Sorumlu şirketin müthiş hedefi

Ağaç tarımı yaparak ormanları koruyan ENAT'ın hedefi 20 yılda 350 bin fidan yetiştirmek...

1.09.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Sorumlu şirketin müthiş hedefi


Bu maliyetli bir iş mi?
Koçak:
Maliyetten ziyade uzun süreli bir iş. Geri dönüşü uzun zaman sonra alınıyor.

Yurtdışında bu iş modeli yaygın olarak kullanılır yor mu?
Gigin:
Evet. Ancak Türkiye bu konuda maalesef çok geç kaldı. İskandinav ülkelerinde rotasyon süreleri 60-80 yıl hatta İngiltere’de 60-100 yıl arasında. Buna rağmen oralarda 4’üncü, 5’inci rotasyonlar yapılıyor. Yani bunlar asırlardır yapılan tatbikat. Amerika’nın doğusu tamamen ağaç tarımına ayrılmış durumda Kanada’nın batısı da öyle... İskandinav ve Baltık ülkeleri plantasyon bazında üretim yapıyor. Doğal ormanlar Avrupa’da o kadar azalmış ki bugün ormanlık alan diye bildiğimiz İsviçre, İngiltere, Avusturya ve Almanya’da doğal ormanlar toplam ormanlar içinde yüzde 1’lerin içinde. Onları korumaya çalışıyorlar. Türkiye bu alanda zengin. Arazimizin yüzde 26’sı orman ve bunun yüzde 95’i doğal orman. Türkiye şanslı bir coğrafyaya sahip. Ilıman bir iklimi var. Ama ortalama denizden yükseklik ve yağış konusunda kısmen fakiriz. Ülkemizin kuzeyi ile batısının bir kısmı müsait ama güney sahilleri ve İç Anadolu daha kurak. Buna rağmen bu ağaçlandırma çalışmalarını yapacak araziye ve olumlu koşullara sahibiz. Devletin yaptığı örnekler var. Örneğin 30 yıl önce İzmit Kavakçılık Enstitüsü kurulmuş. Ama özel sektörün marifetiyle yapılan başka bir örnek yok. Finlandiya’da bizim ormanımız kadar orman olmasına rağmen orada bizim 20 katımızdan daha fazla üretim yapabiliyor. Bu tür ormanlardan hektar başına 20 metreküpten 50 metreküpe kadar ürün alabilirsiniz ama doğal ormanlardan sadece 1-2 metreküp ürün alıyorsunuz. Yani plantasyonlar ortalama 20 kat daha verimli. Bu aynı zamanda karbon emisyonu için de çok önemli. Ormanlar oksijen üreten, karbon yutan ve doğayı temizleyen en önemli filtre. Ancak Türkiye’de hacimli alan konusunda sıkıntı yaşanıyor.

Hacimli alan bulma konusunda neden zorlanıyorsunuz?
Koçak:
Araziler ya tapulu yani şahıslara ait ya hazine arazisi ya da orman arazisi. Tapulu araziler babadan oğula miras yoluyla çok bölünmüş, geniş arazi yok. Tarım için de en büyük bir handikap bu. Küçük küçük tarlalarda tarım yapılıyor. Tapulu arazi bulmak zor. Hazine arazilerinde de bürokratik sıkıntılar var. Orman arazilerinde yeterince ağaçlandırılacak alan olmasına rağmen orman mevzuatında orman köylüsüne özel imtiyazlar sağlanmış. Orman köylüsüne öncelik hakkı tanınmış. “Burada böyle bir çalışma yapılacaksa öncelik orman köylüsünündür” deniliyor. Köylünün imkanları sınırlı, bilgisi yetersiz böylelikle iş ortada kalıyor, onlar da yapamıyor. Bunları Orman Bakanlığı ile görüşerek uygulamadaki aksaklıkları anlatarak çözülmesine yardımcı oluyoruz. Sağolsunlar onlar da ilgileniyor. Bu sadece ENAT için değil Türkiye’nin geleceği için önemli bir konu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz