Yoldan çıkmış kapitalizm

Kapitalizmin başı bugün birtakım aşırılıklarla dertte. Onu tekrar rayına sokmak için "denetimsizlik etkilerinin" dizginlenmesi gerekiyor.

1.03.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Yoldan çıkmış kapitalizm

Onların büyümelerini ve dökülmemelerini sağlamak için çok miktarda gıda gerekiyordu. Ayrıca aşırı ağır oldukları için sahibinin hareket kabiliyetini azaltarak onun yem olmasını kolaylaştırıyorlardı. Belirli bir noktadan sonra kuyruklar uzamaya devam etmesine rağmen tavus kuşu nüfusu azalmaya başladı. Cornell ekonomistlerinden Robert Frank, "Darwin Ekonomisi" adlı kitabında, benzer şekilde iri boynuzlu Kanada geyiği türünün büyük boynuzlarının ormandaki dallara her geçen gün daha fazla takılarak yaralanması yüzünden nasıl neslinin sona erdiğine dikkat çekmektedir. Evrimci teorisyenler, bu türlerin sırf insanoğlu tarafından batamayacak kadar güzel olduklarından desteklenmeleriyle ortaya çıkan bir durum olan "biyolojik intihar"a sürüklendiklerini söylüyor. Şimdi siz diğer türlerin kendi yok oluşlarından nasıl uzak durabildiklerini merak edebilirsiniz. Bir zürafanın boynu neden onu öldürecek kadar uzun değil? Tavşanların kulakları neden aşırı büyük değil? Çünkü tavus kuşunda yaşanan bir sapma, yani yoldan çıkmaydı: Doğal ayıklanma (Hangi türlerin gelişeceğine ve üremelerini devam ettireceğine doğanın karar verdiğini söyleyen kriter) ve cinsel ayıklanma (son kararı türlerin karşı cinslerinin vereceğini söyleyen kriter) sürecinde yaşanan enteresan bir uyumsuzluktu. Binlerce yıl boyunca hayatta kalabilen türlerde işte bu iki ayıklama süreci kriteri tıpkı olmaları gerektiği gibi aynı hizada birlikte işlemiştir. Aynı hizada durmaktan herhangi bir sapış eninde sonunda sapkın türün yok olmasıyla sonuçlanır. Gelin şimdi bir şirket gibi sosyal bir sistemde bu gibi yoldan çıkışların nasıl gündeme gelebileceğine bir bakalım. Biz insanoğlunda kendi yarattıkları kurumların sağlığına uzun vadede katkıda bulunmayacak kötü tercihler için teşvikler yaratma yeteneği vardır. Bir prim planı yapmaya kalkışan bütün yöneticiler şu gerçeği çok iyi bilir: Primler organizasyonca desteklenen misyon ve değerlere ters düşen davranışların ödüllendirilmesine fırsat vermemelidir (Steven Kerr, yazdığı klasik makalesinde bu sorunu "B'yi Ümit Ederken A'yı Ödüllendirme Aptallığı" diye özetliyor). Yüklü primlerin izlenmesi zor olan genel değerlerde artış yaratmak yerine bireylerin prestijlerini artırdığı vakalarda bu sorun daha da şiddetlenir. Bu geri besleme döngüsü kendi kendini ne kadar güçlendirilirse onun değiştirilmesi de o kadar zor olur. İster doğal olsun isterse insan eliyle yaratılmış çoğu vakada, bunun gibi sıra dışı durmalar kolaylıkla belirlenebilir ve uzun vadede kalıcı olamazlar. Sistemin sağlığının görünümü başlangıçta iyiyse ancak şartlar değişmesine rağmen her geçen gün varlık nedenini yitiriyorsa, yani bizim dişi tavus kuşlarına hiç kimse en büyük kuyruğa sahip erkekleri tercih ederek üremelerinin iyi bir seçim olmadığını söylemiyorsa işte o zaman ortaya çok ciddi sorunlar çıkar. Zaman içinde bizi sermayenin getiri kavramına getiren işte bu modası geçmiş ve hatta tehlikeli hale gelmiş varlık nedeni anlayışıdır.

GE, ROE'nin ötesine bakmayı öğreniyor

GE, kapitalizmin yeni kurallarına disiplinli bir şekilde itaat etmesiyle meşhur bir yönetim makinesidir. Bu firma gözünü ROE'yi maksimumlaştırmaya diktiğinde herkesten çok daha iyisini başarmıştı. Ancak bu şirketin en geniş büyüme pazarlarında çalışan GE insanlarıyla yaptığımız son sohbetlerimiz, bizim GE'nin sadece eski kurallarla yazılmış yeni bir senaryoya değil ama yeni kurallarla yazılmış yeni bir senaryoya da gözünü diktiğini anlamamızı sağladı.
Farklı fiyat noktalarında daha çok ürün.
10 yıl önce benzer işlevlere sahip ürünleri farklı fiyat noktalarından piyasayasürseydiniz aforoz edilirdiniz. Bir CPG firmasının bir perakendecinin raflarını çeşit çeşit şampuan markalarıyla doldurarak tekeline alması gibi bu yöntem tüketici şirketlerinde işe yarayabilir. Ancak endüstriyel ekipmanlar alanında bu bir yamyamlık reçetesidir ve yüksek ROE için en mükemmel strateji olduğu söylenemez. Oysa GE, yeni MACi elektrokardiyografi cihazıyla tam da bunu yapıyor, çünkü Hindistan ve Çin gibi büyüme pazarlarının gerçeği, gelişmekte olan ülkelerde büyük hastanelere 5 bin dolarlık bir makine satmaya çok az sağlık bakımı tedarikçisinin katlanabileceğidir. Gelişmekte olan ekonomilere satış yapmak için fiyatı onda birine kadar düşürecek yeni bir sürüm hazırlamak ve düz bir dünyada onun kabul görmesini sağlamak gerekir. Bu ürün gelişmiş ekonomilerdeki pahalı modellerin bile satışlarından çalabilir (Gerçekten de GE CMO'su Beth Comstock bize MACi satışlarının yüzde 40'ının Avrupa'ya yapıldığını söylemişti).

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz