Teknoloji, gelenek & fare

Bob Iger, 2005 yılında Disney'in CEO'su olduğunda kendisinden şüphe duyanları bir hayli utandırdı.

1 EYLÜL, 20110
Paylaş Tweet Paylaş
Teknoloji, gelenek & fare


Siz bir CEO olarak tüm bunlardan sakınıyor musunuz?
Biz gelirlerimize bir öncelik vermiyoruz. Bu göreve geldiğim son 5 yıldır böyle bir şey yapmıyoruz. Ancak sonrasında ne oluyor biliyor musunuz? Çeyrek dönemlik raporunuzu açıklıyorsunuz ve tüm gazete başlıkları sizin Wall Street'in hedefini tutturamadığınızı yazıyor! Peki ya tutturamadığınız nedir? Aslında hiçbir şeydir. Çünkü zaten beklentinizi gerçekleştirmişsinizdir. Bu durum hiç de sağlıklı değil.

Peki CEO'ların kendileri bu soruna bir çözüm bulabilir mi?

- Ben bu sorunu çözemem ve katkıda da bulunamam. Ancak bu şirketin nasıl yönetileceği konusunda çok emek harcadım. Bazen el alemin beklentilerini gerçekleştirmek için kendi disiplinimi sıkılaştırmak zorunda kaldım. Bir şirketin çeyrek dönemlik sonuçlarının ne olacağı hakkındaki sözde analist konsensüsünün baştan aşağıya saçmalık olması gerekir. Ama değildir, çünkü onu görmezden gelemezsiniz. Ancak biz gerçekten şirketimizi kısa vadeli analizler temelinde yönetmemeye çalışıyoruz. Bu arada varsayın ki yıllık şirket toplantınıza bir hissedarınız katılıyor ve size, "Bu yıl boyunca maaş, prim ve hisse senedi şeklinde kazandığınız toplam 28 milyon dolarlık geliri gerçekten hak ettiniz mi" diye soruyor. Ne cevap verirdiniz? Neyse ki bu gibi sorulara cevap verebilecek bir başkanımız ve ödüllendirme komitemiz var. Nasıl ödüllendirildiğim söz konusu olduğunda kamuoyuna herhangi bir açıklamada bulunmam ve şimdi de bulunmamayı tercih ederim.

Tamam, ama bu soruyu sizin ödüllendirme sisteminin aslında işe yaramadığını ve sadece kısa vadeli başarıları ödüllendirdiğini söylemeniz üzerine sormuştum.
- Bakın, bu şirketin uzun vadeli büyümesi için hayli yoğun şekilde teşvik edilmiş durumdayım. Çünkü sadece uzun vadeye yayılan değil ama aynı zamanda uzun vadede sahip olabileceğim hisse senedi opsiyonları ve diğer türden hisse senedi ödülleriyle dolu uzun vadeli bir teşvik planım var. Bu şirketi şimdiki halinden o zamanki boyutuna kadar büyütmek beni yeterince motive ediyor. Ancak şirketlerin çoğunun ödüllendirme planları, halen kısa vadeli sonuçlara prim veriyor. Bizim ciddi boyutlarda olan uzun vadeli teşviklerimiz, doğrudan mevcut sonuçlara bağlı ödüllendirme sistemine hiç uymaz.

Ödüllendirme komitelerinin, hisse senedi fiyatı dışındaki şeylere de bakması gerekir mi?
- Bizde burada dengeli bir durum var. Ben şahsen yatırılan sermayenin getirisi, faaliyet gelirleri, hisse başına kazanç üzerinden prim alırım ve ardından S&P 500'deki performansımızı dikkate alırız. Yani ödüllendirme sistemimizde ve bilhassa benim için çeşitli ölçümlerimiz var. Benimkilerin çoğu performans tabanlıdır. Ancak bu performans, yine uzun vadeden çok bugünkü durumla yakın ilişkilidir. Ama en azından benim nasıl ödüllendirildiğim ile hissedarların yatırımlarının başına gelenler aynı çizgidedir.

Şimdi gelin müşterileriniz hakkında konuşalım. Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla herkes sesini duyurur hale geldi. Siz bunu kendi şirketinizde nasıl uyguluyorsunuz?
- Bugün Facebook'ta Disney'le ilişkili gruplarda 160 milyondan fazla insan var. İnsanlar Disney'in bir parçası olmak istiyor. Bu da bize bu insanlara erişme ve onların hoşlarına giden deneyimleri sunma fırsatı veriyor. Disney hakkında yazılar yazan yığınla anne blogcumuz var. Şimdi onlarla ilgilenmeye başladık. Onları etkinliklerimize davet ediyoruz. Geçenlerde onlardan bir grup ile yeni cruise gemimizde birlikteydim. Beş yıl önce kim derdi ki ben bir cruise gemisinde bir grup anne blogcuyla birlikte oturup sohbet edeceğim diye? İşte böyle dünyamız çok değişti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.