Kritik çıkış!

Bireysel emeklilik sisteminden tehlike sinyalleri geliyor...

4 EKİM, 20160
Paylaş Tweet Paylaş
Kritik çıkış!
"KISMİ ÇIKIŞ" SORUNU ÇÖZER Mİ?
FONU BÜYÜK OLANA

Sistemden çıkışların azalması için sektör yöneticileri, çeşitli çözüm yolları arıyor. Çıkışlarda ağırlıklı neden, katılımcıların para ihtiyacı olduğu için Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, “Şu an BES’te tasarrufun kısmi çekilmesi diye bir uygulama yok. Ama sektörde konuşulan konular arasında” diyor. Fiba Emeklilik Genel Müdürü Ömer Mert, “Çok etkisi olmasa da ileriki dönemde kişilerin fonlarının büyümesiyle kısmi çıkış yapabilme hakkını sağlamak konuşuluyor. Mevcut durumda henüz fon tutarları düşük, ancak belirli büyüklükteki fon tutarlarına sahip kişiler için bu güzel bir opsiyon olabilir. Bugün katılımcılar böyle bir riske karşılık birden fazla sözleşme yapıyor, gerektiğinde bazılarından çıkış yapıyor” diyor.
TAAHHÜTE DAYALI ÜRÜNLER
“Çıkışların azalmasına yönelik başka bazı çalışmalarımız var, bunları kamuyla paylaştık” diyen Ömer Mert, sözlerine şöyle devam ediyor: “İlk beklentilerimiz BES ürünlerinde belli bir süre kalmaya yönelik taahhüt verilebilecek ürünleri yapabilmemiz gerekiyor, yani müşteri baştan sistemde en azından ne kadar kalacağını beyan ve taahhüt edecek. Biz hem kesinti yapısını hem fon getirilerini ona göre planlayarak müşterilerin kalma süre taahhütlerinin uzamasına paralel en az kesinti ve en iyi getiriyi verecek modeller kuracağız. Bu sayede sistemi gir-çık olarak kullanan katılımcıların maliyetleri diğer müşterilere yansıtılmayacak” diyor.

OTOMOTİK KATILIM NASIL ETKİLER?
DÜNYADA TABLO

Gelişmiş emeklilik sistemlerine sahip ülkelerde, devlet ve işveren güvenceli zorunlu bir sistem ve üçüncü aşamada da BES’e benzeyen isteğe bağlı bir sistem oluyor. Bu nedenle de katılımcıların sistemden çıkma oranları çok farklılaşıyor. Sistema Genel Müdürü Ali Tolga Moral, “Gelişmiş ülkelerdeki isteğe bağlı bireysel emeklik yapısında, sonlanma oranlarının daha düşük seviyelerde olduğunu görüyoruz. Örneğin ABD’de 2015 sonunda söz konusu oran yüzde 29-30’larda” diyor. Willis Towers Watson Türkiye direktörlerinden Evrim Köksal Arkut ise İngiltere örneğini veriyor: “Zorunlu işveren katkısının bulunduğu İngiltere’de çalışanların kendi istekleriyle cayma oranı yüzde 9 seviyesinde. Emeklilik sistemlerinde esas, katılımcının emeklilik yaşına kadar sistemde kalması olduğundan, çoğu durumda erken çıkışa izin verilmiyor ya da ağır vergisel yaptırımlar uygulanıyor” şeklinde konuşuyor.
ŞİRKETLER NE YAPABİLİR?
Danışmanlar, çıkış trendinin azalmasında emeklilik şirketlerine çözümler de öneriyor. Ali Tolga Moral, “Emeklilik şirketleri fon yönetimi performanslarını artırmalı ve katılımcılarına olan getirilerinin iletişimini iyi yapmalı. Şirketlerin büyük bir bölümü katılımcıyla sözleşme sonrası sürekli bir ilişki yönetme sistemini oturtmuş değil. Yıllarca katılımcısını bir kez bile aramayan şirketler olduğunu gözlemliyoruz. Bu nedenle fon tipi değişikliğiyle ilgili yönlendirici arama ve danışmanlık verilmesi gibi farklılaştırıcı müşteri ilişkileri uygulamalılar” diyor. Burada trendin nasıl olacağı biraz da otomatik katılım sonrasında görülecek. Evrim Köksal Arkut, “Türkiye’de Otomatik Katılım Sistemi (OKS) ile ilk 4 yılda 18 milyon kişinin kademeli olarak sisteme dahil olmasını bekliyoruz. OKS’deki cayma davranışı, sistemden çıkış sorununa farklı bir boyut getirecek” diyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.