"Geçiş Umudu"

Ekonomide yaşanan krizin en büyük sonuçlarından biri de, yarattığı işsizler ordusu oldu. Ancak, bu kez, çok sayıda yönetici de işsiz kaldı. Üstelik, bunlardan önemli bir bölümünün, kendi sektörleri...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Geçiş Umudu

Ekonomide yaşanan krizin en büyük sonuçlarından biri de, yarattığı işsizler ordusu oldu. Ancak, bu kez, çok sayıda yönetici de işsiz kaldı. Üstelik, bunlardan önemli bir bölümünün, kendi sektörlerinde iş bulma umudu da azaldı. İşte böyle bir ortamda, sektörler arası geçiş, anahtar rol oynayacak. Hangi sektörden yöneticilerin, hangi alanlarda şansının fazla olduğunu ortaya koyan araştırmamız da, bu konuya ışık tutuyor...

Dikkatli okurlarımız hatırlayacaktır... Mayıs 2001 sayımızda yer alan bir araştırmada, Türkiye’de son dönemde işsiz kalanların profiline yer vermiş, sektörel dağılım konusunda bir analiz yayınlamıştık. O araştırma, Türkiye’de son dönemde işsiz kalanların sayısının 600 bin olduğunu ortaya koyuyordu. Şimdi ise bunun 700 bine yaklaştığını tahmin edenler var.

İşsizlerin sektörlere göre dağılımı incelendiğinde bazı alanların öne çıktığı dikkati çekiyordu. Sayısal olarak bakıldığında tekstil, deri, petro-kimyo, konaklama-eğlence ve ticaret gibi alanların ağırlığı vardı. Ancak, bazı sektörlerde sayısal olarak işsiz sayısı az olsa bile, iş bulma umudu, her zamankinden daha az olarak değerlendiriliyor. Bunlar arasında büyük bir konsolidasyonun yaşandığı bankacılık, internet, medya, reklam ve perakendecilik önem kazanıyor. Uzmanlara göre, her sektörden işsiz kalan yöneticilerin iş bulma umudu, büyümeyle birlikte artacak. Ancak, konsolidasyonun yaşadığı bazı sektörlerde, yeniden iş bulmak, eskisi kadar kolay olmayacak.

İşte bu tablo, internet, finans ve medyada yetişmiş yöneticilerin nerelerde istihdam edilebileceği konusunu gündeme getiriyor... Çünkü, bu sektörlerde gerçekten iyi yetişmiş ve çok sayıda meslek eğitimi almış binlerce yönetici ya da yönetici adayı iş arıyor...

Korn/Ferry International danışmanlarından Nilgün Langenberg, içinde bulunduğumuz dönemin şirketler ve çalışanlar açısından çok zor geçtiğini söylüyor ve “Her seviyeden, üstelik hiçbir performans sorunu olmayan çok sayıda yönetici işsiz kaldı” diyor.

İnsan kaynakları uzmanları, başta yöneticiler olmak üzere işsizlerin, önümüzdeki dönemde büyümenin başlamasıyla, yeniden iş sahnesinde şans bulabileceklerine dikkat çekiyorlar. Onlara göre, iş bulma umudu, canlanması hızlanan ve az sorunlu sektörlerde daha fazla olacak.

Hangi sektörlerde şans yüksek?

Türkiye’nin şu anda içinde bulunduğu ortamdan çıkması için, öncelikle yatırımların artması ve ekonominin büyümesi gerekiyor. Ancak, bu, uzun dönemli çözüm şu anda iş aramakta olanlara yeterli gelmiyor. Özellikle yaşanan son ekonomik krizin kısa dönemli çözümlerle atlatılamayacağı görüşü de iş arayanların kimi zaman umutsuzluğa kapılmalarına neden olabiliyor.

Ancak, yine de umutlar o kadar da tükenmiş değil... PricewaterhouseCoopers İnsan Kaynakları Danışmanlığı Yöneticisi Murat Demiroğlu, ilaç gibi bazı sektörlerin her şeye rağmen büyümelerini sürdürdüklerini belirtiyor ve sözlerine şöyle devam ediyor:

“Global trendler, özellikle hizmet sektöründe bir büyümenin olduğunu ve de devam edeceğini gösteriyor. Fonksiyon olarak ise şu anda ağırlıklı olarak satış ve pazarlama kadrolarında artış gözleniyor. Çeşitlenen satış kanallarının, özellikle de genişleyen doğrudan satış kadrolarının bu artış üzerinde bir etkisi olduğu söylenebilir. Perakende ve turizm gibi nitelikli işgücü açığı bulunan sektörlerde de bazı kıpırdanmalar var. Ayni zamanda profesyonel yaşamdan kendi işlerini yapmaya yönelebilecek potansiyele sahip bir grubun da farklı işlerle uğraşabileceği bir dönem.”

Sektörler arası geçiş olabilir

Yaşanan şubat krizinin ardından ekonominin tüm sektörlerinde eş zamanlı bir çalkantı yaşandı. Şirketler her zaman olduğu gibi, ilk olarak maliyetlerini azaltma yolunda eleman çıkarımına gittiler. Piyasada bir anda çok sayıda işini kaybetmiş kalifiye elemanlar ortaya çıktı. Bu kalifiye insan kaynağı ordusunun bir bölümünün kendi sektöründe iş bulma olasılığı oldukça zayıf. Bu nedenle diğer sektörleri yoklama eğilimi öne çıkmaya başladı. İşsiz yöneticiler, bir anlamda, kurtuluşu, “sektörler arası geçişte” arama yolunu seçtiler.
 
Kariyer.net kurucu ortaklarından Sungur Ilgaz, özellikle finans sektöründe yer alan ve işini kaybetmiş olan çalışanların sektör değiştirme şanslarının fazla olduğunu belirtiyor. Sungur Ilgaz, “Ayrıca satış tecrübesi olan ve satış eğitimi almış kişiler de kendilerine diğer sektörlerde çok kolay yer edinebilirler. Bankacıların, şirketlerin finans departmanlarında ya da satış ve pazarlama departmanlarında iş bulmaları mümkün” diyor.

Heidrick & Struggles Genel Müdürü Ayşegül Aydın ise şirketlerin kriz döneminde panik halinde yetişmiş elemanlarını işten çıkardıklarını, ancak işler düzelmeye başlayınca, bu elemanların kendilerine farklı şirketlerde ve sektörlerde iş bulabileceklerini vurguluyor.

Bankacıların yakın geleceği

Krizin etkilerini en ağır hisseden sektörlerin başında bankacılık ve finans geliyor. 2000 yılının kasım ayında ilk darbeyi yiyen bankacılık ve finans, şubat krizi ile iyice zor duruma düştü. Kapanan bankalar ile pek çok çalışan işsiz kaldı.

Bazı insan kaynakları danışmanları, bu sektör çalışanlarının iş bulma olanaklarının yakın zamanda zor olduğunu belirtiyor. Bazıları ise farklı seçenekler oluşabileceğine dikkat çekiyor. Heidrick & Struggles Genel Müdürü Ayşegül Aydın, bankacılık ve finans sektöründe iş arayan adayların şansının sınırlı olduğunu belirtiyor. Bunun nedeni olarak da bankacılıkta yetişmiş kişilerin gerçek iş dünyasındaki rollere kolay adapte olamayacakları görüşünü öne sürüyor. Aydın, “Türkiye’de bankacılık bir fanus gibidir, bambaşka bir dünyadır” diyor.

PricewaterhouseCoopers İnsan Kaynakları Danışmanlığı Yöneticisi Murat Demiroğlu ise bankacıların hizmete yönelik bir sektörde çalıştıklarını, dolayısıyla turizm ya da geleneksel sektörlerin destek fonksiyonlarında çalışmalarının mümkün olduğunu belirtiyor. Demiroğlu aynı zamanda bankacıların yeni ya da yenilenen sektörlerde, eğlence, perakende gibi farklı işlerin çıkabileceği alanlarda kendilerine yer bulabileceklerini vurguluyor. 

Bankacıları bekleyen işler 

Bankacılar, sektördeki daralmanın sonucunda kendilerini yeni sektör arayışlarının içinde buldular. Uzmanlıklarına bağlı olarak birikim ve tecrübelerini diğer sektörlerde değerlendirme uğraşında olan pek çok bankacı var. Andersen İnsan Kaynakları Müdürü Müge Yalçın, reel sektördeki şirketlere, finansman ve yönetim konularında danışmanlık veren bankacıların sayısının oldukça yüksek olduğunu belirtiyor. Yalçın, iş arayan bankacılara şöyle yol gösteriyor:

“Bankaların mali kontrol ya da kredi değerlendirme bölümlerinde çalışanlar, özellikle denetim şirketi tecrübesine sahipse, şirketlerin mali işler bölümlerinde iş olanakları bulabiliyorlar. Bunun yanında, kredi pazarlama fonksiyonlarında görev almış bazı bankacılar, sigorta şirketlerinin düzenledikleri kurslara katılarak, sigortacılık konusunda teknik bilgi kazanıyorlar. Bu kişilerin bazıları sigorta acentesi olmak için şirketlere başvuruyorlar, bazıları ise tecrübelerine göre, sigorta şirketlerinde satış pozisyonlarında çalışıyorlar. Bankaların operasyon bölümlerinde çalışanlar ise bu tecrübelerini ihracat şirketlerinde değerlendirebilir. Özellikle iyi derecede ingilizce bilgisine sahip olanların şansı yüksek.”

İş yaratacaklara dikkat!

Her ne kadar krizin etkilerini tüm sektörler hissetmiş olsalar da, bazı alanlarda toparlanma eğiliminin daha yüksek olduğu belirtiliyor. Kimi sektörler ise krizden nispeten daha az etkilendi. Örneğin bilgi teknolojileri ve telekomünikasyon sektörlerinde dünyada bir daralma olmasına rağmen Türkiye’de hala talep var. Heidrick & Struggles Genel Müdürü Ayşegül Aydın şanslı sektörleri şöyle yorumluyor:

“Tüketici ürünleri sektörü çok kısa zamanda toparlanacak ve yüklü iş alımlarına başlayacak diye düşünüyorum. Dolayısıyla, tüketici sektöründen çıkan kişiler daha kısa zamanda iş bulacaklardır.

Bunun yanında, teknoloji sektörü adayları, özellikle de satış, pazarlama ve finans rollerindekiler, bence bir çok sektöre geçiş yapabilirler. Teknolojide son yıllarda yaşanan hızlı büyüme, hızlı tüketim pazarıyla pek çok benzerlik gösteriyor. Ben, bir yıl içinde Türk teknoloji pazarında bir açılma göreceğimizi düşünüyorum.”

Andersen İnsan Kaynakları Müdürü Müge Yalçın ise bilişim ve telekomünikasyonu, 2001 yılının en hareketli sektörleri arasında değerlendiriyor. Yalçın, bilişim şirketlerinde çalışanların, tecrübe ve uzmanlık alanlarına uygun olan şirketlerin bilgi işlem bölümlerine geçtiklerini belirtiyor. 

Çıkış olasılığı var mı?

Her ne kadar ülkenin tüm dengeleri alt üst olmuş olsa da, herkes bunun sonsuza kadar sürmeyeceği konusunda hemfikir. Belki bazı sektörlerin toparlanması diğerlerine göre daha fazla zaman alacak, ancak olumlu tahmin yapanların sayısı daha fazla...

Heidrick & Struggles Genel Müdürü Ayşegül Aydın, kısa dönemde finans sektörü hariç tüm sektörlerde iş olanaklarının var olduğunu ve ortaya çıkmaya devam edeceğini belirtiyor ve şöyle devam ediyor:

“Eğer politik ve ekonomik konjonktürde beklenmedik bir türbülans yaşamazsak bu trend hızlanarak devam edecek. Bence özellikle gençlerin, hatta kimsenin ümitsiz olması için bir neden kalmadı gibi. Dünyanın her yerinde bu trendler görülür. Şirketler panik içinde küçülmeye giderler ve yetişmiş elemanlarının işine son verirler. Ancak, kısa bir süre sonra işler düzelmeye başlayınca çıkartılan tüm pozisyonlara yeni adaylar ararlar ve yerleştirirler. Önümüzdeki dönemde göreceğimiz bu olacak diye düşünüyorum” diyor.

Andersen İnsan Kaynakları Müdürü Müge Yalçın, önümüzdeki dönemde bankacılık sektöründe, risk yönetimi, bireysel bankacılık, yatırım bankacılığı ve türev ürünler gibi alanların öne çıkacağını söylüyor. Yalçın, “Bankacılık sektöründeki küçülme biraz da bankacılık piyasasının yeniden yapılandırılması ile ilgili, ekonomi tekrar pozitif büyüme hızına geçip, ticaret artınca buna paralel olarak bankacılık da büyüyecektir” yorumunda bulunuyor.

SEKTÖRLERDEKİ SON TABLO

Korn/Ferry International danışmanlarından Nilgün Langenberg çeşitli sektörleri ve bu sektörlerdeki iş olanaklarını Capital’e değerlendirdi:

TEKNOLOJİ: Hem bilgi teknolojileri hem de telekomünikasyonda, diğer sektörlere göreceli olarak hala talep var. Buradaki hassas nokta uzmanlığı artırmak. Bu da hem deneyimlerle hem de uluslararası geçerliliği olan eğitim programları ile mümkün.

TÜKETİM ÜRÜNLERİ-PERAKENDE: Ekonomideki genel daralmadan etkilenen tüketim ürünleri sektöründe şirketler için 2 kritik nokta var; Tüketici alışkanlıklarındaki değişimi anlayıp aksiyon alabilme ve maliyet kalemlerinde verimlilik sağlama... Dolayısıyla bu sektörde iyi pazarlama ve pazar araştırma uzmanları, satın alma, satış, dağıtım ile lojistik konuları gündemde olacak.

TURİZM: Çok konuştuğumuz ama az üzerinde durduğumuz bir sektör. Kurumsallaşma sürecinde her fonksiyonda (Finans, Satış, Pazarlama, Bilgi Tekonolojileri, Kalite Sistemleri, İş Geliştirme) kaliteli elemana ihtiyaç var. 

İLAÇ: Ekonomik zorluklara rağmen, işe alım yapan sektörlerden biri... Özellikle satış ve pazarlama fonksiyonları için hala talep var.

DANIŞMANLIK:  Yaşadığımız kriz sürecinde, katma değeri çok daha iyi anlaşılacak olan profesyonel danışmanlık hizmetleri, orta vadede Türkiye'de hak ettiği yeri alacak. Bu sektörde devam etmek isteyenlerin, bu dönemi kendi gelişimleri için planlı bir şekilde kullanmaları gerekir.

“HANGİ POZİSYONLAR AÇILACAK?”

Heidrick & Struggles Genel Müdürü Ayşegül Aydın, büyük şirket, holding ya da bankaların yakın dönemde açacakları pozisyonları değerlendirdi:

“Türk holding ve şirketleri önümüzdeki bir ya da iki yıl süresinde bazı departman ve işkollarını kapatacaklar. Böylelikle de ‘her şeyi yapar’ olmaktan çıkıp en iyi bildikleri birkaç iş koluna odaklanacaklar. Bunu yaparken de odaklanacakları alanlarda yapılanmaya ve büyümeye gidecekler. Bunun yanında Türk holding ve şirketleri yurtdışı operasyonlara ağırlık verecekler. Dolayısıyla Türklere yurt dışı iş olanakları doğacak.

Bankalar konusuna gelince, bu noktada henüz net bir şey söylemek mümkün değil. Bildiğiniz gibi, HSBC'nin Demirbank'in yüzde 51'ini alması gibi bazı yabancı kuvvetli bankaların Türk bankalarını alması veya ortaklığa girmesi sonucu bir süre sonra bireysel bankacılık faaliyetlerinde artmalar göreceğiz. Bu, insanlara yeni iş kapıları da yaratacak.”

 

 

 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz