Eko-verimlilik

Toplam etkiye bakıldığında doğa dostu sandığımız ürünler, zararlı olarak tanınanlardan daha fazla çevrede hasar bırakabiliyor.

1 AĞUSTOS, 20100
Paylaş Tweet Paylaş
Eko-verimlilik

 Bununla paralel olarak eko-verimlilik analizleri uygulanması ve üretim süreçlerinin çevresel ve ekonomik yönlerinin uluslararası standartlarda incelenmesi gerekiyor. Gelişmekte olan ülkelerde, bu metotları uygulamakta zorluk çekebilecek KOBİ’lere destek olmak amacıyla BASF, UNIDO ve UNEP ile 2002 yılından itibaren ortak bir proje yürütüyor. Bu kapsamda, dönem dönem, belirlenen ülkelerde şirket yetkililerine eğitimler veriliyor ve eko-verimlilik analizi uygulamaları yürütülüyor.
Çünkü eko-verimlilik analiziyle, aynı kalitedeki ürünü ortaya çıkarabilecek farklı yöntemler karşılaştırılarak en eko-verimli olanın piyasaya sürülmesi sağlanabiliyor. Böylelikle bir yandan üretici şirket rekabet avantajı elde ederken diğer yandan da gezegenimizin dengeleriyle en uyumlu ürünler ortaya çıkarılarak sürdürülebilir gelişmeye destek sağlanmış oluyor.
SE­RA GAZ­LA­RI­NA KAR­?I 3-1 ÖN­DE
BASF, aynı zamanda eko-verimlilik yaklaşımı çerçevesinde faaliyetlerinin karbon dengesini kapsamlı bir biçimde hesaplayan ve açıklayan dünyanın ilk şirketi. Hesaplamanın sonuçlarına göre BASF ürünleri, üretim süreçlerinde ortaya çıkanın 3 katı kadar seragazı salınımından tasarruf sağlıyor.
Enerji verimliliğini artıran 90 önemli ürününün yaşam döngüsünü inceleyerek bu ürünlerin küresel CO2 salınımında yılda 250 milyon metrik ton tasarruf sağladığını belirleyen BASF’ın karbon dengesi hesaplaması Freiburg’daki Ekoloji Enstitüsü tarafından da kontrol edildi ve onaylandı.
DÜN­YA­NIN İLK CPO’SU
BASF, enerji verimliliği ve yenilenebilir hammaddeler ile iklim ve kaynak korunmasına yönelik projelerinin daha güçlü yürümesi için 2008 yılının başında bir iklim koruma yöneticisi (CPO-Climate Protection Officer) atadı. Dünyanın ilk CPO’su olarak göreve başlayan Dr. Ulrich von Deessen, BASF’in Sürdürülebilirlik Konseyi’ne bağlı olarak şirketin iklimlerin korunması ve sürdürülebilir büyüme konusundaki çalışmalarını koordine ediyor.
Her yıl toplam Ar-Ge bütçesinin üçte birini, yaklaşık 500 milyon Euro’yu bu yöndeki projelere harcayan BASF’ta oldukça önemli bir görev üstlenen CPO Dr. Ulrich von Deessen, şirketin 2002 yılında başlattığı program çerçevesinde üretim esnasındaki seragazı salınımını düşürmeye yönelik önemli hedefleri bulunduğunu belirtiyor. BASF bu program kapsamında 2020 yılına kadar seragazı salınımını yüzde 25 azaltmayı ve üretim tesislerindeki enerji verimliliğini yüzde 25 arttırmayı hedefliyor. Şirket, geride kalan 8 yıl içinde şimdiden yüzde 15 düzeyinde bir düşüş sağlamayı başardı ve 2020 yılı itibarıyla bu hedeflerin de ötesine geçmek konusunda oldukça kararlı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.