Başarısızlık korkulması gereken bir şey değildir

Korkuyla başa çıkmakta atılması gereken ilk adımın, aslında neden korktuğunuzun tam olarak tanımlanması gerektiğini düşünürüm.

1.12.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Başarısızlık korkulması gereken bir şey değildir

Şirketinizin benzersiz satış noktalarından, rakiplerinin arasından nasıl sıyrılacağına dair her şeyi güvenilir bir sırdaşla tartışmak, korkuların bastırılması için iyi bir yöntemdir. Bazen kendi iş planınız hakkında ufacık bir tartışma eylemi bile emin olmadığınız konuları gün ışığına çıkararak sıklıkla endişelerinizin temelinde yatan çözümlenmemiş ufak tefek sorunların halledilmesine yardımcı olabilir.

Ancak eğer bu kadar tereddütlü olmanızın temelinde bir önceki girişiminizin nasıl sonlandığı yatıyorsa, o zaman girişimcilerin çoğunun kurdukları ilk şirketi batırdıkları gerçeğini göz önüne alarak kendinizi bir parça rahatlatmaya çalışın. Başarısız olmak asla sizin kendi şirketinizi kurmak ve yönetmek için yetersiz olduğunuz anlamına gelmez. Aslında girişim sermayesi yatırımcılarının çoğu, potansiyel ortaklarını başarısız bir girişime karşı nasıl tepki verdikleri temelinde değerlendirir ve herhangi bir başarısızlıkları karşısında onlardan uzaklaşmak yerine bunu bir karakter testi olarak görürler. Kendini yeniden toparlamanın tek yolu, bu deneyimden alınabilecek ne kadar çok ders varsa hepsini almak ve bir sonraki şirket kurma girişiminde aynı hataları tekrarlamamakta yatar.

İlk şirketlerinizden birini kurmanızla ilgili deneyiminiz, bana Virgin’i tanıtmaya ve diğer şirketlerimizin adını duyurmaya çalıştığımız sıralar yüzleştiğimiz engellemeleri ve meydan okumaları hatırlattı. Rekorlar kıran, sıcak hava balonu gezilerimizde tekrar yeryüzüne inmeyi başarıp başaramayacağımı düşünerek kahrolduğum çok olmuştu. Oysa her seferinde, bir önceki gezide yaptığım yanlışlardan dersler çıkarmış ve bu yolculuklara uyum sağlamayı başarabilmiştim.

Bir başka örnek: Birkaç yıl önce Virgin America’nın San Fransisco’dan Las Vegas’a uzanan yeni güzergahının lansmanına yardımcı oluyordum ve gazino otelimize varır varmaz beni en üst kata çıkarmışlar ve otelin tepesinden zeminine kadar belimde iple sarkıtılarak ineceğimi söylemişlerdi. Hava karanlıktı ve çok rüzgar vardı, biliyordum ki yeniden otelin içine dönmeli ve bu meydan okumanın benim boyumu aştığını söylemeliydim. Ancak onun yerine kendimi, bu işi gerçekleştirebileceğime ikna ettim. Rüzgar aşağıdan esiyordu ve birkaç saniye içinde kendimi binanın cephesinden aşağıya doğru pantolonumu çekiştirip duvara çarpa çarpa iple inerken ve sırtı zedelenmiş bir halde bulmuştum. Bu öğrenilmesi çok acı veren zor bir dersti. Ancak bugüne kadar üstünden gelebilmeyi becerdiğim her şeyi hatalardan dersler çıkarma yeteneğime (ve adrenalin ile iyi bir şansın kombinasyonuna) borçluyum!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz