Potansiyel alıcı olmaya devam

Özdemir, “Bugünkü şartlarda 4,5 milyar doları geçen bir ciroya ulaşırsak Limak Grubu’nu çok başarılı sayacağım” diyor...

22 ŞUBAT, 20170
Paylaş Tweet Paylaş
Potansiyel alıcı olmaya devam
Özlem Aydın Ayvacı
oaydin@capital.com.tr

Son yılların adından en çok söz ettiren gruplarından olan Limak’ın şu anda devam eden işlerinin toplam büyüklüğü 8,5 milyar dolar. Grup, Cengiz ve Kolin gruplarıyla oluşturduğu iş birlikleriyle Türkiye’nin en büyük projelerine imza atıyor. Ancak elektrik dağıtımındaki CLK ortaklığı Limak’ın UEDAŞ’ı devralması ve BEDAŞ, Akdeniz ve Çamlıbel Elektrik Dağıtım’ın ise Cengiz-Kolin ortaklığında işletilmeye devam edilmesi kararıyla dağıldı. Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, Üçüncü Havalimanı ve Kuzey Marmara Otoyolu gibi Cengiz ve Kolin gruplarıyla ortak oldukları diğer tüm projelerde iş birliklerinin devam ettiğini söylüyor. Özdemir, elektrik dağıtımındaki ayrılığın nedenini ise şöyle açıklıyor: “Yönetimde 3 ortak varken kararlar daha zor çıkıyordu. Daha etkili, daha hızlı karar alabilmek için dağıtım şirketlerimizi ve hisselerimizi ayırma kararı aldık.” 2016’da 4 milyar dolar ciroya ulaşan grubun 2017’de de hedefi dolar bazında yüzde 20 büyümek ve 4,8 milyar dolara ulaşmak. Ancak Özdemir, terör, ekonomideki enflasyon ve yüksek dolar kurundan kaynaklanan negatif ortama dikkat çekiyor ve “Bugünkü şartlarda 4,5 milyar doları geçen bir ciroya ulaşırsak Limak Grubu’nu çok başarılı sayacağım” diyor. Limak Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, grubun rotasından yatırım ajandasına, kısa ve orta vadeli hedeflerinden mevcut konjonktüre geniş bir perspektifte sorularımızı yanıtladı.
* Limak Holding açısından 2016 nasıl bir yıldı?
 2016 yılı hepimizin bildiği gibi büyük olayların yaşandığı bir yıl oldu. Ekonomik olarak değil ama politik olarak çevre ülkelerde de meydana gelen olaylar ve Türkiye’de yaşanan bazı terör olayları peş peşe geldi. Hiç yaşamak istemediğimiz bir yılı geride bıraktık, kötü bir yıl oldu. Bunlara rağmen 2016’da Türkiye ekonomisi iyi bir yol izledi. Bankacılık sisteminin güçlü olmasının da etkisiyle ülke büyümesinin 2016’da yüzde 3,5 olacağını tahmin ediyorduk. Yüzde 2-3 arası bir büyüme olacağı söyleniyor. Beklentisi yüzde 3-4 arasında olan biz yatırımcıların hedeflerini de şaşırttı. Bundan dolayı da üzüntüler yaşadık. Bu olayların neticesinde enflasyonda bir yukarı yönelim gördük. Halbuki enflasyonun her geçen yıl aşağıya gitmesine alışmıştık. 2016 yılında enflasyon oranı yüzde 8,5 civarında gerçekleşti. Oysa yüzde 7’ler civarında bir enflasyon beklentimiz vardı.
* 2017 yılına dair öngörüleriniz ve beklentileriniz neler?
 2017’nin iyi olacağını düşünüyoruz. Görüyoruz ki Türkiye’de önemli bir siyasi sistem değişikliği olacak. Başbakanlık kalkacak ve tek cumhurbaşkanı daha çok yetki alarak bakanların atamasını gerçekleştirecek. Türk milleti nisan ayı gibi referanduma gidecek. İşadamları olarak bu sürecin hızla bitmesi ve bunların hemen arkasından Türkiye’nin en önemli konusu olan ekonomiye dönmesi gerektiğini düşünüyoruz. Nisan ayında da mutlaka halkın oylamasına gidilmeli. Neticede Türkiye’nin sahibi Türk milletidir, onun vereceği karar neyse hepimiz ona saygı gösterip o sistemde yürümeliyiz. 2017 enteresan bir yıl olacak gibi görünüyor.
* Çok dalgalı başladı…
 Tabii… Türkiye’de Meclis’te yaşanan anayasa oylamaları ve ekonomide dışarıdan beklediğimiz bazı bakış açılarının değişmesinden dolayı belirsizlikler ortaya çıktı. Bundan dolayı Türkiye’de döviz kurlarında bir dalgalanma yaşanıyor. Bu da yatırımcıları çok rahatsız ediyor. Cumhurbaşkanımız “Dövizlerinizi bozdurun” dedi. Biz dahil birçok insan yastık altında kalan dövizlerini TL’ye çevirdi. Görülüyor ki bunun da ötesinde bazı tedbirlerin alınması gerekiyor.
* Bu koşullar içinde bilançoda en dikkat ettiğiniz konular neler?
 Bizim yatırımlarımıza gelince… Biz belli miktarda öz sermeye koyuyoruz gerisini finansmanla yapıyoruz. Öyle yatırımlarımız var ki yabancı paranın artışından etkilenmiyor ama öyle yatırımlarımız var ki direkt olarak etkileniyor. Örneğin çimentoda yatırım yapıyoruz ama TL ile satıyoruz. Enerji dağıtımında gelirimiz tamamen TL ama finansman yabancı para. Enerji üretimimizde biraz daha rahatız çünkü hemen hemen yabancı paraya bağlı gelirlerimiz var. Havaalanı yatırımlarımız da öyle ama önemli olan hem enerji dağıtımı hem çimento gibi yatırımlarda yabancı paranın yüksekliği bu sektördekileri rahatsız ediyor.
* 2016 sonuna doğru enerji dağıtım işinde CLK’daki ortaklarınız Kolin ve Cengiz gruplarıyla bir ayrılık yaşadınız. Neden bitti?
 Boğaziçi, Akdeniz, Çamlıbel ve Uludağ Elektrik dağıtım işinde ayrıldık. Havalimanı ve yol projelerini birlikte yürütüyoruz. Enerji Bakanı’nın dağıtım şirketlerinden istediği performans, bizim sağladığımız performanstan çok yukarıda. Dolayısıyla daha etkin olmamız gerekiyordu. Bu nedenle ortaklarımızla daha etkin olmak ve hızlı karar almak için ne aralığındayapabileceğimizi tartıştık. Sonuçta dağıtım şirketlerimizi ayırma kararı aldık. Bize Uludağ Bölgesi düştü. Bu bölgede Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova ilçeleri var. Bu bölge Türkiye’nin en hızlı büyüyen bölgesi. Üç milyon abonemiz var. 12 milyar kilowatt saatin üzerinden enerji tüketimimiz var. Bölgeye yaptığımız yatırımlarda daha etkin ve hızlı karar alabilmek için ortaklarımızdan ayrıldık.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz