“Anadolu Lideri Olup, İlk 10 Arasına Gireriz”

Kazak Turan Alem Securities ile ortaklığın ardından Şekerbank, 2 yıl süren durgunluğu geride bırakıp, yeniden ivme kazandı. 2007’de yüzde 90’a varan bir büyüme yakaladı. Şekerbank’ın yeni genel müd...

1.03.2008 02:00:000
Paylaş Tweet Paylaş

Kazak Turan Alem Securities ile ortaklığın ardından Şekerbank, 2 yıl süren durgunluğu geride bırakıp, yeniden ivme kazandı. 2007’de yüzde 90’a varan bir büyüme yakaladı. Şekerbank’ın yeni genel müdürü Meriç Uluşahin, “2008 için bilanço kalemlerinin tümünde yüzde 50 büyüme hedefliyoruz” diyor ve ekliyor: “2010’a kadar da sektördeki ilk 10 bankadan biri olacağız. Bunu yaparken aynı zamanda Anadolu’nun bir numaralı özel bankası olmak istiyoruz”.

Genel müdür Hasan Basri Göktan’ın yönetim kurulu başkanı olarak atanmasının ardından Şekerbank’ta genel müdürlük görevini Meriç Uluşahin devraldı. Böylece sektörün az sayıdaki kadın genel müdürlerinden biri olan Uluşahin, Şekerbank’ta da yeni dönemin yüzü oldu.

2005 ve 2006 yıllarını durgun geçiren, bu dönemde tüm diğer bankalar büyürken zaman ve para kaybeden Şekerbank, 2007’de yeni ortağı Kazak Turan Alem Securities ile toparlandı. Sermaye artırımı ve yenilenen organizasyonu ile yılı yüzde 90’a varan bir büyüme ile kapattı. Şimdi ise yeni döneme yönelik iş planı üzerinde çalışıyor. Bankanın 2008 hedefinde tüm bilanço kalemlerinde yüzde 50 büyüme sağlamak var. Bu büyümeyi yakalamak için de Anadolu’ya odaklanmayı planlıyor.

Meriç Uluşahin, yeni dönemde Şekerbank’ın tüm konsantrasyonunu Anadolu’ya vereceğini, Anadolu’nun bir numaralı özel sektör bankası olmak istediklerini söylüyor.

“Anadolu’daki potansiyelin çok büyük olduğunu düşünüyoruz” diyen Uluşahin tüm planları da bu doğrultuda yaptıklarına dikkat çekiyor. Uluşahin, “Geçtiğimiz yıl Anadolu’da tamamen satış odaklı 10 bölge müdürlüğü açtık. Kredilerimizin yarısını Anadolu’nun KOBİ’lerine kullandırdık. Bankacılık faaliyetlerimizi mahalli esnafın ayağına kadar götürdük” diyor ve ekliyor:

“Önümüzdeki dönemde Anadolu’daki müşteri sayımızı, kredi büyüklüğümüzü, yaygınlığımızı daha da artıracağız”.

Şekerbank Genel Müdürü Meriç Uluşahin ile Şekerbank’ta yeni dönemi konuştuk:

*Şekerbank 2007 yılını nasıl geçirdi. Yıl sonu büyüklükleriniz nasıl gerçekleşti?
-2007 yıl sonu rakamlarımızı henüz açıklamadık. Ancak, 2007 ilk 9 ay sonu verileri yıl sonuna ışık tutabilir. 2007 yılının ilk 9 ayı Şekerbank için oldukça verimli geçti. Yılı da rakamsal anlamda aynı ivmeyle tamamlıyor olacağız. İlk 9 ayda toplam aktiflerimiz 5.5 milyar YTL büyüklüğe ulaştı ve bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 37 oranında büyüme gösterdi. Yine ilk 9 ayda kredi büyüklüğümüz 3 milyar YTL’yi aştı. Bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 100’ün üzerinde büyüme gösterdi. Ayrıca 2007 yılı içerisinde Kazak ortağımızla birlikte bir sermaye artırımına gittik. Yaklaşık yüzde 220’ye varan bir sermaye artırımı gerçekleştirdik. Böylece özkaynaklarımızı da kuvvetlendirdik.

2007’de ne kadar büyüme gerçekleştirdiniz, 2008 hedefi nasıl?
2007 yılının ilk 9 ayında bir önceki döneme göre aktiflerimizde yüzde 40 civarında büyüme gerçekleştirdik. Kredilerde bu oran yüzde 60’ın üzerinde gerçekleşti. Ancak yıl sonunda yakaladığımız yıllık büyüme oranının bu rakamların üzerinde olacağını tahmin ediyoruz. Yılı yüzde 70-90’lar arasında bir büyüme ile kapatacağımızı söyleyebilirim.

2008 yılı için ise tüm bilanço kalemlerinde yüzde 50’lik bir büyüme öngörüyoruz.

2005 ve 2006 Şekerbank için zor yıllardı. 2007 Kazak Turan Alem ile ortaklık sonrası toparlanma yılı oldu diyebilir miyiz?
Şekerbank ortaklık görüşmelerine aslında 2004 yılının sonunda başlamıştı. 2005 ve 2006 yıllarını da bu doğrultuda inceleme-değerlendirme ile geçirdik. Bu da ister istemez hızımızı biraz kesti. Satışa hazırlık döneminde istediğimiz ivmeyi yakalayamadık. Sadece mevcut konumumuzu korumaya çalıştık. 2007 başında ortağımız belli oldu ve yılın ikinci çeyreği içerisinde de resmiyet kazandı. 2010 yılına kadar önümüzdeki rotayı, kendimizi nasıl konumlandıracağımızı belirleyen iş planımızı yılın başında devreye sokmuştuk.

Dolayısıyla, 2007 yılında, geçen bekleme döneminin ataletini üzerimizden atarak, bölgesel yapılanmamızı kuvvetlendirdik, organizasyon yapımızı değiştirdik. Özellikle Anadolu’da müşteri ile daha yakın aktif pazarlama yapmaya başladık. Zaten 2007 sonunda yakaladığımızı düşündüğümüz yüzde 70-90 aralığındaki büyümeyi de bu sayede elde ettik.

2008’de hedeflenen büyüme hangi alanlardan gelecek?
2007 yılındaki toplam aktiflerimiz içerisinde yer alan kredilere baktığımız zaman, bunun yüzde 53’lük kısmının KOBİ’lere yönelik olduğunu görüyoruz. Sanayi Bakanlığı’nın yaptığı ve artık bütün bankaların da kullandığı bir KOBİ tanımı var. Bu tanıma göre yıllık cirosu 25 milyon YTL’ye kadar olan işletmeler bizim de kredilerimizden yüzde 53 pay alan KOBİ müşteri profilimizi oluşturuyor.

Bu anlamda Şekerbank’ın küçük ve orta ölçekli şirketlere hizmet veren bir banka olduğunu söyleyebiliriz. Zaten kuruluşumuzda da bu var. Şekerbank 1953 yılında Eskişehir’de kuruldu ve her zaman Anadolu’ya yaygın bir banka oldu. Bugün Anadolu’da 40 yaşın üzerinde 45, 30 yaşın üzerinde 80’e yakın şubemiz var. Kendimizi Anadolu’nun markası olarak görüyoruz ve özel bankalar içerisinde Anadolu’nun bankası olarak konumlanmak istiyoruz. Gelecek planımızı da bu yönde yapıyor,  organizasyonumuzu bu yönde kuvvetlendiriyoruz.

2008 yılı içerisinde KOBİ’lerin kredilerimizden aldığı payı yüzde 60’lara çıkarabilmeyi ve kredilerimiz toplamını 5.5 milyar YTL’ye taşımayı hedefliyoruz.

Diğer yandan KOBİ segmentinin alt kırımlarına da daha fazla odaklanmayı planlıyoruz. Örneğin mikro dediğimiz, gerçekten esnafı ifade eden bir kesim var. 1 milyar YTL’lik bir kredi büyüklüğünü bu kesime ayırdık. Yani 2008’de toplam kredilerimizin yaklaşık yüzde 20’sini esnafa veriyor olacağız. Büyük firmalara yönelik olarak ise daha çok proje bazlı çalışma planımız var. Bireysel pazarı ise ticari pazarın bir destekleyicisi olarak ele alıyoruz. 2008 bütçemizde 1.1 milyar YTL gibi bir büyüklüğü de bireysele ayırdık.

Anadolu bankacılığı hedefine yönelik stratejiniz nasıl. Örneğin Anadolu’da ne kadar yeni müşteriye ulaşmayı hedefliyorsunuz?
Bu hedef doğrultusunda öncelikle geçtiğimiz yıl bölgeleşmeye gittik. Organizasyon yapımız içerisinde 10 tane bölge müdürlüğü kurduk. Bunları satış ağırlıklı birimler olarak konumladık. Kuruluş amaçlarını da tamamen bulundukları bölgedeki iş hayatına daha iyi nüfuz etmek olarak belirledik. Diğer yandan mikro krediler için ayrı bir satış ekibi kurduk. Şu anda 40 kişilik olan bu ekibe Alman Kalkınma Bankası ile işbirliği yaparak özel eğitimler verdik. İlk başta 3 pilot seçmiştik, şu anda 40 şubeye çıktık. 2008’de de 150 şubeye çıkmayı hedefliyoruz. Bu satış ekipleri tamamen mobil ekipler. Sabah çıkıyor, akşam dönüyorlar ve yörede bakkalından kasabına ne kadar esnaf varsa birebir dolaşıyorlar. Bu mikro kesim için gerçekten farklı bir kredilendirme süreci var. Kredinin yüzde 80 onayını esnafı dolaşan satış elemanı veriyor.

Geçtiğimiz yıl kredilerimizde büyümenin önemli bir bölümünü Anadolu’da, özellikle de mikro işletmeler tarafında yakaladığımızı söyleyebilirim.

Son olarak “esnaf kredisi” adı altında başlattığımız iletişim faaliyetimizin de çok olumlu geri dönüşü oldu. İlk 2 haftada 15 milyon YTL’ye yakın bir kredi büyüklüğüne ulaştık.

Aynı şekilde “hasat kart” adı altında tarım kesimine yönelik bir ürün daha çıkardık ve burada da çok başarılı olduk. Bu kartın üzerinde çiftçiye biri kendi özel harcamaları diğeri de işleri için iki ayrı limit tanımladık. Bunu kapalı devre bir debit kart olarak düşündük. Çiftçinin tohum alımında, şimdi yeni dönemde akaryakıt alımında kullanılabileceği bu kartın esnek ödeme planı da var.

Yeni döneme yönelik başka yeni ürün planlarınız var mı?
Aslında özetle, iş planımızı belirledik ve bundan sonra da yeni ürün ve hizmetlerimizle bunun altını dolduruyor olacağız. 2008 yılında esnafa yönelik yeni ürünlerimiz olacak. Hasat kart benzeri yeni kart planlarımız var. 2007’de bireysel tarafta başlattığımız “kapınızda kredi” uygulamasına, bu yıl içerisine farklı segmentleri, ticari kesimi de katarak devam edeceğiz.

Kredi kartı tarafında Bonus ile başlattığımız bir ortak kart kullanımı anlaşması var. Bunun lansmanını Nisan başı gibi yapacağız. Kooperatifleri ön plana çıkaracağımız konut kredisi ürünlerimiz de olacak.

Şubeleşme tarafında planlarınız ne yönde. Yeni yatırımlarınız olacak mı?
Bugün 235 şubemiz var. 2008 sonunda hedefimiz bu sayıya 260’a çıkarmak yönünde. Bunların da yüzde 55’i, 3 büyük şehir dışında Anadolu’ya açılacak yeni şubeler olacak. Büyük şehirlerde açacağımız şubeler de yine bizim Anadolu’nun uzantısı olduğunu düşündüğümüz çevre semtlerde olacak. 

Şekerbank’ı gelecek dönemde nerede görmeyi hedefliyorsunuz? Daha fazla pazar payı elde etmek, birinci ligdeki büyük bankalar arasında yer almak gibi planlarınız var mı?
2010 yılında Türk bankacılık sektöründe ilk 10 banka arasında olmak gibi bir hedefimiz var. Bunu yaparken, aynı zamanda Anadolu’nun bir numaralı özel sektör bankası olmak istiyoruz.

Anadolu’daki müşteri sayımızı, kredi büyüklüğümüzü, yaygınlığımızı artırmak istiyoruz. Çünkü, her ne kadar 3 büyük şehir önemliyse de asıl potansiyelin Anadolu’da olduğuna inanıyoruz. Hem nüfus hem de üretim anlamında Anadolu uzun vadede büyük potansiyel taşıyor ve biz de stratejimizi bunun üzerine kurguladık.

Uzun vadede sektör bir konsolidasyona girecek. Biz Şekerbank olarak bu süreçte pazar payımızı artırıp, ön sıralarda yer almak istiyoruz.

“Sermayemiz Güçlendi İş Hacmimiz Arttı”

Ortağın Bakışı
Kazak ortağımızın Türkiye’ye bakışı çok pozitif… Bunu yapılan sermaye artırımından da görebiliyorsunuz. Hem hissedar olarak Türkiye’ye para getirdiler, hem de diğer yabancı bankalardan farklı olarak sermaye artışıyla katkıları arttı. Üstelik bu sermaye artışını likiditenin çok önemli olduğu bir dönemde gerçekleştirdiler.

Bölgesel Büyüme
Şekerbank’ın mevcut yönetiminden ve işleyişinden de memnunlar. Bu paralelde yönetim konusunda tavsiyeleri olabiliyor, kendi birikimlerini paylaşıyorlar ama genel olarak mevcut iş planının devam etmesini istiyorlar. Diğer yandan Kazakistan’da çalışan Türk şirketlerine de ortağımız sayesinde ulaşma imkanı bulduk. İş hacimlerimiz arttı. Bölgesel büyüme her zaman konuştuğumuz bir konu. Ancak 2008 iş planımız içerisinde bölgesel anlamda yatırım yer almıyor. Önceliğimiz Anadolu’ya yayılmak.

“2008’de Büyüme Hız Kesebilir”

Kârlılık Sürecek
Bankacılık sektörünün kârlılığının 2008 ve sonrasında da devam edeceğini düşünüyorum. Global pazarda yaşanan dalgalanmaların etkisiyle belki aynı hızda olmayabilir ama kesinlikle devam edecek çünkü Türkiye, ekonominin bankaya dönüşümünün yüksek olduğu bir ülke. Bugün Avrupa’ya kıyasla Türkiye’de bankacılıkla tanışan kesim oldukça düşük oranda.

Yeni Tahminler
2008’e daha odaklı baktığımız zaman, en sıcak konunun global dalgalanma olduğunu söyleyebiliriz. Farklı bir dönem yaşıyoruz. Bu farklı döneme ilişkin her ülkeye göre farklı bir yorum var. Örneğin Amerika’da rakamlar resesyon sinyali veriyor. Avrupa’da hem resesyon hem enflasyon tedirginliği var. Diğer yandan likidite sıkışıklığı var. Bütün bunlardan biz de Türkiye olarak etkileneceğiz. Bu nedenle büyüme tahminlerini herkes aşağı çekti. Geçtiğimiz yıl yüzde 5-5,5 olan oranı bu yıl 4-4,5 düzeyinde konuşuyoruz.

Daha Sağlam Duruyoruz
Bankacılık sektörü yine de sağlam duruyor. Çünkü bankaların sermaye yapıları kuvvetlendi, bilgi ve deneyimleri arttı. Bunda dünyanın bugün yaşadıklarını bizim aslında daha önce tecrübe etmiş olmamızın rolü büyük. Dolayısıyla daha sağlıklı bir seviyede olduğumuzu söyleyebilirim. Dünyada bankalar zarar açıklarken biz kâr açıklamaya devam ediyoruz. Yeni döneme de kontrollü giriyoruz.

Yeni Büyüme Alanları
Enflasyonun düştüğü, reel faizlerin daraldığı daha sağlıklı bir ekonomiye gittiğimizi düşünürsek önümüzdeki dönem bankacılık sektöründe yatırım ürünleri öne çıkacak. Emeklilik fonları öne çıkacak. Genel finans sektörü içerisinde bireysel emeklilik gelişmiş ülkelerle kıyasladığımız zaman büyük bir potansiyele sahip. 2008 ve sonrası için yatırımcı açısından varlık yönetimi öne çıkacak bir diğer konu olacak. Ayrıca leasingin de potansiyeli yüksek bir alan olduğunu söylemek gerek.

“Kadın Genel Müdür Sayısı Artacak”

Dengeli Dağılım
Bugün bankacılık sektöründe dengeli bir dağılım var. Kadın-erkek çalışan oranı sektör genelinde yüzde 50-50 düzeyinde. Bir araştırmaya göre de, bu yüzde 50 içerisinde kadın çalışanların eğitim düzeyi her seviye için daha yüksek. Diğer yandan üst düzeyde daha fazla erkek yönetici var. Ancak önümüzdeki dönem üst düzeyde de daha çok kadın göreceğiz. Bankacılıkta kadın genel müdürlerin sayısı da artacak.

İşi İyi Yapmak Önemli
Ben kendi kariyerimde her zaman işimi daha iyi yapmaya odaklandım. Mevcut oranlara bakarak önümün kapalı olduğunu hiç düşünmedim. Ayrıca kariyerim boyunca böyle bir negatiflik de yaşamadım. Profesyonel yönetimde kadın-erkek ayrımı olmadığına inanıyorum. Kurumsallaşmış bir sektörde önemli olanın işini iyi yapmak, her zaman ilerlemek olduğunu düşünüyorum.

Hande D. Süzer
hdemirel@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz