JOHANN WOLFGANG DÖBEREINER

1823’te platin katalizini buldu ve periyodik tablodaki elementlerin tamamlanmasını sağladı...

18 NİSAN, 20180
Paylaş Tweet Paylaş
JOHANN WOLFGANG DÖBEREINER

Johann Wolfgang Döbereiner, 1823’te 43 yaşındayken platin süngerinin katalizör etkisinden yararlanarak bir oksihidrojen karışımını tutuşturmayı başardı. Onun “temas olgusu” şeklinde nitelediği bu durum bugün kataliz kimyasının erken safhalarındaki en önemli buluşlardan biri kabul edilir. Platin süngeri, hidrojenle oksijenin tepkimesini hızlandırabiliyor ve bunu yaparken de hem kütle hem kimyasal bileşim açısından neredeyse hiçbir değişikliğe uğramıyor. Tepkimede serbest kalan enerjinin şiddetinden dolayı anında bir alev oluşuyor. Bu durum karşısında büyülenen Döbereiner, yaptığı buluşu başarılı bir teknolojiye dönüştürmesini de bildi. Platin çakmak bunun sonucu olarak doğdu. Bu çakmak aranan bir mamul olmakla kalmadı, onu doğuran kimyasal süreç, kimyada bir dönüm noktası oldu ve lokomotif işlevi gördü. Bundan yalnızca bir yıl sonra Döbereiner, iridyum ve osmiyum karışımları yardımıyla oksihidrojenin infilak da ettirilebileceğini keşfederek, ileri bir tarihte kimya endüstrisinde yararlanılacak karma katalizörler ilkesini formüle etti. Bu sırada Döbereiner kimya, eczacılık ve teknoloji branşlarında artık 14 yıldır doçent unvanına sahipti ve bunu kısmen de en büyük Alman yazar ve bilginlerinden biri olan Johann Wolfgang von Goethe’nin desteğine borçluydu. Alaylı olan Döbereiner ne okul bitirmiş ne de üniversiteye gitmişti. Aldığı tek eğitim, eczacılık alanında yaptığı çıraklıktı. Fakat babası arabacı olan bu adamın kimyayla ilgili pratik konularda yazdığı yazılar Goethe’nin dikkatini çekti. Sonraları Kültür İşleri Bakanı olan Goethe, onun Jena Üniversitesi’nde görev almasını sağladı. Bu görevlendirmenin bir yıl ardından temel bilimler fakültesi, daha önce yayımlanmış yazılarının “deha ve mükemmeliyetçiliğin belirgin izlerini taşımasından” ötürü ona ‘doktor’ unvanını layık gördü. Kendisine sunulan imkânların değerini bilen Döbereiner, başka şöhretli üniversitelerden aldığı tekliflere rağmen, 1849’daki ölümüne dek Jena’dan ayrılmadı. Mezar taşındaki kitabede, geriye bıraktığı unutulmaz mirasın anısına şöyle denir: “Goethe’nin danışmanı, triadlar sisteminin yaratıcısı, platin katalizinin bulucusu.”


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz