İK’da yapay zeka pazarı 2030’da 15,2 milyar dolara ulaşacak

İK platformu Plena Pro'nun derlediği İnsan Kaynaklarında Dijitalleşme Raporu'na göre İK'da yapay zeka kullanımı hızla artıyor ancak kurumlar bu teknolojiyi yapılarına entegre etmekte zorlanıyor.

16.10.2026 12:20:450
Paylaş Tweet Paylaş
İK’da yapay zeka pazarı 2030’da 15,2 milyar dolara ulaşacak

Şirketlerin insan kaynakları birimi, yapay zeka yatırımlarının hız kazandığı stratejik alanlardan biri haline geliyor. Plena Pro’nun derleyip yayınladığı İnsan Kaynaklarında Dijitalleşme Raporu, küresel İK teknolojisi pazarının 2026’da 46,3 milyar dolar büyüklüğe ulaşacağını, 2034’te ise 86,1 milyar dolara çıkacağını öngörüyor. İK’da yapay zeka pazarının da 2026’daki 6,3 milyar dolardan 2030’da 15,2 milyar dolara yükselmesi bekleniyor.

Rapora göre, üretken yapay zekayı kullanan veya kullanmayı planlayan İK liderlerinin oranı Haziran 2023’te yüzde 19 iken Ocak 2025’te yüzde 61’e çıktı. Society for Human Resource Management (SHRM)’nin  2026 araştırmasında ise kurumların yüzde 39’unun İK süreçlerinde yapay zeka kullandığı, yüzde 7’sinin yıl içinde kullanıma geçmeyi planladığı belirtiliyor.

İK’da yapay zeka kullanımı büyük şirketlerde daha yaygın

Araştırma, kurumların dijital dönüşüm hızında ölçeğin belirleyici olduğunu gösteriyor. Çok büyük ölçekli şirketlerde İK’da yapay zeka kullanımı yüzde 60’a ulaşırken, bu oran orta ölçekli şirketlerde yüzde 35, küçük şirketlerde yüzde 33 seviyesinde kalıyor. KOBİ’lerin yüzde 50’den fazlası İK yazılımı kullanmaya başlamış olsa da veri altyapısı ve kurum içi yetkinlik eksikliği dönüşümün önündeki engeller arasında yer alıyor.

“İK’da dijitalleşmenin başarısını teknoloji değil, yarattığı değer belirleyecek”

Plena Pro Kurucu Ortağı Gizem Güneşdoğdu, insan kaynaklarında dijital dönüşümün yalnızca süreçleri otomatikleştirmekten ibaret olmadığını belirterek şunları söyledi: “Yapay zeka ve dijital çözümler, insan kaynaklarının iş yapış biçimini hızla değiştiriyor. Ancak asıl mesele, yeni teknolojileri kullanmaya başlamak değil; bu teknolojilerle çalışan deneyimini iyileştirmek, operasyonel yükü azaltmak ve daha doğru kararlar alabilmek. İK ekiplerinin rutin işlere ayırdığı zamanı azaltarak çalışanlara ve kuruma değer katan alanlara odaklanmasını sağlamalıyız. Dijitalleşmenin gerçek başarısı, teknolojinin insanı merkeze alan bir yaklaşımla ne kadar somut fayda yarattığıyla ölçülecek” dedi.

Rapora göre Türkiye’de katılımcıların yüzde 50’si kurumlarının İK veri olgunluğunu ileri seviyede değerlendiriyor. Çalışan değer önerisini güçlü bulanların oranı Türkiye’de yüzde 33 iken küresel ortalama yüzde 19’da kalıyor. Hibrit çalışma modelinin benimsenme oranı da Türkiye’de yüzde 67 ile küresel ortalama olan yüzde 60’ın üzerinde bulunuyor.

Teknoloji yatırımı tek başına yeterli değil

Raporda, dijital dönüşümün önündeki en önemli sorunlardan birinin teknoloji yatırımlarıyla iş süreçleri arasındaki kopukluk olduğuna dikkat çekiliyor. Kurumların yüzde 80’i başvuru takip sistemi kullanırken, yıllık performans değerlendirmesi yapan şirketlerin oranı 2016’daki yüzde 82’den yüzde 54’e gerilemiş durumda. Güneşdoğdu, İK’da dijital dönüşümün teknoloji yatırımlarından ibaret olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: “Raporda gördüğümüz bu değişim, İK’da sürekli geri bildirim ve veri odaklı yönetim modellerinin önem kazandığını gösteriyor. İK’nın geleceğini daha fazla teknoloji değil, teknolojiyi ne kadar doğru kullandığımız belirleyecek. Veriyi yalnızca raporlamak değil, doğru kararları almak ve çalışan deneyimini iyileştirmek için kullanmak gerekiyor. Yıllık performans değerlendirmeleriyle sınırlı kalan bir yönetim anlayışı, iş dünyasının değişen ihtiyaçlarına yanıt vermekte yetersiz kalıyor. Şirketlerin sürdürülebilir başarı için anlık geri bildirimi, ölçülebilir hedefleri ve veri odaklı karar alma kültürünü iş süreçlerinin merkezine koyması gerekiyor.”

Plena Pro raporu; entegre veri sistemleri, uçtan uca dijital süreçler, çalışanların yetkinlik gelişimi ve insan denetimini koruyan yapay zekâ uygulamalarını sürdürülebilir dönüşümün temel koşulları olarak öne çıkarıyor.

Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz