"Büyüme Liginde Hangi Sektör Lider?"

Türk ekonomisi 2005 yılı hızlı büyüme ile kapattı. Perakendeden inşaata, gıdadan bilişime çok sayıda sektör bu büyümeden etkilendi. Şimdi ise gözler 2006’nın performansına çevrildi. Herkes yeni yıl...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Büyüme Liginde Hangi Sektör Lider?

Türk ekonomisi 2005 yılı hızlı büyüme ile kapattı. Perakendeden inşaata, gıdadan bilişime çok sayıda sektör bu büyümeden etkilendi. Şimdi ise gözler 2006’nın performansına çevrildi. Herkes yeni yıldaki büyümenin sektörlere nasıl yansıyacağını merak ediyor, iş hesaplarını buna göre hazırlamaya çalışıyor. Capital’in araştırması, 2006’nın sektörler için farklı bir performans getireceğini ortaya koyuyor. Buna göre, 3 ayrı büyüme kategorisi ortaya çıkacak, bazı sektörler çok hızlı, bazıları ise normalin altında gelişme gösterecek.

Türkiye ekonomisi 2001 krizini takip eden 4 yılda etkileyici bir makro ekonomik performans sergiledi. 2002’de yüzde 7,9, 2003’te yüzde 5,9 ve 2004’te yüzde 9,9 büyüyen ekonominin, 2005’i ise henüz rakam açıklanmadı ancak, yüzde 6 civarında bir büyüme ile kapadığı düşünülüyor.

Bu oranlar, Türkiye’yi 4 yıl arka arkaya Avrupa'da en yüksek reel büyüme hızına ulaşan ülke yaptı. İşte endişelerin kaynağını da bu rakamlar oluşturuyor. Her ne kadar hükümet 2006 yılı için yüzde 5 büyüme hedefi açıklasa da, iş dünyasının kulislerinde büyüme hızının önemli ölçüde gerileyeceği konuşuluyor. Bu görüşlerin temelinde ise 4 yıl arka arkaya büyüyen ekonominin 5’inci yılda da aynı performansı sergileyemeyeceği fikri yatıyor. Bu görüşü benimseyenler sektörleri ve şirketleri için temkinli hedefler belirliyor.

Bazı kesimler ise büyümenin 2006’da yavaşlayarak devam edeceğini düşünüyor. Bu görüşü dillendiren iyimserler büyümenin motoru iç talepte ciddi bir zayıflama öngörmüyor.

Ekonomiye ilişkin en iddialı büyüme hedefi ise OECD’den geldi. OECD Genel Sekreteri Donald Johnson geçtiğimiz ay yaptığı açıklama şöyleydi:

“AB ile üyelik müzakerelerin açılmış olması Türkiye’ye duyulan güvenin büyük ölçüde artmasına neden oldu. OECD’nin beklentisi 2006’da Türkiye ekonomisinin yüzde 6 oranında büyüme kaydedeceği yönünde.”

Görüşler böyle... Bu görüşler etkisini sektörlerde de gösteriyor. Otomotiv, inşaat, beyaz eşya, çimento, demir çelik, hazır giyim gibi temel sektörlerde temkinli tahminler ağırlık kazanırken yüzde 5-10 arasında rakamlar telaffuz ediliyor. Cep telefonu, sigorta, seramik gibi iyimser sektörlerde ise beklentiler yüzde 10-20 arasında yoğunlaşıyor. Buna karşılık leasing, bilişim, internet, reklamcılık, faktoring gibi hizmet ağırlıklı alanlarda ise tahminler daha iddialı. Bu sektörlerin yüzde 20-40 arasında büyüyeceği beklentisi var.

İnşaat yüzde 5’e oturacak
İnşaat, etki alanın genişliği itibariyle en önemli sektörlerden biri olarak kabul ediliyor. Bir aksilik yaşanmazsa, sektörün 2006’da ekonomiye paralel bir seyir izlemesi bekleniyor. Yani, inşaat sektörü büyüyecek, ancak 2005’teki gibi bir patlama yaşanmayacak.

2004’ün son çeyreğinde canlanmaya başlayan inşaat sektörü, 2005’in ilk 9 ayında yüzde 19,7 büyüme ile patlama yaptı. Büyümede konuttaki canlanma etkili oldu. Türkiye Müteahhitler Birliği Genel Sekreteri Haluk Büyükbaş’ın verdiği bilgiye göre, 2005 Ocak-Eylül döneminde satılan emlak sayısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,3 artış yaşandı. Bu dönemde 15 büyük ilde toplam 571 bin 695 konut satıldı. Ancak, Haluk Büyükbaş’a göre, bu büyüme 1993-2003 döneminde yaşanan yüzde 22,4’lük küçülmeyi telafi etmekten oldukça uzak.

İnşaat sektörünün 2006’da yüzde 5 seviyesinde büyümesi bekleniyor. Büyümede siyasi konjonktür, bireysel tasarrufların konut yatırımlarına dönüşme eğilimi, kamunun 2006 yatırım bütçesi, özel sektörün yatırım eğilimi, yabancı sermayenin doğrudan yatırım yapma eğilimi gibi faktörler etkili olacak. AB sürecinin devamı da süreci etkileyecek faktörlerden biri. Türkiye Müteahhitler Birliği tarafından 2004’te yaptırılan araştırmaya göre, müzakere sürecinin kesintiye uğramadan devam etmesi halinde inşaat ruhsatları yılda ortalama yüzde 7,8, katma değer yüzde 5,1 ve istihdam ise yüzde 4,6 oranında artacak.

Haluk Büyükbaş, “Diğer faktörlerde pozitif gelişmelerin kaydedilmesi halinde ise büyümenin yüzde 5,1 oranının üzerine çıkması da mümkün” diyor.

Demir çelikte Çin faktörü
2005’in ilk 11 ayında Türkiye’nin ham çelik üretimi yüzde 2,3 oranında artarak 19,1 milyon ton oldu. Aynı dönemde ihracat ise yüzde 15,9 azalarak 9,4 milyon tona geriledi.

Demir Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Veysel Yayan, ihracattaki düşüş ile yaşanan sıkıntıların yurtiçinde inşaatın canlanması ve çelik tüketiminin artması ile dengelenmeye çalışıldığını söylüyor. İnşaat sektörünün konut dopingi ile yüzde 20 büyümesi demir çeliğe de olumlu yansıdı. 2005’te yurtiçi satışların yüzde 25 büyüdüğü öngörülüyor. Veysel Yayan, 2006’da artışın süreceğini ve yurtiçi satışlarda yüzde 7 civarında artış tahmin ettiklerini söylüyor. İç satışlardaki bu yüzde 7’lik artış ile sektör, ekonominin üstünde büyüme sağlayacak. Veysel Yayan, “İhracattaki kayıpların tamamen telafisi mümkün olmasa bile 2006’da iyileşme eğilimi göstereceği, uzun ürün ihracatının artacağı ve bu durumun üretime de yansıyacağını tahmin ediyoruz” diye anlatıyor.

2004’ün son çeyreğinden itibaren net ihracatçı konumuna gelen Çin’in, 2006’da tüketimini yeniden artıracağı yönünde tahminler yapılıyor. Çin, tüketimini artırırsa 2006’da Türkiye’nin ihracatının da yüzde 10’a kadar artabileceği düşünülüyor. Veysel Yayan, “Global çelik üreticilerinin üretimlerini kısacağı yönündeki beklentilerin de ihracat artışını destekleyici bir rol oynayacağı düşünülüyor. Yurtiçi talepteki ve ihracattaki artışa paralel olarak 2006’da üretimde yüzde 7 civarında bir artış öngörülüyor” diye değerlendiriyor. Bu tahminler gerçekleşirse, demir çelik, 2006’nın iyi sektörlerinden biri olacak.

Beyaz eşyayı ihracat sürükleyecek
Beyaz eşya sektörü 2004’te krizin etkilerinin ortadan kalkması ve ertelenen taleplerin realize olmasıyla iç piyasada yüksek oranlı bir büyüme gerçekleştirdi. TÜRKBESD Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Temel, sektörün birikmiş taleplerin doymasıyla 2004’ün son aylarından başlayıp, 2005 süresince de devam ederek olağan gelişme trendine geri döndüğünü söylüyor. İlk 11 aylık veriler değerlendirildiğinde, sektörün iç pazarda adet bazında 2005’i yüzde 3 civarında bir büyüme ile tamamlayacağı düşünülüyor. İhracatın ise adet bazında yüzde 11 büyüyeceği öngörülüyor.

hed2006 yılında önemli bir değişiklik beklenmediklerini söyleyen Dilek Temel, bu gelişim trendiyle 2006’da iç piyasada adet bazında yüzde 3-5 ve ihracatta da yüzde 15 civarında bir büyüme beklediklerini söylüyor.

2006’da beyaz eşya sektörünün büyümesinde ihracat etkili olacak. Devreye girecek yeni fırın ve bulaşık makinesi yatırımlarının da ihracata katkısı olacağı düşünülüyor. Dilek Temel, ihracatın büyümede alacağı payı şöyle değerlendiriyor:

“Rusya’da devam eden yatırımların tamamlanarak üretime geçilecek olması, şirketlerimizin Çin’de yaptığı araştırmalar ve Kuzey Amerika pazarına yönelik yapılacak çalışmalarla Türkiye’nin global pazardaki payının artırılması hedefleniyor. Ayrıca Batı Avrupa pazarındaki varlığımızın daha da güçlendirilmesi de hedefler arasında. Görüldüğü gibi şirketlerimizin 2006’daki büyümelerinde itici güç yurtdışı yatırımlar ve artan ihracat olacak.”

Bilişimde neler olacak?
TÜBİSAD Başkanı Orhan Göksal, bilişimin büyüme hızının 2005’te yüzde 25 civarında gerçekleşeceğini tahmin ediyor. Büyümede başta finans olmak üzere uzun süredir bilişime yatırım yapmayan sektörlerin 2005’te yatırım atağı başlatması etkili oldu. Sektörün 2005’te toplamda 3 milyar dolarlık sınırı aştığı düşünülüyor.

Orhan Göksal, 2006’da yaklaşık yüzde 30 civarında bir büyüme yaşanacağını tahmin ediyor.
Tahminler gerçekleşirse bilişim 2006’nın en hızlı büyüyen sektörlerinden biri olacak.

2006 ve sonrasında en hayati konunun e-dönüşüm süreci olacağını söyleyen Orhan Göksal, şöyle devam ediyor:

“AB sayesinde yabancı firmalar Türkiye’ye daha çok yatırım yapacak. Bu yatırımlar hangi sektöre yapılırsa yapılsın bilişimsiz olamaz. Donanımda pozitif trend devam edecek. Aynı ivmeyi henüz yazılımda yakalayamadık ama 2006 yılındaki beklentilerimizden biri de bu. Bütün bu etkenler sektörün büyümesinde önemli rol oynayacak.”

DOL Kurumsal Hizmetler Genel Müdürü Nuray Çetinkaya, internet sektörünün 2005’i yüzde 25 civarında bir büyüme ile kapattığını tahmin ediyor. 2006’da ise büyümenin yeni teknolojilerin yaygınlaşması ile en az yüzde 40 civarında olacağını düşünüyor. Bu tahminler yılın en iddialı sektörlerinden birinin internet olacağını gösteriyor. Nuray Çetinkaya, “Büyüme unsurlarının başında internet ve türevi hizmetlerin yanı sıra anahtar teslimi komple servislerin gelmesi yer alacak. Ayrıca, interneti tamamlayıcı ve firmaların en önemli ihtiyaçlarını karşılayan servisler de lokomotif unsur olacak” diye anlatıyor.

GSM rekabeti cebe yarayacak
Cep telefonunda 2005’in adet bazında yüzde 14-16 ve ciro bazında yüzde 8-10 civarında bir büyüme ile kapandığı tahmin ediliyor. Tekofaks Haberleşme Genel Müdürü Serhat Tatlı, 2006’da adette yüzde 10-15, ciroda ise yüzde 5-10 civarında bir büyüme bekliyor. Serhat Tatlı, yeni teknolojilerin yaygınlaşmasının ve penetrasyon oranının büyümeye devam etmesinin büyümeyi sağlayacağını düşünüyor.

2006’da EDGE ve 3G teknolojileri yaygınlaşacak. Bu teknolojilerin yaygınlaşması ile mobil müzik, mobil internet ve mobil oyun gibi özellikler daha da çok kullanılır olacak. Bu özelliklere yönelim telefon pazarını da olumlu etkileyecek. Diğer taraftan cep telefonu penetrasyon oranı henüz yüzde 45’ler civarında. Bu oranın önümüzdeki yıl yüzde 50’leri aşması bekleniyor. Bu artışın da pazarı olumlu yönde etkileyeceği düşünülüyor.

Bunların dışında Serhat Tatlı, büyümede operatörler arasında yaşanan rekabet yapısının cep telefonuna, sektör tabiriyle “cihaz” alanına sıçrıyor olmasının da etkili olacağına inanıyor.

Serhat Tatlı nedenini ise söyle açıklıyor:

“Türk Telekom’un özelleştirilmesi ile oluşan yeni Avea, Telsim’in Vodofone’a satışı ile pazara global bir oyuncunun tek başına giriyor olması etkili olacak. Bu faktörlere rağmen Turkcell’in pazarda hakim konumunu sürdürüyor olması sektörde yaşanan rekabetin yapısını radikal, fakat bizce son derece müspet biçimde yeniden şekillendirecek. Değişen rekabet koşulları farkındalık oranlarını artıracak ve büyümede bizce en önemli etken olacak.”

ADNAN İĞNEBEKÇİLİ/TÜRKİYE ÇİMENTO MÜSTAHSİLLERİ DERNEĞİ BAŞKANI

“İÇ SATIŞLAR 2006’DA YÜZDE 8 ARTACAK”

TÜKETİM 1998’İ YAKALAYACAK 2005 çimento için büyümenin yeniden hız aldığı önemli bir yıl oldu. Sektör 1999 yılından itibaren önce depremler bilahare ekonomik krizlerin etkisi ile büyük kan kaybına uğradı. 2005 yılında tarihi bir ivme kazanan sektörde yurtiçi çimento tüketiminin 2005 yılında 35 milyon tona ulaşması bekleniyor. İç satışlardaki büyüme rakamının ise yüzde 13-15 arasında olacağı tahmin ediliyor. 2006’da ise büyümenin yüzde 6-8 aralığında olması bekleniyor. Böylece en son 1998’de ulaşılan tüketim hacminin tam 7 yıl sonra yeniden yakalamış olacağız.

İHRACATIN GETİRİSİ İYİYDİ İç talepteki büyümenin yanı sıra dünya pazarlarında çimentoya olan talebin artışı ile ihracat fiyatlarında ciddi düzelmeler sağlandı. Özellikle Irak pazarına yapılan çimento ihracatı, kuruluşlarımıza yurtiçi satışlarının da üzerinde getiri sağladı. İç piyasadaki yoğun talebin bir bölümü fabrikaların artan üretimleri ile karşılanırken ihracatta da azalma mecburiyeti ortaya çıktı. 2005 yılında yurtiçi klinker üretiminin geçen yıla oranla yüzde 10, çimento üretiminin ise yüzde 9 artacağını tahmin ediyoruz.

HEDEF AVRUPA LİDERLİĞİ Kanaatimizce ekonomideki ve inşaattaki tüm olumlu gelişmelere rağmen, ülkenin gündemindeki sorunların yarattığı kırılganlık ilerisi için belirsizlik ortamının devamına neden oluyor. Her şeye rağmen ekonomide çok ciddi bir sorun yaşanmaması halinde inşaat ve çimento sanayindeki büyüme önümüzdeki 5 yıl içerisinde ortalama yüzde 5 civarında bir hızla sürecek. Bu takdirde de 5 yıl içerisinde Türkiye’nin, çimento üretiminde ve tüketiminde Avrupa’nın en büyük ülkesi olması kuvvetle muhtemel.

ÇETİN ALANYA/RAY SİGORTA GENEL MÜDÜRÜ

“SİGORTAYI KASKO VE İNŞAAT BÜYÜTECEK”

2005’TE BÜYÜME YÜZDE 16 Henüz çok erken olmakla birlikte sigorta sektörünün 2005’i hayat dışı branşlarda yüzde 19, hayat branşında ise yüzde 0,2 ve toplamda ise yüzde 16 civarında bir prim artışı ile kapatacağını tahmin ediyorum. Toplamda yaklaşık yüzde 16’lık artış enflasyon oranının iki katı kadar reel bir büyüme olmakla birlikte kanaatimce yeterli bir büyüme değil. Çünkü, sektörde yıllık büyümenin asgari yüzde 25 seviyesinde olması beklenirken yüzde 16’lık bir büyümeyi parlak bir sonuç olarak değerlendirmiyorum.

HAYAT BRANŞI KÜÇÜLÜYOR Özellikle yangın ve nakliyat branşlarındaki büyüme enflasyon oranının altında kalacak gibi görünüyor. Maalesef hayat branşının binde 2 civarında bir büyüme ile reel anlamda küçülmekte olduğunu görüyoruz. Bu bence önemli bir konu. Sigortacılığın uzun vadeli olarak yatırıma sevk edilebilen fonları sadece hayat sigortalarından kaynaklanır ve sektörümüzde bu branş küçülme gösteriyor. Hayat sigortacılığındaki fonların bir kısmının bireysel emeklilik fonlarına kayması ile fertlerin bu fonlarına yönelmesi, hayat branşı için menfi bir sonuç doğurdu.

KASKODA FİYATLAR YÜKSELECEK 2006’da sektörün 2005’e göre yaklaşık yüzde 20 oranında, yani enflasyonun 4 katı büyümesini bekliyorum. Bu beklentideki en büyük dayanağım öncelikle önemli ölçüde zarar edilmekte olan kasko sigortalarında fiyatların bir miktar yukarıya doğru hareketi ile inşaatta devam eden canlılıktır. Öte yandan yangın branşında da iyimser bir şekilde özellikle sınai riziko fiyatlarında yine yukarı doğru bir hareket tahmin ediyorum. Ancak, eğer realist olmayan fiyat rekabeti 2006’da da sürecek ise 2005 yılındaki büyüme oranı ancak yakalanabilir şeklinde de başka bir öngörüm var.

BAŞARAN ULUSOY/TÜRSAB BAŞKANI BAŞARAN ULUSOY

İKİ SEKTÖRDE 2006 NASIL GEÇECEK?

TURİZMDE YÜKSELİŞ SÜRECEK TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy turizme yönelik beklentilerini şöyle açıkladı: “2005’te gelen yabancı ziyaretçi sayısı bir önceki yıla göre yüzde 20,59 artarak 21 milyon 122 bine ulaştı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre, 2005 yılının 9 aylık döneminde yabancı ziyaretçilerden elde edilen gelir bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 16,6 artışla 11 milyar 196 milyon dolara ulaştı. 2006’da gelecek yabancı ziyaretçi sayısı ve yabancı ziyaretçilerden elde edilen gelirin yüzde 15 civarında artabileceğini tahmin ediyoruz. Türkiye turizmi uzun süredir zaman zaman dalgalanma göstermekle beraber çok hızlı bir büyüme trendi izledi. Kuş gribinin önümüzdeki kısa dönemde etkisini kaybedeceğini ve yükseliş trendinin süreceğine inanıyoruz.”

LEASİNG NEREDE BÜYÜYECEK? Leasing sektörü 2006’da da hızlı büyümesini sürdürecek. Ak Lease Genel Müdürü Dursun Akbulut, sektörü şöyle değerlendirdi: “2005’teki işlem hacminin bir önceki yıla göre yüzde 35’lik bir artışla 4,1 milyar YTL’den 5,5 milyar YTL’ye çıkmasını bekliyoruz. 2006’da sektörümüzde yüzde 25 oranında bir artış bekliyoruz. Büyümenin inşaat, iş makineleri ile imalatta kullanılan üretim makineleri gibi mal guruplarında meydana geleceğini tahmin ediyoruz. Finansal kiralamada itici güç yeni ve yenilme yatırımlarındaki artış olacak.”

M. KEMAL AKMAN/BESD-BİR YÖNETİM KURULU BAŞKANI

“İHRACAT 50 BİN TONUN ÜZERİNE ÇIKABİLİR”

HORMON İDDİASI İHRACATI ARTIRDI 2004’ün son çeyreğinde asılsız hormon iddialarıyla sarsılan sektör, 2005’e zararla girdi. İç piyasada aşırı düşük fiyatlar nedeniyle ihracat daha az zarar etme şansını gündeme taşıdı. Bu nedenle 2005’in ilk aylarında ihracatta ümit veren gelişmeler kaydedildi. 2005’in ilk üç ayında hız kazanan kanatlı eti ihracatı, diğer aylarda da aynı hızla devam ederek geçmiş yılların rekorunu iki katı seviyesinde aşarak kırdı.

2004 yılının tamamında kanatlı eti ve sakatatı ihracatımız 29,2 bin tondu. 2005 yılının ilk 10 ayında bu rakam 44,2 bin tona yükseldi.

İHRACAT İÇİN 3 AY BEKLENECEK 2004 yılında tavuk ayağı hariç yaklaşık 12 bin ton kanatlı eti ihracatı yapılmış iken 2005 yılı ilk 10 ayında ayak hariç yapılan kanatlı eti ihracatımız 28,4 bin tona yükselerek yüzde 136 arttı. Ama ne yazık ki kuş gribi hastalığının görülmesi nedeniyle ihracatımız tamamen durdu. Aralık ayının 15’inde ilk ihracat Bulgaristan’a yapıldı. Türkiye’den kanatlı ithalatına kapılarını kapatan diğer ülkelerin Bulgaristan’ı takip ederek yılın son haftalarında kapılarını açmalarını bekliyorduk ki ikinci bir kuş gribi krizi ortaya çıktı. Sınırların açılması için en az 3 aylık bir sürece daha girmiş olduk.

BEYAZDA ÜRETİM DÜŞECEK Mİ? 2005’in haziran ayında yaptığımız üretim hesaplamalarında 2004 yılında 1 milyon 45 bin ton olan kanatlı eti üretimimizin 2005’te yüzde 1,5 oranında bir artışla 1 milyon 61 bin ton civarında olacağı hesaplanmıştı. Ancak, kuş gribi nedeniyle zararı küçültmek için entegre firmalar üretimi düşürmek üzere bazı tedbirlere başvurdu. 2006’nın ilk 3 ayının, 2005 yılının ilk çeyreğine benzer olacağını tahmin ediyorduk. Ancak, yaşanan talihsiz gelişmelerden sonra daha düşük bir üretim dönemi geçireceğimiz çok açık. Ülkemizin kuş gribi salgınından kurtulduğunun bildirilmesine takiben 2006 yılı ihracatının yeterli ihracat teşviki sağlanması halinde yeni bir rekor kırması ve kanatlı eti ihracatının 50 bin tonun üzerine çıkması beklenebilir.

EBRU FIRAT
efirat@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz