“Borsa Yıl Sonunda 56 Binin Üstüne Çıkar”

Geçen ay Merkez Bankaları kaynaklı yaşanan olumlu gelişmeler sonrasında piyasalardaki kara bulutlar dağıldı. Faiz ve döviz düşerken, borsa 56 tarihi zirvesine yöneldi. Yapı Kredi Yatırım Genel Müdü...

1.10.2007 03:00:000
Paylaş Tweet Paylaş

Geçen ay Merkez Bankaları kaynaklı yaşanan olumlu gelişmeler sonrasında piyasalardaki kara bulutlar dağıldı. Faiz ve döviz düşerken, borsa 56 tarihi zirvesine yöneldi. Yapı Kredi Yatırım Genel Müdürü Ahmet Yıldırım, FED’in ve MB’in faiz indirimlerine devam edeceğini, borsanın da yıl sonuna kadar 56.000 tarihi zirvesinin üzerine çıkacağını söylüyor. Faizlerin düşmesiyle birlikte banka, perakende ve dayanıklı tüketim sektörlerine dikkat çeken Yıldırım, yine enerji şirketleriyle, yabancıların büyük ilgi gösterdiği gayrimenkulü öne çıkarıyor.
 
Geçen ay yaşanan gelişmeler, piyasalara rahat bir nefes aldırdı. ABD Merkez Bankası (FED) beklenenin de üzerinde bir indirim yaparak faizi yüzde 5.25’ten yüzde 4.75’e çekti. Böylece mortgage kaynaklı likidite sorununu tamamen çözülmese bile şimdilik yumuşatıldı.

Aynı dönemde Türkiye Merkez Bankası (MB) da beklenenden daha erken faizleri 25 baz puan indirdi. Bu gelişmeleri olumlu algılayan piyasalarda faiz ve döviz düşerken, borsa hızlı bir yukarı hareket yaptı. Dünya piyasalarındaki sorunun mortgage kaynaklı bir likidite sorunu olduğunu söyleyen Yapı Kredi Yatırım Genel Müdürü Ahmet Yıldırım, dünyanın düşük enflasyonlu büyüme sürecine girdiğini söylüyor ve büyümeye yönelik endişe taşımıyor. Yine Türkiye’de ikini AKP döneminin başladığına dikkat çeken Yıldırım, faiz ve borsa yatırımcısını güzel günlerin beklediğini ifade ediyor. Yıldırım’ın yurtdışı piyasalar ve iç piyasa ile Yapı Kredi Yatırım’ın hedefleri ile ilgili sorularımıza verdiği cevaplar şöyle:
 
Dünyada yaşanan sorunu nasıl yorumluyorsunuz? Faiz kararlarıyla bu sorunlar aşıldı mı?
Mortgage krizi, bir kredi sorunuydu ve likidite sıkıntısı yarattı. Ancak, bu, genel ekonomiye yayılan bir sorun değil. Tabii ki, buraya yatırım yapanlar, zarar ettiler. Bunun piyasaya yansıyan bazı olumsuzlukları oldu. İnsanların, harcama ve yeni yatırım eğilimleri aşağı çekildi. Özellikle “ABD ekonomisini durgunluğa sürükler mi?” korkusuyla FED piyasaların da beklentisi ve isteğine paralel olarak faiz indirdi.

Bence dünyada artık “düşük enflasyonlu büyüyen ekonomi” sürecine girdik. Mortgage krizi bir dalgalanma. Ama kurum olarak büyüme eğiliminin devam etmesini bekliyoruz. Gelişmiş ülkelerin yanında Japonya, Hindistan, Türkiye, Brezilya gibi ülkeler öne çıktı. Gelişmekte olan ülkelerde enflasyon gerçekten düştü. Türkiye’de yüzde 6-7’leri konuşuyoruz. Dünyada üretimin ve verimliliğin arttığı yeni bir dönem söz konusu.

Peki faiz indirimi sürecek mi?
Piyasada faiz indirimi beklentisi zaten vardı. Ancak, bunun ne zaman olacağı yönünde belirsizlik söz konusuydu. Ben hem MB’nin hem de FED’in faiz indirimlerine devam edeceğini düşünüyorum.

MB, 2006 Mayıs dalgalanmasının ardından yüzde 4-4.5 gibi yüksek bir faiz artırımı yaptı. Bu kadar büyük bir artırıma bence gerek yoktu. Reel faiz oldukça yükseldi ve Hazine’nin yükü arttı. Bu nedenle MB’nin faiz indirimi için bir opsiyonu vardı. Dünya şartları imkan verdiği sürece MB, faizleri çok daha rahat indirmeye devam edecek.

FED’deki faiz indirimleri de biraz daha sürebilir. Ama bence bu ekonomide gerçek bir resesyon olduğu için değil, şu an yaşanan krizin daha maliyetsiz atlatılması için yapılacak. Bu doğru bir önlem. FED için genel beklenti 0.50 veya 1 puan faiz indirimi daha olacağı yönünde. Bizim beklentimiz 0.50 puan olması. Bu oran, gelen datalara göre 25 baz puan daha artabilir veya azalabilir.

Türkiye’de 2006 Mayıs öncesinde gördüğümüz yüzde 12.70 faiz oranını tekrar görmemiz mümkün mü?
Türkiye’de şu anda MB faizi bileşikte 18.80’ken, biz uzun vadeli kağıtları 16.80’den alıyoruz. Bizim beklentimiz 25 baz puanlık indirimlerin sürmesi. Ancak, 2008’de enflasyon beklentimiz yüzde 6. Böyle bir faiz ortamında yüzde 12.70 iddialı bir hedef olur. Ama yüzde 14.5 piyasa faizini görürüz.

Bu faiz beklentilerinize paralel olarak faiz yatırımcısına öneriniz nedir?
Yatırımcı uzun vadeli kağıtlarda kalsın. Çünkü, bu kağıtlarda kaldıraç etkisi olduğu için faiz indirimlerinden daha yüksek oranda etkileniyorlar. Bir faiz indirimi serisine girdiysek ki bence öyle ve yine dünyada büyük bir sorun çıkmasını beklemiyoruz, bundan en çok etkilenecekler 2 yıllık Hazine kağıtları. Kısa vadeli kağıtlar, piyasa fiyatını büyük ölçüde yansıtıyor. Yine yatırımcılar, uzun vadeli kağıtları taşıyan B tipi fonlarda pozisyon alabilirler.

Hisse senedi piyasasında beklentileriniz nedir?
İMKB, 2006 yılını yüzde 1 ekside kapattı. 2007’de Çin Borsası, şu ana kadar yüzde 104 arttı. İMKB de yüzde 37 arttı. İkinci en fazla artan borsa biziz. Yabancı payına bakıldığında 4 yılda yüzde 41’lerden yüzde 71’lere geldi.

Seçim ve cumhurbaşkanlığı gibi belirsizliklerle biraz süre kaybettik. Petrol fiyatları artıyor ve ithalat rakamımız büyüyor. Ancak, ihracatımız da artıyor. Cari açık var. Bunlara rağmen, bu yıl 20 milyar dolara varması beklenen doğrudan yatırımlar ve turizm gelirlerindeki artışla sorun aşılıyor. Yine 30 yıl sonra denk bütçe yapan AKP iktidarı 2’inci dönemine başlıyor.

Tüm bunları dikkate aldığımızda diğer gelişmekte olan ülkelere göre Türkiye farklılık yaratıyor. Bu gerçekleri dikkate aldığımızda ABD’deki mortgage krizinden Türkiye’nin çok fazla etkilenmesini beklemiyorum. 2007 sonuna kadar ve 2008 yılında Türkiye’nin diğer gelişmekte olan ülkelere göre çok daha iyi bir yerde olacağını düşünüyorum.

Bu dönemde hangi sektörler ve hisseler öne çıkar?
Dünyada 2005 yılından bu yana ciddi bir birleşme ve satın alma trendi başladı. Bu yukarıda da belirttiğim gibi Türkiye’ye de yansıdı. Bu tarz birleşme ve satın almalarda ciddi rakamlar ortaya çıktı. Bu süreç önümüzdeki süreçte de devam edecek ve bu hisse senedi piyasasında fiyatları yukarı çekmeye devam edecek.

Finanstan başlayıp, diğer alanlara doğru kayacağız. İrili ufaklı bir çok şirkete ilgi gösteriyorlar. Yine Türk şirketler, yurt dışında satın alma eğilimi gösteriyor. Bunlar, hisse senedi piyasasında çarpanları olumlu etkileyecek. Faiz düşüşünün etkileyeceği sektörler var. Enerji sektörü öne çıkacak. Yöne özelleştirme ve halka arzlar dikkat çekecek.

Beklentileriniz paralelinde, bu yıl için endeks tahminiz nedir?
Özelleştirmeler, faiz indirimleri ve birleşme satın alma operasyonlarının endekse etkisinin bu yıl sonuna kadar bir miktar yansımasını bekliyorum. Tarihi zirve olan 56.000 seviyesinin üzerine çıkılması mümkün. Her zaman Kasım ayında ABD borsası bir çıkış yapar. Bu hareketten İMKB’de payını alacak.

Yabancıların derinlikli hisselerde payı zaten çok yüksek. Bu ortamda yeni büyük halka arzlar olacak mı?
Halka arzlar tabii ki sürecek. Bu yıl çok fazla halka arz olmadı. 2008’de Türk Telekom’u bekliyoruz. Bunun yanında Tekfen gibi halka arzlar var. 7-8 tane büyük halka arz, gündeme gelebilir.

 “2-3 Yıllık Vadede Dolar 1 Ytl’ye İnebilir”

Elinde ciddi miktarda döviz olan yatırımcı var ve 1 dolar, 1 YTL senaryoları konuşuluyor. Öncelikle bu senaryo mümkün mü?
Öncelikle şunu belirtmek gerekirse 1 YTL 1 dolar senaryosu 2008 için değil ama 2-3 yıllık vadede mümkün. Çünkü, ülkeye ciddi bir para girişi var. Reel faizler çok yüksek. Sağlanan güven ortamıyla yabancı doğrudan yatırımlar 2004’te 1.7 milyar dolarken, 2006’da 19.7 milyar dolar oldu. Çin ve Rusya’dan sonra en büyük doğrudan yatırımı çektik. Bu yıl 20 milyar doların üzerinde rakam tahmin ediliyor.

O zaman elinde döviz olan yatırımcı ne yapacak?
Yukarı saydığımız faktörleri dikkate alınca küçük çaplı dalgalanmalar haricinde dövizi artıracak bir faktör yok. Bu durumda dövizin tek alıcısı MB olabilir. MB, 1,15 seviyelerini gördüğümüzde alımlarını artırarak bu seviyenin üzerine çıkarır. Çünkü birden bire bir düşüş, ihracatçıyı çok zor duruma sokar. Yatırımcı açısından bakıldığında 92 milyar dolar DTH var. Bu toplam mevduatın yüzde 40’ına denk geliyor. Yerli yatırımcı, bu piyasa şartlarında DTH’lardan çıkarak YTL’ye dönecek. Yine yurt dışında parası olan yerli iş adamının da dövizi piyasaya girmeye devam edecek. Çünkü Türkiye’de büyümenin en kolay ve maliyetsiz yolu, kendi paralarını Türkiye’ye getirip yatırım yapmaları.

Hisse Senedi Piyasasında Öne Çıkacak Sektörler

Gayrimenkul
Bizim gördüğümüz, yabancılar en çok arsa ve gayrimenkul sektörüne ilgi gösteriyor. Bunun sonucunda elinde büyük miktarda gayrimenkulu olan holdinglerin gayrimenkul yatırım ortaklığı şirketi kuracağını göreceğiz. Belki sene sonuna kadar, bu tarz haberler duyacağız. Yabancılar, İstanbul, Ankara, İzmir gibi şehirlerin dışında turizm bölgelerine de ilgi gösteriyor. Bunun dışında her sektörden irili ufaklı şirketlere bakıyorlar.

Enerji Hisseleri
Türkiye’de enerji açığı olduğu bir gerçek. Şirketler bu alanda yatırımlarını yapıyor. Biz de yatırımını yapmış enerji şirketlerini yatırımcılara tavsiye ediyoruz. Çünkü elektrik fiyatlarındaki herhangi bir iyileştirmeden öncelikle bu şirketler etkilenecek. Yine elektrik da��ıtım ihaleleri var. 2007 başında yapılacaktı, ertelendi. Şimdi bu ihalelere üretimin de dahil edilmesi bekleniyor. Yine zam beklentisi var. Bu sayede özelleştirmede daha yüksek talebin ortaya çıkması bekleniyor.

Bankacılık
Halk Bankası’nın halka arzının gerçekleşmesinin ardından beklenti, blok satış. Banka, özellikle KOBİ bankacılığında çok güçlü. Bu bankayı herkes almak isteyecek. Buna yerli oyuncuların yanında, Türkiye’ye girmek isteyen ve sırada bekleyen yabancı oyuncuları da dahil edebiliriz. Burada ortaya çıkacak yüksek çarpan, banka hisselerini olumlu etkiler. Yine olası bir Vakıfbank satışı var.

Dayanıklı Tüketim
MB’nin faiz indirimi beklentisi olduğu bir dönemde, vadesine kadar Hazine bonosu stoğu taşıyan bankaların ciddi kârlar yazması bekleniyor. Yine faizlerin düşmesiyle tüketim de artacaktır. Bu anlamda dayanıklı tüketim ve perakende sektörü öne çıkar.

 “Kurumsal Finansmanda İyi Olacağız”
Yatırım bankacılığı ve aracılık faaliyetlerinde en iyi olma hedefi olan Yapı Kredi Yatırım’ın Genel Müdürü Ahmet Yıldırım, bunun için de güçlü ve geniş network ağı ve insan kaynağına güveniyor. Yıldırım sözlerine şöyle devam ediyor:

“Yatırım bankacılığında gücümüzü artırmak öncelikli hedefimiz. Çünkü bu alanda büyürsek, aracılık faaliyetlerimizi de geliştireceğimizi ve büyüteceğimizi düşünüyorum. Türk kurumlarının en büyük eksikliği, yabancı yatırımcılarla bağlantımızın yeterli olmaması. Yapı Kredi Yatırım’ın yapacağı en önemli atak özellikle araştırma kalitesiyle yurt dışı yatırımcıya en iyi hizmeti vermek olacak. Bunun için de güçlü bir araştırma ekibimiz var. Yine kurumsal yatırım alanında hızla büyüyoruz. Bunun yanında Yapı Kredi Bankası’nın yaygın şube ağı sayesinde iç piyasada oldukça etkiliyiz. Özellikle şirket birleşme ve satın almalarında bu ağ, işimizi daha da kolaylaştırıyor. Bunun yanında ortağımız Uni Credit’in networkundan da faydalanıyoruz. Yerli şirketlere yurt dışında şirket satın almalarında daha kaliteli hizmet verebiliyoruz. Bunun örnekleri de var.”

Talip Yılmaz
talipyilmaz@doganburda.com


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz