"Nurol’un Yeni Hedefi"

Nurol Holding, Türkiye’nin önde gelen gruplarnıdan… Nurettin ve Erol Kardeşler tarafından kurulan holding, inşaattan savunmaya, enerjiden turizme çok sayıda sektörde faaliyet gösteriyor. Bünyesinde...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Nurol’un Yeni Hedefi

Nurol Holding, Türkiye’nin önde gelen gruplarnıdan… Nurettin ve Erol Kardeşler tarafından kurulan holding, inşaattan savunmaya, enerjiden turizme çok sayıda sektörde faaliyet gösteriyor. Bünyesinde FNSS, Nurol Enerji ve Nurol İnşaat gibi alanının dev şirketleri var. Şirketin kurucuları Erol ve Nurettin Çarmıklı, 2008 yılında 13 bin çalışan ve 1 milyar dolara yakın ciro yaptıklarını belirtiyorlar. Yatırımlarına devam ederek, 2009’da 1 milyar doların üzerinde ciroya ulaşacaklarına dikkat çekiyorlar.

Nurettin ve Erol Çarmıklı kardeşlerin 40 yıl önce kurduğu Nurol Holding, bugün Ankara’nın ve Türkiye’nin en önemli kuruluşlarından biri. İki kardeşin yıllar içerisinde geliştirdiği ve zirveye taşıdığı holding, daha sonraki yıllarda en küçük kardeşleri Oğuz Çarmıklı’nın da katılımıyla hala bir aile şirketi olma özelliğini koruyor. Holdingin bünyesinde bulunan 19 şirketin faaliyet alanları ise oldukça geniş. Savunma sanayinden finansa; turizmden inşaata birçok alanda faaliyet gösteren Nurol Holding, sadece yurtiçinde değil yurtdışında da çok sayıda yatırıma imza atıyor. Holding bünyesinde, yerli ve yabancı 20 bin kişi istihdam ediliyor.

Biz de Nurol Holding Yönetim Kurulu Üyesi Erol Çarmıklı ile holdingi; Türkiye ve dünya ekonomisindeki gelişmeleri konuştuk. Ağabey Nurettin Çarmıklı zaman zaman sohbetimize katılmış olsa da sorularımızın yanıtlarını holdingin tüm bünyesine nüfuz etmiş kardeşinin vermesinden memnun görünüyordu.

- Nurol Şirketler Topluluğunun temelleri neredeyse yarım asır önceye uzanıyor. Geçmişte aile büyükleri hangi ticari faaliyette bulunuyordu? Kuruluş ve sonrası hikâyesini öğrenebilir miyiz?

Artvin Arhavi kökenli ailemizin izlerini 1800’li yılların başlarına kadar sürebiliyoruz. O yıllarda da daha çok ticaretle uğraşan bir aile olduğumuzu görüyoruz. Soyadımızın denizcilikte kullanılan bir kelime olmasından hareketle, çok eskilerde ailenin büyük büyük dedelerinin deniz ticareti yapmış olabileceğini düşünüyoruz.

Babam çok iyi bir terzi olmasına rağmen dükkanının bir tarafı tuhafiye idi ve tüccar-terzi olarak bilinirdi. Dedelerden aldığı genlerle olsa gerek 1946 yılından itibaren inşaat işlerine ağırlık vermeye ve taahhüt işlerine yoğunlaşmaya başladı. Babamız, ticarete Doğu’da Ardahan’da devam etmek üzere dükkanını oraya taşımış. Sonra Şavşat, sonra Göle’ye gitmiş.

Arhavi’de oturan dedelerimiz ticaret nedeniyle sık sık İstanbul’a ve Doğu’da Batum’a giderlermiş. Benden 5 yaş büyük olan ağabeyim, amcalarımla beraber müteahhitlik yapmaya 1951’de başlamıştı. 1964’te kendi taahhütleri bitince, 1966’da beraber Nurol İnşaat ve Ticaret Kolektif Şirketi’ni kurduk ve o dönem yaptığımız Ağrı-Eleşkirt’teki sulama işi, 1967–68 yıllarındaki Aydın Sanayi Sitesi inşaatı ve Ankara’da Ulus Çarşı ve büro binaları inşaatıyla sektöre ilk adımlarımızı attık.

- Bu arada Nurol’un anlamını öğrenebilir miyiz?
Nurol, Nurettin ile Erol isimlerinin hecelerinden oluşur. İlk yıllarda ağabeyim Nurettin Çarmıklı şantiyelerden sorumluydu ve ben merkez idaresinden sorumlu idim. Küçük kardeşimiz Oğuz Çarmıklı o sıralar okulda öğrenci olduğu için, daha sonra grubumuza ortak olarak katıldı.

- O zamanın koşullarından söz eder misiniz? Yapılanmanız hangi esaslar göz önüne alınarak oluştu?
Türkiye nüfusu 24 milyondu ve kişi başına düşen milli gelir 360 ABD Doları idi. Sanayileşme hamlesine yeni başlamış, ancak özel teşebbüs gücü henüz gelişmemiş bir ülkeydik…

26 Ocak 1966 tarihinde, Nurol İnşaat ve Ticaret Kolektif Şirketi, işte böyle bir ortamda Nurettin ve Erol Çarmıklı tarafından kuruldu. Nurol, teknoloji, sermaye ve yetişmiş insan gücü sıkıntısı yaşanan böyle bir dönemde Türkiye’nin zirai, sınai, sosyal ve ulaştırma altyapısının gelişmesine yönelik katılımlarına doğudan başladı.

1970’lerin başında sanayiye de adımını attı. Ağır sanayinin anahtarı ise demir-çelik oldu. Bu bilinçle Nurol, önce İskenderun Demir-Çelik Fabrikası’nın inşaatında görev aldı, daha sonra Elazığ’da Ferrokrom Tesisleri inşaatını ve sonra Karadeniz Bölgesi’nde Artvin ilimizde Murgul Sülfirik Asit Tesisleri’ni tamamladı.

Daha sonra geniş deneyimlerini ve birikimlerini başka alanlara da taşımaya karar verdiler ve 1976 yılında Nurol Makine ve Sanayi AŞ’yi kurdular.

23 Nisan 1981 tarihinde ortaklığa, en küçük kardeşimiz Mehmet Oğuz Çarmıklı’nın katılmasıyla güçlenen şirketimiz, 1980’li yıllarda ekonominin daha da liberalleştirilmeye başlanmasıyla birlikte yeni alanlara girmeye başladı.

- Şirketin büyüme sürecinde önemli dönüm noktaları neler oldu?
70’lerin ikinci yarısında, 10 kilometrelik “Ayaş Tüneli” inşaatı işimizle birlikte yeni Avusturya Tünel Teknolojisi’ni Türkiye’ye getirdik ve tamamı Türk ilk tünel müteahhitleri arasında yer aldık. Türkiye’de başka bir ilk olarak uydu kent konseptini getirdik. Yüzde 50’sinin tamamını gerçekleştirdiğimiz İstanbul’daki Bahçeşehir Uydu Kenti, hem Türkiye’nin altyapı sorunu olmayan tek yerleşim birimi olarak tanımlanmaktadır hem pek çok uluslararası tasarım ve şehircilik ödülü sahibidir.

1984 yılında yerli savunma sanayi sektöründe bir başlangıç olan ve Türk yapımı F-16 uçakları Savaşan Şahin’lerin üretildiği Tusaş Uçak Fabrikası Kompleksi, FNSS Zırhlı Araç Üretim Kompleksi, Suudi Arabistan’da Yanbu Sanayi Şehri Yerleşim Bölgesi Konut Projesi, Mekke ve Riyad’da su temini ve atık su şebeke projeleri, Sivas Demir Çelik İşletmeleri’nin haddehanelerinin ve çelikhanelerinin yapımı, Eğrekaya-Kurtboğazı İsale Hattı, İncegez Tüneli İnşaatı, gibi kapsamlı projeleri başarıyla tamamladık.

hed90’lara geldiğimizde ise yıkılan Sovyetler Birliği’nin ardından kurulan Rusya Federasyonu ve Türk Cumhuriyetleri’nde faaliyete geçen ilk batılı şirketler arasında yer aldık. Bölgede Özbekistan, Kazakistan, Türkmenistan, Rusya ve Tataristan gibi ülkelerde çalışmalarımız 2000’lerin başlarına kadar devam etti. 2000’li yıllar ile bu bölgedeki faaliyetlerimizi Afganistan’a, Gürcistan’a ve hatta Polonya’ya genişletirken, Arap ülkelerindeki çalışmalarımızı da tekrar başlattık. Önce BAE (Birleşik Arap Emirlikleri) daha sonra da Katar Körfez Bölgesi’nde, Cezayir ve Libya ise Kuzey Afrika’da bu dönem içinde faaliyet alanımıza katıldı. Büyük gurur ile söyleyebilirim ki, Nurol faaliyet sahasında, dünya çapında bir Türk markası haline geldi.

- Nurol gelişim stratejisi doğrultusunda hangi sektörlerde yapılandı?
Mütevazı bir aile firması olarak işe başladık. Bugün inşaat ve taahhütten ticarete, savunma sanayinden makine ve imalata, turizmden finansa ve hizmetler sektörüne 30’u aşkın kuruluş, iştirak ve bağlı ortaklıklarımızla, sadece Türkiye’de değil dünyanın birçok ülkesinde adımızdan başarı ile söz ettiren büyük bir topluluğu yönetiyoruz.

Bütün ticari yapılanmalarımızın yanında sosyal sorumluluğumuz gereği üzerimize düşen görevleri kurumsal ortamda sürdürmek amacıyla Nurol Eğitim Kültür ve Spor Vakfı’nı kurduk. Türk gençliğine çok sayıda okul, burs ve sosyal tesis kazandırdık. Ankara merkezli bir Holding olarak, kültür sanata verdiğimiz desteği sanatseverlere hizmet vermek üzere Nurol Sanat Galerisi’ni kurarak sürdürüyoruz.

- Nurol Grubunun şu anda cirosu ve çalışan sayısı ne kadar?
 2008 yıl sonu cirosunun yurtiçi ve yurtdışı dahil toplam 1 milyar dolara yaklaşacağını tahmin ediyoruz. Çalışan sayımız ise yurtiçi ve yurtdışı olarak şu anda toplam 13 bin civarında.

- Grubun 2009 yılı büyüme ve ciro hedefi nedir?
 Dünyada ve ülkemizdeki ekonomik ve sosyal değişimlere paralel olarak öncelikle mevcut durumumuzu muhafaza ederek yol almak istiyoruz. Bununla beraber  olası gelişmelere göre önümüzdeki yıllar için alternatif büyüme stratejileri hazırlıyoruz. 2009 yılında toplam ciromuzun 1 milyar doları aşmasını bekliyoruz.

- Nurol, bir 5 ya da 10 yıl sonra nerede olacak?
 Öncelikle her zaman olduğu gibi ülkemize kaliteli hizmet vermek anlayışı içinde varlığımızı sürdürmeyi planlıyoruz. Gelişmelerin çok hızlı yön değiştirdiği uluslararası pazarda ise uzun vadeli planlarımızı yaparken bölgelerin risk faktörlerini dikkate alarak yeni yatırımlara yöneleceğiz.

- Yeni yatırımlar, yeni sektörlere giriş olacak mı? Hangi sektörlere odaklanmayı planlıyorlar?
Son yıllarda ülkenin ihtiyacı doğrultusunda önemi artan enerji sektöründe yapılanmamızı daha da kuvvetlendirerek bu alandaki projelerde yerli ve yabancı ortaklıklarla birlikte yer almayı sürdüreceğiz.

Yeni sektör olarak seçtiğimiz teknoloji alanında ise 2007 yılı sonunda Nurol Teknoloji şirketini kurduk. Şirket dünyada gelişen ileri malzeme içerikli teknolojileri takip eden, uygulayan, geliştiren ve yapacağı üretimlerle sadece Türkiye’de değil, dünyada öncü bir kuruluş ve marka olmayı hedefliyoruz

- Geleceğe yönelik projeksiyonlara, baktığımızda yoğunlaştığınız konu enerji ama turizme ilişkin planlarınız neler? Yurtiçinde Asena, Salima, Sheraton; yurtdışında ise Batum’da oteliniz var. Otel zinciri gibi bir şey düşünüyor musunuz?
İstanbul’da düşünüyoruz; 5 yıldızlı, Sheraton gibi… Kimse turizmle ilgilenmezken, bu sektöre ilk olarak Nurol girdi. Fakat Nurol bu alanda ilerlemedi. Geride mi tuttuk, temkinli mi davrandık… Belki de bir gelecek görmedik turizmde. Döviz akışından başka bir şey yok. Karlılık oranı çok düşük, kar etme şansın yok. Biz kendimize bakıyoruz, karlı görmedik. Bizce çok cazip bir yatırım alanı değil. Ama şehir otelciliği güzel bir yatırım.

- Sheraton’dan memnun musunuz?
Ankara Sheraton fazla kar etmiyor; çünkü doluluk oranı ortalama yüzde 55. Ama İstanbul çok farklı. Doluluk oranı yüzde 75-80 seviyesinde; ücretler de yüksek. Yüzde 55 nerede, 80 nerede? Bazı kişi ve kuruluşlar hala Ankara’da otel yapıyorlar. “Niye yapıyorsunuz?,  oteli olana bir sorun” diyorum. Biz size yalan söylemeyeceğiz. Gerçeği söyleyeceğiz. Bilançosunu da verelim, otel yapmayın. Haklısınız, pişmanız diyorlar ama şimdi iş işten geçti, yatırımı değiştirecek durumuz yok, bir kere başladık diyorlar.

- Yabancı ortaklığa nasıl bakıyorsunuz?
Günümüzün gelişen dünyasında ortaklıklar, büyümenin ve etkin başarılar elde etmenin yollarından biri. Dev projelerin ortaklıklar kurulmadan yürütülmesi hem finans hem teknik bilgi açısından neredeyse olanaksız. Biz başta FNSS olmak üzere şirket ortaklığı yanında, birçok projede de yerli ve yabancı ortaklıklar kuran ve başarıyla yatırımlarını sürdüren bir topluluğuz. Önemli olan, nitelikli ortaklar seçmek, birlikte iş yapma kültürünü oluşturmak, düzenli kontrol ve denetimi elden bırakmamak.

- Enerji sektörüne ilişkin yerli ve yabancı yatırımcılardan büyük ilgi oluyor. Siz, yurtiçi ve yurtdışında hangi projeleri yürütüyorsunuz?
Nurol Enerji olarak biz de yoğun olarak hidro, doğal gaz, kömür, fuel-oil, rüzgar gibi değişik kaynaklara dayalı çeşitli enerji santral projeleri gerçekleştirmek üzere çalışıyoruz. Uzun yıllara dayanan tecrübe ve bilgi birimine sahip arkadaşlarımız yerli ve yabancı işbirliği içinde faaliyetlerini sürdürüyor. 

Bu kapsamda, hidroelektrik enerji projeleri geliştirmek üzere kurulan “Enova Enerji” şirketi ile Osmaniye il sınırları içindeki Ceyhan HES Projesi (62 MW) yapımına devam ediyoruz.

- Önümüzdeki dönem özelleştirmelerinden ilgilendiğiniz projeler neler?
Bir portföy ve paket halinde çıkması planlanan elektrik üretim tesislerine ilgimiz sürüyor. Daha önce Başkent Gaz ile ilgilendiğimiz gibi İgdaş özelleştirmesini yakından takip ediyoruz. Doğal gaz ithalatıyla ilgili yeni düzenlemelerden sonra gaz ithalatıyla ilgili özelleştirme ve ticaret faaliyetleriyle ilgili hazırlık ve çalışmalar devam ediyor.

- Türkiye’nin içinde bulunduğu ortamda ekonomiye ilişkin en önemli risk sizce nedir?
Ülkemizin en önemli konularından biri borçlar ve cari açık konusunda da çok dikkatli olmak gerekiyor.

- Özel sektörün 150 milyar doların üzerine çıkan borcu bir risk midir? Kur riskine karşı holding olarak ne tür tedbirler alıyorsunuz?
Tabii ki önemli bir risktir. Holding olarak tüm grup şirketlerimizin sözleşmeleri ve mevcut imkanlarını göz önüne alarak sürekli açık pozisyon taşımıyoruz. Kur riskimizi her ay gözden geçirip, gelişmelere göre dengeliyoruz.

Nurol’un Büyüme Formülü

- 1950’li yıllardan günümüze büyüyen bir trendle yoluna devam eden şirket, Türkiye’nin zorlu siyasi dönemlerinde nasıl bir politika izleyerek ayakta kaldı, büyümesine devam etti?

Uyumlu Çalışma Ortamı ve Azim
Biz üç kardeş başlangıçtan bugüne, şirketlerimizi daima büyük bir uyum, sonsuz anlayış ve güvenle yönetmeyi başardık. Kendi aramızdaki bu bütünlük çalışanlarımıza örnek oldu ve ne olursa olsun çalışma azmimiz kaybolmadı.

Siyasete Bulaşmadık, İşimize Baktık
Ülkemizdeki belirsizlik ve kriz ortamlarını atlatmamızda siyaset ortamının dışında kalarak sadece işimize odaklanmamızın rolü büyük. Türkiye ekonomik olarak çok zor koşullardan ve engellerden geçerek bugünlere ulaştı.

Ağır Koşullara Dayanıklılık
Bizler de doğudan batıya çok farklı bölgelerde ve ortamlarda yaşamış insanlar olarak inanılmaz ağır durumların içinde kaldık. İşimizi ciddiye alarak, durmaksızın çalışarak doğru zamanda doğru işler yapmaya özen gösterdik.

Yenilikleri Takip Ettik
Çalışanlarımızla birlikte deneyimlerimizi artırdık. Teknolojik gelişmeleri adım adım takip ettik. Yabancı ortaklıklara olumlu yaklaştık.

Yurtdışına Açılma Vizyonu
Büyüme stratejimizi sağlam temellere dayandırarak sürdürmeyi prensip edindik. Ülkemizin önceliklerini dikkate alarak, yurtdışına açılmayı ve işimizde daima en iyi olmayı amaçladık.

Bir Aile Şirketi Olarak Nurol Hangi İlkelerle Çalışıyor?

Aile Bağlarımız Sıkı
Uyum en tepede başlar ve biz başlangıçtan bugüne birbirine sıkı bağlarla bağlı bir aileyiz. Tüm şirketlerimizden hep birlikte sorumluyuz. Çalışanlarımızın bizi örnek aldığını düşünüyorum. En alt düzeyde iş yapan arkadaşımızdan en tepe yöneticisine kadar Nurol Ailesi üyeleri olarak yaptığı işi benimseyen, anlayış ve uyum içinde yaşayan insanlardan oluşan çok büyük bir topluluğuz.

Kardeşler Arası İş Bölümü
Ben, ağabeyim ve kardeşim tüm personel gibi sabah mesai saatinde masamızda oluruz ve akşama kadar çalışırız. Ağabeyim hala yurtiçi, yurtdışı tüm şantiyeleri bilfiil dolaşır, çalışanların yanında yer alır. Kardeşim İstanbul merkezde bulunuyor ve Nurol’un dışarıya açılan yüzünü başarıyla temsil ediyor.

Kararlar Nasıl Alınıyor?
Bütün stratejik kararları danışmanlarımızın sunduğu veri ve değerlendirmeler ışığında icra kurulumuz ve yönetim kurulumuzda tartışarak sonuçlandırıyoruz. Bu ülkenin bize kazandırdıklarını, sürekli yatırımlar yaparak, yeni iş ve istihdam olanakları yaratarak ülkemiz insanlarına aktarmaktan gurur duyuyoruz. Nurol’un bugünlere gelmesinde güç koşulları birlikte paylaştığımız gayretli, çalışkan, azimli tüm çalışanlarımızın rolü çok büyük. Buradan bir kez daha hepsine çok teşekkür ediyorum. 

Yeni Kuşakların Hazırlanması
Şimdi ailemizin yeni kuşakları yurtdışı eğitimlerini tamamladı, Türkiye’ye geliyorlar. Türkiye’de artık bizim alt ünitelerde çalışmaya başlayacaklar. Tanıyacaklar, görecekler. İkişer, üçer ay bütün şirketleri ayrı ayrı gezecekler. Ondan sonra da yavaş yavaş görevlere gelecekler. Biz yukarıdan izleyeceğiz. Yanlış yapmamaları için elimizden gelen yardımı yapacağız onlara.

“FNSS Savunma Sistemleri Şirketi İçin Ciddi Bir Büyüme Dönemine Giriyor”

- FNSS Savunma Sistemleri A.Ş, NUROL Holding ve Amerikan BAE Systems Land & Armaments L.P.’nin oluşturduğu bir Türk-Amerikan yatırım ortaklığı. FNSS ile Türk hükümeti arasında toplam bin 698 adet Zırhlı Muharebe Aracı (ZMA), üretimi ile başlayan süreç şu anda ne aşamada?

Güç Kazandıran 4 Büyük Proje
Bahsettiğiniz proje 1989 yılında imzalanmıştı ve yaklaşık 10 yıl sürdü. Bunu müteakip FNSS, Türkiye’nin ilk savunma sistemi ihracatı olan ve 133 adet ZMA satışını içeren Birleşik Arap Emirlikleri ihracatını gerçekleştirdi. Bu arada SSM ile 2’nci paket ZMA sözleşmesi imzalandı. Ardından da yine bir ilk; Türkiye’nin bir seferde yaptığı en büyük savunma sistemi ihracatı olan 211 araç üretimi ve teknoloji transferini de içeren Malezya projesi tamamlandı. Başarıyla tamamlanan bu 4 büyük projenin yaklaşık bedeli toplam 1,8 milyar dolar tutarında.

Tasarıma Yönelme Kararı
Bu projelerin ardından, şirket bir anlamda kabuk değiştirerek tasarım ağırlıklı işlere de yönelmeye başladı. Şu anda Savunma Sanayi Müsteşarlığı ile imzalanmış olan geliştirme ve üretim safhalarını içeren Yüzücü Hücum Köprüsü projesi devam ediyor. Bu amaca hizmet eden bir ürün Almanya ve Fransa’dan sonra ilk defa Türkiye’de tasarlanıp üretilecek. Buna ilave olarak Malezya ile 56 aracı kapsayan bir ihracat bağlantısı halen devam ediyor.

Ciddi Bir Büyüme Dönemi
Ayrıca büyük ve dost bir Ortadoğu ülkesinde M113 araç modernizasyonu projesi devam ediyor ki, bu iş için o ülkedeki askeri bir fabrika FNSS tarafından işletiliyor. Halen mevcut projelerin hacmi 450 milyon dolar seviyesinde. Kuruluşundan bu yana artan bir ivme ile gelişen mühendislik altyapısını ve faal olduğu pazarlardaki mevcut potansiyelini dikkate aldığımızda, önümüzdeki dönemi FNSS için ciddi bir büyüme dönemi olarak görüyoruz.

Röportaj: Erdal İpekeşen
eipekesen@doganburda.com.tr

Fotoğraflar: Bülent Ercan


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz