Yapay zekayla enerji tasarrufunu yüzde 30 artırdı

Evo Holding Yönetim Kurulu Başkanı Evren Yaşlak, geliştirdikleri platformla mobil uygulama ekonomisiyle yapay zekanın karar verici gücünü bir araya getirdi.

9.03.2026 22:39:020
Paylaş Tweet Paylaş
Yapay zekayla enerji tasarrufunu yüzde 30 artırdı

Evo Holding Yönetim Kurulu Başkanı Evren Yaşlak, geliştirdikleri platformla mobil uygulama ekonomisiyle yapay zekanın karar verici gücünü bir araya getirdi. Buna “Bütünleşik Zeka (Composite AI)” diyen Yaşlak, tasarruf sağlayan teknolojileri sayesinde hane başına yüzde 30’a varan enerji tasarrufu, işletmelerde operasyonel enerji giderlerinde çift haneli düşüş elde ettiklerini söylüyor. 

Özlem Aydın Ayvacı / [email protected]

Evo Holding Yönetim Kurulu Başkanı Evren Yaşlak, sorularımızı şöyle yanıtladı:

Yapay zeka ve mobil uygulama ekonomisini bir araya getiren platformunuzdan bahseder misiniz?

Geliştirdiğimiz platform, mobil uygulama ekonomisi ile yapay zekanın karar verici gücünü bir araya getiriyor. Biz buna “Bütünleşik Zeka (Composite AI)” diyoruz. Temel hedefim oldukça net: Türkiye’nin yüksek mühendislik kapasitesini kullanarak, kullanıcı başına düşen veri değerini maksimize eden ve dünyaya yüksek teknoloji ihraç eden ölçeklenebilir bir SaaS altyapısı kurmak. Biz aslında bir uygulama üretmiyoruz; dijital ekonominin işletim sistemini inşa ediyoruz. Veri artık yeni ekonominin ham maddesi. Ancak gerçek değer, veriyi depolamakta değil onu anlamlandırıp doğru karar mekanizmalarına dönüştürmekte ortaya çıkıyor.

Enerji maliyetlerinin arttığı bir dönemde geliştirdiğiniz teknolojinin nasıl bir katkısı oluyor?

Bugün enerji maliyetleri ve enflasyonist baskılar hem hane halkını hem işletmeleri ciddi biçimde zorluyor. Böyle dönemlerde tasarruf sağlayan teknolojiler büyür. Bizim geliştirdiğimiz akıllı yaşam çözümleri de doğrudan ekonomik fayda üreten bir altyapı. Geleneksel akıllı ev sistemleri çoğunlukla yalnızca uzaktan kontrol imkanı sunar. Bizim geliştirdiğimiz derin öğrenme algoritmaları ise kullanıcıların tüketim alışkanlıklarını analiz ederek enerji kullanımını otomatik olarak optimize ediyor. Pilot uygulamalarımızda elde ettiğimiz sonuçlar oldukça dikkat çekici: Hane başına yüzde 22-30 arası doğrudan enerji tasarrufu, işletmelerde operasyonel enerji giderlerinde çift haneli düşüş, ortalama geri dönüş süresi 8-14 ay. Türkiye’nin enerji ithalat faturasının büyüklüğünü düşündüğümüzde, bu yaklaşım makroekonomik ölçekte de stratejik bir katkı anlamına geliyor.

Yapay zekanın küresel ekonomideki rolü hakkında ne düşünüyorsunuz?

Küresel ekonomi veri üzerinden yeniden şekilleniyor. Bugün dünyada üretilen veri miktarı 180 zettabaytı aşmış durumda. Ancak ekonomik değer, bu veriyi anlamlandıran yapay zeka katmanında oluşuyor. PwC projeksiyonlarına göre yapay zekanın 2030 yılına kadar küresel ekonomiye 15,7 trilyon dolar katkı sağlaması bekleniyor. Biz EVO Holding olarak bu devasa pastada üretici tarafta yer almayı stratejik bir hedef olarak belirledik. Türkiye’den çıkan bir teknoloji markasının küresel değer zincirinde kalıcı bir yer edinmesi mümkün. Bunun için güçlü mühendislik, doğru vizyon ve ölçeklenebilir teknolojik altyapı gerekiyor.

Sağlık alanında geliştirdiğiniz yapay zeka çözümleri nasıl çalışıyor?

Küresel sağlık harcamaları artık sürdürülebilir sınırları zorlamaya başladı. Kronik hastalıklar hem bireylerin yaşam kalitesini düşürüyor hem devletler ve sigorta sistemleri üzerinde ciddi bir ekonomik yük oluşturuyor. Biz EVO Holding olarak hastalık oluşmadan önce öngören bir model geliştiriyoruz. Yapay zeka sistemimiz giyilebilir teknolojilerden gelen verileri analiz ediyor. Sağlık risklerini kriz oluşmadan önce yüzde 90’a varan doğrulukla öngörebiliyor. Sigorta şirketleri için tazminat ödemelerinde yüzde 15-20 azalma potansiyeli sunuyor. Bu model bireyler için daha sağlıklı bir yaşam, devletler ve sigorta sistemleri için ise daha sürdürülebilir bir sağlık ekonomisi anlamına geliyor.

Şirketler için geliştirdiğiniz karar destek sistemi nasıl bir fark yaratıyor?

Bugün şirketler için yalnızca rapor görmek yeterli değil doğru kararı doğru zamanda almak kritik önem taşıyor. McKinsey araştırmaları, yapay zeka kullanan şirketlerin nakit akışlarını yüzde 120’ye kadar artırabildiğini gösteriyor. Bizim geliştirdiğimiz sistemin en önemli farkı insan kaynakları, satış, operasyon ve finans verilerini silo olmaktan çıkarıp tek bir nöral karar mekanizmasında birleştirmesi. Yöneticilere yalnızca veri sunmuyoruz. Sistem, örneğin şu tür bir öneri sunabiliyor: Bu kararı alırsanız kârlılığınız yüzde 5 artabilir. Bu yaklaşımın sonuçları ise oldukça net: Operasyonel giderlerde belirgin düşüş, çalışan verimliliğinde ölçülebilir artış, bilançoya doğrudan yansıyan kârlılık artışı, Türk mühendisleri tarafından geliştirilen bu mimari, global rakiplerine kıyasla daha çevik, daha hızlı ölçeklenen ve daha yüksek maliyet/performans avantajı sunan bir çözüm ortaya koyuyor.

Önümüzdeki 5 yıl için hedefleriniz neler?

Benim hedefim yalnızca yüksek değerlemeye ulaşan bir unicorn çıkarmak değil. Asıl hedefimiz, Türkiye’nin teknolojik egemenliğine katkı sağlayan bir deep-tech şirketi inşa etmek. Önümüzdeki 5 yıl için üç ana hedefimiz var. Gelirlerimizin yüzde 80’ini döviz bazlı global satışlardan elde etmek, platformumuzu 30’dan fazla ülkede lisanslamak ve Türkiye merkezli bir global SaaS ekosistemi oluşturmak. Bu vizyon, Türkiye’yi yapay zeka alanında oyun kuran ülkelerden biri haline getirme hedefi taşıyor.

Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz