Önceliğimiz iklim değişikliği ve enerji

BASF’nin kurumsal marka yönetimi başkan yardımcısı Baerbel Arnold-Mauer ile sürdürülebilir yönetimi konuştu...

1.08.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Önceliğimiz iklim değişikliği ve enerji

Önem analizine dayanarak, sürdürülebilirlik yönetimimiz sürekli olarak gelişiyor. Önem çizelgemizi 2013 yılında güncellemeyi planlıyoruz.

Sürdürülebilir üretim yapma konusunda BASF’nun Türkiye operasyonunda neler yapılıyor?

BASF’nin Türkiye’de halihazırda altı üretim tesisi işletiyor. Tesislerimizde iş güvenliği ve sağlığın korunması konularında, kapsamlı önleyici tedbirlere ve tüm çalışanların ve yüklenicilerin bunlara uymalarına güveniyoruz. Global güvenlik anlayışımız çalışanlarımızı, nakliyecilerimizi ve komşularımızı koruyor, mülk hasarını önlüyor, şirket varlıklarını ve bilgileri de koruyor. Üretim kesintilerini ve çevreye verilen hasarları önlemeye yardımcı oluyoruz. Türkiye’de üretmekte veya satmakta olduğumuz ürünlerin büyük bir kısmı otomotiv, inşaat, kişisel bakım ve tarım gibi sektörlerin sürdürülebilir bir şekilde gelişmesine katkıda bulunuyor. Klasik polistiren malzemesi olan Styropor®’un gelişmiş bir versiyonu olan Neopor® buna örnek verilebilir. Neopor®, bir ayna gibi ısıl radyasyonu yansıtan ve ev içinde sıcaklık kaybını azaltan özel grafit partikülleri içeriyor. Bu teknoloji, dış cephe ısı yalıtım bileşik sistemde kullanılırken gösteriliyor.

Sürdürülebilirlik alanında önde gelen bir şirket olarak BASF'nin en önemli özellikleri neler ?
Sürdürülebilir bir gelecek için kimya yaratıyoruz. Kurumsal stratejimizin temelinde bu yer alıyor. BASF, geçmiş yıllarda sergilediği başarılı strateji sayesinde lider konumda. Temelimizi bunun üzerine inşa ediyoruz ve sayısı artan dünya nüfusunun ihtiyaçlarını karşılama konusunda önemli bir katkıda bulunuyoruz. Sürdürülebilir gelişme doğrultusunda BASF kaynakların korunması, sağlıklı gıda ve besin sağlanması ve insanların yaşam kalitesinin iyileştirilmesi konularında bir role sahip olacak. Kendimiz için hırslı hedefler belirledik. Global kimya üretiminin, 2020 yılında global gayrisafi yurtiçi hasıladan daha hızlı büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Bu dönemde, global ekonominin son 10 yıl içinde sergilediği performansın biraz daha üzerinde olmak üzere yıllık ortalama yüzde 3 büyümesini beklerken, kimyasal üretimin de yıllık ortalama yüzde 4 büyüyeceğini tahmin ediyoruz. BASF, kimyasal üretiminin yüzde 2 üzerinde büyümeyi ve böylece 2020 yılına kadar satışlarını ortalama yüzde 6 artırmayı hedefliyor.

Daha sürdürülebilir olma konusunda geleceğe yönelik planlarınız neler?
Geliştirdiğimiz kimyaya dayanan yeniliklerin önemli bir rol oynayacağı üç önemli alan görmekteyiz. Bunlar: Kaynaklar, çevre ve iklim. Çarpıcı bir şekilde artış gösteren enerji talebi, dünyanın en baskıcı zorluklarından biri. Buna ek olarak, temiz suya erişim ve kaynakların etkin kullanımı giderek daha önemli bir hal almaya başlıyor. Sayısı artan dünya nüfusu bununla orantılı olarak daha fazla gıdaya ihtiyaç duyacak. Besin kalitesini artırmak da önemli olacak. Nüfus artışı ve küreselleşme daha fazla zorluğu da beraberinde getiriyor. Eğilimler bölgeden bölgeye ve farklı sosyal gruplar arasında büyük farklılıklar gösteriyor, ancak ortak tutku yaşam kalitesini iyileştirme isteği. Global pazarlarda belirleyici bir role sahip olan trendlere göre kimya sektörünün gelişmesine katkıda bulunurken, BASF’nin dünya için bir fark yaratmasını sağlamak üzere çalışmaya devam edeceğiz. Dünyanın lider kimya şirketi olarak büyüme, yenilik, sürdürülebilirlik ve operasyonel mükemmeliyet konularına odaklanmaya devam ederek, faaliyet göstermekte olduğumuz her alanda başarılı projeler gerçekleştireceğiz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz