KİMYANIN 150 YILI VE BASF

Her şey 1865 yılında Ludwingshagen'de başladı. Küçük bir boya üreticisi, bugün 80 ülkede 112 bin çalışanlı bir deve dönüştü. “Sürdürülebilir bir gelecek için kimya yaratıyoruz” sloganıyla kimya alanında değer yaratan şirket, boyadan otomotive, plastikten tekstile, medikalden gıda sanayine kadar çok geniş bir yelpazede faaliyet gösteren müşterileri için hammadde sağlıyor ve inovatif çözümler üretiyor.

9 NİSAN, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
KİMYANIN 150 YILI VE BASF

Eylül ayında yayına giren Creator Space online web sitesinde şu an 2 binin üzerindeki katılımcı, şehir yaşamı, enerji ve gıda konusunda gerçek zamanlı olarak fikir alışverişinde bulunuyor. Creator Space’in yarattığı kolektif bilinç sayesinde bugünün ve yarının sorunlarını daha doğru analiz etmenin ve söz konusu sorunlara daha efektif çözümler geliştirmenin mümkün olacağına inanan BASF, bu girişimiyle uluslararası ölçekte faaliyet gösteren büyük şirketlerin, küresel sorunlar karşısında sorumluluk üstlenerek çözüm odaklı platformlar yaratmasının önemini de kanıtlıyor. 
BİLİMİN IŞIĞI 2050 yılında dünya nüfusunun yüzde 70’inden fazlasının şehirlerde yaşamaya başlayacağı tahmin ediliyor. Şehirlerin hızlı büyümesinin ise içme suyu, atık yönetimi, trafik ve barınma gibi konularda yaşanan sıkıntıları artırması bekleniyor. Aynı doğrultuda artan enerji talebi de bir diğer küresel problem olarak karşımıza çıkıyor. Sorunun çözümü için rüzgar ve güneş gibi temiz ve yenilenebilir kaynaklardan düşük maliyetli enerji üretilmesi ve enerji verimliliğinin artırılması, daha da önemlisi bu konularda toplumların bilinç seviyesinin yükseltilmesi gerekiyor. Sağlıklı gıda kaynaklarının tükenme tehlikesiyle karşı karşıya gelmesi de önümüzdeki 10 yılın kritik sorunları arasında yer alıyor. Temiz su kaynaklarının kirletilmesi, eksik ve yanlış beslenmenin beraberinde getirdiği sağlık sorunları, atık gıda miktarının fazlalığı ve tarımsal verimliliği arttıracak etkin politikaların uygulamaya konulamaması, küresel çapta yaşanan gıdasal sorunlar arasında ön plana çıkıyor. Global anlamdaki nüfus artış tahminlerini de göz önünde bulundurduğumuzda, dünya döndükçe gıdaya, barınmaya, enerjiye ve şehir yaşamına ilişkin yeni sorunlarla karşılaşacağımızı öngörmek için dâhi olmaya gerek yok. Ancak günümüzde artık herhangi bir sorunun çözülemez olduğunu düşünmek için sebeplerimizin azaldığı da bir gerçek. Hızını takip etmekte zorlandığımız teknoloji, inovasyona dönüşürken “İmkansız da neymiş” der gibi her sorunun altından alnının akıyla çıkmayı başarıyor. Uzun lafın kısası, bilim yolu aydınlattığı sürece, bizlere sadece yolculuğun tadını çıkarmak kalıyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.