"Ekonomide sinyal karışıklığı"

Karışık sinyaller, ekonominin nereye doğru gittiğini anlamayı zorlaştırıyor.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Ekonomide sinyal karışıklığı
Türkiye ekonomisinin 2012’nin üçüncü çeyreğinde iyice yavaşladığının ortaya çıkmasından sonra gözler, dördüncü çeyrekteki duruma döndü. Ancak gözlerini bu dönemin üzerine çevirenler, neler olduğunu tam olarak anlayamadı. Çünkü söz konusu döneme ilişkin öncü göstergeler, oldukça karışık sinyaller veriyor. Ekim ayında bu öncü göstergelerin çoğu negatif değerliydi. Kasım ayında ise şu ana kadar belli olan göstergelerin çoğunda pozitif değerler var. Bu karışık sinyaller, ekonominin nereye doğru gittiğini anlamayı zorlaştırıyor.

Tabloları görmek için görsellere tıklayın.
BAYRAM ETKİSİ

Dördüncü çeyrekte öncü göstergelerden gelen bu karışık sinyaller, “bayram etkisi”nden kaynaklanıyor. Türkiye’de dünyanın güneşin çevresinde dönmesini esas alan 365 günlük miladi takvim kullanılıyor ama dini bayramlar ayın dünya çevresinde dönmesini esas alan 354 günlük hicri takvime göre kutlanıyor. Bu durum dini bayramların her yıl 11 gün öne kaymasına neden oluyor. Böylece dini bayram tatillerinin ekonomide yarattığı etkiler de öne doğru kayıyor. Dini bayram tatilleri hafta içine denk gelip fiilen 9 güne uzadığında bu etkiler iyice büyüyor. Birbirini izleyen iki yılda bayram tatilleri aynı aya denk geldiğinde söz konusu etkiler çok göze çarpmıyor. Fakat dört yılda bir dini bayramlar bir aydan öbür aya atladığında bu etkiler aylık verilerin çarpılmasına yol açıyor. 2011yılında kasım ayına denk gelen Kurban Bayramı, 2012’de ekim ayına kaydı. Bu da ekim ayındaki işgünü sayısını 2011’e göre azalttı ve ekonomik verileri olumsuz etkiledi. Bu kayma kasım ayında ise işgünü sayısını 2011’e göre yükselterek ekonomik verilerin olumlu etkilenmesini sağladı. Bu, söz konusu iki aya ilişkin verilerin de ekonomideki gerçek durumu yansıtmadığı anlamına geliyor.

ÖNCESİ DE VAR
Esasında “bayram etkisi” üçüncü çeyrekte de öncü göstergeleri etkilemişti. 2011’de bir bölümü ağustos ayına bir bölümü de eylül ayına denk gelen Ramazan Bayramı tatili, 2012’de tamamen ağustosa kaymıştı. Bu durum bazı öncü göstergelerin değerlerini ağustos ayında gerçekte olması gerekenin altına çekmiş, eylül ayında ise olması gerekenin üzerine taşımıştı. Mesela sanayi üretiminde ağustos ayında yaşanan yüzde 1,8’lik düşüşte ve eylül ayında yaşanan yüzde 6,2’lik artışta bu bayram etkisinin rolü vardı. Bayram etkisinin farkında olmayanların o zaman da kafası karışmıştı. Esasında Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) bazı verileri mevsim ve takvim etkilerinden arındırarak yayınlıyor. Fakat TÜİK’in kullandığı yöntem bayram etkisini arındıramıyor. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış verilerde de dini bayramlara denk gelen dönemlerde aşırı bir dalgalanmanın gözlenmesi bunu açıkça gösteriyor. Mevsimsel düzeltme konusunda daha işin başında olan TÜİK’in yeterli tecrübeyi kazanması ve bayram tatillerinin etkisini de giderecek yöntemler geliştirmesi biraz zaman alacağa benziyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz