaki varlığımızı da sürdürdük. Türk un sanayisinin üretim kapasitesi, lojistik gücü ve pazar çeşitliliği bu süreci yönetmemizde belirleyici oldu” dedi.

2026’da hedef: 3 milyon ton ihracat

2026 yılına ilişkin hedeflerini açıklayan TUSAF Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mesut Çakmak, küresel tahıl piyasalarında yeni dengelerin oluştuğu ve ticaret koridorlarının yeniden şekillendiği bir döneme girildiğini belirtti. Çakmak, “2026 yılında ihracat performansımızı yukarı taşımayı ve 3 milyon tonluk hedefe ulaşmayı amaçlıyoruz. 12 milyon tonluk dünya ihracat pazarındaki payımızı yüzde 25’in üzerine çıkarmayı hedefliyoruz’’ dedi.

Türk unu, güçlü markalarıyla küresel rekabette öne çıkıyor

Suriye başta olmak üzere ba­zı pazarlarda güçlü ihracat artı­şı yaşandığını ve bu artışın hız­lanarak devam edeceğini belir­ten Çakmak şöyle devam etti: “2025 yılında yaklaşık 18 bin ton seviyesinde olan Suriye ihracatımız, 2026 itibarıyla aylık 55–65 bin ton bandına yükseldi. Mısır başta olmak üzere güçlü üretici ülkelerle yoğun bir rekabet içindeyiz. Türk unu, güçlü markalarıyla bu rekabette öne çıkıyor” dedi.

Üretimde hedef: 20 milyon ton

2026 üretim beklentilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan TUSAF Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mesut Çakmak, kapasitede bir düşüş öngörmediklerini belirtti. Çakmak, “Ekim ayında yağışlar düşük seyretmişti ancak ocak ayından itibaren tüm bölgelerimiz ciddi yağış aldı. Bahar yağmurlarının da olumlu seyretmesi halinde bu yıl üretimde 20 milyon tonun üzerine çıkabileceğimizi öngörüyoruz. Uygun koşullar oluşursa 3,5 milyon ton ihracat seviyesini de aşabiliriz” dedi.

İç piyasaya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Çakmak, “Önümüzdeki bir yıl içinde Türkiye genelinde önemli bir dönüşüm hayata geçirilecek. Ekmek üretiminde kullanılan unun yüzde 40’ı tam buğday unundan oluşacak. Devletimizin belirlediği bu oran doğrultusunda ekmeklerin besin değeri daha yüksek olacak” ifadelerini kullandı.

2026 Gündemi: Dayanıklılık ve güvenli tedarik

Öncelikli başlıklara da değinen Çakmak, “Finansmana erişim, maliyet yönetimi, enerji verimliliği ve iklim dayanıklılığı sektörümüzün gündeminde üst sıralarda yer alacak. Güvenli ve sürdürülebilir gıda tedariki temel önceliğimiz olmaya devam edecek. TUSAF olarak hem tüketiciyi koruyan hem de sektörde adil rekabeti destekleyen bir yapının sürdürülmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Sektörün artık çok boyutlu bir risk ortamında faaliyet gösterdiğini belirten Çakmak, iklim değişikliği ve ticaret güvenliğinin birlikte ve bütüncül bir yaklaşımla yönetilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz