Bakan Bolat duyurdu: 2026 ihracat finansmanı hedefi 60 milyar dolar

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Girişim Sermayesi Yatırım Fonu'na ilişkin, "Yeni, önemli, büyük projelerin Togg gibi inşallah yeni gurur kaynaklarımızın ortaya çıkmasına destek vermiş olacağız" dedi.

23.01.2026 16:07:400
Paylaş Tweet Paylaş
Bakan Bolat duyurdu: 2026 ihracat finansmanı hedefi 60 milyar dolar

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ihracatın her gün büyük bir rekabet ve ülkelerin çok farklı destek enstrümanları kullanabildiği bir alana dönüştüğünü belirterek, "Türk Eximbank'ın uyguladığı faiz oranı ile OECD'nin belirlemiş olduğu Referans Ticari Faiz Oranı (CIRR) arasındaki farkı biz desteklemiş oluyoruz. Yeni düzenleme ile uzun vadeli alıcı kredilerinin yanına akreditif gibi kısa vadeli işlemleri de ekleyerek destek mekanizmasını güçlendirmiş oluyoruz." dedi.

Türk Eximbank, alıcı kredilerinin kapsamını dış ticaret ürünleri ve iskonto programlarını da ekleyerek genişletirken, ülke ve banka ağını büyüttü.

Bu kapsamda düzenlenen Alıcı Kredileri Programı Tanıtım Toplantısı'nda konuşan Bakan Bolat, bugünün Türkiye'nin ihracatının finansman yolculuğunda çok önemli bir gün olduğunu belirterek, ihracatın finansmanının amiral gemisi Türk Eximbank'ın yepyeni bir ihracat finansman destek enstrümanını hizmete aldığını söyledi.

Bolat, ihracat noktasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendilerine talimat verdiği 400 milyar dolar sınırına yaklaştıklarını vurgulayarak, 2025'te 275,4 milyar dolar mal ihracatıyla rekor kırdıklarını bildirdi.

Bir ay sonra 12 aylık verilerin açıklanacağını ve 122 milyar doları aşan hizmet ihracatıyla da rekor kıracaklarını aktaran Bolat, 396 milyar dolarla da yıllık mal ve hizmet ihracat rekoru kırdıklarını belirtti.

Bolat, ihracat deyince ilk önce akla finansman konusunun geldiğine işaret ederek, "Kaliteli üretim zaten olmazsa olmazımız ancak finansman da ihracat çalışmasının çok önemli bir itici gücü. Burada da bundan 39 yıl önce, 1987'de rahmetli Turgut Özal, o zamanki Başbakanımızın talimatıyla kurulan Eximbank'ın çok önemli bir rolü var." diye konuştu.

- "Bu program ihracatçımızın satışını güvenceye alan bir model olarak devreye alınmakta"

Ticaret Bakanı Bolat, Türk Eximbank'ın Türkiye'nin en büyük 8'inci bankası olduğuna dikkati çekerek, bankanın Türkiye'nin ihracatını fonlayan ve malların yurt dışı alıcılar tarafından alınmasını kolaylaştıran bir fonksiyona sahip olduğunu dile getirdi.

Bolat, Türk Eximbank'ın kendisinin göreve geldiği dönemde 42 milyar dolarlık ihracat kredi fonlaması yaptığının, 2025'i ise 54 milyar dolarla kapattığının altını çizerek, 2026 hedefinin de 60 milyar dolar olduğunu bildirdi.

Alıcı Kredileri Programı'nın Eximbank tarihindeki en önemli üçüncü destek programı olarak hayata geçirildiğini aktaran Bolat, şöyle devam etti:

"Bu, birçok mali açıdan güçlü gelişmiş ülkelerin eximbankları tarafından uygulanan bir program. Bugüne kadar gerek ihracat kredisi gerekse ihracat sigortası araçları kullanıldı, şimdi üçüncü bir mekanizma Alıcı Kredileri Programı devreye alınıyor. Bu, klasik ihracat finansman araçlarından farklı olarak finansmanı doğrudan ürünlerimizi satın alan yabancı alıcıya sağlayan ve ihracatçımızın satışını güvence alan bir model olarak devreye alınmaktadır. İlk aşamada ihracatçımız ile yabancı ithalatçı arasında imzalanan ihracat sözleşmesine istinaden Türk Eximbank'a başvuruluyor. Uygun görülen kredi tutarı için Ticaret Bakanlığımızca karşılanacak faiz desteği devreye girerek ihracatımızın yapılabilmesinde finansman önemli bir rekabet unsuru haline getirilmiş oluyor."

Bolat, ikinci aşamada kredinin aracı banka kanalıyla yabancı alıcıya kullandırıldığını, ihracat bedelinin de doğrudan ihracatçıya ödenerek nakit akışının güvence altına alındığını söyledi.

Bu amaçla Eximbank'ın 94 ülke ile kredi muhabirlik anlaşmaları imzaladığı bilgisini paylaşan Bolat, "Tabii böyle bir alıcı kredi programını uygulayabilmek için ithalatçı ülkedeki finansman kuruluşunun garanti vermesi gerekiyor. Eximbank bu konudaki anlaşmalarını imzalamış durumda. Üçüncü ve son aşamada ise izleme ve tazmin mekanizmalarımızla risklerin yönetilebilir ve sürdürülebilir hale geldiği ihracat finansman süreci tamamlanmış oluyor. Burada Ticaret Bakanlığımız ve Eximbank tüm başvuru sürecini ve operasyonel süreçleri birlikte yürütecek, ayrıca ihracatçımıza ve alıcıya ilave bir operasyonel yükümlülük getirmeyecekler." şeklinde konuştu.

Bolat, böylece özellikle yatırım malı ihracatı ve proje bazlı ihracatta tüm vadelerde ihracatçının finansman ihtiyacının uygun maliyetlerle karşılanacağını belirtti.

İkinci olarak ihracatçının yalnız fiyat rekabeti ve kalitesiyle değil, finansman şartları itibarıyla da rekabetçilik kazanacağını anlatan Bolat, üçüncü olarak ise yüksek tutarlı, uzun teslim süreli ve proje bazlı ihracatlarda önemli bir rekabet avantajı elde edileceğini, böylece ihracatçının da sonuçta nakit akışı ve bilanço avantajını kendi lehine kullanabileceğini kaydetti.

Bolat, "Bu bir stratejik ihracat destek enstrümanıdır. Çok gelişmiş ülkeler bunu yıllarca programlarında exim faaliyetlerinde yapıp kendi ürünlerine ihracat avantajları sağlarlardı. Biz de artık 160 bin ihracatçımıza bu önemli destek enstrümanını kullandırmaya başlayacağız. Böylece ihracattaki başarımızı ve pazarlardaki durumumuzu inşallah daha güçlü hale getirebileceğiz." ifadelerini kullandı.

- "Müteahhitlik sektörünün kullandığı temel ürünler yatırım malları kapsamına eklenmiş bulunuyor"

Ömer Bolat, ihracatın her gün büyük bir rekabet ve ülkelerin çok farklı destek enstrümanları kullanabildiği bir alana dönüştüğünü belirterek, bununla ilgili mevzuat değişikliğinin 8 Kasım 2025'te yapıldığını anımsattı.

Bolat, birinci destek unsuruna değinerek, şunları kaydetti:

"Türk Eximbank'ın uyguladığı faiz oranı ile OECD'nin belirlemiş olduğu Referans Ticari Faiz Oranı (CIRR) arasındaki farkı biz desteklemiş oluyoruz. Yeni düzenleme ile uzun vadeli alıcı kredilerinin yanına akreditif gibi kısa vadeli işlemleri de ekleyerek destek mekanizmasını güçlendirmiş oluyoruz. Yurt dışında üstlenilen müteahhitlik projeleri kapsamında ihraç edilen yatırım mallarına da artık alıcı kredisi finansman desteği sağlamaya başlıyoruz. Dünya ikincisi olan ve bugüne kadar özellikle son 23 yılda 500 milyar doları aşan, toplamda da bugün 560 milyar dolara yaklaşan müteahhitlik projelerini kazanan bizim başarılı müteahhitlik firmalarımız, Türkiye'den tedariklerini yapmak istediklerinde finansman konusunda sıkıntı çekebiliyorlar. İşte bu uzun vadeli alıcı kredileriyle müteahhitlerimiz yaptıkları işlerde de Türkiye'den ürünleri satın alabilecekler ve böylece müteahhitlikteki başarı ihracattaki başarıyla entegre hale gelmiş olacak."

İkinci destek unsuru olarak ise Eximbank'ın ihracat kredi sigortası tazmin desteği getirdiğini aktaran Bolat, böylece riskli pazarlar açısından bu tazmin desteğinin büyük önem taşıdığına dikkati çekti.

Bolat, Türk Eximbank'ın ihracatçılara sağladığı sigorta desteğinin 2025'te olduğu gibi artarak ve çeşitlenerek devam etmiş olacağını vurgulayarak, "Üçüncü önemli destek unsuru da tazmin alıcı kredisi, tazmin desteğidir. Bunu da getirmiş oluyoruz. Böylece Eximbank'la ihracatçı arasında öngörülebilir, dengeli bir finansman ilişkisi kurulmuş olacak ve ihracatımız sadece kaliteli ürünümüzle değil, bir de finansman desteği olan ürünümüzle daha da rekabetçi hale gelecek." ifadelerini kullandı.

Yatırım malları kapsamını genişlettiklerini dile getiren Bolat, destekledikleri yatırım malı sayısının GTİP bazında 821'e çıktığını, böylece toplam mal ihracatının yaklaşık yüzde 27'sini kapsar hale geldiğini ve müteahhitlik sektörünün kullandığı temel ürünlerin yatırım malları kapsamına eklenmiş bulunduğunu bildirdi.

- "Otomotiv sektörü için Girişim Sermayesi Yatırım Fonu hayata geçiriyoruz"

Bolat, Eximbank'ın sermayesinin artırıldığını kaydederek, bundan 2,5 yıl önce günlük 300 milyon lira olan reeskont limitlerinin, şu anda 4,5 milyar liraya yükseltildiğini ve bunun 1,5 milyarının emek-yoğun sektörlere tahsis edildiğini söyledi.

Yabancı para bazında da aylık 150 milyon dolarlık limitin 1 milyar dolara yükseltildiğini vurgulayan Bolat, şunları söyledi:

"Hükümetimiz geçen yıl sadece emek-yoğun 5 sektör için KOSGEB üzerinden istihdam başına verdiği aylık 2 bin 500 lira istihdamı koruma desteğini bu 5 emek-yoğun sektör için bütün ölçekteki işletmelere tahsis etti. Ayrıca da aylık istihdam başına koruma limitini 3 bin 500 liraya yükseltmiş oldu. Ayrıca tüm işletmelere asgari ücret desteği olarak 1270 lira bir teşvik verilmekte ve ihracat yapıyorsan 5 puan kurumlar vergisi indirimi, aracı şirket üzerinden yapıyorsa, sermaye şirketi üzerinden yapıyorsa orada da yaptığın ihracat kadar 5 puan kurumlar vergisi indirimi ve ihracatçılara bozdurduğun zaman Merkez Bankası'na yüzde 3 döviz dönüşüm primi desteği, bütün bunlar uygulanmaya devam ediyor. Bu yüzde 3'lük destek 1 Mayıs'ta yüzde 2'den yüzde 3'e çıkarılmıştı ve şimdi de 30 Nisan'a kadar uzatıldı. Yani bir yıl boyunca bu yüzde 3'lük destek devam ediyor."

Bolat, sermaye piyasası araçlarını da ihracatta kullanma konusunda iki önemli girişime değinerek, bunlardan birincisinin otomotiv sektöründe hayata geçirdikleri Girişim Sermayesi Yatırım Fonu olduğunu belirtti.

Bu fon aracılığıyla ihracat için potansiyel arz eden girişimleri finansal olarak desteklemeyi, teknoloji odaklı dönüşüm ve startup altyapısını geliştirmeyi hedeflediklerini anlatan Bolat, "Bu girişim sermayesi yatırım fonu aracılığıyla girişim sermayelerine sermaye katkısı sağlayacağız ve böylece yeni, önemli, büyük projelerin, Togg gibi inşallah yeni gurur kaynaklarımızın ortaya çıkmasına destek vermiş olacağız." açıklamasında bulundu.

Bolat, ikinci önemli düzenlemenin ise özel statülü şirketlerin yeniden yapılandırılması olduğunu aktardı.

Özel statülü şirketler modelini stratejik bir reform olarak yeniden hayata geçirdiklerine işaret eden Bolat, "Böylece özel statülü şirketlerin kurumsal kapasiteleri artırılıyor, kapsayıcılıkları genişletiliyor, hizmet kalitesi yükseliyor, finansmana erişimde sahip oldukları roller etkinleştiriliyor. Siz değerli ihracatçılarımızın bu şirket statülerinin getirmiş olduğu faydalardan en verimli şekilde yararlanmanız konusunda sizlere davette bulunuyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Bolat, dünyadaki ortamın çok parlak olmadığını ve özellikle Davos Ekonomi Forumu'nda konuşulanlara bakıldığında, dünya liderlerinin, İkinci Dünya Savaşı sonunda kurulmuş olan dünya parasal, ekonomik ve ticari sisteminin adeta sarsıntılar geçirdiğini ve çatırdadığını itiraf ettiklerini kaydetti.

Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz