Türkiye Zaten AB’de

Türkiye gündemini önümüzdeki 10 yıl içinde AB üyeliğine hazırlık ve müzakere süreci oluşturacak. Ancak, bu süreci gözümüzde büyütmeyelim. Çünkü, Türkiye pek çok açıdan zaten AB ile bütünleşmiş duru...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Türkiye Zaten AB’de

Türkiye gündemini önümüzdeki 10 yıl içinde AB üyeliğine hazırlık ve müzakere süreci oluşturacak. Ancak, bu süreci gözümüzde büyütmeyelim. Çünkü, Türkiye pek çok açıdan zaten AB ile bütünleşmiş durumda. Bugün AB sınırları içinde 4 milyonu aşkın Türk yaşıyor, 100 bine yakın Türk girişimci 38 milyar Euro’luk ciro yapıyor. En önemli ihracat pazarımız olan AB’ye geçen yıl 26 milyar doları aşan ihracat gerçekleştirdi. Türk şirketleri Avrupa’da yatırım yapmaya, şirket ve marka almaya başladı.

Vural Öger ve Kemal Şahin’i tanımayan Avrupalı kalmadı. Biri turizmde, diğeri de tekstilde Avrupa’daki en önemli Türk yatırımcılar arasında… Onlara “gönüllü Türk elçileri” de denebilir. Onlar kadar ünlü olmalarda Avrupa’daki Türk işadamlarının ve şirketlerinin varlığı hiç de azımsanacak ölçülerde değil. Tam da “Türkiye AB’ye alınacak mı, alınmayacak mı?” tartışmaları arasında Türklerin iş adamları, şirketleri, yaptıkları ihracat gibi pek çok farklı konuda Avrupa içinde kendilerine önemli bir yer edindiğini görüyoruz.

Bugün AB’de 4 milyonu aşkın Türk yaşıyor. Türklere ait işyerlerinin sayısı ise 100 bine yaklaşıyor. Bu yatırımcıların toplam ciroları 38 milyar Euro. Türkiye’nin AB’ye geçen yılki ihracatı ise 26 milyar dolara yakın. Tüm bu veriler Türklerin resmen olmasa da fiilen Avrupa’ya girdiğini gösteriyor.

1 milyonluk istihdam

Türkiye Araştırmalar Merkezi’nin (TAM) verilerine göre, Avrupa Birliği’nde bugün yaşayan 3,9 milyon Türk kökenli Avrupalı’ya Yunanistan’daki 150 bin Türk de eklendiğinde, bu sayı 4 milyon sınırını aşıyor. 2007’de AB’ye girmesi beklenen Romanya ve Bulgaristan da dikkate alındığında, Avrupa Birliği’ndeki Türk kökenli nüfus yaklaşık 5 milyona ulaşacak. Bu sayı AB üyesi birçok ülkenin nüfusundan büyük.

AB sınırları içinde yaşayan 3.9 milyon Türk’ün yaklaşık 1 milyon 289 bini istihdam pazarında yer alıyor. AB sınırları içinde yaşayan Türklere ait 91 bin 200 işletme mevcut. İstihdam pazarında yer alan 1 milyon 289 bin Türk’ün yüzde 7,1‘i girişimci ve işveren konumunda.

Diğer yandan Avrupa’da yaşayan Türk girişimcilerin ciro ve yatırımları da her geçen yıl artıyor. Girişimcilerin 1996-2004 döneminde ciroları 21,8 milyar Euro olan toplam yıllık ciroları 38,1 milyar Euro’ya çıktı. Böylece ciroda yüzde 74,8’lik bir büyüme gerçekleşmiş oldu.

Yatırım ve istihdam

Cirodaki olumlu gelişmeler, yatırım hacminde ve istihdam rakamlarında da gözleniyor. Üstelik önceleri gıda ve restoran işlerinde yoğunluk gösteren Türk girişimci varlığı artık hemen her alana yayılmış durumda. Yatırım miktarı son 8 yılda 5,6 milyar Euro’dan 10,1 milyar Euro’ya yükseldi. Gerçekleştirilen yatırım hacminin büyüme oranı yüzde 80. Bu işletmelerde çalışan sayısı ise aynı dönem içinde yüzde 92 artarak 232 binden 446 bin 900’e çıktı.

Diğer yandan 2004’te Türkiye’den 456 holding ve şirketin AB’deki yatırımlarının tutarı toplam 3 milyar 805 milyon 812 bin 245 doları buldu. Türkiye’den şirketlerin yatırım için tercih ettikleri ülkelerin başında, şirket sayısına göre 138 şirket ve 472 milyon dolarlık yatırımla Almanya geliyor. Yatırım tutarı alanında ise birinci sırada Hollanda geliyor. Hollanda’da 86 Türk yatırımın sermaye tutarı 2,25 milyar dolar seviyesinde.

Türklerin Avrupa’daki ekonomik gücüne bir diğer önemli gösterge ise ihracat. AB ülkeleri Türkiye’nin toplam ihracatından yaklaşık yüzde 55 pay alıyor. Yapılan ihracat da her geçen yıl artıyor. 1996’da 12 milyar dolar olan ihracat 2003’te 26 milyar dolara ulaştı. Geçen yılın 10 aylık döneminde ise 27,5 milyar dolar seviyesine çıktı.

AB’deki şirketler

Öte yandan Türk şirketlerinin yatırım ve ihracatlarıyla AB pazarlarından aldıkları pay ciddi oranlara yükselmiş durumda. Zorlu Tekstil’in Fransa’da ev tekstili alanında üretim yapan Bel Air adlı bir şirketi var. İhracat şampiyonu Vestel, 1994’ten, yani Zorlu Grubu’na geçtiğinden beri AB’ye yönelik çalışmalar yapıyor. Vestel’in Türkiye dışında sadece Rusya’da bir TV fabrikası var. Ancak, satış ağı tüm AB ülkelerine yayılmış durumda.

Ayrıca, İngiltere’de Cabot adında bir dijital yazılım şirketinin sahibi. Bu şirket, İngiltere pazarında dijital TV yayıncılık yazılımı konusunda yüzde 70 pazar payına sahip, diğer AB ülkelerinde de pazar payını büyütüyor. Vestel’e ve diğer birçok elektronik şirketine dijital cihaz yazılımları üretiyor. AB ülkelerinde satılan her 100 TV'den 25’i Vestel’in fabrikasında üretiliyor. Daha sonra giriş yaptıkları beyaz eşya pazarında ise pazar payı hızla artış gösteriyor. Vestel’in Manisa ve İzmir fabrikalarındaki üretiminin yüzde 70’inden fazlası AB ülkelerine ihraç ediliyor.

Beko da Avrupa’da ciddi pazar payına sahip olan markalar arasında. 2003’te 720 milyon euro olan cirosu geçen yıl 1 milyar Euro seviyesine yaklaştı. Avrupa TV pazarında yüzde 50 pazar payına ulaşan Türk TV üreticilerinden biri. 10 yılı aşkın süredir büyük satış kanalları aracılığıyla Avrupa pazarlarında tüketicilerle buluşan Beko ürünleri, ülke bazında yüzde 10’lara varan pazar paylarına sahip. Şirket son olarak Almanya’da Grunding markasını satın aldı.

Avrupalı Arçelik’e dikkat

Arçelik, 2002 yılından bu yana Avrupa’da çok sayıda marka ve şirketi bünyesine katmış durumda. Almanya’da Blomberg, Avusturya’da Elektra Bregenz, Romanya’da Arctic şirket ve markalarının yanı sıra Leisure, Flavel ve Trolia markalarını da aldı. Arçelik, bugün Avrupa’daki 5 beyaz eşya şirketi arasında yer alıyor. Şirketin Genel Müdürü Gündüz Özdemir, şunları söylüyor:

“Türkiye’nin yıllardan beri Avrupa Birliği’ne girme hedefi var. Bu hedefin altında ise ülkenin ekonomik durumunu güçlendirme iç güdüsü yatar. Arçelik, doğal olarak büyümek, büyüme hedefine paralel olarak da daha önemli bir şirket haline gelmeyi arzu ediyor. Ancak, teknoloji ve tecrübe birikimi olarak dışa açılmanın temeli 1990’lı yılların başından itibaren ivme kazanmaya başladı. 2000’li yıllara gelinceye kadar çok çeşitli çalışmalar yapıldı. Bu çalışmalar sayesinde Arçelik AB’ye zaten girdi.”

İki devin performansı

Şahinler Holding, Alman TextilWirtschaft Dergisi tarafından her yıl hazırlanan "Dünyanın En Büyük Tekstil Sanayicileri" listesinde 18’inci sırada yer alıyor. Grup yılda 50 milyon parçanın üzerinde hazır giyim ürününü Avrupa ve Amerika'ya pazarlıyor. Ürünlerini Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde bulunan gruba ait 20’si toptan olmak üzere yaklaşık 350 mağazayla tüketicilerle buluşturuyor.

Zorlu Grubu’nun  şirketi olan Korteks Mensucat, polyster iplik üretiminde Ortadoğu ve Avrupa’nın en büyüğü, entegre perde üretiminde de Avrupa birincisi konumunda bulunuyor. Zorlu Linens ise nevresim üretiminde Avrupa’nın en büyüğü. Fransa’da sahip olduğu Bel-Air Industries, yılda 25 milyon metrekare perde ve ev tekstili üretimi gerçekleştiriyor.. Grubun Avrupa’daki pazar payları ise şöyle: Fransa yüzde 50, Almanya yüzde 5, İngiltere yüzde 10.

Efes’in 10 yıllık atağı

Efes İçecek Grubu özellikle son 10 yılda yaptığı atakla dünya üzerinde oldukça geniş bir coğrafyada etkin hale geldi. İhracat faaliyetleri, 1970’li yıllarda malt ağırlıklı olarak başlayan şirketin ilk malt ve bira ihracatı gerçekleştirdiği ülkeler arasında İngiltere de yer alıyordu.

Şirket için kritik dönemeç Almanya’ya yapılan ihracat oldu. 1980’lerde Efes Pilsen’in “Efes Pilsener” ismiyle Almanya’ya pazarlanmasının ardından ihracatta ürün ve ülke çeşitlemesi başladı. 1990’larda ise Efes’in dışa açılma politikası dünya markası olma hedefiyle yeniden şekillendirildi.

Bugün grubun en büyük markası olan Efes Pilsener, AB ülkelerinden Almanya, İngiltere, Fransa, Avusturya, Hollanda, İtalya, Belçika, İsveç, Danimarka, Finlandiya, İspanya, Slovenya, Malta, Portekiz gibi geniş bir yelpazeyi içeren 14 ülkeye önemli miktarlarda ihraç ediliyor. 2004 sonu itibarıyla bu ülkelere yapılan ihracatın 5 milyon litrenin üzerinde olacağı tahmin ediliyor.

AB ülkelerinde direkt fabrika yatırımı olmasa da merkezi Hollanda’da bulunan iştiraki Efes Breweries International vasıtasıyla, Rusya, Kazakistan, Romanya, Moldovya ve Sırbistan-Karadağ’da bulunan toplam 9 bira fabrikası ve 2 malt üretim tesisinin yönetimini yürütüyor.

Türk şirketleri her yerde!

Türk şirketlerinin en önemli ihracat pazarı AB ülkeleri. Eczacıbaşı Grubu’nun seramik ve sağlık gereçleri üreten şirketi Vitra’nın pazar payı geçen yıl Almanya’da yüzde 13’e, İrlanda ve İngiltere’de yüzde 6’ya ulaşmıştı.

Kaleseramik, yurtiçinde olduğu kadar yurtdışında da önemli satış rakamlarına ulaşıyor. 1962 yılından beri AB ülkelerine ihracat yapan şirketin toplam ihracatının yüzde 60’ı AB ülkelerine gerçekleştiriliyor. Yıllık seramik yer ve duvar karosu satışı 18 milyon metrekareyi buluyor.

Yurtdışında güçlü markalar deyince akla ilk gelenlerden biri Mavi Jeans. Şirketin yıllık cirosu 250 milyon dolar civarında. Bu cironun yüzde 50’si yurtdışındaki operasyonlardan gerçekleşiyor. Tüm dünyadaki satışlar 7 milyon adedi aşmış durumda. 2003 yılı sonundaki ihracat adedi 3 milyon adet. Yaklaşık 30 ülkeye ihracat yapıyor. Bunun içinde ABD ciddi bir pay tutsa da Avrupa’ya yapılan satışlar da şirket için önemli.

Eroğlu Şirketler Grubu, Colin’s ve Loft markalı jean ürünleri üretiyor. En büyük yurtdışı ivmesini Rusya pazarıyla yakalayan şirket, her yıl Rusya’da 2 milyon adetlik satışa ulaşıyor. Rusya’da 10 milyon dolarlık yatırıma sahip. Rusya pazarının ardından tüm Doğu Bloku ülkelerinde daha sonra Avrupa’da ve Amerika’da aktif hale geldi. Avrupa pazarında da yaklaşık 2 yıldır varolan Colin’s Avrupa’da da ciddi atılımlarda bulunuyor.

Avrupa’daki yönetici Türkler

Yatırım ve ekonomik gücün yanı sıra Avrupa’da ciddi bir Türk insan kaynağı da bulunuyor. Özellikle üst düzey yönetici seviyesinde pek çok Türk görev yapıyor. Uluslararası şirketler de en çok görev aldıkları yerler. Philip Morris, yurtdışında Türklerin görev aldığı en önemli şirketlerden biri. Philip Morris International’ın Avrupa’daki en büyük fabrikasının genel müdürü Şükrü Arkayın. Raman Berent ise Kırım ve Kafkaslar Bölgesi Direktörü. Şirkette bunun dışında insan kaynaklarından finansa pek çok konuda üst düzey yönetici pozisyonunda olan toplam 8 Türk bulunuyor.

Önceden DHL Türkiye pazarlama müdürü olan Faruk Akosman ise bugün 99 DHL ülkesinin marka yönetiminden sorumlu olarak DHL’in merkezi Brüksel’de görev yapıyor. Süha Çolakoğlu, bir yılı aşkın süredir DHL, Danzas ve Deutsche Post Euro Express şirketlerinin entegrasyon sürecinde Avrupa bölgesinden sorumlu olarak görevde. Füsun Canan, yine aynı süreç nedeniyle Telesatış Ekipleri Entegrasyonu Bölüm Koordinatörü olarak görev yapıyor.

Önceden Shell Türkiye’nin genel müdürü olan Melih Türker, şimdi Shell Ticari Yağlar Avrupa genel müdürü pozisyonunda.

Bölgesel sorumluluklar üstleniyorlar

hedÇok uluslu şirketler yetenekli Türk yöneticilerine bölgesel sorumluluklar vererek onlardan daha etkin olarak faydalanıyorlar. Cem Kozlu, Coca-Cola Orta Avrupa, Avrasya ve Ortadoğu Grubu Başkanı olarak görev yapıyor. Ayla Ficken, Orta Avrupa Avrasya ve Ortadoğu Grubu Pazarlama Direktörü, Galya Frayman Molinas, Coca-Cola Orta Avrupa ve Rusya Bölümü Pazarlama Direktör Yardımcısı… Bilişim sektörü de Türk yöneticilerin yoğun olarak yurtdışında görev aldığı alanlardan. Nokia’nın Akdeniz bölgesinden sorumlu bölge ürün müdürü bir Türk. Tevfik Çetin 1999 yılından beri Türkiye Nokia’da görev yapıyor. Intel’in Ortadoğu Türkiye Afrika Bölge Direktörü Ayşegül İldeniz, aynı zamanda Intel’in 12 kişilik Avrupa Yönetim Kurulu’nun da üyesi.

Yüksek enflasyon ortamı, risk yönetimi, belirsizlik ortamı gibi konularda deneyimli olan bu Türk yöneticiler bölgedeki diğer ülkelerin yönetiminde zorlanmıyorlar.

Siemens Mobile Güney Akdeniz Satış Stratejileri ve Planlama Direktörü Funda Taboğlu, HP Avrupa Satış Organizasyonu Kurumsal Müşteriler Pazarlama Müdürü Murat Kansu. IBM EMEA eServers Satış Müdürü Eray Yüksek, Microsoft İç Denetim Bölge Müdürü Mustafa Özkeskin. 9 yıldır Oracle’da çeşitli pozisyonlarda görev alan Münir İsmet, şu anda Oracle İngiltere’nin Sağlık ve Eğitim Sektöründen Sorumlu Bölgesel Direktörlüğü’nü yürütüyor.

Sayıları daha da artacak

Önümüzdeki 10 yıllık süreçte Avrupa’da çalışan Türk profesyonellerinin sayısının artması hiçte sürpriz bir gelişme olmayacak. Çünkü, liste şimdiden uzun…

Fiat Motor Fabrika Müdürü Nihat Okyay, Ford Euromed&Stan Bölgesi Genel Direktörü Sami Nacaroğlu, L’Oreal Polonya Ülke Müdürü Demet Keşişoğlu, Unicredito Romanya Ülke Müdürü Melih Mengü, Citigroup Başkan Yardımcısı Emre Timurkan. Pfizer Macaristan’ın genel müdürü Melih Memecan. Pfizer New York’ta Güney Avrupa – Avrupa/Kanada Bölgesi sorumlusu Hakan Atay da iş geliştirme bölge direktörlüğü görevini sürdürüyor. 

Japon Tobacco International’ın Avrupa bölgesinde toplam 7 Türk üst düzey yönetici bulunuyor. Winston Commercial Başkan Yardımcısı M. Ali Yağız, Yugoslavya genel müdürü Haluk Akdemir bunlardan yalnızca ikisi.

Danone’de de birkaç Türk yönetici görev yapıyor. 2004 yılında Danone Fransa bünyesine Dünya Süt Grubu Merkez Overlay Birimi İçecekler Kategorisi Pazarlama Müdürü olarak transfer olan Ender Buruk, halen Danone Finance Benelux kapsamında Hazine Müdürü olarak görev yapan Deniz Ateş bu isimlerden.

AVRUPA’DAKİ MESLEK ÖRGÜTLERİNDE ETKİNİZ

Ayrıca pek çok uluslar arası örgüt ve derneğin yönetiminde de Türkler bulunuyor.

EURATEX Geçen dönem Dünya Hazır Giyim Federasyonu (IAF) başkanlığını 1 yıl sürdüren Umut Oran, şimdi Avrupa Hazır Giyim ve Tekstil Federasyonu’nun (Euratex) hazır giyim kanadı başkanı.

IPRA Ceyda Aydede ise tüm dünyada halkla ilişkiler alanında faaliyet gösteren PR profesyonellerinin derneği IPRA’nın ikinci Türk başkanı unvanına sahip.

WAN Dünya genelinde 18 binden fazla gazeteyi temsil eden WAN’ın (World Association of Newspapers-Dünya Gazeteleri Birliği) icra kurulundaki ilk Türk ise Aydın Doğan. Doğan, aynı zamanda birlikte icra kurulu başkan yardımcısı görevini de yürütüyor.

EGF Türkiye Şişecam Fabrikaları-Paşabahçe Cam Ev Eşyası Grup Başkanı Gülsüm Azeri, Avrupa Cam Federasyonu Cam Ev Eşyası Komitesi'nin başkanı. Uluslararası Cam Komisyonu Başkanlığı’nı ise Şişecam Düzcam Grubu Başkanı Alev Yaraman yürütüyor.

TÜRKLER ARTIK İŞ VERİR KONUMA GELDİLER

PROFİL DEĞİŞTİ Avrupa ve özellikle Almanya’daki Türk göçmeninin ekonomik ve sosyal profili zamanla yeni kuşakların eğitim düzeyinin yükselmesiyle daha büyük önem kazandı. Bu insanlar artık her alanda boy gösteriyorlar. Türk toplumu artık yalnızca kalifiye olmayan işçilerden değil, öğrenci, sanatçı, doktor, avukat, politikacı ve girişimcilerden de oluşuyor. Avrupa’da önemli bir tüketici grubunu oluşturan Türkler ev alıyor, vergi ödüyor, istihdam ve katma değer yaratıyor. Gelecek planlarını Almanya’da yapıyor. Örneğin 2002 yılı sonu itibariyle AB ülkelerinde yerleşik bulunan 944 bin Türk hanesinin toplam tasarruf hacmi 4,5 milyar Euro’yu aştı.

440 BİN KİŞİYE İŞ AB’deki iş adamlarımızın sayısı 91 bin 200 civarında. 440 bini aşkın insana iş yaratıyorlar. Yani Türkler işlerimizi elimizden alıyorlar sözü geçerliliğini yitirdi. Türkler artık iş verir konuma geldiler. Türklerin hizmet verdikleri sektörler arasında gastronomi ve gıda başta gelen yerlerini korusa da bugün Türk girişimciler üretim sektöründen zanaata, hizmet sektöründen inşaata kadar her alanda hizmet veriyorlar. Bu çeşitlenme Türklerin içinde yaşadıkları toplumla kaynaşmaları, eğitim ve öğrenim avantajlarından ilk kuşaklara göre çok daha iyi yararlanabilmiş genç kuşakların iş hayatına atılmasıyla gün geçtikçe daha da artacak.

ALMANYA-TÜRKİYE KÖPRÜSÜ 1961’de Türkiye ile Almanya arasında imzalanan işçi alımı anlaşması sonrası Almanya’ya gelmeye başlayan Türkler, aradan geçen 43 yılın ardından iki ülke arasında önemli bir sivil köprü oluşturdular. Her iki ülke, ilişkilerin sivil boyutu nedeniyle, diğer ülkelerle olmadığı şekilde birbirine bağlı. Bu nedenle Türkiye’deki herhangi bir tartışma, Almanya’daki iç politikayı veya Almanya’da yaşanan herhangi bir sorun Türkiye’deki iç politikayı etkiliyor.

2,6 MİLYON TÜRK Almanya’da 2.6 milyon Türk kökenli göçmen bulunuyor. 1961-2004 yılları arası Almanya’da doğan ve kısmen Almanya’da kısmen Türkiye’de yaşayan kişi sayısı 1,2 milyon. Aynı yıllar arası 110 bin Türk-Alman evliliği gerçekleşti. Bu evliliklerden ise 130 bin çocuk doğdu. 2004 yılı Ocak-Ekim döneminde Türkiye’yi 3,6 milyon Alman ziyaret etti ve Türkiye’ye 3,1 milyar dolar döviz kazandırdı. Diğer yandan bu süreçte Almanya’dan Türkiye’ye kesin dönüş yapmış ama Almanya ile ilişkilerini koparmamış 2.5 milyon Türk bulunuyor.

YASEMİN BALABAN
ybalaban@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz