"Gelecek yeni nesil fosonda mı?"

Fasoncu Asyalılar, son 20 yılda edindikleri know how’la bugünün dev üreticilerine dönüştü

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Gelecek yeni nesil  fosonda mı?
Strateji uzun süren bir aksiyon planı değil, değişen şartlarla birlikte gelişen bir ana düşüncedir.” Bundan 177 yıl önce “Savaş” adlı yapıtında stratejiyi tanımlayan Prusya Generali Carl Von Clausewits’in bu sözleri, hala geçerliliğini koruyor. Bugün dünyanın en büyük mikrodalga fırın üreticisi olan Çinli Guangdong Galanz, Prusyalı Clausewits’in strateji oyununu kurallarına göre oynayan mükemmel bir örnek. Ceket, yastık gibi ürünlerde tüylerini kullanmak üzere kaz yetiştiren şirket, bu sektör bitince fason üretim yapmaya başladı. Sadece markalara üretim yaparak bir yere gelemeyeceğini anlayınca Avrupa devlerine, onların hammaddeleriyle onların markalarını üretebileceklerini söyledi. Böylece Avrupa’nın teknolojisini Çin’e transfer etti. Korelilere de aynı teklifte bulundu. 10-15 yılda mikrodalga üretiminin 3’te 2’sini Çin’e taşımış oldu. Ar-Ge’ye de yatırım yapınca şirket, mikrodalgada inovasyon yapar hale geldi.
1990’lı yıllarda kapalı ekonomiden çıkıp ucuz iş gücüyle fasonculuğa talip olan Asyalı şirketler, son 20 yılda edindikleri know how’la bugünün dev üreticilerine dönüştü. OEM (Original equipment manufacturing/Orijinal ekipman üretimi), yani montaj işleriyle başladıkları fasonculuktan ODM (Original design manufacturing), yani özgün tasarım üretimi modeline geçtiler. Başka şirketlerin markalarının basılacağı ürünleri üretmenin yanı sıra onları tasarlamaya, teknolojisini geliştirmeye de başladılar. Bu yeni nesil fasoncuların en büyüklerinden Tayvanlı Hon Hai, Apple için haftada 800 bin adet iPhone 3G telefon üretiyor. Cirosu ise 2008 sonunda 60 milyar dolara erişti. ODM üreticiler, bir sonraki aşamada kendi markalarıyla da güç kazanmaya başladı. Bugünün en büyük tedarikçi ve teknoloji şirketleri arasında yer alan Asustek’i tanımayan yok. Asustek, kendi markasıyla tanındığı kadar Sony PlayStation 2, Apple iPod, iBook ve Compaq gibi devler için yaptığı üretimle de tanınıyor.
SANAYİDE GÜÇ TOPLAYABİLİRİZ
Dünyada yeni nesil fasoncular arasında üretim şirketlerinin yanı sıra hizmet sektöründe faaliyet gösterenler de önemli büyüklüklere ulaştı. Özellikle Hindistanlı girişimciler, ana dilleri gibi konuştukları İngilizce sayesinde ABD’li, İngiliz ve Avustralyalı pek çok şirkete çağrı merkezi hizmeti veriyor.
1981 yılında, Hindistan’da, 7 arkadaşın 1.000 dolar sermayeyle kurduğu Infosys, bugün 4,7 milyar dolar ciroya ulaştı. Şirket, iş süreçleri konusunda uzman ve bugün inanılmaz bir itibara sahip. Prof. Dr. Arman Kırım, Infosys gibi outsourcing şirketlerinin de aslında fason üretim yaptığına dikkat çekiyor. Bilgi, teknoloji, yönetim, insan kaynağı danışmanlığı ve çağrı merkezi gibi pek çok hizmet alanında faaliyet gösteren IBM ve Accenture’un da dünyanın en büyük fasoncuları olduğunu söylüyor. IBM’in 2008 cirosu 100 milyar doları aştı, Accenture ise cirosunu 25,3 milyar dolara taşıdı.
Yeni nesil fasonculukla kalkınma stratejisini öneren Kırım, Türk şirketlerinin yeni nesil fasonculukta, hizmet alanından ziyade sanayide güç kazanabileceğini belirtiyor. Kırım, “Dünyada bilgi işlem sektöründe Türkiye’nin yetenekleri yüksek değil. Bu alanda outsourcing’e yani fasonculuğa talip olamayız. Reel sektörde şansımız çok daha fazla. Fasondan başka şansımız olduğuna inanmıyorum. Daha farklı, inovatif olan şirketlerin, Ar-Ge de yapıp, yeni ürün üretip dünya markaları adına üretmesi daha mantıklı” diyor. Kırım, Türk şirketlerinin hazır giyimde markalaşma şansı olduğunu ve bu alandaki devlet desteğinin de sürmesi gerektiğini belirtiyor.
FASONCULARIN EVRİMİ
Türkiye’de fason üretim, ihracata dayalı bir kalkınma modelinin benimsendiği 1980’den sonra başladı. Fason üretimde öncülüğü tekstil ve hazır giyim sektörleri yaptı. 90’lı yıllardan itibaren elektronik, otomotiv, beyaz eşya, mobilya, ayakkabı, deri ve makine sektörlerinde yaygınlaştı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz