Güven ve aile şirketleri

Güvensizlik ve iletişim eksikliği bir aile şirketinin üzerinde korkunç bir psikolojik baskı yaratır.

1.08.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Güven ve aile şirketleri

Güven aslında kişilerarası ve organizasyonel ortamlarda belirsizliği azaltmanın bir yoludur ve birleştirici ve üretken profesyonel ilişkilerin olmazsa olmazıdır. Güven duygusu azaldıkça, insanlar kendilerini koruyucu tutum ve davranışlara mecbur bırakılmış gibi hisseder ve çok daha dikkatli davranarak daha fazla disiplin isterler.

Güven daima iki somut işlevle ilişkilidir: Karakter ve yeterlilik. Karakter bir insanın değerleri, davranışları, alışkanlıkları ve öncelikleriyle ilintilidir. Yeterlilik ise onun eğitimi, becerileri, sorumlulukları, yükümlülükleri ve aile, şirket veya toplum içindeki başarıları ile alakalıdır. Karakter, dürüstlüğü ve azimliliği kapsar ancak yeterlilik ise kapasiteler ve geçmiş performansla ilgilidir. Bir insanın dürüst, saygın ve samimi olduğunu düşünebiliriz ancak herhangi bir şekilde sonuç üretemiyorsa o kişiye güvenmeyiz. Bu durumun tersi de doğrudur. Bir kişi ne kadar müthiş yetenekli ve geçmişteki performansı ne kadar mükemmel olursa olsun, eğer küçük veya büyük konularda dürüst değilse o insana da güvenemeyiz.

Bir aile şirketinin performansı, halka açık klasik bir şirketinkinden çok daha farklı görünür. Ecole Polytechnique’deki Yönetim ve Ekonomik Araştırmalar Merkezi’nde yapılan bir araştırmada, birkaç ülkede faaliyet gösteren 149 tane aile kontrolünde olan ama halka açık yapıya sahip şirketin listesi çıkarılmıştı. Bu şirketlerden her birinde hisselerin dikkate değer bir oranı ailenin mülkiyetindeydi. Bu araştırmadan elde edilen sonuçlar, aile şirketlerindeki liderlerin performanstan çok dirençliliğe odaklandıklarını gözler önüne seriyor. Ekonominin güneşli günlerinde, aileler tarafından yönetilen şirketler, halka açık şirketler kadar çok para kazanamıyor. Ancak ekonomi çökmeye başladığında aile şirketleri bu akranlarını açık ara farkla gölgede bırakıyor.

Pazar yeri veya ekonomik iklim ne olursa olsun, aile şirketi liderleri ve üyelerinin büyük bir çoğunluğu, başarısızlığın en yaygın nedeninin aile dinamiklerinin kendi içinde olduğunu düşünüyor. Bu gibi şirketlerin yüzleştikleri kritik sorunlar daha çok iş tabanlı değil ama aileden kaynaklanıyor: Yani zaman içinde değişen ve psikolojik anlamda hem ilgi hem de düzeltme gerektiren değerler, ilişkiler ve kişiliklerle ilgili sorunlar.

Peki iş dönüp dolaşıp güven unsuruna geldiğinde siz ve aileniz nasıl birbirinize kenetleniyorsunuz?

Dr. Edgell Pyles, David Bork’un meslektaşı PhD’li bir psikologdur.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz