"Önce yüksek sonra düşük"

Yeni faiz koridoru ise piyasalar açısından büyük belirsizlik yarattı.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Önce yüksek sonra düşük
Gösterge tahvil faizi 2010 sonlarında yüzde 7'ler civarına düşmüştü, Ancak Kasım ortalarında faiz yüzde 11 'leri zorladı. Piyasa uzmanlarının yorumlarına göre faizlerin yükselmesinde üç temel faktör rol oynadı. Dışarıdaki belirsizlikle birlikte risk priminin artması ve buna bağlı olarak bono piyasasından yabancı çıkışları, enflasyondaki yükseliş ve son olarak para politikasında görece sıkılaştırma. TCMB büyümeden fazla feragat etmeden talebin "yeniden dengelenmesine" yani iç talebin yavaşlamasına, dış talebin nispeten kuvvetlenmesine uğraşıyor. Ancak her şey MB'nin planlandığı gibi olmuyor. Çünkü kredilerde yavaşlama zaman aldı, dövizde değer kaybı yüklü döviz satışlarına rağmen beklentileri çok aştı. Enflasyonda da ciddi yükseliş oldu. Yeni faiz koridoru ise piyasalar açısından büyük belirsizlik yarattı. 2012 yılına bakıldığında ise Euro Bölgesi'ndeki kriz derinleşirken, dünya ekonomisinde resesyon kaygılarının güçlendiği bir yıla giriyoruz. Bölgedeki borçlanma ihaleleri ile enflasyon ve cari açıkta olumsuz bir görünüme sahip olan Türkiye ekonomisine ilişkin kaygılar da faizde düşüş beklentisini engelliyor. Bu anlamda yılın ilk aylarında çift haneli faiz seviyelerinin devamı bekleniyor. Hatta yüzde 10-11 aralığı iyimser bile kalabilir. Çünkü Merkez Bankası, enflasyon ve Avrupa kaynaklı kaygıların sürmesi nedeniyle yükselttiği faiz koridorunu bir süre daha yüksek tutacak. Yılın ikinci yarısında ise enflasyonda beklenen düşüş, Merkez Bankası'nın sıkı para politikasını görece gevşetmesiyle birleşebilir. Böylece yılın ikinci yarısında bileşik faizde tek hanelere dönüş yaşanması muhtemel. Uzmanlar bu beklentiye göre yılın ilk aylarında öngörülen yükselişin, uzun vadeli alım için fırsat olabileceğini kaydediyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz