Vadede son tablo

İşte 21 sektörde vadenin son 1 yıllık görünümü ve bunun maliyeti…

14 EYLÜL, 20180
Paylaş Tweet Paylaş
Vadede son tablo

Özlem Aydın Ayvacı

oaydin@capital.com.tr

Önde gelen işadamlarından birisi, iş dünyasında yaşanan önemli bir sıkıntıya dikkat çekerken şunları paylaşıyordu: “Türkiye pazarında vade uyuşmazlığı var ve büyük bir sıkıntıya neden oluyor. Sadece küçükler ya da orta ölçekliler değil, büyüklerde de benzer sorun yaşanıyor. Bunun ana üç nedeni var: Faizler, Kurdaki dengesizlik ve piyasalardaki güvensizlik ortamı.” Yıldız Holding’deki “borçların yeniden yapılandırılması” konusuna açıklık getiren gruptan önemli bir yönetici, sıkıntıyı aynı nedenlere bağlamış ve Capital editörüne, “Vade uyumsuzluğunu aşmaya çalışıyoruz” demişti. Yıldız Holding, 6,5 milyar dolarlık borçları için bankalarla görüşmelerine bu nedenle başlamıştı. Ardından Doğuş Grubu’nun kredi borcu yapılandırması için bankalarla görüşmeye başladığı duyuldu. Grup, dövizdeki kur farkından dolayı zarar ettiği gerekçesiyle borç yapılandırması istedi. Son olarak İtalyan Ansaldo Energia ile Ünal Aysal’ın sahibi olduğu Unit Investment NV’nin ortaklığındaki Yeni Elektrik Üretim A.Ş.’nin 2019’da bankalarla kredi yapılandırmasına gitmeye hazırlandığı öne sürüldü. Bunlar vade sorunu nedeniyle ortaya çıkan ve kamuoyuna yansıyan büyük boyutlu sorunlar… Bir de çeşitli boyutlarda çok sayıda şirketin karşı karşıya olduğu “vadelerin uzaması” ve “vade uyuşmazlığı” sorunu var. Capital, bu sorunu, çeşitli sektör ve büyüklükteki şirketler cephesinden araştırıp, sorunu etraflıca ortaya koyan bir araştırma hazırladı. İşte “vade” konusundaki son tablo: 

VADEDE REKOR DÜZEY!

Züccaciye, pek çok alt sektörü içine alan dev bir sektör. 2017 yılında sektörde vadeler 6 ay iken, 2018’de 24 aya varan uzamalar yaşanıyor. ZÜCDER Başkanı İsmail Erdoğan, 4’e katlanan vade sürelerinde yaşananları şöyle açıklıyor: “2017’de vadeler maksimum 6 aya kadardı. Şimdi 24 aya kadar uzamaya başladı.” Piyasalarda yaşanan daralma, sıkı para politikası, enflasyon, Suriye operasyonu ve döviz kur artışının vade sürelerini olumsuz etkilediğini söyleyen Erdoğan, “Nakit sıkışıklığı arttı. Yüksek faiz oranlarına rağmen banka kredilerine talepler de arttı. Kredi kotaları dolanlar ise faktoring şirketlerinden daha yüksek oranlarda kredi kullanma yoluna gitti. Bu durum maliyetlerin yükselmesine, fiyat artışlarına ve enflasyon artışına neden oldu” diyor. Yumurta ve tavukçuluk, vadelerin en fazla uzadığı bir başka sektör. Sektörde vadeler 3 kat artarak 40 günden 120 güne uzamış durumda. Keskinoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Keskinoğlu, nakit döngüsünün uzamasının doğal olarak nakit akış yönetimini sıkıntıya soktuğuna dikkat çekiyor ve ekliyor: “Kredi maliyetleri arttı. Şirketler, limit sıkıntıları nedeniyle zorunlu olarak tedarikçi vadelerini uzatmaya gidiyor. Bu, iş nakit dengesini bir ölçüde rahatlatırken aynı zamanda satın alma fiyatlarının vade uzaması nedeniyle yüzde 5-8 arasında artmasına neden oluyor. Bu durum piyasalarda mali açıdan daha güçlü olan şirketlerin lehine piyasada finans kaynaklı haksız rekabete yol açıyor.” Keskinoğlu, ayrıca piyasadaki şirketlerin vadelerin sürekli uzamasının önüne geçmek için açık hesap satış yerine evrak karşılığı yani çek, senet, teminat mektubu ile ticaretlerini sürdürmeye çalıştıklarını belirtiyor. 

OLAĞAN DIŞI GELİŞMELER

Gıda sektörünün önemli oyuncularından Mondelez Türkiye CEO’su İhsan Karagöz, “Perakende piyasasında geçmiş yıllara göre nakit akışında bir sıkışıklık gözlemliyoruz” sözleriyle önemli bir saptama yapıyor. Karagöz, şunları ekliyor: “Bu durumun hızlı tüketim sektörünün büyüme oranlarında yavaşlamaya yol açabileceğini düşünüyoruz. Özellikle küçük işletmelerde kredi ve teminat mektubu alımının zorlaşması, potansiyelin altında bir büyümeye yol açıyor.” Deri sektöründe son 10 yılda kademeli olarak vadelerde uzama olduğu dikkati çekiyor. Orjin Group’tan Lemi Tolunay, 10 yıl öncesinde ortalama vade süresinin 3 ay ila 6 ay arasında değiştiğini hatırlatıyor. Ancak, son yıllarda yaşanan sıkıntılar nedeniyle, ham deri temini, deri üretimi, ayakkabı, konfeksiyon ve saraciye kategorilerinde vade sürelerinin uzama eğilimine girdiğini söylüyor ve şunları ekliyor: “2017 yılında 10-12 ay vade uygulanırken, 2018 yılında 15-18 aylık vadelerin müşterilerce talep edildiğini ve üreticilerin hiç arzu etmemekle birlikte bu teklifleri kabul etmek zorunda kaldıklarını duyuyoruz. Sürekli borç ötelemesi, zincirleme olarak tüm reel sektörün finansal olanaklarını zorluyor.” Mobilya sektöründen de benzer haberler geliyor. MOBSAD Başkanı Nuri Gürcan, çek kullanımında, toptan satış piyasasında vadelerin son 1 yılda 10 aydan 24 aya kadar uzadığına dikkat çekiyor. Gürcan, “Tahsilatlarda aksama yaşıyoruz. İflas koruma taleplerini kötüye kullanan şirketlerin sayısı arttı. Ödemelerini vadeleri uzatarak çözemeyen önemli sayıda şirket, sektörde risk algısını büyüttü” diye konuşuyor. 

İNŞAATTA VADE 2’YE KATLANDI 

İnşaat sektöründe başlayan finansal sıkıntılar pek çok sektörü de etkiliyor. Son dönemde inşaat ve inşaat malzemeleri sektöründe vade süreleri 2’ye katlanırken, seramik ve konutta 1,7 katına çıkmış durumda. Son 1 yılda yaşanan bu değişime dair Polat Holding CEO’su Baran Demir şöyle konuşuyor: “Şu anda Türkiye’de 360 gün vade ile mal satan şirketler maalesef var. 2017 yılının 6’ncı ayından itibaren sektörde yeni yatırımların ve atıl stok miktarının artması, vadelerin artışını da beraberinde getirdi. Bu durum stok seviyesi yüksek ve yüklü miktarda satış baskısı olan şirketlerin vade enstrümanını kullanarak çok uzun vadelerle satış yapmasına yol açtı.” Demir, vadelerin uzamasının sektörde riskleri artırdığına dikkat çekiyor ve “Oluşan nakit açıklarını kapatmak amacıyla kullanılan krediler de arttı” diye konuşuyor. Konut sektöründe faaliyet gösteren Setup Yatırım’ın eş başkanı Umut Ekşi, geçen yıl vade farksız projelerini 36 ay takside kadar yayabildiklerini belirtirken, bu yıl ise taksitlerin 60 aya kadar uzadığını söylüyor. Ekşi, geçen yıl taşeronlara yapılan ödemelerinin vade süresinin 4-6 ay arasında değişirken bugün 12 aya kadar uzadığını belirtiyor. Bu uzamaları şöyle açıklıyor: “Talebin daralması ve satışların düşmesi vade ile birlikte fiyat üzerinde ciddi bir baskı oluşturdu. Giderek artan maliyetler fiyata bir türlü yansıtılamadı. Bu da özellikle kentsel dönüşümün yoğun olduğu bölgelerde iş hızını oldukça yavaşlattı. Taksit vadelerinde 60 ay ve üzeri artık maalesef çok sıradan bir hale geldi.” 

UYUŞMAZLIĞA ÖNLEM

Şirketler “vade sorununu” aşmak için çeşitli stratejiler geliştirip, önlemler almaya çalışıyor. ABC Deterjan Mali İşler Direktörü Hakan Hayırseven, şirketlerine özel yaklaşık 15-20 günlük aleyhte bir vade uyuşmazlığı yaşadıklarını söylüyor. Hayırseven, bunun azalması ya da artmaması için yaptıklarını şöyle anlatıyor: “Satış ve satın alma üzerinde devamlı bir baskımız var. Her müşterinin vade raporlarını düzenli takip ediyoruz, aşım olursa satış temsilcisi uyarılıyor. İmkan varsa bir sonraki tahsilatın daha kısa vadeli yapılması sağlanıyor. Satın alma departmanı da sürekli olarak alımlarının vadesini artırmak için çaba sarf ediyor. Fiyat pazarlığı ile birlikte vade pazarlığı da öncelikler arasında. Finans departmanı tedarikçilerin nakit akışını bozmadan anlaşmalı vadenin de üstüne çıkabiliyor.” Saat&Saat Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Kaya, saat sektöründe vadelerin son 1 yılda değişmediğini ve 180 gün düzeyinde seyrettiğini belirtiyor ve “2018’de vadeleri geri çekmeye çalışıyoruz” diyor. Saat&Saat Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Kaya, vade uyuşmazlığına nasıl önlem aldıklarını şöyle anlatıyor: “Nakit akış planlarımızı yıllık yapıyoruz. Yılın hangi ayında muhtemel nakit akışı sorunu olabilecekse önceden uyumsuzlukları görerek kredi, satış, perakende politikamızda önlemlerimizi alıyoruz. İhtiyati olarak banka mevcudumuzda yedek nakit bulundurarak olası krizlere karşı önlem alıyoruz.” Kiğılı CEO’su Hilal Suerdem ise vade uyuşmazlığı sorununu nasıl aştıkları hakkında “Satış planlamalarımızı yıllık yaparak bir nakit akış tablosu oluşturduk. Satın almalarımızı, ödemelerimizi ve yatırımlarımızı bu hesaba göre yapıyoruz. Böylece işlerimizi mali sıkıntıya veya kredi talebine düşmeden yürütüyoruz” diyor. Teksüt Satış ve Pazarlama Direktörü Murat Keleş ise konu uyuşmazlık aşamasına gelmeden, teminat, doğrudan borçlandırma sistemi, risk analizleri gibi önlemleri değerlendirdiklerini ifade ediyor.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz