"Değişime gelenler ne yaptı?"

Son yıllarda şirketine "büyük dönüşüm" yaşatan lider sayısında hızlı bir artış yaşanıyor.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Değişime gelenler ne yaptı?

Vodafone CEO'su Serpil Timuray, Gübretaş Genel Müdürü Mehmet Koca, Teknosa Genel Müdürü Mehmet Nane ve Cargill Türkiye CEO'su Murat Tarakçıoğlu... Tüm bu yöneticilerin ortak noktası göreve geldikleri şirketlerde "büyük dönüşüm" gerçekleştirerek, onların kaderlerini etkileyen başarılar yakalamaları. Kimi atıl durumda kimi dibi görmüş pozisyonda devraldığı şirketi sektörlerinde üst noktalara taşıyan bu liderler, güçlü vizyonlarının yanında kararlılıklarıyla da öne çıkıyor. Capital, şirketini değiştirmek için gelen ve bunu başaranları bir araya getirdi. DOUG CONANT, 2001 YILINDA Campbell Solp'un başına geçtiğinde şirket yılların yıpranmıllığını üzerinde taşıyordu. Borsada 3 yıl boyunca zor bir dönem geçirmiş, özellikle firmada yaşadığı sorunlar nedeniyle rekabette geri plana düşmüştü. Üstelik hazır çorba kategorisine de ölüyor gözüyle bakılıyordu. İşte böyle bir ortamda değişimi gerçekleştirmek için başa gelen Conant, radikal bir kararla sadece hazır çorbaya odaklanacağını açıkladı. Başarı için de kendisine 2 hedef koydu. Bu hedeflerden birincisi çalışanlarını, ikincisi de pazardaki rekabeti kazanmaktı. "Eğer ofis ortamında kazanamazsanız, pazarda sürdürülebilir bir başarınız olamaz" felsefesiyle yola çıktı.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.

Çalışanlarla muhteşem bir bağ kurarak, yenilikçilik konusunda atağa geçti. Kategoride yaptığı yenilikler ve cesur uygulamalarla şirketi sürdürülebilir şekilde kâra geçirmeyi başardı. Şirket, 2010 sonunda çalışan bağlılığında dünyanın en iyi kuruluşları arasına girerken yüzde 64'lük hisse değeri kazanımıyla, S&P 500 şirketlerine kıyasla hissedarlarına 5 kat daha iyi bir geri dönüş sağladı. Leif Johansson da hüsranla biten bir satış girişimi sonrasında Volvo'da liderlik koltuğuna oturduğunda yıl 1993'tü. Volvo ve Renault'nun birleşmesiyle dünyanın en büyük 6'ncı araba ve kamyon üreticisi olmaları planlanmıştı. Ancak, Volvo'nun bu ortaklıkta sadece yüzde 35 payının olması İsveçliler'in tepkisini çekince ortaklık gerçekleşemedi. Tüm planlarını bu ortaklığa yönelik yapan şirket, adeta yönünü kaybetmiş oldu. Johannsson bu şekilde devraldığı şirketi, içinde bulunduğu zor durumdan kurtarmak için cesur bir karar alarak Volvo'nun otomobil bölümünü Ford'a sattı. Bu satış çok tepki çekmesine rağmen geri adım atmadı. Onun yerine ticari araç segmentine odaklandı. Yapılan bu dev dönüşümle Volvo, dünyanın en başarılı ticari araç üreticisi haline gelirken, borsada hisse değeri de 3'e katlandı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz