"Tünelin ucundaki ışık"

Durmuş Yılmaz'ın bahsettiği, tünelin ucunda görülen ışığın ekonomide çıkışa işaret ettiğini bilmemize imkan yok.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Tünelin ucundaki ışık
Gerek dünya gerek Türkiye ekonomisine ilişkin olarak nisan ayı başlarından bu yana gözlemlediğimiz resesyonda, dipten dönüş sinyalleri giderek güçleniyor. Fakat bu sinyallerin, gerçekten resesyonda sona yaklaşıldığını gösterip göstermediği konusunda şüpheler hala ortadan kalkmış değil. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, geçen ay yaptığı bir konuşmada, “Tünelin ucunda bir ışık görünüyor ama bu çıkışı mı gösteriyor yoksa üzerimize doğru gelen bir arabanın farı mı belli değil” diyerek bu konudaki şüphelerini ifade etmişti. Yurtiçinde ve yurtdışında benzer şüpheyi taşıyan pek çok iktisatçı olduğunu da biliyoruz. Esasında tünelin ucunda görülen ışığın gerçekten çıkışa mı işaret ettiğini yoksa üzerimize doğru gelen bir arabanın farı mı olduğunu kesin olarak bilmemize imkan yok. Ayrıca tünelin ucundaki ışık, çıkışa işaret ediyorsa bile bu çıkışın ne kadar uzaklıkta olduğunu kestirmek de o kadar kolay değil. Çünkü zamanda sadece ileriye doğru hareket edebiliyoruz ve üzerinde gittiğimiz yol da daha önce hiç kimsenin geçmediği, haritası olmayan bir yol oluyor doğal olarak. Dolayısıyla bu yolda zaman zaman içine girdiğimiz tünellerin uzunluklarını da önceden bilemiyoruz. Tek yapabildiğimiz daha önce geçtiğimiz tünellere göre bir kıyaslama yaparak bu tünelden ne zaman çıkabileceğimizi kestirmeye çalışmak. Bu kestirimde, daha önce geçtiğimiz tünellerden ortalama çıkış süremiz, tünelin ucundaki ışığın görülmeye başlayıp başlamadığı (dipten dönüş), ışığa doğru ne kadar hızla yaklaştığımız (dipten dönüşün hızı), tünelin ucundaki ışık sandığımız şeyin daha önce kaç kez ve hangi şartlarda üzerimize doğru gelen bir arabanın farı çıktığı gibi bilgiler bize yardımcı oluyor.

TÜNELLER FARKLI

Bu arada zamanda ileriye doğru olan bu yolculukta herkes aynı yoldan gitmiyor. Dünya ölçeğinde ülkeleri, ülke ekonomileri içinde de sektörleri birbirine paralel giden farklı yollarda seyreden arabalara benzetebiliriz. Bu arabaların bazıları yolları üzerindeki tünellere girdiğinde bazıları hala yeryüzünde seyredebiliyor. Tünellere girenlerden bazıları daha kısa tünellere denk gelirken bazılarının tünelleri çok uzun olabiliyor. Bazıları tünelden hızlı bir şekilde çıkarken bazıları yıllar boyu tünelin içinde ağır aksak yol alabiliyor. Konjonktür’de önceki ay Türkiye ekonomisinin dipten döndüğüne yani tünelin ucundaki ışığın görülmeye başladığına ilişkin analizimize yer vermiştik. Geçen ay ise bu ışığın gerçekten tüneldeki çıkışı gösterdiği varsayımına dayanarak ve ışığa doğru ne kadar hızlı yaklaştığımıza bakarak, yılın son çeyreğinde tünelden çıkabileceğimizi yazmıştık. Bu, mevcut tünelden çıkışın, aşağı yukarı son 22 yılda içinden geçtiğimiz önceki tünellerden çıkışımız kadar süreceği anlamına geliyor. Işığa doğru yaklaşma hızımız, bu sefer önceki dönemlere göre çok düşük görünse de hala bu fikrimizi değiştirmiş değiliz. Bu arada gördüğümüz ışığın üzerimize doğru gelen bir arabanın farı olma ihtimalini tümden reddetmiyoruz, ama bunun olasılığının çok yüksek olmadığını düşünüyoruz. Son 20 yılda böyle bir durumla sadece bir kez karşılaşmıştık ve o da önceden öngörülmesi mümkün olmayan bir doğal felaketten (1999 Marmara Depremi) kaynaklanmıştı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz