Sürünen büyüme dönemi

Bu yazıda öncelikle ekonomideki sürünen büyümenin sonuçlarından bahsedeceğiz. Daha sonra bunun nedenleri konusundaki görüşlerimizi sunacağız. Son olarak da sürünen büyümeden nasıl kurtulabileceğimize değineceğiz.

19 EKİM, 20140
Paylaş Tweet Paylaş
Sürünen büyüme dönemi
2012’de yüzde 2,1 ve 2013’te yüzde 4 büyüyen Türkiye ekonomisi, bu yıl ise yüzde 3 dolayında bir büyüme gösterecek gibi. Böylece son üç yıldaki ortalama büyüme de yüzde 3 civarında olacak. Bu büyüme performansı, hem alıştığımız düzeylerin altında hem de temel amaçlarımıza ulaşmak için yetersiz. Türkiye 2010 ve 2011’de ortalama yüzde 9, küresel kriz öncesindeki altı yılda ise ortalama yüzde 6,8 büyümüştü. Bu düşük büyümeyle ilerleme gösteremiyor, adeta sürünüyoruz.

Tabloları görmek için görsele tıklayın.

Ekonomideki “sürünen büyüme” nedeniyle işsizlikteki düşüş durduğu gibi Türkiye’nin gelişmekte olan ülkelere yakınsama süreci de sekteye uğradı. Bu duruma hızlı büyümeyi finanse edemez hale geldiğimiz için düştük. Kurtuluş için orta vadede doğrudan yabancı sermaye girişlerini artıracak, uzun vadede ise ekonominin üretim yapısını dönüştürecek stratejiler izlenmesi gerekiyor. Bunun için de uzun zamandır süren kısır siyasi çekişmelerin artık son bulması ve hükümetin ekonomiyi yeniden gündeminin ilk sırasına alması şart.

Türkiye ekonomisi, 2012 yılında yüzde 2,1, 2013 yılında yüzde 4 büyüdü. Ekonomideki gidişata bakılırsa bu yıl bu ikisinin arasında, yani yüzde 3 dolayında bir büyüme ortaya çıkacak. Böylece son üç yıldaki ortalama büyüme oranı da yüzde 3 civarında olacak. Gelişmiş ülkeler için iyi bir performansa işaret eden bu oran, Türkiye için alışılmış seviyelerin oldukça altında kalıyor.

Türkiye ekonomisi 2010 ve 2011 yıllarında ortalama yüzde 9, 2008-2009’daki küresel kriz öncesindeki altı yılda ise ortalama yüzde 6,8 büyümüştü. Ortalama yüzde 3’lük büyüme performansı, Türkiye’nin temel ekonomik amaçlarına ulaşmasına da yetmiyor. Bu büyüme performansıyla işsizlikte bir düşüş sağlanamadığı gibi gelişmiş ülkelerin refah seviyesine yakınsama süreci de sekteye uğruyor. Kısacası, yüzde 3’lük ortalama büyümeyle bir ilerleme gösteremiyor, adeta olduğumuz yerde sürünüyoruz.

Maalesef ekonomideki bu “sürünen büyüme dönemi”, bir müddet daha sürecek gibi görünüyor. Çünkü hükümette ekonomiyi sürünmekten kurtaracak bir icraat yok. Her ne kadar iktidarda bir tek parti hükümeti varsa da yine 1990’lardaki gibi kısır siyasi çekişmelerin içine düşmüş durumdayız. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bütün enerjisini, bu ay yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimini kazanıp fiili bir başkanlık sistemi kurmak için harcıyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz