"Sporda doping ve ahlaksızlık"

Son aylarda spor dünyasından ardı ardına kötü haberler geldi.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Sporda doping ve ahlaksızlık
Bahanesi olmaz. Son aylarda spor dünyasından ardı ardına kötü haberler geldi. Sporda en kötü haber, yenilgi veya başarısız bir sonuç değil. En kötü haber “doping.”

Doping, ahlaksız bir davranış. Mutlaka ağır cezalandırılması gerekir. Sporda yenmek de var yenilmek de... Ahlaksız yollara sapmadan elinden gelenin en iyisini yaparak mücadele etmek gerekir.

Uzun yıllar spor yaptım. Milli takımlarda basketbol oynadım. Antrenör, koç kurslarına katılıp lisans aldım. Yıllarca basketbol federasyonunda yönetim kurulunda görev yaptım. Sporun hemen bütün dallarını ülkemde, dünyada yakından izlemeye çalışırım. Özellikle sporun anası olan atletizm ve onu takip eden dallarda önde gelen ülkelerin sporcularını ve performanslarını yakından izlerim. Kafa yorarım, okurum, kendimi güncel tutmaya çaba gösteririm. Özetle bu işten anlarım.

Son dönemlerde Türk sporu, doping yapan sporcuların haberleriyle çalkalandı. Doping yaptığı saptanan sporcular arasında Avrupa şampiyonu atletler, dünya ikinciliği kürsüsüne çıkmış basketbolcular, şampiyon halterciler var. Bu kadar yaygın doping yapılması, benim gibi ahlaklı sportmenliği savunanlar için korkunç bir haber olmasının ötesinde, ülkemizde denetimin ve eğitimin ne kadar geride olduğunu gösteriyor. Sporcular, bu ahlaksız davranışı adet haline getirebiliyor. Haksız rekabet üstünlüğüyle hiçbir ahlaki değere, etik kurala bakmaksızın sadece iyi derece yapma peşinde olarak kanunsuz yollara girebiliyorlar. Eğitim ile bu ahlaki kuralların yeterince verilmediği anlaşılıyor. Daha da kötüsü federasyonlar, hatta bazılarının başkanları doping yapmış sporcuyu savunur bir tutum takınıyor. Bu utanç verici yaklaşım, spor ahlakı açısından büyük dersler içeriyor. Sırf kendi başkanlık dönemleri içinde skor tabelasında iyi bir sonuç alabilmek ve bununla övünmek adına en önemli ahlak kurallarını ayaklar altına alabiliyorlar.

NBA’de ülkemizi de temsil eden basketbolcu Hidayet Türkoğlu, doping yapması nedeniyle NBA’de çok önemli bir ceza aldıktan sonra basketbol federasyon başkanının çıkıp da bu sporcunun davranışını adeta savunurcasına konuşmalar yapması kabul edilemez. Sırf bu sporcu milli takımda oynasın, başkanın döneminde iyi bir sonuç alınsın diye sportmenlik için en önemli ahlak kuralından vazgeçilemez. Bu kabul edilemez. NBA’de milyonlarca dolarlık sözleşmelere imza atan deneyimli bir sporcunun sakatlığı geçmesi için “bilemeden©” performans artırıcı, yasaklı maddeler içeren ilaçlar almasına inanmak safdillik, hatta aptallık olur.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz