Büyük tehdit

Aslında şu anda harekete geçmeyerek sera gazı krizinin gelecekteki maliyetlerinin katlanmasına izin veriyoruz. Üstelik gelecekte ortaya çıkacak sonuçların geriye dönüşü de olmayacak. İklim değişikliğinden kaynaklanan meydan okumalara çözüm bulmak için hem riskler acilen değerlendirilmeli hem ekonomik ve çevresel sonuçlar geri dönülemez bir hal almadan önce eyleme geçilmeli.

25 AĞUSTOS, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Büyük tehdit

GLOBAL MEYDAN OKUMA İklim değişikliği coğrafyasal sınır tanımayan ve engellenmesi küresel olarak tam saha pres gerektiren çok sayıda ülkenin ortak sorunudur. Ben burada çabaların, dünyanın en büyük ekonomileri, enerji kullanıcıları ve karbon salımcıları olan Çin ve ABD arasında sonradan global bir eyleme dönüşecek şekilde bir liderlik göstermek için yapacakları iki taraflı bir eylemle başlaması gerektiğine inanıyorum. Başkan Obama ve Başkan Xi’nin üzerinde anlaştıkları iklim sözleşmesi, bu çabalarda çok önemli ve övgüye layık bir adım. Açık konuşmak gerekirse Çin ile birlikte çalışmak, bizim iklim krizini çözmemizde tek gerçek ümit kaynağı olabilir. Bu bizim ülkelerimizin, özel sektörlerinin, hükümetlerinin ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlarının, eyleme geçmesini zorlayacak şekilde birbirlerini tamamlayarak birlikte çalışmalarını ve yeni teknolojiler kullanmalarını sağlayabilecek güçlü bir ortak çıkar alanlarından biridir. Burada en önemli meydan okuma, bizim bu ölçekte bir sorun etrafında anlamlı yollardan bir araya gelme hızımızdan kaynaklanacaktır. Ancak iyi haber şu ki bu gezegen üzerindeki hiçbir millet ABD kadar iyi inovasyon yapamaz ve yine hiçbir millet, yeni temiz enerji teknolojilerini Çin kadar hızlı ve ölçekli test edip hayata geçiremez. Burada ABD’de bizim şirket liderlerimizin ve kanun yapıcılarımızın sırf daha acilmiş gibi görünen meseleleri bahane ederek bu sorunu politik düzlemde göz ardı etmesi veya iklim değişikliğini ikinci derecede önemli meseleler sınıfına indirgemesi oldukça korkutucu ama bir o kadar da beklenmedik bir durum değil.
ÇİN’DEKİ KRİTİK SORUN Çin’in hava kalitesi, daha şimdiden bir kriz noktasına ulaşmış durumda ve bu hükümetin derhal eyleme geçmekten başka çaresi yok. Geçen yıl havadaki yıllık ortalama parçacık seviyesinin Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) maksimum olarak belirlediğinin 4 katı kadar olan ve hava kirliliğinin tehlikeli boyutlara ulaştığı 60 gün yaşanan Çin’de bir gün geçirin. Özellikle kötü günlerde, kirlilik seviyesi WHO’nun maksimum olarak belirlediğinin 20 katına kadar çıkabiliyor. Bu konuda Çinli liderlerin, eyleme geçmeleri için neden büyük bir baskı altında olduğuna hiç şaşmamak gerekir. Bu sorunun aciliyetinin bilincinde olan Başbakan Li Keqiang, kirliliğe karşı savaş ilan etti ve Çin’in çok daha sürdürülebilir bir çevreci rotada yol almasını sağlayacak yeni bir ekonomik reform planını başlattı. Sonuçta biz bu ülkenin liderleri arasında dikkate şayan bir politika değişikliği olduğunu görüyoruz. Örneğin bu ülke, kendi devlet memurları için sadece ekonomik performans ve sosyal istikrar değil ama aynı zamanda çevreci yönetim ve büyüme kalitesi kriterleri bazında da yeni performans göstergeleri tanımladı. Çin ayrıca sera gazı salımlarını fiyatlandırmaya yönelik adımlar da atıyor. Bugüne kadar 7 bölgesel pilot karbon piyasası kuruldu ve 2013 yılından bu yana bu ülke için bir model geliştirme hedefiyle faaliyet gösteriyorlar. Ayrıca 1 yıl içinde ulus genelinde bir sistem de kurulmuş olacak. Bunlar takdire şayan eylemler, ancak Çin, kendi ekonomisini dikkate değer çevresel maliyetlerle bunaltan aşırı hızlı büyümenin etkileri yüzünden büyük kayıplara uğruyor. Çin, bugün global salımların tümünden aldığı yüzde 30 civarındaki payla en hızlı büyüyen sera gazı salımcısı konumunda. Bu yüzden bu ülkenin liderlerinin ilk önceliği, kendi kirli hava sahalarını temizlemeye vermelerine hiç şaşırmamak gerekir. 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.