"Ekonomide yavaşlama zamanı"

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre Türkiye ekonomisi 2010'un ilk çeyreğinde 11,7 büyüdü.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Ekonomide yavaşlama zamanı
2010 yılının ilk çeyrek dönemine ilişkin milli gelir verileri, haziran ayının son gününde, dergimiz baskıdayken yayınlandı. Bu nedenle kör noktamıza denk gelen bu çok önemli veriyle ilgili değerlendirmemizi biraz gecikmeli olarak şimdi yapabiliyoruz. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayınladığı bu verilere göre ilk çeyrekte Türkiye ekonomisi, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,7 büyüdü. Öte yandan yine TÜİK’in yaptığı mevsimsel düzeltmeye göre ilk çeyrekte önceki çeyrek döneme göre yaşanan büyüme ise sadece yüzde 0,1 olarak gerçekleşti. Hükümet, yıllık bazdaki çift haneli büyümeyi dikkate alıp kutlama yaparken ekonomik kamuoyunda ise çeyreklik bazdaki bu sıfıra yakın büyümeye dikkat çekip kutlama yapılacak bir şey olmadığını söyleyenler oldu. Sonuçta ekonominin ilk çeyrekteki performansı siyasi bir polemik konusu haline geldi, işin içinden çıkmak güçleşti. Yazımızın başlığından belki öyle gibi görünüyor ama bizim niyetimiz bu siyasi polemiğin içine girmek değil. Başlıkta bahsi geçen ekonomideki yavaşlama zamanı, ilk çeyrek dönemi ya da yılın ilk yarısını değil, şu anda içinde bulunduğumuz dönemi tanımlıyor. Öncü göstergelerden aldığımız sinyaller ve yaptığımız hesaplar, ilk çeyrekte çift haneyi bulan yıllık bazdaki büyümenin, ikinci çeyrekte de yüzde 8-9 gibi yüksek bir oranda gerçekleşmiş olabileceğini gösteriyor. Mevsimsel düzeltilmiş verilerin de ikinci çeyrekte, önceki çeyrek döneme göre yüzde 2-3 gibi bir büyümeye işaret edeceğini tahmin ediyoruz. Ancak yılın ilk çeyreği de ikinci çeyreği de artık gerilerde kaldı ve bize şu anda ekonomideki tablo çok farklı bir hal aldı gibi geliyor. Yılın ikinci yarısında ekonominin yavaşlamasını bekliyoruz. Eğer gerekli önlemler alınmazsa bu yavaşlama önümüzdeki yıla da sarkacak gibi görünüyor.

BAZ ETKİSİNİN SONU

Esasında yılın ikinci yarısında ekonomide yavaşlama beklememiz yeni bir şey değil. Üç ay önce büyümenin 2010 yılında izlemesini beklediğimiz rota üzerine değerlendirme yaparken de buna dikkat çekmiştik (bkz. “Büyüme Patikası”, Capital Mayıs 2010). O yazıda yıllık bazda ilk çeyrekte yüzde 11, ikinci çeyrekte yüzde 8,5, üçüncü çeyrekte yüzde 5 ve dördüncü çeyrekte ise yüzde 3,5 dolayında büyüme beklediğimizi söylemiştik. Yani yılın ikinci yarısında ekonominin yavaşlamasını beklediğimizi o zaman da beyan etmiştik. İlk çeyrekteki büyümenin beklentimize yakın çıkması, çizdiğimiz bu rotanın gerçekçi ve de hala geçerli olduğunu ifade ediyor.
Yılın ikinci yarısında ekonominin yavaşlayacak olmasının ilk ve en başta gelen nedenini, ilk yarı yılda büyümeyi hızlandıran “baz etkisi”nin zayıflayacak olması oluşturuyor. Hatırlanırsa geçen yılın ilk çeyreği, 2008-2009 resesyonunun en derin dönemiydi ve ekonominin üretim hacmi normal seviyesinin çok altına inmişti. Bu resesyonun geçen yılın ikinci yarısında sona ermeye başlamasıyla birlikte ekonominin üretim hacmi yavaş yavaş normal seviyesine doğru yönelmişti. İşte ekonominin üretim hacminin normal seviyesine doğru yönelmesi, bu yılın ilk çeyreğinde çift haneli büyümeyi getirdi. Bu baz etkisi, ikinci çeyrekte de büyümenin yüksek çıkmasını sağlayacak.  Ancak üçüncü çeyrekten itibaren baz etkisi yavaş yavaş ortadan kalkacak ve büyümeyi hızlandırmak gibi bir etkisi olmayacak.

İHRACAT SORUNU

Bu konuyla ilgili önceki yazımızda, baz etkisinin zayıflayacağı yılın ikinci yarısında, hızlı büyümenin devam edebilmesi için hükümetin ekonomide geleceğe güveni artıracak tedbirler alması gerektiğini söylemiştik. Fakat hükümet siyasi sorunlar nedeniyle ekonomiyi ekonomik pilota bırakmış gibi göründüğü için bu konuda pek bir adım atmadı. Üstelik geçen ay bu konudaki tek dişe dokunur adım olan Mali Kural Yasa Tasarısı’nın TBMM’de görüşülmesi de sonbahar dönemine atıldı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz