2026 bütçeleri, tolerans bandı yüksek, hata payı düşük bir dönemin habercisi. Şirketler ekonomide dalgalanmanın normalleşeceği varsayımı yerine oynaklığın artma ihtimaline göre pozisyon almış durumda. Belirsizlik yüksek olsa da yanlış adım atma toleransı çok az. CFO’lar üçlü senaryolar, genişleyen kur-faiz bantları ve esnek nakit akışı kurgusuyla yeni döneme hazırlanıyor. Makro öngörüler ise 2026 için “ılımlı ama kırılgan” bir hava sunuyor.
2026 bütçeleri hazırlanırken şirketler bu kez tek bir hedef yerine üçlü senaryoya ve genişleyen tolerans bantlarına göre konumlanıyor. Kur, faiz, enflasyon ve büyüme gibi temel makro göstergelerde süren oynaklık (volatilite), planlama süreçlerini tek rakamlı tahminlerden çıkarıp bant aralıklarına taşımış durumda.
Tuba İlze / [email protected]
Capital Dergisi / Aralık 2025
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ekim sunumunda 2026 için yüzde 3,8 büyüme ve yüzde 16 enflasyonla ölçülü toparlanma vurgusu öne çıkarken Finansal Kurumlar Birliği’nin (FKB) Ekim 2025 Beklenti Anketi, 2026 yıl sonu için yüzde 3,6 büyüme, yaklaşık 52 TL dolar kuru ve yüzde 24 civarında bir enflasyon beklentisine işaret ediyor. FKB anketindeki büyüme projeksiyonu, 2026 için OVP’deki yüzde 3,8 tahmininin altında, IMF’nin yaklaşık yüzde 3-3,3 bandındaki öngörüsünün ise üzerinde konumlanıyor.
Uluslararası kuruluşlar da benzer biçimde ılımlı ama temkinli bir tablo çiziyor. IMF ve Dünya Bankası 2026’da Türkiye ekonomisi için yüzde 3-4 aralığında büyüme, yüzde 19-21 bandında enflasyon öngörüyor. Derecelendirme kuruluşları Fitch Ratings ve S&P büyüme tahminlerini sırasıyla yüzde 3,3 ve yüzde 2,9 düzeyinde tutuyor. Politika faizinin yüzde 24-26 bandında, dolar/TL’nin ise 42-52 aralığında seyretmesi bekleniyor. Şirketlerin 2026 planlarında ortak nokta net: Makro belirsizliklerin devam ettiği bir dönemde bütçeler artık belirsizlik yönetimi ve tolerans bantları etrafında şekilleniyor.
YENİ DENGE ARAYIŞI
2026 bütçeleri hazırlanırken şirketler ve finans kuruluşları aynı soruya odaklanıyor: Ekonomi hangi hızla dengelenecek? QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, şirketlerin 2026 bütçe planlamalarında temkinli senaryonun hala geçerli olduğunu belirtiyor. Tan, “2026, rahatlama yılı olacak. Şirketler 2026 ortasına kadar sıkı para politikaları altında hareket edecek. Dipten yukarıya doğru gideceğiz” ifadesinde bulunuyor. Makro görünümde kademeli bir iyileşme beklediklerini belirten Tan, şöyle devam ediyor: “2026’da Türkiye ekonomisinin reel bazda yüzde 4 büyümesini, tüketici enflasyonunun yıl sonunda yüzde 21’e düşmesini ve politika faizinin kademeli olarak yüzde 24’e gerilemesini öngörüyoruz. Döviz kurlarındaki artışın da enflasyonun altın da kalarak TL’nin reel bazda değer kazanmaya devam etmesini bekliyoruz.”
2026 bütçelerinde likidite yönetimi ve nakit akış tahminlerinin en önemli yöntem olduğunu söyleyen Ergün Holding CFO’su Kamil Yılmaz, “Bütçe oluşturulmasının ve takibinin önemi hızla artıyor. Bizim için en kritik başlıklar satış, tahsilat hedeflerinin netleştirilmesi, yatırımların zamanlaması, maliyet kontrolü ve proje verimliliği” diyor. Yılmaz, bütçe oluşturma sürecinde olası senaryoları açıkça tanımladıklarını belirtiyor: “Kur, faiz ve büyüme tahminlerini üç farklı patikada izliyoruz. İyimser senaryoda dolar/TL’yi 50, Euro’yu 57, faiz oranlarını yüzde 25-27 bandında, GSYH büyümesini ise yüzde 4 seviyesinde görüyoruz. Temkinli tablodaysa dolar/TL 60’a, faiz 40 seviyelerine kadar yükselebilir. Bu fark, önümüzdeki dönemin tolerans bandını tanımlıyor” diyen Yılmaz’a göre bu geniş bant, şirketler açısından belirsizlikle başa çıkma kapasitesini ölçüyor: “Parametre aralıklarının açık olması hem küresel hem yerel risklerin süreceğini gösteriyor. 2025’te yaşadığımız dalgalanmaların etkisi 2026’ya taşınıyor. Bu nedenle esnek bütçe anlayışını merkezimize koyduk” diyor.
GERÇEK ZEMİN ARAYIŞI
Sarkuysan Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Çaycı, 2026 bütçe sürecinde klasik yöntemle ilerlediklerini ve geleneksel bütçe sistemini koruduklarını ifade ediyor. Döviz kuru, faiz ve büyüme tahminleri arasındaki makasın açık olmasının oluşabilecek ekonomik risklerin iyi yönetilmesi gerekliliğini ortaya koyduğunu ifade eden Çaycı, “İyimser tabloda dolar/TL’yi 47,5, baz senaryoda 50, temkinli senaryoda ise 52,5 olarak öngördük. Faiz oranlarını 26-35 arasında, büyümeyi de yüzde 3-4 aralığında aldık” diyor.
Çaycı’ya göre geniş bantlar, ekonomideki risklerin iyi yönetilmesi gerektiği mesajını veriyor. “Döviz kuru artışı, enflasyon oranları ve emtia fiyatları önümüzdeki yıl sektörde kritik öneme sahip” diyerek bakır fiyatlarının, sektördeki bütçe denklemlerinde belirleyici olduğuna dikkat çekiyor: “Bizim gibi metal sanayinde faaliyet gösteren şirketler için emtia fiyatları kritik hale geldi. Hareketli ve esnek bütçe yapıyoruz. Özellikle kur, enflasyon ve emtia parametrelerinde plan dışı değişikliklerde bütçe revizyonunu yapıyoruz” ifadesinde bulunuyor.
SENARYO BAZLI PLANLAMA
Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, 2026 bütçelerini global riskler ve kur dinamiklerini merkeze alarak hazırladıklarını söylüyor. “Yeni yılda bütçemizi enflasyon tahminleri, global makroekonomik gelişmeler ve kur riskine odaklanarak oluşturuyoruz. Maliyet ve satış fiyatlarımızı etkileyecek tüm dış faktörleri izliyor, risk ve fırsat senaryolarına göre esnek bir bütçe yapısı oluşturuyoruz” diyor. Orakçıoğlu, 2026 yılı için baz senaryo tahminlerini şöyle özetliyor: “Dolar/TL 48, Euro/TL 55 seviyelerinde. Faiz oranı yüzde 30, büyüme ise yüzde 3,5 ila 4,5 arasında kalır.”
Belirsizliğin yüksekliği, Orka Holding’in planlamasında en çok dikkate aldığı unsur. Orakçıoğlu, “Bantların geniş olması demek aslında belirsizliğin yüksekliğini ifade ediyor. Bu da maliyet, yatırım ve fiyatlandırma stratejilerinde yüksek risk ve düşük öngörülebilirlik anlamına geliyor. Bu yüzden tüm süreçlerimizi senaryo bazlı planlıyoruz” ifadesinde bulunuyor. Orakçıoğlu, “Hızlı refleks gösterebilen bir yapıya sahibiz. Gelişmelere göre pozisyon alabileceğimiz eylem planlarımız hazır. Böylece anlık karar değişimlerinin olumsuz etkisini yönetiyoruz” değerlendirmesinde bulunuyor.
SINIRLI DALGALANMA ÖNGÖRÜSÜ
Koton CEO’su Bülent Sabuncu, 2026 yılı için bütçe planlamalarını sınırlı dalgalanma öngörüsüyle hazırladıklarını söylüyor. Sabuncu, “Yeni yıl bütçemizi oluştururken sıfırdan bütçe (zero budgeting) modeli yerine mevcut veriler üzerinden revizyon odaklı bir yöntem izliyoruz. Şirketimizin yerleşik bütçe prosedürü var. Yıl başında oluşturuyor, mayısta güncelliyor, eylülde bir kez daha gözden geçirerek yıl sonu tahminimizi hazırlıyoruz. Bu, bize yıl içinde çeviklik sağlıyor” diyor.
Koton’un 2026 için belirlediği tolerans bantları ise dar bir çerçevede şekillenmiş durumda. Şirketin iyimser senaryosunda dolar/TL 49,5, Euro/TL 59,5, faiz oranı yüzde 24 ve GSYH büyümesi yüzde 3,8 olarak öngörülüyor. Baz senaryoda dolar 51, Euro 60, faiz yüzde 26, büyüme yüzde 3,5; temkinli tabloda ise dolar 53, Euro 62, faiz yüzde 28, büyüme yüzde 3,3 seviyelerinde tahmin ediliyor. Sabuncu, bu bant aralıklarının sektör açısından belirsizliğin azaldığı ama temkinin sürdüğü bir döneme işaret ettiğini vurguluyor: “Kur, enflasyon ve buna bağlı faiz oranı önümüzdeki yıl perakende sektöründe fiyatlama ve stok yönetiminin ana belirleyicisi olacak” diyor. Sabuncu, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bizde ürüne ait fiyatlar haftalık olarak dinamik bir şekilde yönetilir. Hızlı değerlendirme ve karar alma sistemine sahibiz. Bandın dışına çıkılırsa bunun etkileri hesaplanır ve bir sonraki bütçeye yansıtılır.”
DİNAMİK NAKİT AKIŞI PLANI
Eksim Holding Mali İşler Grup Başkanı Bora Çermikli, 2026 bütçelerini oluştururken farklı sektörlerin yapısına göre üç ayrı senaryo hazırladıklarını söylüyor. “Makroekonomik koşullar, sektör dinamikleri ve yeni yatırım planlamaları bizim bütçe sürecimizin temel bileşenleri. Özellikle enerji ve gıda tarafında kur, faiz ve hammadde fiyatlarındaki oynaklıkları dikkate alarak her parametre için farklı bantlar oluşturuyoruz” diyor.
Holdingin 2025’te başladığı yeni santral yatırımlarının 2026’da da devam edeceğini belirten Çermikli, “Yüzde 100 yenilenebilir enerjiye yatırım yaptığımız enerji grubumuzda yurt içindeki kapasite artışlarımızı sürdürürken yurt dışı yatırımlarımızı da devreye alacağız. Bu nedenle finansman kullanımı ve nakit akış planlaması 2026 bütçemizin kritik unsuru” diye konuşuyor. Çermikli’ye göre tolerans bantlarının genişlemesi, son yıllarda artan belirsizliklerin doğal sonucu. “Enflasyon, kur ve finansman maliyetlerindeki dalgalanmalar aynı anda hem maliyet hem yatırım kararlarımızı etkiliyor. Bu yüzden nakit akış planlamamızı çok daha dinamik hale getirdik. Her parametredeki değişimi günlük analiz ediyor, bütçemizi buna göre revize ediyoruz” diyen Çermikli, kötümser senaryoda ülke risk primindeki artışın en önemli tehdit olduğunu vurguluyor ve “Uzun vadeli finansman maliyetleri yükselirse fizibiliteler uzar. Euro/dolar paritesi, yenilenebilir enerji yatırımlarımızın bulunduğu ülkelerde sonuçları değiştirebilir. Bandın dışına çıkıldığında hızlı analiz ve otomatik revizyon sistemi devreye giriyor. Yapay zeka destekli modellerle nakit akışını yeniden senkronize ediyoruz” diyor.
TEMKİNLİ BÜYÜME YILI
Kutes İcra Kurulu Başkanı Ali Esat Kutmangil, 2026 bütçelerini tamamen müşteri geri bildirimlerine dayalı bir yapı üzerinden kurguladıklarını söylüyor. “11 farklı sektöre üretim yapıyoruz. Her birinin risk algısı ve yatırım iştahı farklı. Bu nedenle klasik projeksiyonlar yerine müşteri bazlı bir yaklaşımı esas alıyoruz” diyen Kutmangil, Kutes’in üç senaryolu bant yapısı belirlediğini ifade ediyor. İyimser tabloda dolar/TL 55, Euro 61, faiz yüzde 30. Kötümser tabloda ise dolar 72, Euro 80, faiz yüzde 45’e çıkıyor. Bu geniş bant, Kutmangil’e göre hem esneklik hem risk demek. “Kurun hızlı yükselmesi kısa vadede işçilik maliyetlerimizi düşürse de uzun vadede enflasyonu tetikler, faizleri yeniden yukarı iter. Bugün faiz gideri sanayi için en kritik maliyet kalemlerinden biri. Enflasyon, kur makasının açılmaması sektörün dengesi açısından belirleyici” diyor.
İnoksan Genel Müdürü Esra Batkın ise 2026’yı “temkinli büyüme yılı” olarak tanımlıyor. Batkın, dar bantlı tahmin yaklaşımını şöyle özetliyor: “İyimser tabloda dolar/ TL 49,75; baz senaryoda 51; temkinli tabloda 53 öngörüyoruz. Euro 58-61 bandında, faiz ise yüzde 25-27 aralığında” diyor. Barkın’a göre geniş bantlar öngörülemezliğin göstergesi. “Senaryolar arası geçişin yüksek olduğu bir dönemde esnek planlama ve risk hedge’i gereksinimi artar. Enflasyon kontrol edilemezse kur ve faiz üzerinde baskı artar, bu da büyüme ve istihdamı zayıflatır” diyerek bant dışına çıkılması durumunda hızlı reaksiyon veren çok katmanlı bir mekanizma işlettiklerini belirtiyor. “Senaryoyu askıya alır, yurt içi hedefleri aşağı güncelleriz, ihracat kalemlerini öne çeker, nakit akışını yeniden fazlarız. Gerektiğinde yatırımları erteler, CapEx disiplinini sıkılaştırırız” diyor.
DAVRANIŞSAL DENGE YÖNETİMİ
Atalian Türkiye CEO’su Barış Ünalp, 2026 bütçelerini resmi beklentiler ve grup hedefleri doğrultusunda temkinli bir büyüme stratejisiyle hazırladıklarını söylüyor. Ünalp, “Bütçemizi resmi enflasyon tahminleri, finansman maliyetleri ve grubumuzun stratejik yönlendirmeleriyle paralel biçimde kurguluyoruz” diyor. Yıl içi oynaklığın yüksekliğine dikkat çeken Ünalp, bu durumun ticari ufku daralttığını ve organik büyümenin bilinçli şekilde sınırladığını söylüyor. 2026 yılında ücret artışları ve finansman maliyetlerinin belirleyici olacağını vurguluyor ve ekliyor: “Likidite disiplini bizim için en önemli parametre. Koşullar kötüleşirse büyüme planlarını revize ederiz, iyileşirse daha agresif büyüme dönemine gireriz.”
Austria Card AG Başkan Yardımcısı Burak Bilge ise yeni yıl bütçelerini önceki yılki gerçekleşmeleri temel alarak piyasa beklentileriyle şekillendirdiklerini ve dış finansman kullanmadan özkaynaklarla büyümeye çalıştıklarını belirtiyor ve ekliyor: “İyimser tabloda dolar 45, euro 48, faiz yüzde 18; baz tabloda sırasıyla 48,8-58, 4-25; kötümser tabloda 55-64, 35-35 bandı olarak öngörüyoruz. Geniş bantlar tahmin yapmayı zorlaştırıyor ve yatırım kararlarını geciktiriyor.”
HAREKET KABİLİYETİ
vMind CEO’su Volkan Duman, bütçeyi durağan bir plan değil piyasanın ritmine uyum sağlayan yaşayan bir yapı olarak tanımlıyor. “Senaryo tabanlı ve çevik bir modelimiz var. Veriye göre rotayı güncelliyor, beklenmedik dalgalanmalarda mini revizyonlarla karar hızımızı koruyoruz” diyor. Duman, 2026 planlarında rakamdan çok ilkeye odaklandıklarını vurgulayarak, “Her parametre için makul bir bant belirleyip etrafına yönlü esneklik payı koyuyoruz. Kur ve faiz patikasını BT yatırım iştahı ve müşteri davranışıyla birlikte okuyoruz” ifadesini kullanıyor. Ona göre geniş bant “belirsizliğe teslimiyet değil akıllı manevra alanı” sunuyor.
SoftwareOne Türkiye Yönetici Direktörü Hakan Keriş de hibrit bütçeleme modeline vurgu yapıyor. “Bütçemizi sadece yukarıdan aşağıya bir hedefleme olarak değil aynı zamanda sahadan gelen verilerle aşağıdan yukarıya planlayarak kurguluyoruz” diyor. Global stratejiyle Türkiye pazarının potansiyelini birleştirdiklerini, her iş biriminden detaylı satış planları ve yenileme tahminleri aldıklarını söylüyor. “Bu yıl rolling forecast yani kayan tahminleme modelini daha aktif kullanıyoruz. Bütçeyi yılda bir kez oluşturmak yerine her çeyrekte revize ederek çevik finans yönetimi sağlıyoruz” diyor. Keriş’e göre geniş bantlar belirsizliği artırsa da fırsat da yaratıyor.
HANGİ PARAMETRELER KRİTİK?
TİCARET SAVAŞLARI
Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, “Ticaret savaşları kritik öneme sahip. Gümrük vergilerinde yaşanacak artışlar ihracat pazarlarımızda rekabet gücümüzün azalmasına ve telafisi zor pazar kayıplarına yol açabilir. Avrupa ve Orta Doğu pazarlarında büyümeyi sürdürürken ticaret politikalarındaki değişimleri yakından izliyoruz. Yeni vergi düzenlemeleri üretim zincirini etkiliyor bu nedenle tedarik ve fiyatlama stratejilerimizi esnek hale getirdik” diyor.
FAİZ VE ENFLASYON
Kutes İcra Kurulu Başkanı Ali Esat Kutmangil, “2026 yılı için en kritik parametre faiz ve enflasyon dengesi olacak. Birçok girdimizin Euro bazında maliyetinin artması rekabetçiliği olumsuz etkiliyor. Enflasyonun kurun altında tutulması sanayinin rekabet gücü için kritik bir gereklilik” diyor.
KURDAKİ DEĞİŞİM
Eksim Holding Mali İşler Grup Başkanı Bora Çermikli, “Enerji ve gıda sektörlerinde dalgalı bir döneme girildi. Kurdaki değişim hammadde maliyetlerine doğrudan yansıyor. Regüle bir iş kolu olan elektrik dağıtımında maliyet artışlarını kısa sürede satış fiyatlarına yansıtamıyoruz. Bu da nakit akışı yönetiminde günlük planlamayı zorunlu kılıyor. Gıda tarafında kur geçişkenliğinin sınırlı olması kârlılığı baskı altında tutuyor. Finansman maliyetlerinin yükselmesi işletme sermayesi yükünü artırıyor” diyor.
“DİSİPLİNLE ÇEVİKLİĞİ AYNI MASADA TUTUYORUZ”
DEZENFLASYON VARSAYIMI
Bütçemizi oluştururken dezenflasyon sürecinin devam edeceğini varsayıyoruz. Mevcut ekonomi politikalarının 2026 yılı boyunca da sürdürülmesini bekliyoruz. 2025 sonunda enflasyonun yaklaşık yüzde 33, 2026’da ise yüzde 25 seviyelerine gerilemesini öngörüyoruz. Yüzde 31–33 seviyelerinde bir politika faiz oranı bekliyoruz.
BANT ARALIKLARI
2026 yılı için iyimser senaryoda dolar/TL’yi 48, Euro/TL’yi 55, faiz oranını yüzde 28 seviyesinde öngörüyoruz. Baz senaryoda sırasıyla 50, 58 ve yüzde 32; temkinli tabloda ise 53, 61 ve yüzde 35 olarak değerlendiriyoruz. Temel senaryomuzda ılımlı bir dezenflasyon süreci, kontrollü kur artışı ve yüzde 4 civarında bir reel büyüme bekliyoruz. İlk yarıda görece durağan, ikinci yarıda toparlanmanın hızlandığı bir görünüm öngörüyoruz.
DİNAMİK YÖNETİM
Enflasyon, faiz ve kur varsayımlarını aylık olarak gözden geçiriyor, olası sapmalarda hızlı reaksiyon veriyoruz. Yönetim ekibi olarak bu göstergelerdeki değişikliklerin fiyatlamalara, yatırım stratejilerine veya operasyonel aksiyonlara nasıl yansıtılacağına birlikte karar veriyoruz.
BANDIN DIŞINA ÇIKILIRSA
HIZLI FİYATLAMA
Koton CEO’su Bülent Sabuncu, “Bizde ürüne ait fiyatlar haftalık olarak dinamik biçimde yönetilir. Hızlı değerlendirme ve karar alma sistemine sahibiz. Bant dışına çıkılması durumunda etkiler hemen analiz edilerek bir sonraki bütçeye yansıtılıyor” diyor.
ESNEK STRATEJİ
Sarkuysan Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Çaycı, “Hareketli ve esnek bütçe yapıyoruz. Özellikle kur, enflasyon ve emtia parametrelerinde plan dışı değişikliklerde bütçe revizesi yapıyoruz” ifadesinde bulunuyor.
PROAKTİF YÖNETİM
Ergün Holding CFO’su Kamil Yılmaz, “Bandın dışına çıkılma durumları göz önüne alındığından esnek bütçe hazırlanıyor. Anlık karar değişimleri için de bir taraftan nakit akış tabloları günlük takip ediliyor, bir taraftan da fiyatlamalar sık sık güncellenerek proaktif yönetim yapısı tercih ediliyor. Maliyetler üzerinde dinamik kontrol mekanizmaları oluşturularak, dalgalanmalara karşı daha güçlü olunuyor” diyor.
Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?