Aile şirketlerinin en yaygın sorunu

5.12.2018 16:22:000
Paylaş Tweet Paylaş
Aile şirketlerinin en yaygın sorunu

Aile şirketleri, halka açık olmayan özel şirketler arasındaki en büyük kesimi oluşturur ve Amerika’da halka açık şirketlerin yaklaşık yarısı aile şirketidir. Bu yüzden gerçekten devasa büyüklükte bir grup oluştururlar. Bu ülkedeki en büyük şirketlerin belki de yarısı ve hatta Walmart bile halen aileler tarafından kontrol ediliyor.

Bu çok sessiz ama aynı zamanda çok da büyük şirketler, ekonomimizdeki muhtemelen en önemli gruptur. Performanslarına göz attığınızda araştırmaların neredeyse tümünde ortalamada aile şirketlerinin ciddi bir farkla çok daha iyi performans gösterdiklerini görürsünüz. Genellikle iyi iş çıkarıyorlar, ancak aralarında üstün performanslılar olduğu gibi düşük performanslılar da var. Gıda ürünleri endüstrisinde aile kontrolündeki devasa Mars gibi şirketlerimiz mevcut; medya şirketlerinin çoğunun kontrolü ailelerdedir; ayrıca Fiat gibi oldukça başarılı şirketler de aileler tarafından kontrol ediliyor. Üstün kaliteli ve sadık bir iş gücüne sahipmiş gibi görünen Market Basket de çok güçlü bir şirket… Ancak bu aile şirketleri, diğer türden şirketlerin direnç gösterebileceği bazı şeylere karşı oldukça savunmasız.

SAHİPLİK ÖNEMLİ

Hangi türden olursa olsun bütün şirketlerin iyi bir sahiplik temeline sahip olması gerekir. İstikrarlı olan ve daima yönetimi destekleyen bir mülkiyet temeline sahip olmanız şart. Aile şirketleri, en çok uzun vadeli düşündüklerinde, uzun vadeli getirilere yönelik sadık ilişkiler geliştirdiklerinde ve yatırımlar yaptıklarında başarılı olur. Genel anlamda spekülatör değiller. Bazen iyi getiriler elde etmek için yıllarca beklerler, çünkü oyunu doğru bir şekilde oynamak isterler. Şimdi eğer istikrarsız bir mülkiyet temeliniz varsa ki Market Basket’ın durumu açıkça böyledir, o zaman bu ortamda iyi bir yönetim sergilemek gerçekten çok zordur.

Şayet aile dengesiz ise herkes birbirini rakip olarak görüyorsa, üyeler birbirlerine herhangi bir nedenden dolayı taş koyuyorsa ki bu durum mülkiyet alanında tükenmişliklere yol açıyorsa, yönetimin bunu iliklerine kadar hissetmesi, işlerin yapılış şeklini etkilemesi, hatta insanların şirkette kendi kariyerlerine yatırım yapma isteklerini bile etkilemesi için aradan uzunca bir zaman geçmesi gerekmez.

Bu yüzden bir aile şirketinde mülkiyet temelinin ve aile temelinin sağlam kurulu ve disiplin altında olmasını sağlamak için çok dikkatli olmanız gerekir. Şirket ortakları ve aile üyeleri için birbirleriyle bir dereceye kadar anlaşmazlığa düşmek çok doğaldır. Herkesin yüzde 100 uzlaşmasını isteyemezsiniz ama birlik olunmasını istersiniz. Ve bunun için de anlaşmazlığa düştüğümüzde uzlaşmazlıklarımızı tartışabileceğimiz ve yeniden ortak bir noktada buluşarak önümüze bakmamızı sağlayacak mekanizmalara ihtiyacımız olur. Şayet bu tarz uzlaştırıcı mekanizmalarınız yoksa o zaman genellikle başınız belaya girer.

BU SORUNLAR ORTADAN NASIL KALKAR?

Öncelikle aile anlaşmazlıklarının mahkemelere taşınmayacağını açıkça beyan eden güçlü bir hissedar sözleşmesi yapılması şart. Aileler mahkemeye gittiklerinde nadiren uzlaşır. Çoğu ailede birbirini mahkemeye veren aile üyelerine birer utanç kaynağı gözüyle bakılır ve öyle de olmalıdır. Misilleme yapmanın ve intikam almanın cazibesi çok fazladır. Şirket ortakları arasında yapılan bir sözleşmede şöyle yazar: “Bu türden anlaşmazlıklar halinde biz onunla şu şekilde başa çıkacağız.” En iyi uygulamalar arasında genellikle meseleye dahili bir çözüm bulmak, belki bir aile konseyini ya da şirket yönetim kurulunu devreye sokmak, sonra bir arabulucuyla birlikte çalışmak ve nihayetinde bağlayıcı tahkime gitmek olabilir. Ancak mahkemeye gitmek asla olmaz ve eğer bunu tercih ederseniz mahkemeye gidecek bu ortaklar için belirli cezai müeyyideler vardır. Yani bu tarz sözleşmeleri yapmış olmak aileler için fevkalade önemlidir ve besbelli ki bu aile yani Market Basket bunu yapmamıştı.


YAZARIN DİĞER YAZILARI TÜMÜNÜ GÖRÜNTÜLE

Yorum Yaz