Temiz deniz için işbirliği şart

Yavuz Eroğlu’yla çevreye olan ilgisini WFO’da yaptığı çalışmaları konuştuk.

1 HAZİRAN, 20130
Paylaş Tweet Paylaş
Temiz deniz için işbirliği şart

Çevre konularını hem kendi adımıza araştıralım, işin gerçekleri ne öğrenelim, hem de bununla ilgili aktivite yapalım.” Önce kimseyi kulübe katılmaya ikna edemedik. Biz de eğer şaşalı bir açılış yaparsak insanlara çekici gelir düşüncesiyle orada biraz hile yaptık. İki kişilik kulübün üyeleri olarak dönemin çevre bakanı Rıza Akçalı’ya açılış daveti içeren bir yazı yazdık. Öyle bir yazıydı ki okuyan bu kulüpte herhalde bin kişi falan var zanneder. O dönemde de Habitat Zirvesi başlayacak. Açılışı yaptıktan sonra Habitat kapsamında bir şeyler yaparız diye düşünüyoruz. Nitekim bakanı kandırdık. Bakanın katılımıyla çok sansasyonel bir açılış oldu. Hatta rektör bile şaşırdı bir kulübü açmaya bakan mı gelirmiş diye. Ondan sonra hemen Habitat dahil pek çok aktivite yaptık. Çevre ilgim bu şekilde başladı ve hayatım boyunca da bunu sürdürmeye çalıştım.

Peki siz plastiğin çevreye zararı konusunda rahatladınız mı?
Çevre konusunda plastiğin en iyi alternatif olduğunu söyleyebilirim. Dünyadaki toplam petrolün aşağı yukarı yüzde 40’ı taşıt araçlarına gider. Yüzde 40’ını evlerde yakarız, yüzde 4’lük en işe yaramayan kısmı ise plastik üretimine gider. Plastik geri dönüşümü en kolay malzemedir. Cam gibi diğer malzemeler çok yüksek ısılarda, çok zor şartlarda geri dönüşür. Sabah saçımızı yıkadığımız şampuandan, ayağımıza giydiğimiz terliğe, gözümüzdeki lensten, üzerimizdeki kıyafete her şeyin içinde plastik var. Bu ürünlerin plastikten yapılmasının nedeni de plastiğin ucuz olması. Dünyada bu kadar artan bir nüfusu giy-direcek kadar ne yün ne de pamuk var. Yani plastik, plastikçiler üretiyor diye değil, ihtiyaçtan kullanılıyor. Fakat bir ülkede geri dönüşüm sistemi yoksa o zaman problemimiz var. Bugün arabaların tamponları, otellerdeki siyah askılar gibi pek çok ürün geri dönüştürülmüş plastikten yapılıyor. Dolayıyla siz o ilk başta yüzde 4’lük petrolden elde ettiğiniz ürünü defalarca geri dönüştürerek kullanılabiliyorsunuz.

Kıyı temizliği konusuna neden odaklanma ihtiyacı hissettiniz?
Ben Avrupa Birliği kapsamındaki Avrupa Plastik Üreticileri Birliği’nin (EUPC) icra kurulu üyesiyim. İki yıl önce Avrupa Parlamentosu milletvekili, Çevre ve Halk Sağlığı Komisyonu Başkam Anna Rosbach, AB kıyılarındaki deniz atıklarının temizlenmesiyle ilgili Waste Free Oceans (WFO-Atıksız Denizler) adlı bir vakıf kurmuş. Rosbach, atıkların çoğu plastik olduğu için sorumlu endüstri kavramı gereğince EUPC’ye “Birlikte temizleyelim” demiş. EUPC de bunun bir ortağı olmuş. Dolayısıyla ben bu projeyi gördüğümde hemen ne yapabilirim diye düşündüm. Bir de Türkiye’de hep nükleer enerji ve kara atıkları konuşulduğu için deniz atıklarının çok farkında olmadığımızı fark ettim. Avrupa’da ise bugün bu konu, çevreyle alakalı birinci gündem.

WFO ile çalışmaya nasıl başladınız?
Ben onlara “siz bu aktiviteyi yanlış yapıyorsunuz” dedim. Çünkü onların vakıf senedi Avrupa’nın denizlerini 2020’ye kadar temizlemek üzerine kuruluydu. Ben de “Siz istediğiniz kadar temizleyin biz Türkiye’den kirletiriz” dedim, şaşırdılar. Çünkü deniz atıklan hareketli olduğu için bunun tüm Akdeniz kıyılarında bir harekete dönüşmesi lazım. Tek başına Avrupa kıyılarını temizlemenin bir anlamı yok. Gerçekten akıllarına yattı ve hareketi globalleştirmeye karar verdiler. Ben Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı’nda (PAGEV) başkan yardımcısıyım. PAGEV olarak sorumlu endsütrü kavramı içinde Türkiye’de de bu uygulamayı destekleyelim dedik. Bu girişimden sonra geçen haziranda Anna Rosbach, “Biz kendi aramızda karar aldık, sizi de Ortadoğu, Afrika ve Türkiye başkam yaptık, o bölgenin sorumlusu sizsiniz” dedi.

fiu ana dek WFO kapsamında sorumlu olduğunuz kıyılarda ne gibi çalışmalar yaptınız?
Bölgemizdeki en önemli çalışma Lübnan’ın Sayda Limanı’nda yaptığımız oldu. Sayda’nın şöyle bir önemi var: Lübnan’da 1982’de iç savaşın içinde ülke harabeye dönüyor. Aklı evvelin biri bu molozları denizin kıyısına yığıyor. Ülke karışık olduğu için o sırada çöpleri de oraya atıyorlar. Ondan sonra Sayda, şehrin çöplüğü oluyor. Her dalga geldiğinde bir miktar çöpü alıp diğer kıyılara taşıyor. Yıllardır bütün Akdeniz’de en çok kirlilik yapan bölge orası. Oranın temizliğiyle ilgili WFO’nun da bir parçası olduğu bir proje vardı. Çöpün oradan alınıp başka bir yerde rehabilite edilmesi için Avrupa Yatırım Bankası (AYB) finansman sağladı. WFO’da var olan kıyı atığının temizlenmesi içi çalışacaktı. AYB’nin Lübnan devletine verdiği para bankadan bir şekilde kayboldu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.