Yüksek faiz ve finansman zorluklarına rağmen ikinci el araç pazarı 2026’nın ilk yarısında 3,45 milyon adetlik satışa ulaştı. Sıfır araç satışlarının %8,2 daraldığı dönemde elektrikli otomobillerin payı %18’e çıkarken, pazarın geleceğini kredilerdeki faiz oranları belirleyecek.
İkinci el otomotiv pazarı, yüksek faiz ve finansman maliyetlerine rağmen 2026’nın ilk yarısında yaklaşık 3,45 milyon adetlik satış hacmine ulaştı. Aynı dönemde 0 km araç pazarı yüzde 8,2 daralarak 608 bin adetten 558 bin adede geriledi.
Hande Yavuz Çalık / [email protected]
Capital Dergisi / Eylül 2026
İkinci el araç fiyatları ise nominal olarak yaklaşık yüzde 5 arttı, reel olarak ise düştü. Elektrikli otomobillerin toplam satışlardan aldığı pay yüzde 18’e ulaşırken ikinci elde B ve C segmentlerinin toplam payı yüzde 85 seviyesine çıktı. Taşıt kredilerinde yıllık ağırlıklı ortalama faizin yüzde 48 düzeyinde olduğu pazarda, finansman koşullarındaki olası iyileşme yılın ikinci yarısının seyrinde belirleyici olacak.
Otokoç Otomotiv Şirket Lideri İnan Ekici ile ikinci el pazarındaki son tabloyu, fiyat hareketlerini, değişen tüketici tercihlerini ve 2026’nın geri kalanına ilişkin beklentileri konuştuk:
2026’nın ilk altı ayında yaklaşık 3,45 milyon adet ikinci el araç satışı gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemine göre sınırlı bir gerileme olsa da pazar hala sıfır araçtan daha hareketli. Bu tabloyu nasıl okuyorsunuz?
Dalgalı piyasa koşulları ve sıfır araçtaki daralmaya karşın ikinci el pazarı ilk yarıda hacmini korudu. 2025’in ilk 6 ayında 608 bin adet seviyesindeki 0 km araç pazarı, 2026’nın aynı döneminde yüzde 8,2 daralarak 558 bine geriledi. Tüketiciler, satın alma kararlarını ertelemek yerine daha erişilebilir ikinci el alternatiflerine yöneliyor. İkinci el araç pazarı geniş model çeşitliliği, farklı bütçelere hitap eden seçenekleri, hızlı teslimat imkanı ve otomobil sahipliğine açılan ilk kapı olması nedeniyle sürdürülebilir bir talep tabanına sahip olmaya devam ediyor
Aynı dönemde ikinci el araç fiyatları nominal olarak yaklaşık yüzde 5 yükselirken enflasyondan arındırıldığında reel olarak gerilemeye devam etti. Fiyatların reel bazda düşmesinin talebe nasıl yansıdığını düşünüyorsunuz?
Reel fiyatlardaki gerileme pazarın zayıflığını değil otomotiv fiyat artışlarının genel enflasyonun gerisinde kalmasını yansıtıyor. Talebin canlı kalmasında otomobilin temel bir ihtiyaç olması etkili. Buna reel fiyatlardaki düşüşün satın alma gücünü kısmen desteklemesi de eklenince, daha önce kararını erteleyen tüketiciler yeniden pazara dönüyor. Tüketici artık ikinci el aracı değer kazanacak bir varlıktan çok kullanım aracı olarak görüyor.
Son dönemde sıfır araç kampanyaları, kredi koşulları ve markaların agresif satış politikaları ikinci el pazarını nasıl etkiledi?
Sıfır araçtaki kampanya ve fiyatlama dinamikleri, özellikle 1-4 yaş segmentinde iki pazar arasındaki fiyat farkını daralttı ve tüketiciyi alternatifleri daha yakından karşılaştırmaya yöneltti. İkinci elde bu durum fiyatlama ve satış sürelerine yansıyor. Ancak bunu geçici bir dengelenme olarak görüyorum. Sıfır ve ikinci el pazarları rakip değil aynı ekosistemin tamamlayıcıları; satılan her sıfır araç geleceğin ikinci el arzını oluşturuyor. Arz ve finansman koşullarının normalleşmesiyle iki pazarın daha dengeli hale gelmesini, rekabetin ise fiyat avantajından güven, şeffaflık ve müşteri deneyimine kaymasını bekliyorum.
Ticaret Bakanlığı’nın yürürlüğe aldığı 6 ay-6 bin kilometre düzenlemesi, piyasada ne gibi değişiklikler yarattı?
Bu düzenlemeler, pandemi döneminde bozulan arz-talep dengesi sonrasında sektörün kurumsallaşması açısından önemli adımlar oldu. 6 ay-6 bin kilometre sınırı sıfır araçların hızla ikinci ele çevrilmesini büyük ölçüde engellerken yetki belgesi kayıt dışılığı, ilan denetimleri ise manipülatif fiyatlamayı azalttı. Ancak normalleşmede yalnızca mevzuat değil kurdaki öngörülebilirlik, enflasyondaki iyileşme ve talebin dengelenmesi de etkili oldu.
Piyasanın daha şeffaf ve güvenilir işlemesi için hangi adımlar atılmalı?
Öncelikle ikinci el araçların hasar, servis ve kilometre geçmişini tek noktada, güncel ve doğrulanabilir biçimde gösteren entegre bir veri altyapısına ihtiyaç var. Bu, güven sorununu önemli ölçüde azaltacaktır. Bunun yanında ekspertiz standartları bağımsız akreditasyonla güçlendirilmeli, ilan platformlarında satıcı ve içerik doğrulaması artırılmalı. Sektöre giriş kriterlerinin de işletme kalitesini gözetmesi önemli.
Kredi faizleri ve krediye ulaşım koşulları ikinci el araç satışlarını bugün ne ölçüde etkiliyor?
Türkiye’de araç alımında kredi ve takas finansmanı önemli bir rol oynarken finansman maliyetleri tüketici kararını doğrudan etkiliyor. TCMB verilerine göre taşıt kredilerinin yıllık ağırlıklı ortalama faizi yüzde 48 seviyesinde. Yüksek faiz ve kısa vadeler alım gücünü daraltsa da talebi ortadan kaldırmıyor, erteliyor. Bu nedenle ikinci el araç pazarı faiz koşullarına oldukça duyarlı. Dezenflasyonla birlikte finansman koşullarındaki iyileşme, ertelenmiş talebin pazara dönüşünü hızlandırabilir. Yılın kalanındaki tempoyu da normalleşmenin hızı belirleyecek.
Elektrikli ve hibrit araçlarda ikinci el pazarı hızla büyüyor. Bu araçların ikinci elde değer kaybı, talebi ve fiyatlama dinamikleri içten yanmalı araçlardan hangi yönleriyle ayrışıyor?
Elektrikli ve hibrit araçlarda ikinci el pazar henüz olgunlaşmış değil ancak sıfır araç satışlarındaki hızlı büyüme, önümüzdeki yıllarda ikinci eldeki elektrikli araç sayısını da artıracak. Türkiye’de elektrikli otomobillerin satış payı yüzde 18 seviyesine ulaşırken bu araçlarda değer kaybı içten yanmalı modellere göre daha hızlı ve fiyatlama daha oynak seyrediyor. Değerlemede belirleyici unsur ise batarya sağlığı, garanti süresi ve şarj altyapısı uyumu da giderek önem kazanıyor.
Tüketicilerin satın alma tercihleri son bir yılda nasıl değişti?
TÜİK verilerine göre 2025 sonunda Türkiye’de otomobillerin ortalama yaşı 14,2 yıl, devri yapılan araçlarda ise bu oran 12,7 yıl. Bu da el değiştiren araçların toplam parka göre yaklaşık 1,5 yaş daha genç olduğunu ve yaş ortalamasında kademeli bir iyileşmeye işaret ettiğini gösteriyor. 2026’nın ilk yarısında Türkiye ikinci el araç pazarında B ve C segmentlerinin toplam payı yüzde 85’e ulaştı. Bu iki segmentin satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 arttı. Bugün ikinci elde satılan her 5 aracın 4’ü B veya C segmentinde. Fiyat açısından orta gelir grubuna hitap eden ulaşılabilir araçlar talep görüyor.
Önümüzdeki dönemde sektörde hangi teknolojik yeniliklerin öne çıkmasını bekliyorsunuz?
Önümüzdeki dönemde doğrulanabilir araç geçmişi, elektrikli araçlarda batarya sağlığı analitiği, uçtan uca dijital satın alma ve kişiselleştirilmiş öneriler öne çıkacak.
Yılın ikinci yarısı için beklentiniz nedir? Satış adetleri, fiyatlar ve tüketici talebi açısından 2026’nın geri kalanında nasıl bir tablo öngörüyorsunuz?
Yılın kalanına ihtiyatlı iyimser bakıyorum. İlk yarıda ikinci el pazarının yaklaşık 3,45 milyon adede ulaşması, yüksek faiz ve finansman maliyetlerine rağmen talebin gücünü koruduğunu gösteriyor. Tarihsel olarak daha hareketli geçen ikinci yarıda, sıfır araç kampanyaları ve model yenilemelerinin yaratacağı takas hacmi ikinci eli destekleyecek. Fiyatların nominal olarak artması mümkün olsa da enflasyonun altında kalarak reel anlamda sınırlı gerilemesini bekliyorum. Finansman koşullarındaki her iyileşme de ertelenmiş talebin pazara dönüşünü hızlandıracaktır. Bu nedenle 2026’nın hızlı fiyat artışlarından çok normalleşme ve sağlıklı büyümenin öne çıktığı bir yıl olacağını öngörüyorum.
Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?