Ödeme alarmı!

Leasing sektörünün başı iflas ertelemeleriyle dertte...

27 EKİM, 20160
Paylaş Tweet Paylaş
Ödeme alarmı!
Dönen karşılıksız çekler ve bu yıl artışa geçen iflas erteleme kararlarıyla piyasadaki ödeme sorunu giderek artıyor. Bu tablo, hep konuşulan bankacılığın ötesinde, finansın diğer alanlarına da olumsuz yansıyor. TOBB’un yaptığı bir çalışmaya göre 2006 yılında 61 adet olan iflas erteleme talebi sayısı, 2015 yılında 492’ye kadar çıktı. 2016 yılının ilk 4 ayında ise 200 şirket iflas erteleme talebini mahkemelere taşıdı. İflas erteleme adetlerindeki artış, finansın her alanında yöneticileri diken üstünde tutuyor. Faktoringden leasinge, filo yönetimi şirketlerinden finansman şirketlerine kadar farklı alanlarda değişik negatif etkiler doğuruyor. Öyle ki bankacılık dışı finansta 4 sektörde de yıl sonu için piyasalardaki bozulmaya paralel sorunlu alacak oranlarında artış bekleniyor. Bu ortamda yöneticiler, her sektörün kendi dinamikleri doğrultusunda sıkı önlemler uyguluyor ve etkileri bertaraf etmek için çabalıyor.
EN OLUMSUZ TABLO
Reel sektörü fonlayan faktoring sektörü, mevcut tablodan en çok yarayı alıyor. Sektörde karşılıksız çeklerdeki artış nedeniyle yöneticiler endişeli. Finans Faktoring Genel Müdürü Nergis Ayvaz Bumedian, asıl sorunun karşılıksız çıkan çeklerin sonradan ödenme oranındaki düşme olduğunu vurguluyor. Bumedian, “2015 yılında karşılıksız çeklerin sonradan ödenme oranı, adet bazında yüzde 24, tutar bazında yüzde 20’ydi. 2016 ilk 6 ayında sonradan ödenme oranı adette yüzde 17, tutarda yüzde 14 seviyesine düştü. Haziran ayında da tutar bazında ancak yüzde 7’si ödendi. Bu da sistemde çeke olan güvenin azalmasına yol açıyor” diye konuşuyor. Bu ortam şirketlerin müşteriye yaklaşımını, aktif kalitesini, yeni finansman verme iştahını negatif yönde etkiliyor. TEB Faktoring Genel Müdürü Çağatay Baydar, karşılıksız çeklerin toplam çeklere oranında bu yıl 2015’e göre ciddi bir değişiklik gözükmediğini belirterek, “Bu oran iki yıldır hacim olarak yüzde 4’lerde. Ama 2014’le kıyasladığımızda yüzde 3,2’den gelen bir artış görüyoruz” yorumunda bulunuyor. Ancak Baydar’ın da belirttiği gibi piyasadaki koşullar doğal olarak faktoring şirketlerini müşteri seçimi ve aktif kalitesinde dikkatli olmaya itiyor. Baydar, “Örneğin 2016 için bizim öncelikli stratejimiz, kârlılığımızı ve aktif kalitemizi korumak, hatta yükseltmek” sözlerini ekliyor. Bumedian da alacak tahsil kabiliyetinin azalmasının müşteri limitlerinin kısılmasına sebep olduğunu doğruluyor.
TEHLİKELİ ORANA DOĞRU
2016’da hız kesmeyen iflas ertelemeler de faktoringin belini büküyor. İflas ertelemelerle sektör, direkt müşteri olarak olumsuz etkileniyor. Bunun yanında iflas erteleyen şirketlerin piyasaya keşide etmiş oldukları ileri vadeli çekler nedeniyle de dolaylı bir etki söz konusu. Bu etkiyi, sektörün sorunlu alacak oranında net olarak görmek mümkün. Baydar, sorunlu alacakların 2015 sonunda yüzde 5,5 olduğunu ve 2016 ilk çeyreğinde yüzde 5,9’a kadar çıktığını söylüyor. Faktoring yöneticileri ise sorunlu alacak rasyosunun yılın sonunda bu seviyede kalacağı beklentisinde. “Son yıllarda kârlılık hem işlem hacimlerindeki büyüme hızının yavaşlaması hem artan rekabetle azalma eğiliminde” diyen Bumedian, artan sorunlu alacak bakiyesinin azalan kârlılık üzerinde önemli bir tehdit oluşturmaya başladığını belirtiyor. Baydar da “Aslında yüzde 4-5 bile marjların azaldığı dönemde yüksek sayılır. Bir faktoring şirketi, en az bu oranlarda kâr edebilmeli ki bu kayıpları tolere edebilsin” diyor. Bu noktada sektör yeni çözümler arıyor. Mecliste kabul edilen ve Resmi Gazete’de yayınlanması beklenen “Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Hakkındaki Kanun” ile karşılıksız çek yazan kişilere doğrudan hapis cezası verilme yolu açılıyor. Bumedian, hapis kararından çok çeklerde zorunlu hale gelecek karekod uygulamasının sektöre olumlu katkı sağlayacağı düşüncesinde. Finansal Kurumlar Birliği (FKB) Başkanı Mehmet Cantekin de “Merkezi Fatura Kaydı Sistemi aynı faturayı mükerrer finanse etmeyi engelliyor. 2015’te engelenen mükerrer fatura sayısı 200 bindi” diye konuşuyor.
MALLARA EL KOYUYORLAR
Leasing sektörü için iflas ertelemeler ciddi bir sorun. Çünkü iflas erteleme açıklayan şirketler, hem ödemelerini yapmıyor hem leasinge konu mal ve ürünleri kullanmaya devam ediyor. Deniz Leasing Genel Müdürü Kahraman Günaydın, bu durumu şöyle aktarıyor: “Son dönemde ödeme güçlüğü yaşayan şirketlerin artan ivmeyle iflas erteleme yolunu seçtiğini görüyoruz. İflas erteleme biraz suiistimal edilen bir konu maalesef. İflas ertelemede borçlu şirket hakkında herhangi bir takip yapılamıyor. Ayrıca finansal kiralamaya konu ekipmanları leasing şirketine iade etmeyen ve görmesine engel olan borçlu şirketlerin, iyi niyete dayalı iflas erteleme korumasından nasıl faydalandığı da anlaşılabilir gibi değil.” Şeker Leasing Genel Müdürü Cenk Erten ise “Bazı müşterilerin ödeme performanslarında bozulma olduğu açık. Tabii bu da ister istemez bizi yeni kredilerde daha tedbirli olmaya itiyor” diye konuşuyor. Erten, bu nedenle artan sorunlu alacak oranına da dikkat çekiyor ve ekliyor: “2015 sonunda sektörde sorunlu kredi oranı yüzde 6’ydı. Bu yıl da yüzde 6-6,5 olmasını bekliyorum. Bu oran sektör çapında yüzde 9-10’lara gelirse o zaman tedirgin olmamız gerekir.” Kahraman Günaydın, sorunun çözümünde yeni yasal düzenlemeyle tüm insiyatifi alan kayyum ve bilirkişilerin mali, cezai sorumluluklarının tesis edilmesi gerektiğini düşünüyor ve iflas erteleme almayı zorlaştırıcı düzenlemeler bekliyor.
YENİ MÜŞTERİ İŞTAHI YOK
Bu dalgalı ortamda finansman şirketleri, ölçek olarak daha küçük oldukları için daha korunaklı kalıyor. FKB Başkanı Cantekin, finansman şirketlerinde kredi değerlendirme analizlerinin her defasında tekrar yapıldığını söylüyor. Bu sayede kredilerin daha sağlıklı tahsisinin sağlandığını belirtiyor. Bu sürecin etkisiyle, 2016 yılı ilk çeyrekte sektörün sorunlu alacak oranı yüzde 3,1 oldu. Ancak bu oran 2015 yılı ilk çeyreğinde yüzde 2,6’ydı. Sektörün önemli oyuncularından ALJ Finansman Genel Müdürü Nilüfer Günhan, tüzel müşterilere ait sorunlu kredi oranının son dönemde iflas ertelemelerin de etkisiyle daha yüksek artış gösterdiğine de dikkat çekiyor. Oluşan tablo, sektörün yeni müşteri kazanmada özellikle kurumsal alanda müşteri edinmede iştahını kesiyor. Günhan, “Teminatı ne olursa olsun iflas erteleme kararıyla uzun süre yasal takip yapılamaması, finansman şirketlerinin özellikle yeni kurulmuş ya da bilanço verileri belirgin olmayan tüzel müşterilere yaklaşımını olumsuz etkiliyor” diyor. Tırsan Finansman Eski Genel Müdürü olan ve şu an danışmanlık yapan Bülent Görer ise “Son dönemde, eski ve yeni müşteriye farklı kredi değerlendirme yaklaşımı hakim. Kurum hafızasında kayıtlı müşterinin ödeme tarihçesi daha önem kazanıyor. Düzenli ödeme yapan sadık müşteri, daha hızlı tahsisle ödüllendirilirken, yeni müşteriye karşı daha dikkatli olma eğilimi var. Sorunlu kredilerin artması da kârlılıkları aşağı yönlü baskılıyor” şeklinde konuşuyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.