Büyük tehdit

Aslında şu anda harekete geçmeyerek sera gazı krizinin gelecekteki maliyetlerinin katlanmasına izin veriyoruz. Üstelik gelecekte ortaya çıkacak sonuçların geriye dönüşü de olmayacak. İklim değişikliğinden kaynaklanan meydan okumalara çözüm bulmak için hem riskler acilen değerlendirilmeli hem ekonomik ve çevresel sonuçlar geri dönülemez bir hal almadan önce eyleme geçilmeli.

25 AĞUSTOS, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Büyük tehdit

KAMUDA UZUN VADELİ DÜŞÜNMEK
HÜKÜMETLERİN SORUMLULUĞU
İklim değişikliği şirketler açısından sadece ekonomik bir sorun değil. ABD için de devasa bir finansal risk taşıyor. Hükümetin bu meselede uzun vadeli bir perspektif benimseme yükümlülüğü ve sunulucak her bir teşvikin de aynı sorumluluğu var. Doğal afet vurduğunda, hükümetler, vergi mükelleflerinin milyarlarca dolarını, afet yardımları, toparlanma ve mevcut altyapıları gelecekteki olaylara karşı korumak için harcayarak müdahalede bulunur. Aslında bu hükümetlerin yapmakla mükellef olduğu bir iştir. Ancak hükümetler, artık bundan sonra doğal afetlerin sayısındaki ve şiddetliliğindeki artışların altında yatan nedenleri görmezden gelme lüksüne sahip olamaz. 
ÇÖZÜM BULMALI İklim riskinin büyüklüğü göz önüne alındığında, böyle yapmakla sadece mali geleceğimizi tehlikeye atmış oluruz. Eğer bu gidişatı değiştirmezsek, büyük ölçekli hükümet müdahaleleri yüzünden ulusal bütçe açıkları giderek daha da açılacak ve başka kritik alanlara harcanabilecek kamuya ait paraların üstüne sifon çekilerek büyümeyle rekabet gücüne köstek olunacaktır. Onun yerine federal hükümetin öncelikle bu sorunun büyüklüğüyle uygun ölçekte sadece kamu sektörünün başa çıkabileceği temel araştırmalara ve yeni teknolojilere yatırım yaparak eylemsizliğin mali gerçekliklerine çözüm buluyor olması gerekir. 
ZORLAMAK LAZIM Hükümet aynı zamanda piyasanın kaynakları akıllı yatırımlara yönlendirmesine olanak sağlayacak politikalar da üretmek zorundadır. Örneğin karbonun üstüne bir fiyat koyarak yeni teknolojiler için gerekli bir inovasyon dalgasının başlamasının, verimliliklerin desteklenmesinin ve hem kurumsal hem tüketici davranışlarının değişmesinin önü açılabilir. Ne yazık ki bazen politikalar akıllı karar vermenin önünde engel olarak durabiliyor. Bu ülkenin dört bir yanında istihdam ve ekonomik fırsatlar yaratan iş dünyası liderleri için ayağa kalkıp, bizim politika yapıcılarımızı yaklaşmakta olan iklim balonunun patlamasını engelleyici önlemler almaya zorlamak işte bu yüzden kaçınılmaz. 

RAHATSIZ EDİCİ VERİLER
ERKEN GELEN RİSKLER
Riskli İşler Projesi’nde, iklim değişikliğinin sadece en net şekilde öngörülebilir etkilerine baktığımız için aslında muhafazakar bir yaklaşım benimsemiş oluyoruz. Ancak bizim dikkate almadığımız veriler, çok daha fazla boyutta rahatsız edici. Bilim insanlarının çoğu, iklim değişikliğiyle ilgili en önemli taşma noktasının kuzey ve güney kutuplarındaki buz dağlarının erimesiyle ortaya çıkacağına inanıyor. 10 yıldan daha kısa bir süre önce bilim insanları, Kuzey Kutbu’ndaki deniz buzlarının erimesinin, bu yüzyılın sonunda buzsuz Kuzey Kutbu yazlarına neden olacağını öngörüyordu. Bugün ise sözkonusu buzlar, o derece hızlı eriyor ki bu gibi bir sonuç, 10-20 yıl içinde bile bir gerçeklik halini alabilir. 
EŞİKLER ŞİMDİDEN AŞILDI Daha da sıkıntı verici olan ise yapılan iki yeni araştırmanın en önemli eşiklerden birinin daha şimdiden aşıldığını gözler önüne sermesidir. Batı Kuzey Kutbu’ndaki buz dağları, artık erimeye başladı ki bu aslında bilim insanlarının yüzyıllarca süreceğini ve nihayetinde deniz seviyelerinde 4,5 metreyi bulan yükselmelerin yaşanabileceğini söylediği bir süreç. Ve bu erime süreci artık başlamış bulunuyor. Biz bilim adamlarının “fırınlanmış” diye tasvir ettikleri onun altında yatan dinamikleri bundan sonra geri alamayız. 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.