Bono Yatırımcısı 1.5 Milyona Ulaştı

Çok fazla tanınmaması, işlemlerinin sıradan yatırımcı için karmaşık olması nedeniyle, daha çok kurumlar tarafından tercih edildi. Son dönemde bu alanda ciddi bir hareket var. Güven, vergi avantajı ...

1.05.2003 03:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Çok fazla tanınmaması, işlemlerinin sıradan yatırımcı için karmaşık olması nedeniyle, daha çok kurumlar tarafından tercih edildi. Son dönemde bu alanda ciddi bir hareket var. Güven, vergi avantajı ve yüksek getiri nedeniyle, tasarruf sahipleri de “Devlet iç borçlanma senetlerine” yöneliyor. Bu nedenle de bono ve tahvile yatırım yapanların sayısı kısa sürede 500 binden 1.5 milyona ulaştı.  
 
Merkez Bankası verilerine göre, 4 Nisan itibariyle banka dışı kesimin elinde tuttuğu Hazine bonosu ve devlet tahvili miktarı 51,2 katrilyon liraya ulaştı. Bu rakamın 1,3 katrilyon liralık kısmı, yurtdışındaki yerleşik yatırımcılara ait. Kalan 49,9 trilyon liralık kısmı ise yurtiçi yerleşik yatırımcılarda. Mayıs 2002’de ise bu rakam 25,8 trilyon liraydı.  
 
Rakamlardaki artış dikkat çekici. Ancak, asıl dikkat çeken ise bireysel yatırımcıların taleplerindeki artış.  
 
Merkez Bankası’nın 3 Mayıs 2002 verilerinde, gerçek kişilerin elinde 13,2 katrilyon liralık Hazine bonosu ve devlet tahvili varken, bu rakam 4 Nisan itibariyle 27,9 katrilyon liraya ulaştı. Bu miktarın yüzde 80’lik bölümünün yurtiçinde ihraç edilen kamu borçlanma senetlerinde olduğu tahmin ediliyor. Yüzde 10’luk bölümün yurtiçinde ihraç edilen dövize endeksli kamu borçlanma senetlerinde, yüzde 7’lik bölümün eurobondlarda, kalan kısmın ise diğer menkul kıymetlerde olduğu söyleniyor.  
 
Sonuç olarak iç borçlanma senetleri başta olmak üzere, Hazine enstrümanlarına ilgi bir hayli arttı. Buna rağmen, bankacılık sisteminde kaç kişinin elinde Hazine bonosu olduğu net olarak bilinmiyor. Ancak, yapılan tahminler bir hayli iddialı. Geçen yıllarda yaklaşık 500 bin ve altı olarak tahmin edilen Hazine bonosu müşterisi sayısının, şu sıralarda 1-1,5 milyon kişi olduğu söyleniyor. Bu tahmin yapılırken de büyük bankaların Hazine bonosu müşteri sayılarından yola çıkılıyor. Bankalar bu konuda bilgi vermek istemiyor. Ancak, özellikle çok şubeli büyük bankalarda Hazine bonosu müşteri sayılarının ikiye katlandığı tahmin ediliyor.  
 
Vergi avantajı etkili  
 
Bankacılara göre, ilginin arkasında bu enstrümanlara sağlanan vergi avantajı var. 2001 yılında yapılan düzenlemelerle, kısa vadenin cazibesini azaltmak ve uzun vadeyi daha cazip kılmak için, Devlet İç Borçlanma Senetleri’ndeki (DİBS) vergisel avantajlar bir hayli artırılmıştı. Şu anda enflasyondan arındırıldıktan sonra 600 milyar lira gelir elde edenler vergiye tabi oluyor.  
 
Ancak, rakam oldukça yüksek olduğu için, genel olarak bu enstrümanlar vergi dışı değerlendiriliyor. Buna karşın mevduat ve repoya uygulanan stopaj ise hali hazırda oldukça yüksek.  
 
Denizbank Genel Müdürü Yardımcısı Bora Böcügöz, “Bu ürünlerden elde edilecek gelirler beyanname kapsamında olmasına rağmen, sağlanan istisna oldukça yüksek. Hesaplanan rakam ise 600 milyar lira. Türkiye’de bu rakamın üzerinde faiz geliri kazanan zaten çok fazla insan yok. Dolayısıyla, bir çok yatırımcı, gerekirse parasını bölerek bono aldığında, beyanname vermesine rağmen, vergi ödemiyor” diyor.    
 
Bu arada yüksek stopaj nedeniyle reponun da cazibesi iyice azaldı. Sonuçta küçük ve orta ölçekli yatırımcıların eline geçen net getiri çok düştü. Anadolubank Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Günay, bu nedenle küçük ve orta ölçekli yatırımcıların Hazine bonosuna yöneldiğini söylüyor. Günay, “Son zamanlarda Hazine bonosu talebinin artmasında faizlerdeki düşüş beklentisi de etkili oldu” diye konuşuyor.    
 
Getirisi daha yüksek  
 
Vergi avantajı önemli, ancak getirinin yüksekliği de bu enstrümanlara yönelik ilgiyi canlı tutuyor.. Örneğin, 8 Nisan’da gerçekleştirilen 385 günlük ihalede tahvil alan yatırımcılar, 1 milyar liraları için günlük 1 milyon 700 bin lira getiri elde edecek. Buna karşın parasını 1 yıllık vadeli mevduata yatıranların günlük getirisi ise 1 milyon 350 bin lira seviyesinde kalıyor.  
 
Denizbank Genel Müdür Yardımcısı Bora Böcügöz, Hazine bonolarının 2002 yılında enflasyona ve döviz kurlarına göre çok büyük getiri sağladığına dikkat çekiyor. Getirinin hala yüksek olduğunu ifade eden Böcügöz, “Reel getirinin çok yüksek olması, müşterileri bu enstrümana çekiyor” diyor.  
 
Anadolubank Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Günay da, getirinin daha yüksek olmasının yatırımcıların DİBS’lere yönelmesinde etkili olduğunu söylüyor ve şöyle konuşuyor:  
 
“Mevduatta hem stopaj yüksek, hem de uzun vadede faiz oranları Hazine bonosu kadar cazip değil. Bu nedenle uzun vadeye geçmek isteyenler için en iyi enstrüman Hazine bonoları olarak karşımıza çıkıyor. Açıkçası, uzun vadede yüksek getiri sağlamak için Hazine bonosu yegane yatırım aracı diyebiliriz.”  
 
Güven unsuru da var  
 
Aslında yatırımcıların Hazine bonosuna yönelmesinde güven unsuru da etkili oluyor. Çünkü, özellikle 2001 yılında bankacılık sektöründe yaşanan gelişmeler yatırımcılarda güven sorunu yarattı. Bu da başta küçük bankalar olmak üzere, bazı bankalardan mevduat çekilişine neden oldu. Sonuçta da mevduatlarını güvendikleri, sektörün büyük bankaları ya da kamu bankalarına götürmeyi tercih ettiler.  
 
İşte bu güven sorunu Hazine bonolarına olan talebi de artırıyor. Çünkü, banka mevduatıyla karşılaştırıldığında DİBS’ler daha güvenli. Bunun en büyük nedeni de Hazine garantisi altında olması.  
 
Denizbank Genel Müdür Yardımcısı Bora Böcügöz de yatırımcıların Hazine bonosuna yönelmesinde güven unsurunun da etkili olduğunu söylüyor. Böcügöz’e göre, bu enstrümanın devlet garantisi altında olması yatırımcıların geri ödemede sorun yaşamayacağını düşünmelerine neden oluyor. Böcügöz, “‘Ne olursa olsun, paramızı muhakkak alırız’ diye düşünüyorlar. Bu da ilgiyi artırıyor” diye konuşuyor.  
 
Anadolu’dan talep başladı  
 
Hazine bonoları uzun yıllar özellikle küçük ve orta ölçekli yatırımcılar tarafından çok tercih edilmedi. Ağırlıklı olarak şirketler ve büyük yatırımcılar portföylerine Hazine bonosu aldı. Ancak, vergi, getiri ve güven unsuru nedeniyle, şimdi toplumun her kesiminden talep geldiği söyleniyor.  
 
Yapı ve Kredi Bankası Hazine Bölüm Yönetmeni Hakan Kalkan, parası olan herkesten Hazine bonosu ve devlet tahvillerine talep geldiğini söylüyor. İlk etapta büyük illerdeki müşterilerden talep geldiğini belirten Kalkan şunları söylüyor:  
 
“Anadolu’dan talepler yeni yeni gelmeye başladı. Daha önceleri büyük şehirlerde profesyonel yatırımcılarla çalışıyorduk. Ama 1-1,5 milyon Hazine bonosu hesabından bahsediliyor. Bu da olayın büyük şehirleri aştığını gösterir. Şu anda tüm illerden talep geliyor diyebilirim.”  
 
Anadolubank Genel Müdürü Gökhan Günay ise taleplerin ağırlıklı olarak Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Adana’dan geldiğini söylüyor. Ancak, son zamanlarda Gaziantep’ten bu yönde talepler gelmeye başladığına dikkat çekiyor.  
 
Hazine bonolarının kompleks bir ürün olmadığı için herkes tarafından alındığını söyleyen Denizbank Genel Müdür Yardımcısı Bora Böcügöz ise her kesimden talep geldiğini söylüyor. Böcügöz, “Müşteri mevduat faizleriyle Hazine bonosu faizlerini karşılaştırıyor. Getiri daha cazip olduğu için de tercihini bonodan yana kullanıyor” diyor.  
 
DÖVİZDEN VAZGEÇMEYENLER EUROBOND ALIYOR  
 
Aslında sadece TL cinsi Hazine enstrümanlarına değil, yabancı para cinsinden olanlara da ilgi bir hayli arttı. Yani Hazine’nin hem yurtiçinde ihraç ettiği yapancı paraya endeksli DİBS’lere hem de yurtdışında ihraç ettiği eurobond’lar yatırımcılar tarafından giderek artan bir taleple karşılaşıyor. Yapı ve Kredi Bankası Hazine Bölüm Yönetmeni Hakan Kalkan, bunun nedenlerini şöyle anlatıyor:  
 
“Şu anda bankacılık dışı kesimin elinde 44 katrilyon liralık DİBS var. Bunun 5,5 katrilyon liralık kısmı yabancı paraya endeksli. Parasını dövizde, aynı zamanda da uzun vadede tutmak isteyen yatırımcılar dövize endeksli DİBS’lere ya da eurobond’lara ilgi göstermeye başladı.  
 
Bunun nedenle, TL cinsi enstrümanlarda olduğu gibi, getiri ve vergisel avantajlar. Çünkü DTH’larda da ciddi kesintiler var. Hazine’nin özellikle yurtiçinde ihraç ettiği dövize endeksli DİBS’lerde, esnek ve kısa vadelerde iyi getiriler elde şansı var. Bu nedenle de döviz yatırımcıları da bu enstrümanı tercih ediyor.”  

Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz