"Kişisel Yatırım"

Ana YazıMB Faiz Politikasını Kısa Vadede DeğiştirmezABD Merkez Bankası (FED) bankalara doğrudan para verdiğinde uyguladığı iskonto faiz oranını sürpriz bir kararla çeyrek puan artırdı ve 0,75 puana...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Kişisel Yatırım

Ana Yazı
MB Faiz Politikasını Kısa Vadede Değiştirmez

ABD Merkez Bankası (FED) bankalara doğrudan para verdiğinde uyguladığı iskonto faiz oranını sürpriz bir kararla çeyrek puan artırdı ve 0,75 puana çıkardı. FED’den yapılan açıklamada, bu adımın FED’in ekonomik görünüme ve para politikasına ilişkin görüşünde bir değişim olmadığı, daha çok borç verme koşullarında bir normalleşme olduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca, yüzde 0-0,25 olan politika faizinin ise uzun süre düşük seviyelerde kalabileceği yinelendi.

Türkiye’de ise MB politika faizini yüzde 6,5’te sabit bıraktı. Banka bir önceki notuyla oldukça benzer bir not yayınladı. Son dönemde global ekonomilerde yaşanan sorunlar öne çıkmasına rağmen, Merkez Bankası’nın küresel risk algılamasına ilişkin görüşünün bir önceki notuyla aynı olduğunu belirten Garanti Yatırım, şu değerlendirmelerde bulundu:

Öne Çıkanlar
Ekonomideki ılımlı toparlanma devam ediyor. Fakat işsizlik gibi veriler ekonomide kaynak kullanım oranının bir süre daha düşük devam edeceğini gösteriyor. Yıllık enflasyonun şubat ayında da belirgin bir yükseliş göstermesi bekleniyor. Şubat ayında yıllık enflasyonun yüzde 9’un üzerine çıkacağını hesaplıyoruz. Temel enflasyon göstergelerinin de baz etkisi nedeniyle yıl ortasına kadar sınırlı bir artış göstereceği, ancak yıl boyunca hedefin altında seyretmeye devam edeceği öngörülmekte. Banka daha önceki notunda, sadece,  temel enflasyon göstergelerindeki seyrin hedeflerle uyumlu olduğuna değinmişti. Enflasyonun ise yılın ikinci yarısından itibaren yeniden düşüş eğilimine gireceği vurgulanıyor.  Kredi piyasasında olumlu gelişmeler sürüyor.

hedFaiz Düşük Kalacak
Küresel ekonomilerdeki halen belirsizliklerin devam ettiğine önceki notlarda da olduğu gibi vurgu yapılıyor ve bu çerçevede faizlerin uzun bir süre düşük kalacağı tekrarlanıyor. Enflasyondaki yükselişin devam edeceğini düşünüyoruz. 2010 yılı enflasyon hedefi yüzde 6,5 iken bizim tahminimiz yüzde 7,5’tir. Banka’nın 2011 enflasyon hedefini (yüzde 5,5) gözeterek, 2010 sonunda faizleri 100 baz puan, 2011 başında ise 150 baz puan yükselteceğini düşünüyoruz.

VOB
hedVOB’da Yeni Ürünler Geliyor
Geçen ay İzmir’de altıncı yaşını kutlayan VOB, hisse kontrat tartışmalarının sona ermesinin ardından diğer işlerine odaklandı. Öncelikle İngiliz bir firmadan yeni yazılım satın alan VOB, bu yazılım sayesinde opsiyon işlemlerine de yılın en geç son çeyreğinde başlamak istiyor. VOB Genel Müdürü Çetin Ali Dönmez, ayrıca lisanslı depoculuk için çalışmalarının olduğunu kaydederek “Bu sayede fiziki teslimat mümkün olacağından emtia kontratlar daha fazla işlem görecek. Döviz kontratlar üzerendeki vergilerin kaldırılması için hükümet nezdinde çalışmalar yapılıyor. Böylece döviz kontratların toplam hacim içindeki payı artacak” diyor.

Kontratlardaki beklentilere bakıldğında ise endeks kontrat, özellikle AB’den gelen haberler ile iç siyasi gelişmelerden etkileniyor. Dolar kontratta ise son dönemde diğer para birimlerine karşı, doların güçlendiği görülüyor. FED’in geçen ayı bankalara doğrudan para verdiğinde uyguladığı iskonto faizini, sürpriz bir zamanlamayla artırmasının etkilerini izlemeye de devam edeceğiz.

İMKB
hedİMKB, Siyaseti Fiyatlamaya Başladı
Global krizde gelişmekte olan piyasalar içinde olumlu makro görüntüsü ve siyasi istikrarı sayesinde ön plana çıkan İMKB, eskiye oranla siyasi gelişmeler karşısında daha az kırılgandı. Ancak geçen ay yüksek yargı-hükümet arasında yaşanan gelişmeler, endeks üzerinde etsini hissettirmeye başladı. Bu gelişmelerin henüz İMKB’nin 2009 Mart ortasında başlayan yükseliş trendini bozmadığını söyleyen Ata Yatırım Borsa Merkezi Müdürü Cem Kaya, ancak yukarı yönlü hareketin devamının kısıtladığını belirtiyor. Orta vadeli trendin şu aşamada devam ettiğirni kaydeden Kaya, “Gelişmekte olan ülkeler arasında yüksek reytinge devam etmemiz her şeyden önce siyasi istikrarın devamına bağlı. Bu nedenle gelişmeler yakından izlenecek” diyor. Artan riskin yatırımcıları daha güvenli yatırım araçlarına yönlendirebileceğini anlatan Kaya, ortaya çıkabilecek bir erken seçim sürecine dikkat çekiyor.

Faiz
Orta Vadeli ve Değişken Faizliler Cazip
Yatırımcılar son dönemde ön plana çıkan siyasi gelişmeleri yakından izleyerek henüz sonlanmamış olan global krizin seyrini takip etmeye devam ediyor. FED’in faiz politikaları, burada belirleyici güç konumunda. Ayrıca Euro bölgesinde yaşanan artçı krizlerin devamı da piyasalar açısından belirleyici olmaya devam edecek. Yaşanan gelişmeler arasında en sevindirici olan ise uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poors’un (S&P) beklendiği gibi Türkiye’nin kredi notunu artırma kararı. Burada S&P’nin ayrıca durağandan pozitife çevrilen not görünümünün 12 ile 24 ay arasında bir not artırımı getirebileceğini belirtmesi, analistlerce olumlu karşılandı.

Tüm bu gelişmeler dışında uzun zamandır piyasalar tarafından göz ardı edilen siyasi gelişmeler de yeniden mercek altına alınmaya başladı. Hatta bazı günler, yurtdışı piyasaların da önüne geçmeye başladı. Olası erken seçim tartışmaları, bu anlamda önümüzdeki süreçte piyasalar üzerinde etkili olabilir. Bu anlamda gösterge faizin yüzde 9 seviyelerinin üzerine çıkması ve uzun süre burada kalması, çok da beklenmedik bir senaryo değil.

Bu piyasa şartları ve beklentiler paralelinde TÜFE’ye endeksli kıymetlerin nominal getiri sağlayan kıymetlere oranla daha cazip olduğuna dikkat çeken analistler, bu kıymetlerde uzun vadeli tutmak amacıyla pozisyon alımını öneriyor. Orta vadede 08.12.10 ve 3.11.10 iskontolu kıymetlere dikkat çekiliyor. T.C. Merkez Bankası’nın 2010 yılında faiz artırımına başlaması ihtimali nedeniyle uzun vadeli yatırım amacı ile sabit kuponlu senetler yerine değişken kuponlu kıymetler öne çıkıyor. Risk almak istemeyen ve kısa vadeli pozisyonda kalmak isteyen yatırımcılar için ise mevduat ve repo iyi bir yatırım aracı.

Eurobond
hedAB ve ABD İzleniyor
Eurobond piyasasında özellikle FED’in faiz politikaları ile AB’de yaşanan gelişmeler yakından izleniyor. Yunanistan’ın kurtarma planının yetersizliği ve asıl kurtarma ile ilgili açıklanmayan detaylar, piyasalarda kaygı yaratmaya devam ederken FED’in kötü varlıklarından yakın zamanda kurtulma planları yaptığına dair gelen açıklamalar yatırımcıların morallerini bozuyor. Bunun yanında Türkiye’nin notunun S&P tarafından artırılması ise olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyor. Türkiye özelinde yaşanan siyasi gelişmelerin erken seçime gitme olasılığının da önümüzdeki dönemde fiyatlar üzerinde etkisini gösterebileceği hatırlatılıyor. Bu şartlar altında yatırımcılara Eurobond piyasasında orta ve kısa vadede ‘tut’ tavsiyesi veriliyor. 14 Temmuz 2007 vadeli kıymet ile 7 Kasım 2010 vadeli kıymet öneriler arasında öne çıkıyor.
 
Altın
hedAltında Yön Yukarı
2009 Kasım ayında 1.224 ons/dolar seviyesine çıkarak tarihi zirvesini yapan altın, bu tarihten itibaren gelen satışlarla bir düzeltme yaşadı. Geri çekilmede 1.045 ons/dolar seviyelerine kadar inen altın, son dönemde dolarda yukarı eğilim olmasına rağmen, özellikle Euro bölgesinde artan riskler nedeniyle yönünü tekrar yukarı çevirdi ve 1.100 ons/doların üzerine çıktı. Yapılan değerlendirmelerde altının 2010 yılı içinde zirve seviyelerini tekrar test edeceği beklentileri öne çıkıyor. Altının 2010 yılı içinde yönünü belirleyecek iki temel faktör bulunuyor. Bunlardan birincisi FED’in gevşek para politikasından çıkış stratejisi. Beklentiler FED’in yılın son çeyreğinde faiz artırımına başlaması. Bu sürece kadar altında yükseliş kademeli olarak kadar sürecek. Diğeri ise IMF’nin borç verilebilir kaynaklarını artırmak için altın satması. Ancak dünyada MB’ler bilançolarını çeşitlendirmek için altın alımı yapıyor. Bu da geri çekilmeleri sınırlı kılıyor.

Döviz
hedDolar Güçleniyor
AB bölgesinde yaşanan gelişmeler, Euro’nun dolar karşısındaki gücünü zayıflatıyor. Euro bölgesinde daha gün yüzüne çıkmamış sorunlar olduğu kaydediliyor. Bu da dünyada dolara olan ilgiyi artıyor. Yine ABD’de FED, iskonto faizlerinde yaptığı 25 baz puanlık artırımla dikkatleri üzerine çekti. Bu gelişme doların değer artışını da hızlandırdı. Sonuçta dolar/Euro paritesinin dokuz ayın en düşük seviyesine geldiğini belirten Anadolu Yatırım Teknik Stratejisti Halil Reçber, “Doların güçlenmeye devam etmesi durumunda 1,3100 seviyeleri mümkün olabilir. Ancak teknik olarak bakıldığında paritenin güçlü desteklerinde tutunmasını bekliyoruz” diyor.

Bunun yanında analistlerin dikkat çektiği bir diğer nokta da iç piyasada siyasi riskler konusu. Çünkü erken seçimin konuşulmaya başlandığı süreçlerde geçmişte doların yukarı yönlü hareketlerine şahit olmuştuk.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz