"Bes’in Hedefinde 30 Büyük Şirket Var"

Bireysel Emeklilik Sistemi, başlangıcından bu yana kurumsal tarafta beklediği gelişmeyi yakalayamadı. Geçtiğimiz yıl da sisteme dahil olan kurum katkılı grup sözleşmelerinin sayısı, bir elin 10 par...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Bes’in Hedefinde 30 Büyük Şirket Var

Bireysel Emeklilik Sistemi, başlangıcından bu yana kurumsal tarafta beklediği gelişmeyi yakalayamadı. Geçtiğimiz yıl da sisteme dahil olan kurum katkılı grup sözleşmelerinin sayısı, bir elin 10 parmağını geçmedi. Bu yıl ise hedefte hazırlıklarını büyük ölçüde tamamlayan 30 yeni şirket var. Ak Emeklilik Genel Müdürü Meral Ak Egemen, bu şirketlerin önemli bir bölümünün ihale açtığını, 2007 içerisinde karar aşamasına geleceğini söylüyor. Egemen, “Önümüzdeki 3-4 yılda ise ilk bin şirketin en az yüzde 50’sinin sisteme dahil olmasını bekliyoruz” diyor.

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), Emeklilik Gözetim Merkezi’nin (EGM) 25.12.2006 tarihli verilerine göre 1 milyon 60 bin 273 adet katılımcıya ulaştı. Yine aynı tarihli verilere göre, toplam fon büyüklüğü ise 3 milyar YTL’ye yaklaştı.

Ak Emeklilik Genel Müdürü Meral Ak Egemen, sisteminin bu yılki hedefinin, yıl sonunda 4.5 milyar YTL fon büyüklüğüne ulaşmak olduğunu söylüyor ve ekliyor:
“Herhangi bir sanayi sektörünü değerlendirecek olsak, 9-10 civarında bir enflasyon oranı kabul edilse, enflasyonun üzerindeki 11, 12, 15 gibi büyümeler reel ve pozitif büyümeler anlamına gelir. Ancak BES’de bir kartopu efekti var, rakamlar katlanarak artıyor. Bu nedenle bizim sektörde yüzde 10-20 gibi büyümeler kabul edilebilir değil. Sektör için en az yüzde 50’lik büyüme gerçek reel büyümedir.”

Diğer yandan önümüzdeki 8-10 yıl içinde BES’in GSMH’dan yüzde 4 pay alabileceği öngörülüyor. Pek çok yatırımcının bu oranı yüzde 6-7 olarak gördüğüne dikkat çeken Egemen, “2016’da yüzde 4’e ulaşabilirsek, fon büyüklüğümüz 52 milyar YTL’yi bulacak” diyor.

BES şirketleri bu yıl beklenen büyümenin nihayet kurumsal taraftan gelebileceği görüşünde. Geçtiğimiz yıl bir elin on parmağını geçmeyen işveren katkılı grup sözleşmeleri adedinin 2007’de en az iki katına çıkması bekleniyor. “Hedefte 25 yeni şirket var” diyen Meral Ak Egemen, “Bunların bir kısmı vesting’i bekliyor, bir kısmı kendi bütçelerinde ayarlamalar yapıyor. Bu yıl içinde önemli bir bölümü karar aşamasına gelecek” diye konuşuyor.
Ak Emeklilik Genel Müdürü Meral Ak Egemen ile BES’in 2007 plan ve hedeflerini, yeni dönemde beklenen gelişmeleri konuştuk:

2006 Yılı Nasıl Geçti?
25 Aralık 2006 itibariyle katkı payı tutarı 2 milyar YTL’ye ulaştı. Bu rakamın içerisinden BHS’dan aktarım yok. Bu rakam, sadece BES’e ilk defa giren müşterilerin toplam birikimlerini gösteriyor. Yatırıma yönlenen tutar ise 2.5 milyar YTL oldu. Burada da toplanan fonların üzerine faiz getirileri ekleniyor.

Böyle bakıldığında aslında BES’in hedeflerini yakaladığını söyleyebiliriz. BES, Ekim 2006’da 3. yılını tamamladı. Hedeflerimiz 3-3.5 milyar YTL gibiydi. Ancak, bunun gerçekleşmemesin de iki önemli nedeni var.

Birincisi, 2006 yılının mayıs ayındaki dalgalanma nedeniyle faiz gelirlerinde ufak da olsa bir kayıp oldu. Ancak, artık rakamlar çok büyük olduğu için, yüzde 1’lik bir fark bile 2 milyar YTL’de 20 milyon YTL’ye denk geliyor.

İkinci bir neden de kurumsal katılımcıların, çok iyi bir başlangıç yapmalarına rağmen, beklediğimiz ivmeyi bu dönemde yakalayamamış olması. Bunların dışında bireysel katılımcılarda ve kurum katkısı olmayan grup katılımlarında iş yoluna girdi diyebiliriz.

Bes 2007’de Hızlı Büyür mü? 
Ak Emeklilik olarak hedefimiz 650 milyon YTL katkı payına ulaşmak. Sektör genelinde ise hedef 4.5 milyar YTL fon büyüklüğüne ulaşılacağını tahmin ediyoruz.
Herhangi bir sanayi sektörünü değerlendirecek olsak, 9-10 civarında bir enflasyon oranı kabul edilse, enflasyonun üzerindeki 11, 12, 15 gibi büyümeler reel ve pozitif büyümeler anlamına gelir. Ancak, bireysel emeklilikteki büyümede bir kartopu efekti var. Rakamlar katlanarak artıyor. Bugün 100 YTL ile giren müşteri, ilk yıl için bin 200 YTL anlamına geliyor. İkinci yıl için 2 bin 400 lira artı getirileri anlamına geliyor. Bir yıl içinde her ay yeni bir 100 YTL’lik müşteriyi sisteme kattığınız zaman, 100 YTL’yi 78 lira ile çarpmanız gerekiyor. Böyle garip bir çarpan efekti var.

Dolayısıyla, BES’de yüzde 10-20 gibi büyümeler asla kabul edilebilir büyümeler değil. Sektör için en az yüzde 50’lik büyüme gerçek büyüme anlamına geliyor. Sektör bugün 3 milyar YTL’yi yaklaşmışsa, önümüzdeki dönem 4.5 milyar YTL’lik bir fon büyüklüğüne yaklaşması gerekiyor. Toplam hacim büyüdükçe, büyüme oranı yavaş yavaş küçülecektir. Sonuç olarak 8-10 yıl içinde GSMH’nın yüzde 4’ünü yakalarız diye düşünüyoruz. Ancak, pek çok yatırımcı yüzde 6-7 oranına ulaşır diyor. 2016’da yüzde 4’e ulaşabilirsek, fon büyüklüğü 52 milyar YTL’yi bulacak.

Kurumsal Katılım Yeterli mi?
Fon büyüklüğü açısından bakıldığında, yüzde 25’i kurum ve birey katkılı kurumsal katılımcılardan geliyor. Yaklaşık 750 milyon YTL’lik bir hacim söz konusu. Kurumsal katılımlarda 1 milyon kişiyi geçtik diyebilirim. Bunun da 350 bin kişisinin kurum katkılı olduğunu tahmin ediyorum. Şirket adedi olarak baktığımızda, ilk bin firmanın 150’sinin ancak sisteme girdiğini söyleyebiliriz. Yine de çok küçümsenecek bir rakam değil.

İlk girenler holding firmaları ve ağırlıklı yabancı ortaklı firmalar oldular. Bizde Akbank ve Sabancı Grubu kurumsal katılımların yüzde 20’sini oluşturuyor. Diğer şirketlerde bu oranın daha düşük olduğunu tahmin ediyorum. Çünkü, Sabancı Grubu sisteme 25 şirketi ile birlikte girdi. Akbank zaten 10 bin kişilik dev bir yapı. Dolayısıyla bizde biraz daha kalabalık görünüyor.

Yanlış bilmiyorsam Garanti Grubu’nda ve Koç Grubu’nda böyle kurum katkılı plan yok. Biz burada biraz teşvik edici ve kurumsal müşterileri heyecanlandırıcı bir rol üstlenmiştik. Bunun da etkisini gördük. Bugün kurumsal pazarın yüzde 45’i ile kurum katkılı planlarda önemli bir pazar büyüklüğüne sahibiz.

Şirket Katılımları Artacak mı?
Sektör genelinde katılımcı şirketlerin çoğu, içerideki müşterilerden değil aslında. Biz geçtiğimiz dönemde yüz yüze görüşmelerle bir pazar araştırması yaptık. Buradan çıkan ilginç bir saptama var. Neden kurumların daha fazla bu işe itibar etmediği ve bu işi sahiplenmediği sorulduğunda, patronlardan ve şirketlerin üst düzey yöneticilerinden “çalışanlarımız bunu talep etmedi” diye bir yanıt geldi. İnsan kaynakları bölümleri ve onların yönlendirmeleri ile şirket sahiplerinin oluşturduğu politikalar, genelde aşağıdan gelen taleple canlanıyor.

Sağlık sigortaları da 25 yıl önce ilk kez gündeme geldiğinde, yine birkaç şirket öncü olmuştu. Ardından, çalışanlardan, “onlarda var, bizde neden yok” sorusu gelmeye başladı ve şirketler de bu konuda aktif bir karar alma gereği hissetti. Bugüne kadar BES’e katılan şirketlerin patronları ve yöneticileri, son derece modern ve proaktif bir yaklaşımla, çalışanlarından hiç talep gelmeden buna karar verdiler. Bundan sonrası için çalışanlar seslerini yükseltebilir.

Sırada Çok Şirket Var
Bizim elimizde bir liste var. Bu listede 2006’da çalışmalarını yapmış ve 2007’de sisteme katılmayı planlayan 30 büyük şirket var. Bunların bir kısmı vesting’i bekliyor, bir kısmı kendi bütçelerinde ayarlamalar yapıyor. Bu şirketlerin en az yarısı diğer şirketlerin de listelerinde var. Söz konusu 30 şirketin bir kısmını son 2-3 yıldır biz gidip anlatarak, öğreterek, bu işe ısındırarak bu noktaya getirdik. Bir kısmını da diğer şirketler görüşerek belli bir noktaya getirdi. Söz konusu şirketlerin bir bölümü de şu anda ihale sürecinde. BES firmalarını değerlendirdiler ve kendilerine birer “short list” oluşturdular. Bu yıl içinde bunların önemli bir kısmının karar aşamasına geleceklerini tahmin ediyoruz.

Genel olarak baktığımızda aslında önümüzdeki 3-4 yıllık periyoda ilk bin şirketin en az yüzde 50’nin BES’e dahil olması lazım diye düşünüyorum.  Bu yıl biz daha hazırlıklıyız, firmalar da hazırlar. Karar verildiği anda süreç daha hızlı ilerleyecek. Bin kişilik bir firma kişi başına 200 bin lira ile sisteme girdiğinde, sistem 200 bin lira ile yavaş yavaş büyümeye başlıyor. Oysa sırada bekleyen firmalar arasında birkaç milyar dolar birikimleri olan, yurtdışında BES’e başlamış olan ve bunu Türkiye’ye aktarmaya karar vermek isteyen firmalar var. Dolayısıyla bir anda ciddi rakamlar görebiliriz.

Kobi’ler İyi Bir Hedef mi?
Biz Akbank ile çalışıyoruz. Akbank özellikle Anadolu’da küçük ve orta ölçekli işletmeler tarafında çok güçlü. Şube müdürlerinin bu işletmelerin sahipleri ile görüşmelerinde, önemli bir bilir kişi rolü üstlendiklerini görüyoruz. Onlarla birlikte gidip bu tür şirketlere BES’i anlattığımızda ciddi bir talep olduğunu gördük. 2006’nın son 3-4 ayında yaptığımız bu çalışmalarda 100’e yakın KOBİ’nin çalışanlarını sisteme dahil ettik. Bunların bir kısmı kurum, bir kısmı birey katkılıydı. Büyük şirketlerde karar mekanizmaları uzun sürerken, KOBİ’lerde hemen karar alabiliyorsunuz. Bu nedenle KOBİ’ler sektör için önemli bir potansiyel oluşturuyor. Bu pazardan önümüzdeki dönem için çok ümitliyiz. Önümüzdeki dönem, en az 100 bin KOBİ ile sistemin ciddi bir hareket kazanacağını tahmin ediyorum.

“Yerli Ve Yabancılardan Yeni Şirket Girişi Olacak”

Sıradaki 5 Büyük Yabancı
 2007’de bazı değişiklikler olabilir diye düşünüyorum. Dünyanın ve Avrupa’nın en büyük 3-5 şirketi pazarla ilgililer. Bu şirketler hem BES ile hem de hayat sigortaları tarafı ile ilgililer. Özellikle mortgage’ın çıkmasını bekliyorlar. Mortgage ile birlikte gelişecek yeni birikimli hayat ürünleri ve risk ürünleri ile birlikte pazarda büyük bir patlama olacağını hesap ediyorlar.

Ortaklık Görüşmeleri Yapanlar
 Pazarda yabancı ortaklık görüşmeleri yapan Garanti Grubu ve Ak Emeklilik var. Groupama, Türkiye’de hali hazırda şirketi olmasına rağmen arayışını sürdürüyor. Bunların dışında da henüz resmi duyurularını yapmadan yabancı ortak arayışını sürdüren şirketler var. Bireysel emeklilikte şirket kuruluş izni almak için artık biraz daha sıkı şartlar var. Ancak öte yandan pazarda pek çok hayat sigortası şirketi satılık.

İki Yerli Şirketin Yatırım Planı Var
Bu şirketler arasında maddi açıdan kısıtlı kaynakları olup, büyüme potansiyelini kullanamayanlar var. Bir de elinde kaynak olup hayat sigortası şirketi olmayanlar var. Dolayısıyla burada da bazı değişimler olacak. Örneğin Finansbank ve Denizbank’ın BES ve hayat sigortacılığı alanına girmek için çalışma yaptıklarını duyuyoruz.

Birikimli Hayat Sigortaları Yeniden Gündeme Gelecek

Modernize Edilmeli
 Eski birikimli hayat ürünlerini göz ardı etmiş, BES’den sonra onlara bakan olmaz diye düşünmüştük. Bireysel emeklilikte 56 yaş sınırı var biliyorsunuz. Oysa belki genç yaştakiler için ve kısa süreli yatırım aracı arayanlar için BHS ürününü önümüzdeki dönem tekrar raflardan indirip, modernize edip, yeni ihtiyaçlarla yeniden tasarlayıp piyasaya sürülebilir. Bireysel emeklilik kadar parlak olmasa da BHS da ilgi çekecektir.

Yeni Ürünlere Talep Yüksek
Hayat sigortacılığı, koruma ürünleri tarafını yeniden gözden geçirip, 2007 için yeni ürünler yaratmalıyız diye düşünüyorum. 2006 yılında piyasaya sürdüğümüz bireysel emeklilikle birlikte hayat sigortacılığı ürünü olan geleceğe yatırım sigortasına olan talep de bizi bu düşünceye getirdi. Bu üründe emekliliği hak etme süresine kadar yaşarsanız birikimlerinizi BES tarafında biriktiriyor, beklenmedik bir riskle karşılaşırsanız yüklü bir tazminat alıyorsunuz. Bu ürün çok talep gördü.

Ak Emeklilik’in 2007 Planında Neler Var?

Ortaklık Planı
 Yabancı bir şirket ile ortaklık yönünde, çalışmalarımız devam ediyor. Burada her türlü ortaklığa açığız. Stratejik ortaklık, şirket satın alma ya da birleşme olabilir. Bu çerçevede değişik alternatifler üzerinde görüşülüyor.

Yeni Ürünler
Özellikle yeni müşteri kazanma tarafında çok agresif hedeflerimiz var. 2006’da sisteme 45 bine yakın yeni müşteri kazandırmıştık. Bu yılki hedefimiz 90 binin üzerinde. Bunun için birçok değişiklik yaptık. Operasyonel verimliliğimizi geliştirdik. Teknolojimizi yeniledik. Bunların yanı sıra geçtiğimiz yılın moda konsepti “inovasyon” konusunda da çok ciddi yol aldık. 2007’de çok şık yeni bir ürünü piyasaya süreceğiz. Bunun dışında daha küçük küçük ürün paketleri de sırada bekliyor. 2007’de birkaç tane yeni uygulama arka arkaya gelecek.

Pazar Payı Hedefi
Pazar payı tarafında 2007 için çok büyük bir değişiklik öngörmüyoruz. Şu anda fon büyüklüğünde yüzde 15 civarında bir pazar payımız var ve ilk 3 şirket içerisindeyiz. Yeni iş üretiminde de ya birinci ya ikinci sıradayız ve burada da yüzde 17’ye yakın pazar payımız var. Bu yıl da yine aynı oranları yakalamayı hedefliyoruz. Tabi yenlilikler olduğu takdirde bu hedefler daha agresif yerlere çekiliyor olacaktır.

Hande D. Süzer
hdemirel@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz